1990 - Pisa Kulesi, 800 yıllık tarihi boyunca ilk kez güvenlik gerekçesiyle ziyaretlere kapatıldı.힐브로 타워는 보안상의 이유로 주로 1981년 이래 방문객들에게 폐쇄되어왔다.
2. Olası gerekçe(possible corollary): Ücret tembelliği.가도벌괵(假道伐虢) : 기회를 빌미로 세력을 확장시키다.
Ayrıca bu maçlar Futbol Savaşı'nın da önemli gerekçelerinden birini oluşturmuştur.그러나 역설적으로, 축구가 전쟁의 원인이 된 적도 있다.
Sahip olduğu tabloları ise güvenlik gerekçesiyle Saumur'a taşıdı.그의 시신은 보존을 위해 밀랍을 입혀 매장을 위해 스파르타로 수송되었다.
Ancak Bay Mannelig, trollü Hristiyan olmadığı gerekçesiyle reddeder.하지만 구드리드는 자신이 기독교도이기 때문에 그런 짓은 하지 않을 것이라며 거부한다.
Bu arada Rourke, 1986'nın başlarında eroin kullandığı gerekçesiyle gruptan atılır.רורק פוטר מהלהקה בתחילת 1986 בשל התמכרותו להרואין.
Beraat kararı Yargıtay tarafından "eksik soruşturma" gerekçesi ile bozuldu.לדעתו "מעמד המשפט העברי מידרדר בשל בורות השופטים".
Bunun bir gerekçesi olmalıdır.מכיוון שכך, חייבת להיות סיבה ראשונית.
Bu ana gerekçe Looney Tunesun bugün televizyonlarda nadiren görmemize neden oldu.ליווינגסטון הופיעה כך רק לעיתים רחוקות, אם בכלל, בתוכנית הטלוויזיה.
Gerekçe bildirilmemiş, sadece kendilerine ihtiyaç olmadığı söylenmiştir.לא ברור מדוע אך הם לא נדרשו לכך.
421 yılında Pulcheria'nın etkisiyle Theodosius Hristiyanlara zulmettikleri gerekçesiyle Perslere savaş açtı.בשנת 421 הכריז תאודוסיוס מלחמה על פרס בהשפעת פולכריה, ככל הנראה משום שהפרסים רדפו נוצרים.
Aziz Nesin hiçbir gerekçe olmaksızın 9 ay cezaevinde yattı.בשל חנינה כללית היא ישבה בכלא במשך תשעה חודשים בלבד.
Bu yapılanlar, beyanlar gerekçesi ne olursa olsun yanlıştır" diye konuştu.רק האשמים מרגישים כאילו מדברים עליהם".
1917 yılında yaralandıktan sonra tıbbi gerekçelerle taburcu edildi.ב-1917 הוא החליט לפרוש בעקבות פציעה.
Bu saldırıların gerekçesi Paris'te meydana gelen bir suikasttı.אך כוונותיהם האמיתיות היו לקחת חלק בסדרת רציחות מזוויעות שהתרחשו בדבלין בבוקר זה.
Gerekçesini de şöyle dile getirdi: ^על עבודותיה נאמר:"..
Öte yandan, etsiz beslenmenin daha sağlıklı olduğu gerekçesiyle etyemez olanlar da vardır.כמו כן, עליהן להימנע גם מאכילת בשר שאינו מבושל די הצורך.
Bu kişinin kimliği de muhaddislerce sınıflama için bir gerekçedir.Друго причина за избора на тази работа е за да може работническата класа да се идентифицира с него.
Bu olay, NATO askeri müdahalesine gerekçe oldu.Това на практика поставя началото на военна интервенция на НАТО.
20 Ağustos 1934 tarihinde, Stoica ve 15 kişi grev yaptıkları gerekçesiyle hapse atıldı.На 20 август 1934 г. той е осъден на 15 години затвор заради участието си в стачката.
Bunlar gerekçe gösterilmiş.Причините за това са обективни.
Evvela müstear kısaltılmıştı, bunu niçin ve hangi gerekçe ile yapmış olabilirdi?Правени ли са вече опити за лечение, с какво и от кого?
10 Mart - Amerika Birleşik Devletleri, terörizme destek olduğu gerekçesiyle Libya'ya petrol ambargosu koydu.1982 г. – САЩ налагат ембарго на вноса на нефт от Либия, заради подкрепата ѝ за терористични групи.
Bu yüzden İngiliz mahkemesi Sealand üzerinde yargı yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davayı iptal etti.Съдията заявява, че Народният съд се смята за некомпетентен по случая.
Ekim 1952 yılında bozulan sağlığı gerekçesiyle serbest bırakıldı.На 4 февруари 1951 г. е освободен от Ландсберг по здравословни причини.
Chandrasekhar bu teklifi uzmanlık alanı olmadığı gerekçesiyle reddetti.Драгиша отговаря, че не са овластени за подобна външнополитическа стъпка.
Nazi örgütü olduğu gerekçesi ile Batı Alman hükümeti tarafından, HIAG 1992 yılında dağıtıldı.Немското правителство отправя извинение към гей общността едва през 2002 година.
Buna cevaben Warner da Maverick'in kendisine onlarca dolar kaybettirdiğini gerekçe göstererek karşı dava açtı.Zauzvrat je Warner podigao kontra tužbu u kojoj su tvrdili da je Maverick izgubio deset milijuna dolara.
1990 - Pisa Kulesi, 800 yıllık tarihi boyunca ilk kez güvenlik gerekçesiyle ziyaretlere kapatıldı.1990. - Krivi toranj u Pisi prvi put poslije 800 godina postojanja zatvoren za turiste zbog restauracije.
Bu saldırının hiçbir gerekçesi olamaz."Sva ova provokacija je nepotrebna.”.
Cadı olduğu gerekçesiyle idam edilenler listesi ^ "witch-hunt."Neke of slika prikazuju vješanje vještica i "Santu Muerte".
Yakınlarda bir köyde yaşlı bir kadının cadılık yaptığı gerekçesiyle suya batırılır.Poslije toga dolaze u selo, u kojem je upravo suđenje jednoj ženi optuženoj da je vještica.
Üçüncü gerekçe sağlıkla ilgilidir.Tretia otázka sa týka ľudskej viery.
İran gerekçe belirtmeden turnuvayı boykot etti.Družstvo Iránu sa odhlásilo z turnaja až po vyžrebovaní skupín.
24 Eylül 2014 yılında Rose, boşanacakları ile ilgili bir açıklamada bulundu, gerekçesi 'şiddetli geçimsizlik'.Vo februári 2016 požiadala Rose o rozvod, pretože citovala nezlučiteľné rozdiely.
Vincent Aboubakar'ın attığı net gol, ofsayt gerekçesiyle iptal edildi.Ako sa hádajú Bright Abbott náhle skolaboval.
Bir şampiyonluğu da 2006'da şike yaptığı gerekçesiyle iptal edilmiştir.Dostal sa aj do nominácie na šampionát v roku 2006.
Alesi'nin takım arkadaşı Berger de çıkış hatası yaptığı gerekçesiyle aynı cezaya çarptırılmıştır.Tudi Alesijev moštveni kolega, Berger, je zaradi prezgodnjega štarta dobil enako kazen.
Sonrasında çalışmaya başladığı Aktüel dergisinden de açtığı dava gerekçe gösterilerek işine son verildi.Kot razlog za odstop je navedel, da mora dokončati delo, ki ga je začel.
Cadı olduğu gerekçesiyle idam edilenler listesi ^ "witch-hunt."Njeno prvo delo je roman Izginjevalec čarovnic, ki je bil preveden tudi v angleščino (The Witch Vanisher).
Askere gitmeyi reddettiği gerekçesiyle para cezasına çarptırıldı.Jam buvo paskirta bauda, nes jis nepagrįstai atsisakė atlikti karinę tarnybą.
Ancak Ricciardo, saatlik benzin akışı kurallarını ihlal ettiği gerekçesi ile diskalifiye edildi.Ricciardo buvo diskvalifikuotas paaiškėjus, kad jo automobilis viršijo leidžiamą valandinį kuro srautą.
Bu saldırının hiçbir gerekçesi olamaz."Joks atsitiktinumas negali nulemti būtinumo“.
2005 yılında Yargıtay, dosyada evrak eksiklikleri olduğu gerekçesiyle kararı usul yönünden bozdu.2009. aastal mõistis kohus ta kuriteokoosseisu puudumise tõttu õigeks.
Napolyon’un Belçika üzerinden saldırma tercihinin birden çok gerekçesi vardır.Napoleoni otsust rünnata Belgias toetasid mitmed kaalutlused.
Bu saldırının hiçbir gerekçesi olamaz.""Need rünnakud ei ole vältimatud.
Cemil Turan'ın bir golü de ofsayt gerekçesiyle sayılmadı.Camille Corot’l polnud vaja enam rahamuresid tunda.
Sağlık sorunlarını gerekçe gösteren iki sanık da duruşmada yer almadılar.Kumbki mees halvale tervisele viidates kohtusse ei ilmunud.
Gerekçesini de şöyle dile getirdi: ^Raamatus on ta öelnud: „...
Gerekçe bildirilmemiş, sadece kendilerine ihtiyaç olmadığı söylenmiştir.Sellel oli lihtne põhjus: nad lihtsalt ei arvanud, et neid vaja läheb.
Gerekçesi ise; death metal müziğini yumuşatması ya da yozlaştırmasıydı.Alteratsioon on muusikas alusheli kõrgendamine või madaldamine.
Bunlar gerekçe gösterilmiş.Head motiivid.
% 1 dosyası açılamıyor Gerekçe:% 2%1を開けませんでした 理由: %2
% 1 dosyası açılamıyor Gerekçe:% 2Ei voitu avata tiedostoa% 1% 2
% 1 dosyası açılamıyor Gerekçe:% 2Impossibile aprire %1 Motivo: %2
% 1 dosyası açılamıyor Gerekçe:% 2Không thể mở% 1 Lý do:% 2
% 1 dosyası açılamıyor Gerekçe:% 2Kon %1 niet openen. Reden: %2
% 1 dosyası açılamıyor Gerekçe:% 2Kunde inte öppna% 1 Orsak:% 2
% 1 dosyası açılamıyor Gerekçe:% 2Kunne ikke åbne% 1 Årsag:% 2
% 1 dosyası açılamıyor Gerekçe:% 2Não foi possível abrir% 1 Razão:% 2