Gerçi onarılmağa çalışıldı.Podařilo se ho ale opravit.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Nikomu se nic nestalo, ale stroj je zničen.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Nimeni nu a fost rănit, și locomotiva a suferit pagube ușoare.
Gerçi düşmansız kimse olmaz.Nu trebuie să fim dușmani ...
Gerçi, Darwin'in iddiaları; fosil kayıtları ile doğrulanmadan önce, hiçbir fosil kaydı yok iken söylenmişti.Ipotezele lui Darwin au fost propuse fără aducerea în sprijinul lor a unor dovezi fosile.
Gerçi, evlerinde sürekli çeşitli müzikler dinlenirdi.Acasă la familia lui erau organizate regulat seri muzicale.
Gerçi düşmansız kimse olmaz.De nem tétlenkednek Mázia ellenfelei sem.
Gerçi, bu efsane idi.Ez természetesen csak legenda.
1951'de yurtdışına çıktı ve hayatının geri kalan kısmını Fransa'da gerçirdi.1951-ben elhagyta az USA-t, élete hátralevő részét főleg Párizsban és Svájcban töltötte.
Gerçi üst kısımları 12. yüzyıl veya daha sonraya tarihlenir.A Keveháza típusú helynevek 12. századi vagy későbbi eredetűek.
Gerçi onarılmağa çalışıldı.Vikaa yritettiin korjata koko ajan.
Gerçi Dixon 1960 seçimlerinden kısa bir süre önce Richard Nixon'un seçimleri kazanacağını da söylemişti.John F. Kennedy voitti marraskuussa 1960 pidetyissä vaaleissa täpärästi Richard Nixonin.
(Gerçi derece veya grad da açı birimleridir.Ловозеро) rannalla tai sen läheisyydessä.
Gerçi, bu efsane idi.Το παραπάνω είναι μόνο θρύλος.
Gerçi, evlerinde sürekli çeşitli müzikler dinlenirdi.Στο σπίτι του ακουγόταν κλασική μουσική όλη μέρα.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Ingen kom til skade ved uheldet, men bussen fik beskadiget fronten.
1951'de yurtdışına çıktı ve hayatının geri kalan kısmını Fransa'da gerçirdi.Han blev landsforvist i 1851 og levede resten af livet forskellige steder i udlandet.
Gerçi asla bitirilmedi.Tilsynelatende aldri fullført.
Gerçi, bu efsane idi.Men dette synes å være en legende.
1951'de yurtdışına çıktı ve hayatının geri kalan kısmını Fransa'da gerçirdi.Han flyttet tilbake til Frankrike i 1965, og var resten av sitt liv bosatt utenfor Paris.
(Gerçi derece veya grad da açı birimleridir.Nes eller Bynes (og Buvik).
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Ingen menneskeliv gikk tapt, men postføreren ble sterkt mishandlet.
Gerçi böyle kesin tarih için bir kanıt yoktur.Ingen kan imidlertid føre konkrete bevis for et slikt opphav.
Gerçi, evlerinde sürekli çeşitli müzikler dinlenirdi.Ia sering mendampingi tur musik mereka di berbagai daerah.
Gerçi, bu efsane idi.Thực ra, đó chỉ là huyền thoại.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Không ai bị thương, nhưng máy bay đã bị một số hư hại cấu trúc và vỡ lốp.
Gerçi düşmansız kimse olmaz.我なければ敵なし。
1951'de yurtdışına çıktı ve hayatının geri kalan kısmını Fransa'da gerçirdi.1850年、彼はフランスに帰国すること、パリの自宅で生涯の残りを過ごすことを許された。
1951'de yurtdışına çıktı ve hayatının geri kalan kısmını Fransa'da gerçirdi.1943년 석방되었고, 1951년 프랑스로 가서 여생을 대부분 거기서 보냈다.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.부상자 이상의 인명 피해는 없었으나, 이 사고로 인해 지하철 운행에 차질이 빚어졌다.
Gerçi, bu efsane idi.그러나 이는 전설에 불과하다.
Gerçi asla bitirilmedi.הוא מעולם לא הושלם.
Gerçi bu durumun dünyaca tanınması bir yıllık bir zamanı alacaktı.במהלך תפקיד זה יצא למשט סביב העולם שנמשך כשנה.
Gerçi Penzias ve Wilson'un uzmanlık konuları kuramsal fizik değildi.המדיניות המוניטרית של באוטוול וריצ'רדסון לא הייתה עקבית.
Gerçi görünürde itaat eder gibi davrandılar ama bütün sorduklarıma hal diliyle karşılık verdiler.למרות שלא כיהן בתפקיד רשמי ברבנות, נראה מתשובותיו כי היה משיב רבות לשאלות בהלכה.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Корпусът на реактора не е пострадал, но щетите по железобетонната конструкция са сериозни.
Gerçi, sayıları çok azdır.Njihove količine su vrlo male.
Gerçi çelik üretim hedeflerine ulaşılmıştı ama açığa çıktı ki bunların önemli bölümü kullanılamaz durumdaydı.Međutim, rast cijene nafte značio je da je većina toga bila neupotrebljiva.
Gerçi onarılmağa çalışıldı.Pokúsil sa to opraviť.
Gerçi Penzias ve Wilson'un uzmanlık konuları kuramsal fizik değildi.Gretzkyjeve osnovne atletske spodobnosti in telesna konstitucija niso veljale za nič posebnega.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Pri tem se ni poškodoval, toda dirkalnik je bil popolnoma uničen.
Gerçi bu izotopun derişimi sadece trilyonda bir dolaylarındadır.Če pa obravnavamo kolobar ima ta samo trivialni avtomorfizem.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Nusileidimo metu lėktuvas sudužo, bet lakūnai nebuvo sužeisti.
Gerçi uzun süredir uyuşturucu ile olan mücadelesini sürdürüyordu ama üstün gelmeyi başaramamıştı.Ir kartą visai netyčia pabandžiusi narkotikų, ji jau nebegalėjo sustoti.
Gerçi Dixon 1960 seçimlerinden kısa bir süre önce Richard Nixon'un seçimleri kazanacağını da söylemişti.Kennedy oli 1960. aasta presidendivalimised võitnud napi enamusega Richard Nixoni ees.
Ama o kişi Jay değil. Gerçi Jay bu durumdan çok mutlu olurdu.و لكن ... الاحلام ليست جي لويس رغم أنه سيحب ذلك
Amerika'dan daha az talep edilmesine karşı daha savunmasızlar. Gerçi geçen yıl Çin'in güneyinde birÎnsă anul trecut un incident groaznic într-un complex de fabricare a echipamentelor optice din sudul Chinei:
Aynı şey sentozomlar için de geçerli -- Gerçi bu işin biraz şov kısmına giriyor.Dan hal yang sama juga terjadi-- dan ini adalah semacam insiden kecil-- dari sentrosom.
Aynı şey sentozomlar için de geçerli -- Gerçi bu işin biraz şov kısmına giriyor.E la stessa cosa vale - e questo è solo una specie di intermezzo- per i centrosomi.
Aynı şey sentozomlar için de geçerli -- Gerçi bu işin biraz şov kısmına giriyor.Mimochodem, to samé se děje s centrozomy.
Aynı şey sentozomlar için de geçerli -- Gerçi bu işin biraz şov kısmına giriyor.Und dasselbe trifft auf die Zentrosome zu auch wenn es ein wenig auf dem Nebenschauplatz stattfindet.
Aynı şey sentozomlar için de geçerli -- Gerçi bu işin biraz şov kısmına giriyor.W interfazie replikacji ulegają również -- to drobna dygresja -- centrosomy.
Başta adı Safeways'ti, gerçi hala Safeways.זה יתחיל ב"סייפווייז"; זה באמת ב"סייפווייז":
Başta adı Safeways'ti, gerçi hala Safeways.في البداية ستخص سلسلة سوبر ماركت هي سلسلة سوبر ماركت
Başta adı Safeways'ti, gerçi hala Safeways.実験的に導入しています-
Başta adı Safeways'ti, gerçi hala Safeways.- 세이프웨이(주:美슈퍼마켓체인)에 처음으로 설치 할, 아니 했지요.
Bence, ona çok çok değer verdiğin gerçi üzerinde durabilirsin, ona hep hayran olduğunu söyleyebilirsin. Adam:Arra, hogy nagyon-nagyra értékeled őt, hogy ő olyasvalaki, akit mindig is csodáltál. férfi:
Bence, ona çok çok değer verdiğin gerçi üzerinde durabilirsin, ona hep hayran olduğunu söyleyebilirsin. Adam:Kannattaa ehkä vain sanoa, että kunnioitat häntä valtavasti, ja että olet aina ihaillut häntä. mies:
Bence, ona çok çok değer verdiğin gerçi üzerinde durabilirsin, ona hep hayran olduğunu söyleyebilirsin.Denk einfach daran, dass du sie sehr, sehr schätzt, dass du sie immer bewundert hast.
Bence, ona çok çok değer verdiğin gerçi üzerinde durabilirsin, ona hep hayran olduğunu söyleyebilirsin.Hun har en særlig plads i dit liv. mand: