Şampiyonaya katılmak için gerekli olan baraj derecesi 1:45.90 idi.O tempo final do vencedor foi de 1:58.45.
Hükümet kurmak gereklidir.O governo julgou ser o momento de agir.
Bu alkali metal, yaşam için gerekli olan tuzun (sodyum klorür, NaCl) bileşenidir.É também componente do cloreto de sódio (NaCl) necessário para a vida.
Ahmadzaï gitarları çaldı ve ayrıca gerekli programlamayı yaptı.Blake também tocou synths, guitarra adicional e ajudou também com a programação.
En basit ısı ölçü birimi, bir kilogram buzu eritmek için gerekli ısı miktarıdır.1 Ct é a quantidade de calor necessária para derreter um centímetro cúbico de gelo.
Geminin gerekli tüm ileri teknoloji alet ve ekipmanlarının Mayıs 2013 sonuna kadar takılması planlanıyor.Do lado francês, toda a estrutura viárias e aduaneira está pronta desde o fim de 2011.
Yarışa katılmak için gerekli eleme barajları, 12.96 s (A barajı) ve 13.11 s (B barajı) şeklindeydi.O padrão classificatório é 12.96 (padrão A) e 13.11 (padrão B).
İleri araştırmalar için gereklidir.Há a possibilidade de efectuar pesquisas avançadas.
Bölge önemli bir erzak yoluydu, çünkü yol sayesinde Humus'daki muhaliflerle savaşmak için bu yol gerekliydi.A região era muito visitada por autoridades, pois aquele era o caminho, utilizado para chegar a Ouro Branco.
Bilgilendirilmiş izin gereklidir.Assinatura necessária para acesso.
Öğretilen bu konuların çoğu arazi incelenmesi için bilinmesi gerekli olan konulardı.Para obter a resposta de algumas questões foi necessário estudar o sismo.
Hastalığın belirtileri diğer bir dizi hastalığa benzediğinden, teşhisi için kan testi gereklidir.O diagnóstico requer exame de sangue, já que os sintomas são similares a de inúmeras outras doenças.
Bayram ise ev yapımı için gerekli olan kerpiçleri parçalar.Mandou fazer casas aos vigários onde isso era preciso.
Soyluluk unvanını kullanabilmek için böyle yasal bir onaylama gerekliydi.Porém, tal proposta precisa de aprovação legislativa para ter validade.
Atipik yemek yeme gibi diğer özelliklere sıklıkla rastlanır ama tanı koymak için gerekli değildir.Outros aspectos, como comer atípico também são comuns, mas não são essenciais para o diagnóstico.
Aslında bu gerekli idi."Foi uma necessidade.
Fakat uzun dönem projeleri hala gereklidir.No entanto, os riscos a longo prazo estão ainda em estudo.
Erişkinde testosteron libidoyu sürdürür ve normal bir sperma yapımı için gereklidir.A testosterona é necessária para o desenvolvimento normal de esperma.
Her iş için eğer gerekirse diğerini kurtarabilecek nitelikte en az iki teknisyen gereklidir.Cada técnico tem direito de salvar apenas duas vozes.
Kayıt olmak gerekli olmamakla beraber mümkün de değildir.Não que nós não pudéssemos ter condições.
Aradaki günlerde gerekli işler yapılabilir.De vez em quando é a coisa certa a fazer.
O halde, bir teorinin bilimsel olabilmesi için yanlışlanabilir olması gereklidir.Mas, é preciso, então, escrever um livro para provar que a ciência é livre?
Bunun üzerine, ikinci bir sefer gerekli oldu.E eles o fizeram segunda vez.
Yıldız rüzgarı, X-ışını kaynağının çevresindeki Toplanma diski için gerekli maddeyi sağlamaktadır.Um vento estelar da estrela fornece material para um disco de acreção em torno da origem de raio-X.
Uçaktan kuleye: Acil yardım gerekli.Aeroclube de Jardim: propício para aeronaves pequenas.
Bu sırada askerî üniforma giymekte olan kişiler gerekli olduğu şekilde selam dururlar.Aqueles presentes com os uniformes devem prestar a devida vénia.
Kara geçmek için en az kaç adet üretip satmanız gerekli ?«Quantas publicações um autor deve vender para ser considerado um best seller?».
Pozitif, destekleyici arkadaşları, yakınları davet etmek gereklidir.Perto ou longe, importa lembrar os amigos.
Manila Bulletin (takip etmek gerekli).Manila Bulletin (em inglês).
Buna gücü yetmeyenin ise 3 gün oruç tutması gereklidir .Em áreas desabitadas, quem o encontrou deve aguardar três dias.
Tüm gerekli metaller hümik asitlerle şelat yapabilmektedir.Todos os Flash conseguem atravessar objetos sólidos.
Bu kampanya, petrol kaynaklarının adil bir biçimde paylaşılması gerekliliğini ortaya koymaktadır.Mas para isso é fundamental que a população faça a separação correta do lixo.
Yönetim düzlemi, şebeke yönetimi için gerekli işlemlerin trafiğini düzenler.Está em causa a realização de obras manipulando as regras de contratação pública.
Bunun içinde her şeyden önce yeni bir anlatım yolu, yeni bir dil bulunmasını gerekli görür.Acho que o novo disco conseguiu, mais uma vez, traduzir bastante de mim.
Vakaların %16-%35'inde ikinci doz gereklidir.Bij 16 tot 35% van de gevallen is een tweede dosis nodig.
İki dozdan fazlası nadiren gerekli olur.Meer dan twee doses zijn zelden nodig.
Eşya almak için altın gereklidir.Goud is noodzakelijk om goederen te kopen.
Sadece gerekli olan iyidir.Alleen het allernoodzakelijkste was aangebracht.
Bölüm 6–8: Gerekli ekipmanların ve sağlık hizmetlerinin sağlanması ile 731.Divisie 6-8: Verantwoordelijk voor uitrusting, medische verzorging en administratie.
Bir bankaya bağlantı gerekli değildir.Hiervoor is geen verbinding met de bank nodig.
Gerekli vergileri vermişmi?Betaal ik te veel belasting?
O yalnızca içsel gerekliliğin olduğu kavramsal bir sistemdir, aksi hiçbir şey değil."Het geeft je alleen een vals gevoel van veiligheid en niet meer dan dat.”
2/3'lük gerekli çoğunluk az farkla yakalanamadı.De noodzakelijke tweederdemeerderheid werd echter niet gehaald.
Bu yaklaşımların tümünde, yöntem seçimi ile birlikte, bir temel küme seçilmesi gereklidir.In al deze methoden is, naast de berekeningswijze, ook de keuze van de basis set belangrijk.
Fakat yeni bir uçak alabilmesi için para gerekliydi.Met dit geld konden ze een nieuw schip kopen.
Gerekli görüldüğünde İnebolu ya da Kastamonu'ya sevk sağlanmaktadır.In dat volgende leven (als mens) wordt hij ofwel Anagami of Arahant.
İşte bu bilimsel devrimlerde paradigma değişimini gerekli hale getirir.Dit in tegenstelling tot revolutionaire wetenschap die een paradigmaverschuiving teweeg kan brengen.
Tüm bunlar için gerekli malzeme ve düzenlemeler, harekâtın başlamasından önce sağlandı.Zet alle benodigde ingrediënten en materialen klaar voordat je gaat beginnen.
Bu yolculuk sayesinde, uluslararası bir saat sisteminin gerekliliği ortaya çıktı.Deze voorslag diende om de uurslag van het uurwerk te verwittigen.
Ancak doğru telaffuz için gereklidirler.Deze voorbeelden dienen uitsluitend voor een juist begrip.
Bir üst tura çıkmak için ilk iki sırayı almak (Q) gereklidir.Bij de ontplooiing van het pluimpje ontvouwen de eerste twee ware bladeren zich.
Bu ülkelerde küresel çocuk ölüm oranının azaltılmasını hedef alan çalışmalar gereklidir.Wereldwijd wordt vooruitgang geboekt in het terugdringen van kindersterfte.
Gerekli olan bir nokta ve bir doğrultudur.Een weg en een doel.
Bu şiddetli ataklar ve kaza gibi durumlar için gereklidir.Dit kan nodig zijn bij heel grote ongevallen of rampen.
Ancak gerekli görülürse tekrar taramaya maruz kalabilirler.Pas hierna mogen ze eventueel weer worden gestoord.
Aslında bu gerekli idi.Het was hoogstnodig.
Bu süreçte kalsiyum iyonları gerekli olabilir.Bij dit proces is calcium nodig.
Bunun üzerine, tüm gerekli maddeler temin edildi ve imalata başlandı.Nadien werden de Leiedijken nog verstevigd en overal op eenzelfde hoogte gebracht.
Eğer gerekliyse pratik bilgilerle yardım desteği verin.Desgewenst kan deskundige hulp worden verleend.
Sabırsızlıkla yanıtınızı bekliyorum ve hiçbir hukuksal davanın gerekli olmayacağını umuyorum.Daarvoor was geen proces nodig en er was ook geen mogelijkheid voorzien voor een juridisch verweer.