Ana içeriğe geç
Sözlük

gerekçe ile cümle

gerekçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada Az kavminden olan kılavuz yolu şaşırdığı gerekçesiyle öldürüldü.Han er utvist av rasen sin fordi han var for liten og svak (til deres rase å være).
Bu karşı teklif ABD tarafından yetersiz olduğu gerekçesiyle hemen reddedildi.Dette tilbudet ble øyeblikkelig avslått av USA, som mente at tilbudet var utilstrekkelig.
Avrupa'daki Yahudilere yönelik önyargının temel gerekçesi din kökenliydi.Personlig bønn og kontakten med Gud var det viktigste i jødedommen, mente de.
Hepsi İslam'dan çıkıp mürted oldukları gerekçesiyle hızla tutuklandı.Mereka semua ditangkap karena murtad dari Islam.
Üçüncü gerekçe sağlıkla ilgilidir.Isu ketiga adalah privasi.
Gerekçesini de şöyle dile getirdi: ^Ia menulis demikian: "...
Gerekçe bildirilmemiş, sadece kendilerine ihtiyaç olmadığı söylenmiştir.Seperti telah diduga sebelumnya, mereka tidak dilayani.
Yani paylaşımın gerekçelere göre yapılması ve şeffaf olunmasını ifade eder.Itu ada karena kebutuhan wanita untuk berbagi dan untuk diceritakan.
Beş yıl sonra sağlık sorunları gerekçesiyle serbest bırakıldı.Kerjasama itu akhirnya dibubarkan setelah lima tahun karena masalah kebebasan editorial.
Ancak sonrasında yapılan testlerde doping kullandığı gerekçesiyle diskalifiye edildi.Namun gelarnya kemudian dicabut karena ia dianggap terbukti melakukan doping.
Fakat Cocks’un buluşu 1998’e kadar çok gizli olduğu gerekçesiyle açığa çıkarılmadı.Penemuan Clifford Cocks tidak terungkap hingga tahun 1997 karena alasan top-secret classification.
Sonuç olarak, Thomas ve destekçilerinin isyan çıkarmalarına çeşitli gerekçeler atfedilmiştir.Akibatnya, berbagai motif dan kekuatan pendorong telah dikaitkan dengan Tomaž dan pengikutnya.
2. Olası gerekçe(possible corollary): Ücret tembelliği.200 ^ Kompas Cetak: Merosotnya Nilai Upah.
Bunun bir gerekçesi olmalıdır.Ý niệm đó phải có một nguyên nhân.
Gerekçesi meşru müdafaa.Thông thức hữu tài biện.
Fakat Kepler daha sonra bu formülü kesin olmaması gerekçesiyle reddetti.Tuy nhiên, Kepler về sau từ bỏ công thức này, vì nó chưa được chính xác.
Kuşatmayı yöneten General Leonhard Graf von Blumenthal ahlaki gerekçelerle bombardımanına karşı çıktı.Tướng Leonhard Graf von Blumenthal, người chỉ huy cuộc vây hãm, không đồng ý cho pháo kích vì lý do nhân đạo.
Ekim 1952 yılında bozulan sağlığı gerekçesiyle serbest bırakıldı.Tháng 12 năm 1952, ông được trả tự do vì lý do sức khỏe.
Gerekçesini de şöyle dile getirdi: ^Trích dẫn lời nói của ông:
2 yıl sonra yeterli bulunmadığı gerekçesiyle serbest bırakıldı.Ông đã được thả ra sau đó hai ngày sau đó mà không bị buộc tội.
Hepsi İslam'dan çıkıp mürted oldukları gerekçesiyle hızla tutuklandı.Và tất cả họ đều nhanh chóng bị bắt giữ vì là người bội giáo từ đạo Hồi.
Gerekçeli kararını ise Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme’ye dayandırdı.Các quốc gia khác nhau đã ký thỏa thuận với Liên Hợp Quốc để thực hiện bản án giam giữ.
Gerekçesini de şöyle dile getirdi: ^その理由を以下の様に述べている。
Video yine Avustralya'dakiyle aynı gerekçeyle MTV Arabia tarafından yayınlanmadı.MTVアラビアからもオーストラリアと同じ理由をあげられ放送禁止に直面した。
Sonuç olarak, Thomas ve destekçilerinin isyan çıkarmalarına çeşitli gerekçeler atfedilmiştir.この結果、トマス本人や彼の支持者たちが反乱を起こした動機や背景について様々に論じられてきた。
"Yaşı küçük çocuğu olduğu" gerekçesiyle serbest bırakıldı.「孫が生きていればお前と同じぐらいの年だった」というのが理由らしい。
Topluluk, bu gerekçe ile ona maddî destek olmayı reddetti.しかし蒯通が堂々と抗弁したため、助命されてこれを解放した。
Gerekçe olarak da sağlık problemleri gösterildi.体調不良が原因との報道もあった。
Verilen bu ikinci kararı da Askerî Yargıtay eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozdu.残りの2人については、医師の診断書を提出した正当な欠席であるため処分はされなかった。
Askeri açıdan savunulamaz olduğu gerekçesiyle Trajan'ın Mezopotamya'daki fetihlerinden feragât etti.渋谷でチンピラがぶつかった事を詫びなかった事に注意する。
11 Ocak - Fransa ve Belçika, Almanya'nın tazminatı ödemediği gerekçesiyle Ruhr bölgesini işgal etti.1月11日 - フランス・ベルギーがドイツの賠償不払いを口実にルール地方を占領(ルール占領)。
Yayınlamazsa (bütçe kanunu hariç), gerekçesiyle meclise iade eder (15 gün içinde).条例を市長が5日間承認しない(拒否権に類似)場合は、市政委員会が再度票決する。
2 yıl sonra yeterli bulunmadığı gerekçesiyle serbest bırakıldı.しかし解放されることなく2年後に病死した。
İntiharıyla ilgili pek çok gerekçe öne sürülmüştür.自殺の原因としては充分あるなァ。
10 Ekim'de Nemeth, WWE'nin Wellness Programı politikasını ihlal ettiği gerekçesiyle 30 gün askıya aldı.10月10日、再びウェルネスポリシー違反で60日間の出場停止処分がWWEより発表される。
Slater 17 Ekim’de Wellness Violation’a karşı geldiği gerekçesiyle 30 gün yasaklandı.8月18日、ウェルネスポリシーに違反した為に30日間の謹慎処分を受ける。
Gerekçeleri ise küçük bir çocuğa kim inansın dır.以下に挙げるものは年少者向け。
Hukuk Uyuşmalıklarında Arabuluculuk Mevzuatı (Gerekçeli-Atıflı-Notlu).天命に則り性法に率ふと謂う。
Saklama gerekçesini ise yakın çevresine "yılbaşı öncesinde halkın huzurunu kaçırmamak" olarak açıklamıştı.しかし彼は、「ベトナムの現状はまだ平和からは程遠い」として受賞を辞退した。
Robin, Batman Dönüyor'un senaryosunda yer alıyordu ama çok fazla karakter olduğu gerekçesiyle çıkarıldı.罗宾一角曾出现在《蝙蝠侠归来》的拍摄脚本中,但由于片中角色已经太多而予以删除。
Fakat Kepler daha sonra bu formülü kesin olmaması gerekçesiyle reddetti.然而,开普勒后来又否定了这个公式,因为这个公式不够精确。
Örneğin 1935 ve 1975 yılları arasında, 63.000 kişi İsveç'te öjeni gerekçesiyle sterilize edilmiştir.在1935至1975年間,瑞典便有63000人被絕育。
Ekim 1952 yılında bozulan sağlığı gerekçesiyle serbest bırakıldı.1952年10月,凯塞林因健康原因获释。
Fakat, 1913’te Einstein bu yaklaşımdan “ Hole Argument” e uymadığı gerekçesiyle vazgeçti.然而,在1913年,愛因斯坦利用“空穴论证”证明这种方法不自洽,因而放弃了它。
Sonraki yıllar güvenlik gerekçeleri nedeniyle bu sayı 19 bin kişiye düşürülmüştür.目前因為保安的原因,減少到22,000人。
Ancak kulüp takımına konsantre olacağı gerekçesiyle kadroya dahil olmayı redetti.但他因個人性格關係而堅持留在劇團。
Kasetlerin içeriğinde Hannah, hayatına son vermesinin on üç gerekçesini anlatmaktadır.在這些錄音帶中,漢娜解釋這十三個人在她的死亡中各扮演什麼樣的角色,且帶出為什麼她要自殺的十三個原因。
Üçüncü gerekçe sağlıkla ilgilidir.其次,是健康的問題。
2006 yılında ABD tarafından teröre destek verdiği gerekçesiyle ABD'ye girişi yasaklandı.2006年因為躲避兵役而入美國籍。
23 Nisan 1992 tarihinde, Saw Maung beklenmedik bir şekilde sağlık sorunlarını gerekçe göstererek istifa etti.2006年11月,在24岁的盛年,索普在没有伤病的情况下突然选择退役 。
2015 yılında tertiplenemiyor oluşunun gerekçesi olarak yaşanan terör olayları gösterilmiştir.2015年被揭發的收賄事件,顯示了前述情形下所衍生的問題。
Kohlberg'in teorisine göre katılımcının gerekçesi önemlidir.柯尔伯格理论要求参与者回答的形式是:重要的是什么。
Gerekçesini de şöyle dile getirdi: ^他的口頭禪是「是這樣啊!」。
Ayrıca devlet yetkilileri güvenlik gerekçesiyle projeyi geçici olarak durdurmuştur.土耳其政府也因安全原因停止了主要城市的节日庆祝活动。
1998 yılında bir telekız şebekesiyle ilgisi olduğu gerekçesiyle gözaltına alındı.他於1998年10月因涉嫌猥亵妻子而被捕。
Aynı gerekçeyle GUI bilgisayar uygulamaları (kelime işlemcileri ve web tarayıcıları gibi) orantılı yazıdır.出于同样的原因,GUI计算机应用程序(如文字处理器和瀏覽器)通常使用比例字体。
Associated Press ise Hollandalıları "sık sık kirli oyuna başvurdukları" gerekçesiyle eleştirdi.연합 언론사에서는 "네덜란드는 더러운 전술을 자주 사용하였다" 라며 의견을 냈다.
Robinson sakatlığı gerekçesiyle maçların ilk 1 ayında oynayamadı.카리우스는 손가락 부상으로 첫 한달간 경기를 뛰지 못했다.
Editörler sonuçlarını gerekçeli olarak bildirirler.편집자들은 논문을 게재한 이유에 대해서는 인정을 하였다.
Yaklaşık 25 yıllık hizmetin sonunda ekonomik ve teknik ömrümü doldurduğum gerekçesi ile emekli oldum.25년간 재위한 끝에 늙고 망령이 나게 되었다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gerekçe ile cümle - Sayfa 9 - gerekçe kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App