Neden böyle yapardınız, gerekçeniz nedir?Por que seria?, O que poderia ser o motivo?
Neden böyle yapardınız, gerekçeniz nedir?Pourquoi feriez-vous cela, quelles seraient vos raisons ?
Neden böyle yapardınız, gerekçeniz nedir?Prečo by ste to spravili, aký by bol váš dôvod?
Neden böyle yapardınız, gerekçeniz nedir?Proč byste to udělali, jaký byste k tomu měli důvod?
Neden böyle yapardınız, gerekçeniz nedir?Tại sao bạn làm điều đó Lý do là gì ?
Neden böyle yapardınız, gerekçeniz nedir?Waarom zou je dat doen, wat zou je reden zijn?
Neden böyle yapardınız, gerekçeniz nedir?Warum würden Sie das tun, aus welchem Grund?
Neden böyle yapardınız, gerekçeniz nedir?Защо ще го направите Какви са вашите основания?
Neden böyle yapardınız, gerekçeniz nedir?Почему вы бы сделали это? Что сподвигло бы вас на это?
Neden böyle yapardınız, gerekçeniz nedir?Чому ви би це зробили? Якою була б причина?
Neden böyle yapardınız, gerekçeniz nedir?מדוע הייתם עושים זאת, מהם הסיבות שלכם?
Neden böyle yapardınız, gerekçeniz nedir?لماذا اخترتم القيام بذلك ما هي اسبابكم ؟
Neden böyle yapardınız, gerekçeniz nedir?誰か理由を説明してほしい
Nikâhsız evlilik oturma izni alma gerekçesi olabilir.Avoliitto voi olla peruste oleskeluluvan saamiselle.
Nikâhsız evlilik oturma izni alma gerekçesi olabilir.Ett samboförhållande kan utgöra ett hinder för att få uppehållstillstånd.
Nikâhsız evlilik oturma izni alma gerekçesi olabilir.La pareja de hecho puede ser un motivo para la obtención del permiso de residencia.
Nikâhsız evlilik oturma izni alma gerekçesi olabilir.L'union libre peut constituer un motif pour l'obtention d'un permis de séjour.
Nikâhsız evlilik oturma izni alma gerekçesi olabilir.Гражданский брак может служить основанием для получения вида на жительство.
Nikâhsız evlilik oturma izni alma gerekçesi olabilir.من الممكن أن يكون الزواج المفتوح أي التعايش سبباً للحصول على ترخيص الإقامة.
Nikâhsız evlilik oturma izni alma gerekçesi olabilir.您可以同居关系申请居留许可。官方会在审批时对个案进行单独调查。
Normal koşullarda, gönül ilişkisi sürdürüyor olmanız gerekçesiyle oturma izni alamazsınız.Le permis de séjour n'est pas normalement octroyé sur la base d'une relation amoureuse.
Normal koşullarda, gönül ilişkisi sürdürüyor olmanız gerekçesiyle oturma izni alamazsınız.Man kan vanligen inte få uppehållstillstånd på grund av sällskapande.
Normal koşullarda, gönül ilişkisi sürdürüyor olmanız gerekçesiyle oturma izni alamazsınız.Oleskelulupaa ei tavallisesti voi saada seurustelusuhteen perusteella.
Normal koşullarda, gönül ilişkisi sürdürüyor olmanız gerekçesiyle oturma izni alamazsınız.Por lo general, no se concede el permiso de residencia por motivo de una relación afectiva.
Normal koşullarda, gönül ilişkisi sürdürüyor olmanız gerekçesiyle oturma izni alamazsınız.Вид на жительство на основании партнёрских отношений обычно не предоставляется.
Normal koşullarda, gönül ilişkisi sürdürüyor olmanız gerekçesiyle oturma izni alamazsınız.通常否决基于恋爱关系的居留许可申请。同伴关系在芬兰法律上非家庭成员。
Ondan sonraki hafta, Malcolm'un kamu düzenini bozabileceği gerekçesiyle, Fransa'ya girişi engellendi.다음 주 말 콤 프랑스 입국 거부 근거는 그의 존재는 공공 질서를 방해 것 이라고.
Onun çalıntı 'özelliği' daha sonra almak için kahraman mücadele gerçek oyun için tembel gerekçe sağlar.Dążenie bohatera do odzyskania swojej "własności" stanowi często wygodne uzasadnienie dla samej gry.
Onun çalıntı 'özelliği' daha sonra almak için kahraman mücadele gerçek oyun için tembel gerekçe sağlar.Heltens kamp for at vinde sin stjålne "ejendom" tilbage, er et tamt spil-setup
Onun çalıntı 'özelliği' daha sonra almak için kahraman mücadele gerçek oyun için tembel gerekçe sağlar.빼앗긴 '재산'을 되찾으려고 싸우는 영웅은 게임플레이를 간편하게 정당화합니다
Onun çalıntı 'özelliği' daha sonra almak için kahraman mücadele gerçek oyun için tembel gerekçe sağlar.Le combat du héros pour récupérer son "bien" volé devient une excuse facile au déroulement du jeu.
Onun çalıntı 'özelliği' daha sonra almak için kahraman mücadele gerçek oyun için tembel gerekçe sağlar.המאבק של הגיבור להחזרת ה"רכוש" מספק הצדקה עצלה למשחקיות עצמה.
Onun çalıntı 'özelliği' daha sonra almak için kahraman mücadele gerçek oyun için tembel gerekçe sağlar.「悲嘆の女性」トロープでは、 女性は物語に無関係なのです。
O olayla ilgisi olmayan ki,silerden... ...intikam almanın hiçbir gerekçesi olamaz!Ei ole oikein kostaa ihmisille, jotka eivät liity siihen mitenkään.
O olayla ilgisi olmayan ki,silerden... ...intikam almanın hiçbir gerekçesi olamaz!Han kan ikke hævne sig på folk, der ikke var indblandet.
O olayla ilgisi olmayan ki,silerden... ...intikam almanın hiçbir gerekçesi olamaz!Han kan inte hämnas på folk som inte var inblandade!
O olayla ilgisi olmayan ki,silerden... ...intikam almanın hiçbir gerekçesi olamaz!Não há justificação para arrastar pessoas que nada tiveram que ver com o caso para a sua vingança.
O olayla ilgisi olmayan ki,silerden... ...intikam almanın hiçbir gerekçesi olamaz!¡No hay razones para vengarse con personas que no han tenido nada que ver!
O olayla ilgisi olmayan ki,silerden... ...intikam almanın hiçbir gerekçesi olamaz!Non c'è ragione di prendersela con persone che non c'entrano nulla con quello!
O olayla ilgisi olmayan ki,silerden... ...intikam almanın hiçbir gerekçesi olamaz!To nie tłumaczy wciągania w to ludzi, którzy nie mają z tym nic wspólnego.
O olayla ilgisi olmayan ki,silerden... ...intikam almanın hiçbir gerekçesi olamaz!Δεν δικαιολογείται να εμπλέκει ανθρώπους που δεν είχαν καμία σχέση με την εκδίκησή του!
O olayla ilgisi olmayan ki,silerden... ...intikam almanın hiçbir gerekçesi olamaz!Нельзя оправдать того, что непричастных людей вовлекают в его месть!
Örneğin, aşağıdaki işleri yapanların çalışma gerekçeli oturma iznini almaları gerekmektedir:Du behöver uppehållstillstånd för arbetstagare om du arbetar till exempel som:
Örneğin, aşağıdaki işleri yapanların çalışma gerekçeli oturma iznini almaları gerekmektedir:Ont par exemple besoin du permis de séjour – travailleur :
Örneğin, aşağıdaki işleri yapanların çalışma gerekçeli oturma iznini almaları gerekmektedir:Por ejemplo, los siguientes trabajadores necesitan el permiso de residencia de trabajador:
Örneğin, aşağıdaki işleri yapanların çalışma gerekçeli oturma iznini almaları gerekmektedir:Työntekijän oleskelulupaa tarvitsevat esimerkiksi
Örneğin, aşağıdaki işleri yapanların çalışma gerekçeli oturma iznini almaları gerekmektedir:Вид на жительство, например, требуется для работников следующих профессий:
Örneğin, aşağıdaki işleri yapanların çalışma gerekçeli oturma iznini almaları gerekmektedir:يحتاج إلى ترخيص إقامة العامل مثلاً:
Ortada kabul edilebilir bir gerekçe varsa, insanlara farklı biçimlerde davranılabilir.Ihmisiä voidaan kohdella eri tavoin, jos siihen on olemassa hyväksyttävä peruste.
Ortada kabul edilebilir bir gerekçe varsa, insanlara farklı biçimlerde davranılabilir.Människor kan behandlas på olika sätt om det finns en godtagbar grund för detta.
Ortada kabul edilebilir bir gerekçe varsa, insanlara farklı biçimlerde davranılabilir.On peut traiter les individus de manière différente s'il existe un motif valable à cela.
Ortada kabul edilebilir bir gerekçe varsa, insanlara farklı biçimlerde davranılabilir.Se puede tratar a las personas de diferente modo cuando hay un motivo aceptable.
Ortada kabul edilebilir bir gerekçe varsa, insanlara farklı biçimlerde davranılabilir.К людям можно относиться по-разному, если на то существуют допустимые основания.
Ortada kabul edilebilir bir gerekçe varsa, insanlara farklı biçimlerde davranılabilir.فمن الممكن أن يعامل الناس بطرق مختلفة إذا كان لذلك داع مقبول.
O şimdiye kadar, bir gerekçe olmadan kesinlikle alışık olmadığımız büyümüştü그녀는 지금까지 같이, 칭의없이 확실히 익숙하지 성장했다
O şimdiye kadar, bir gerekçe olmadan kesinlikle alışık olmadığımız büyümüştüSie hatte sich daran gewöhnt, sicher nicht ohne Grund so weit wie die
O şimdiye kadar, bir gerekçe olmadan kesinlikle alışık olmadığımız büyümüştüהיא התרגלה, בוודאי לא בלי הצדקה, עד כמה
O şimdiye kadar, bir gerekçe olmadan kesinlikle alışık olmadığımız büyümüştüكانت قد اعتادوا ، وبالتأكيد ليس من دون مبرر ، بقدر ما
O şimdiye kadar, bir gerekçe olmadan kesinlikle alışık olmadığımız büyümüştüグレに関する事項の議論は、特殊な専門家と同じように機能するように、心配していた
Özel preserve bu gerekçelerle zevk imparatoriçe daha fazla seviyor mahkemeHän vietti osan merivoimien budjetista Tämä Raamatun vyö alle kommunistihallinto