Özel preserve bu gerekçelerle zevk imparatoriçe daha fazla seviyor mahkemeIlyen alapon egy magán rezervátum
Özel preserve bu gerekçelerle zevk imparatoriçe daha fazla seviyor mahkeme개인 보호 이러한 근거 영광 황후보다 더 사랑합니다 법정
Özel preserve bu gerekçelerle zevk imparatoriçe daha fazla seviyor mahkemeאלה עם רקע לשמור על פרטיות יותר הקיסרית תענוג לאהוב בית משפט
Özel preserve bu gerekçelerle zevk imparatoriçe daha fazla seviyor mahkemeهذه الأسس مع حكرا على القطاع الخاص أكثر من الإمبراطورة لمن دواعي المحبة محكمة
Özel preserve bu gerekçelerle zevk imparatoriçe daha fazla seviyor mahkeme喜びは皇后よりも愛している 裁判所 彼女は上の海軍の予算の一部を過ごした このバイブルベルト
Pınar Selek patlamadan iki gün PKK üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı.Pinar foi presa dois dias após a explosão; as autoridades turcas acreditavam que ela era membro do PKK.
Pınar Selek patlamadan iki gün PKK üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı.Pinar Selek fue arrestada dos días después de la explosión; las autoridades asumieron que era miembro del PKK.
Pınar Selek patlamadan iki gün PKK üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı.Pınar Selek venne arrestata per la sua presunta militanza nel PKK.
Pınar Selek patlamadan iki gün PKK üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı.Η Pinar Selek συνελήφθη δύο μέρες μετά από την έκρηξη και οι αρχές υπέθεσαν ότι ήταν μέλος της PKK.
Şiddetli ağrı, şişkinlik veya kaza acil tedavi için gerekçedir.Kova särky, turvotus tai tapaturma on syy päästä kiireelliseen hoitoon.
Şiddetli ağrı, şişkinlik veya kaza acil tedavi için gerekçedir.Kraftig värk, svullnad eller en olycka är orsaker för att få akut vård.
Şiddetli ağrı, şişkinlik veya kaza acil tedavi için gerekçedir.Un dolor fuerte, una inflamación o un accidente son motivos para acceder al servicio de atención de urgencia.
Şiddetli ağrı, şişkinlik veya kaza acil tedavi için gerekçedir.Une douleur forte, une enflure ou un accident justifient l’accès aux soins urgents.
Şiddetli ağrı, şişkinlik veya kaza acil tedavi için gerekçedir.Сильная боль, опухоль или несчастный случай являются причиной для того, чтобы попасть на срочный приём.
Şiddetli ağrı, şişkinlik veya kaza acil tedavi için gerekçedir.الألم الشديد أوالتورم أو الحادث هي أسباب للحصول على العلاج المستعجل.
Şimdi, bunun için bir gerekçemiz var.Avem si o explicatie pentru asta.
Şimdi, bunun için bir gerekçemiz var.Bon, nous avons une logique pour cela.
Şimdi, bunun için bir gerekçemiz var.Daar hebben we een reden voor.
Şimdi, bunun için bir gerekçemiz var.E abbiamo dei motivi per questo.
Şimdi, bunun için bir gerekçemiz var.우리에게는 그럴 이유가 있습니다.
Şimdi, bunun için bir gerekçemiz var.No i mamy do tego powody.
Şimdi, bunun için bir gerekçemiz var.Nun, wir haben eine Begründung dafür.
Şimdi, bunun için bir gerekçemiz var.Persze, van erre logikus magyarázatunk.
Şimdi, bunun için bir gerekçemiz var.Pochopitelně to dokážeme ospravedlnit.
Şimdi, bunun için bir gerekçemiz var.Y tenemos razones para eso.
Şimdi, bunun için bir gerekçemiz var.И для этого есть объяснение.
Şimdi, bunun için bir gerekçemiz var.Имаме обосновка за това.
Şimdi, bunun için bir gerekçemiz var.עכשיו, יש לנו רציונל לזה:
Şimdi, bunun için bir gerekçemiz var.الآن، لدينا مبرر لذلك.
Şimdi, bunun için bir gerekçemiz var.彼らは刑務所に入るだけの 悪いことをしたとします
Şimdi yapılması gerekli olan doğru şeye ilişkin düşüncelerinizin gerekçelerini incelememiz gerekiyor.Bây giờ chúng ta sẻ bắt đầu tìm hiểu lý do tại sao bạn cần suy nghĩ đó là điều ĐÚNG cần nên làm .
Şimdi yapılması gerekli olan doğru şeye ilişkin düşüncelerinizin gerekçelerini incelememiz gerekiyor.Hier müssen wir anfangen, die Gründe zu ermitteln, warum Sie denken, das ist das Richtige.
Şimdi yapılması gerekli olan doğru şeye ilişkin düşüncelerinizin gerekçelerini incelememiz gerekiyor.이유를 들어보도록 하죠
Şimdi yapılması gerekli olan doğru şeye ilişkin düşüncelerinizin gerekçelerini incelememiz gerekiyor.Nous devons commencer à cerner pourquoi vous pensez que c'est la bonne action à accomplir.
Şimdi yapılması gerekli olan doğru şeye ilişkin düşüncelerinizin gerekçelerini incelememiz gerekiyor.Potřebujeme zjistit důvody, proč si myslíte, že to je správná věc.
Şimdi yapılması gerekli olan doğru şeye ilişkin düşüncelerinizin gerekçelerini incelememiz gerekiyor.Temos que começar a descobrir as razões que levam a acreditar É a coisa certa a fazer.
Şimdi yapılması gerekli olan doğru şeye ilişkin düşüncelerinizin gerekçelerini incelememiz gerekiyor.Teraz musíme preskúmať dôvod, prečo si myslíte že je to tá správna vec.
Şimdi yapılması gerekli olan doğru şeye ilişkin düşüncelerinizin gerekçelerini incelememiz gerekiyor.כעת עלינו להתחיל לחקור את הסיבות לכך שאתם חושבים
Şimdi yapılması gerekli olan doğru şeye ilişkin düşüncelerinizin gerekçelerini incelememiz gerekiyor.نريد أن نبدأ استكشافاً حول الاسباب التي دفعتكم للتفكير
Şimdi yapılması gerekli olan doğru şeye ilişkin düşüncelerinizin gerekçelerini incelememiz gerekiyor.待避線に曲がるという 多数派から始めよう
Sonra bir de utanmadan, kızlara, bizim onlara tecavüz ettiğimiz gerekçesiyle, şikayetçi olmalarını istediler.그럼 그들은 그들이 고소 하는 거기 밖으로 그들을 데 려 가기 전에 여자에 게 unintimidated 담 즙
Sonra bir de utanmadan, kızlara, bizim onlara tecavüz ettiğimiz gerekçesiyle, şikayetçi olmalarını istediler.و هددوا الفتيات بسبب عداوتهم وحقدهم قبل أخذهم للخارج حتى يرفعوا دعوى
Söylemesi bile daha kolay. Bu paydayı rasyonelleştirmek için ayrı bir gerekçe olabilir. .Taky se to snadněji říká, což je také další důvod, proč racionalizovat jmenovatel.
Söylemesi bile daha kolay. Bu paydayı rasyonelleştirmek için ayrı bir gerekçe olabilir. .Дори е по-лесно да се каже, така че може би това е друга обосновка за рационализирането на този знаменател.
sürekli oturma izni için herhangi başka bir gerekçenizin bulunması; örneğin, aile bağı ya da iş gibi.du har en annan grund för den stadigvarande vistelsen, till exempel ett familjeband eller arbete.
sürekli oturma izni için herhangi başka bir gerekçenizin bulunması; örneğin, aile bağı ya da iş gibi.sinulla on vakinaiselle oleskelulle jokin muu peruste, esimerkiksi perheside tai työ
sürekli oturma izni için herhangi başka bir gerekçenizin bulunması; örneğin, aile bağı ya da iş gibi.tiene otro fundamento para residir permanentemente en el país, p.ej. por lazos familiares o por trabajo
sürekli oturma izni için herhangi başka bir gerekçenizin bulunması; örneğin, aile bağı ya da iş gibi.vous avez un autre motif à la résidence permanente, par exemple des liens familiaux ou le travail
sürekli oturma izni için herhangi başka bir gerekçenizin bulunması; örneğin, aile bağı ya da iş gibi.для вашего постоянного пребывания имеется иное основание, например, родственные связи или работа
sürekli oturma izni için herhangi başka bir gerekçenizin bulunması; örneğin, aile bağı ya da iş gibi.لديك سبب آخر لإقامتك الإستقرارية كالروابط الأسرية أو العمل مثلاً
sürekli oturma izni için herhangi başka bir gerekçenizin bulunması; örneğin, aile bağı ya da iş gibi.لديك سبب آخر لإقامتك الدائمة كالروابط الأسرية مثلاً
sürekli oturma izni için herhangi başka bir gerekçenizin bulunması; örneğin, aile bağı ya da iş gibi.你拥有其它稳定居留的理由,例如家庭团聚或工作
Tamam. İyi bir gerekçe.Bem, é uma boa razão.
TED, sağlık ve güvenlik gerekçeleriyle, önce geriye doğru saymam gerektiğini söyledi."테드가 여러분의 건강과 안전 이유를 위해 카운트 다운을 해야된데요.
TED, sağlık ve güvenlik gerekçeleriyle, önce geriye doğru saymam gerektiğini söyledi.TED, om redenen van gezondheid en veiligheid, zei me om toch maar eerst af te tellen.
TED, sağlık ve güvenlik gerekçeleriyle, önce geriye doğru saymam gerektiğini söyledi.TED, ze względów bezpieczeństwa, nakazał mi odliczanie...
TED, sağlık ve güvenlik gerekçeleriyle, önce geriye doğru saymam gerektiğini söyledi.טד, מטעמים של בריאות ובטיחות אמרו לי, שאני חייב לבצע ספירה לאחור, אז
TED, sağlık ve güvenlik gerekçeleriyle, önce geriye doğru saymam gerektiğini söyledi.لكن مؤسسة TED أخبرتي، لأسباب صحية وأمنية، أن علي أن أقوم بعد تنازلي، لذا
TED, sağlık ve güvenlik gerekçeleriyle, önce geriye doğru saymam gerektiğini söyledi.カウントダウンをするよう言われました 今私はテロリストになった気分です
Topluluk rekabet yasasını neden çiğnediğinin gerekçeleri.Che seguito dà la Commissione europea