Ana içeriğe geç
Sözlük

gerekçe ile cümle

gerekçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
"Konfor" televizyon izlemenin gerekçelerinden biri olmaktan çıkıyor.Gemütlichkeit ist nicht länger der Grund, warum wir fernsehen.
"Konfor" televizyon izlemenin gerekçelerinden biri olmaktan çıkıyor.Il conforto non è più il motivo per cui si guarda la televisione.
"Konfor" televizyon izlemenin gerekçelerinden biri olmaktan çıkıyor.Já não é pelo conforto que vemos televisão.
"Konfor" televizyon izlemenin gerekçelerinden biri olmaktan çıkıyor.Kenyamanan bukan lagi alasan mereka menonton televisi.
"Konfor" televizyon izlemenin gerekçelerinden biri olmaktan çıkıyor.La comodidad deja de ser la razón por la que vemos TV.
"Konfor" televizyon izlemenin gerekçelerinden biri olmaktan çıkıyor.Le réconfort n'est plus la raison qui nous fait regarder la télévision.
"Konfor" televizyon izlemenin gerekçelerinden biri olmaktan çıkıyor.Nu ne mai uităm la televizor pentru confort.
"Konfor" televizyon izlemenin gerekçelerinden biri olmaktan çıkıyor.Otucha nie jest już powodem, dla którego oglądamy telewizję.
"Konfor" televizyon izlemenin gerekçelerinden biri olmaktan çıkıyor.Sự an ủi không còn là lí do tại sao chúng ta xem ti vi nữa.
"Konfor" televizyon izlemenin gerekçelerinden biri olmaktan çıkıyor.위안은 더이상 우리가 TV를 보는 이유가 되어주지 못합니다.
"Konfor" televizyon izlemenin gerekçelerinden biri olmaktan çıkıyor.Η άνεση δεν είναι πια ο λόγος που βλέπουμε τηλεόραση.
"Konfor" televizyon izlemenin gerekçelerinden biri olmaktan çıkıyor.Мы уже смотрим телевизор не ради покоя и удовлетворения.
"Konfor" televizyon izlemenin gerekçelerinden biri olmaktan çıkıyor.На телебаченні вже немає спокою.
"Konfor" televizyon izlemenin gerekçelerinden biri olmaktan çıkıyor.Утехата вече не е това, поради което гледаме телевизия.
"Konfor" televizyon izlemenin gerekçelerinden biri olmaktan çıkıyor.נחמה כבר אינה הסיבה בגינה אנו צופים בטלוויזיה.
"Konfor" televizyon izlemenin gerekçelerinden biri olmaktan çıkıyor.الراحة لم تعد سبب مشاهدتنا للتلفاز.
"Konfor" televizyon izlemenin gerekçelerinden biri olmaktan çıkıyor.社会的な主張と図々しい内容が
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.A dělají to z dobrých pohnutek.
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.A liberálisok indíttatásai nagyon nemesek.
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.I liberali hanno motivi molto nobili per giustificarsi.
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.자유주의자들의 이런 행동에는 매우 고결한 동기가 있지요.
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.Les libéraux ont de très nobles motifs pour faire ça.
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.Liberaaleilla on hyvin jalot syyt tähän.
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.Liberale har meget ædle motiver for at gøre dette.
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.Liberalen hebben daar heel nobele motieven voor.
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.Liberalii au motive foarte nobile pentru aceste acțiuni.
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.Liberal memiliki motif yang sangat mulia dalam menangani hal ini.
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.Liberałowie kierują się szlachetnymi pobudkami.
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.Linksliberale haben sehr edle Motive dafür dass sie dies tun.
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.Los liberales tienen motivos muy nobles para hacer esto.
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.Phái tự do có những lý do vô cùng cao cả cho việc đó.
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.Οι φιλελεύθεροι έχουν πολύ ευγενή κίνητρα που το κάνουν αυτό.
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.Либералите имат много благородни мотиви да правят това.
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.У либералов есть очень благородные причины для этого.
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.והם אומרים, "תשמור את החוקים שלך לעצמך".
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.الليبراليون لهم دوافع نبيلة للغاية للقيام بذلك .
Liberaller bunu yapmakta çok yüce gerekçelere sahipler.伝統的な権威やモラリティは 時に抑圧的で
maaş ve diğer ödemelerin belirlenme gerekçeleri ve maaş ödeme dönemleride grunder enligt vilka lön eller andra vederlag bestäms samt löneperioden
maaş ve diğer ödemelerin belirlenme gerekçeleri ve maaş ödeme dönemleriLa regulación del salario y de las demás prestaciones, así como los devengos del salario.
maaş ve diğer ödemelerin belirlenme gerekçeleri ve maaş ödeme dönemleriles bases du montant du salaire et des autres rémunérations, ainsi que la périodicité de la paie
maaş ve diğer ödemelerin belirlenme gerekçeleri ve maaş ödeme dönemleripalkan ja muun vastikkeen määräytymisen perusteet sekä palkanmaksukausi
maaş ve diğer ödemelerin belirlenme gerekçeleri ve maaş ödeme dönemleriоснования для определения заработной платы и прочих выплат и период выплат
maaş ve diğer ödemelerin belirlenme gerekçeleri ve maaş ödeme dönemleriأسباب تحديد الراتب والنظائر الأخرى وفترة دفع الراتب
Madde 18Kararların gerekçelerini belirtme yükümlülüğü16 artikla Oikeus tulla kuulluksi ja antaa lausuntoja
Madde 18Kararların gerekçelerini belirtme yükümlülüğü16. cikk A meghallgatáshoz való jog és a nyilatkozattételi jog
Madde 18Kararların gerekçelerini belirtme yükümlülüğüArticolo 17Termine ragionevole per ladozione di decisioni
Madde 18Kararların gerekçelerini belirtme yükümlülüğüArticolul 17Termen rezonabil aferent adoptării deciziilor
Madde 18Kararların gerekçelerini belirtme yükümlülüğüArtículo 17Plazo razonable de adopción de decisiones
Madde 18Kararların gerekçelerini belirtme yükümlülüğüArtigo 17o Prazo razoável para a adopção de decisões
Madde 18Kararların gerekçelerini belirtme yükümlülüğüArtikel 17Redelijke termijn voor het nemen van besluiten
Madde 18Kararların gerekçelerini belirtme yükümlülüğüArtikel 17Rimelig tidsfrist for afgørelser
Madde 18Kararların gerekçelerini belirtme yükümlülüğüArtykuł 18Obowiązek uzasadnienia decyzji
Madde 18Kararların gerekçelerini belirtme yükümlülüğüČlánek 18Povinnost sdělit důvody rozhodnutí
Madde 18Kararların gerekçelerini belirtme yükümlülüğüČlánok 17Primeraný časový limit rozhodovania
Madde 18Kararların gerekçelerini belirtme yükümlülüğüČlen 19Navedba možnosti pritožbe
Madde 18Kararların gerekçelerini belirtme yükümlülüğüΆρθρο 17Εύλογη piροθεσία για τη λήψη αpiοφάσεων
Madde 18Kararların gerekçelerini belirtme yükümlülüğüЧлен 16Право на изслушване и изявление
Neden böyle yapardınız, gerekçeniz nedir?왜 그렇게 하겠다고 생각했습니까? 왜 그렇게 하겠다고 생각했습니까?
Neden böyle yapardınız, gerekçeniz nedir?Mengapa kau akan melakukannya? apa alasanmu?
Neden böyle yapardınız, gerekçeniz nedir?¿Porqué lo harían?, ¿Cuál podría ser su razón?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod