"Endüstriyel ekonomiyi nasýl kurtarýrýz, aa gerçi, bir de gezegenimiz olsa daha iyi olurdu."It started to become very mainstream in some quarters to be an environmentalist.
Bu yüzden bu tanımı değiştiriyorum, gerçi genelde değiştiriliyor mu bilmiyorum.So I'm going to modify this definition, although I don't know if it's traditionally modified.
Gerçi kimi Mesihi kıskançlık ve rekabetle, kimiyse iyi niyetle duyuruyor.Some indeed preach Christ even out of envy and strife, and some also out of good will.
Gerçi sen beni malca ve evlatça senden az görüyorsun amaThough you see me poorer in wealth and children than you,
Gerçi biz, (onları) sınıyorduk ama, bu olayda (sizler için de) nice ibretler vardır.There were surely signs in this; We will surely put you to the test.
Gerçi o(ortakkoşa)nlar şöyle diyorlardı:They used to say:
Gerçi sen beni, malca ve evlatça senden basit görüyorsun ama,Though you see me poorer in wealth and children than you,
Savaş size farz kılındı, gerçi o size hoş gelmez.Enjoined on you is fighting, and this you abhor.
Gerçi biz insana, anasına ve babasına itaati de tavsiye ettik.We have committed man about his parents.
Gerçi Allah, her dilediğine işittirirse de sen, kabirlerdekine işittirecek değilsin.Verily God makes those He will to listen; but you cannot make those hear who are in their graves.
Gerçi Allah onların imanlarını pek iyi bilir.God alone is cognisant of their faith.
(Gerçi) içlerinde iman edenler var; (fakat) çoğu yoldan çıkmışlardır.(The best Ummah is that of Prophet Mohammed – peace and blessings be upon him.)
Gerçi ben, Allah'ın takdir ettiği birşeyi sizden savamam, hüküm yalnız Allah'ındır.Yet I cannot avail you anything against God; judgment belongs not to any but God.
Gerçi ben ne yapsam, Allah'ın takdirini sizden engelleyemem.Yet I cannot avail you anything against God; judgment belongs not to any but God.
Gerçi bu oldukça ağır bir iştir.Indeed it was great (heavy) except for those whom Allah guided.
Gerçi bu çok zor bir iştir, fakat içi saygı ile ürperenlere değil. [29, 45]But it is difficult, except for the devout.
Gerçi bazı düşünceler uzay şartlarına uygunsuz olacaktır.Some considerations, though, will be unique to the space context.
Gerçi üst kısımları 12. yüzyıl veya daha sonraya tarihlenir.Die oberen Teile der Fassade wurden erst im 12. Jahrhundert oder später fertiggestellt.
Gerçi, bu efsane idi.Es handelt sich jedoch um eine Legende.
Mehmet Nazif Gerçin (2 Şubat 1901 - 2 Nisan 1982, İstanbul), Türk eski millî futbolcudur.Mehmet Nazif Gerçin (* 2. Februar 1901 in Istanbul; † 2. April 1982 ebenda) war ein türkischer Fußballspieler.
Gerçi bunda II. Dünya Savaşı sonrası şartlarında etkisi olmuştur.Anders sollte es allerdings im Zweiten Weltkrieg werden ...
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Bei dem Zwischenfall wurde keine Person verletzt, die Maschine jedoch irreparabel beschädigt.
(Gerçi derece veya grad da açı birimleridir.De rang ou d’à rang (loc) D’affilée.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Aucun membre n'a été blessé, mais le bus du groupe est sérieusement endommagé.
Gerçi asla bitirilmedi.Il ne fut jamais achevé.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Nadie resultó gravemente herido, pero el autobús de la gira fue gravemente dañado.
Gerçi görünürde itaat eder gibi davrandılar ama bütün sorduklarıma hal diliyle karşılık verdiler.Estaba sentado frente a mí, y parecía como si supiera las respuestas a todas mis preguntas.
Gerçi ihanet etmedi, ama aldattı ve anlamadı."Me ha dado miedo, pero nadie le ha hecho caso y se ha ido».
Gerçi bunda II. Dünya Savaşı sonrası şartlarında etkisi olmuştur.Su verdadera eclosión llegará, no obstante, con la segunda posguerra.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Nessun ferito, ma la parte anteriore del treno fu gravemente danneggiata.
Gerçi, bu efsane idi.Questa però è solo la leggenda.
Gerçi düşmansız kimse olmaz.Non dobbiamo essere nemici...
(Gerçi Ojibwaların Hiawatha hakkında hiçbir bilgileri bulunmamaktadır.)В суре разъясняется отношение многобожников к Корану — опровержение Корана и противостояние его призыву.
Gerçi bu sıfatları Allah da kendisine nisbet etmiştir.Аллах даровал ему способность совершать некоторые чудеса.
Bronz Çağı buluntusu bir azizin kemikleri, gerçi, özellik belirten ve daha çok özenilmiş kusursuzdur.Найденные реликвии Бронзового века, впрочем, сильно отличают и более искусны.
Gerçi bu sıfatları Allah da kendisine nisbet etmiştir.وجعلوا الله على ذلك كفيلا، وكفى به حميلاً.
Gerçi imparatorluğu yüksek noktada son bulmasına rağmen, üç yıl süren sivil savaşı takip ediyordu.رغم ذلك انتهى حكمه بنجاح كبير، باستعادة النظام إلى حد كبير في إمبراطوريته، تلاها ثلاث سنوات من الحرب الاهلية.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.لم تقع اصابات لكن الأضرار التي لحقت الطائرة كانت كبيرة.
Gerçi ihanet etmedi, ama aldattı ve anlamadı."كان دائماً كما يبدو، وربما يهين لكن لا يخدع."
Wyatt, gerçirdiği sakatlıktan sonra ilk maçına 21 Şubat NXT bölümünde çıktı ve maçta Yoshi Tatsu'yu yendi.Wyatt teve seu primeiro combate depois de sua lesão, no NXT de 21 de fevereiro, derrotando Yoshi Tatsu.
Gerçi bu sıfatları Allah da kendisine nisbet etmiştir.Este, todavia, rebelou-se contra Deus, sendo, então, destronado.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Ninguém ficou gravemente ferido, mas o ônibus de turnê da banda foi seriamente danificado.
Gerçi ihanet etmedi, ama aldattı ve anlamadı."Ou não sabes, senhora, ou és falsa e desleal."
Gerçi asla bitirilmedi.Mas nunca fora concluída.
Gerçi, bu efsane idi.Dit is echter een legende.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Niemand raakte gewond, maar de neus van het vliegtuig was zwaar beschadigd.
Gerçi Penzias ve Wilson'un uzmanlık konuları kuramsal fizik değildi.Hudson en Wilsons relatie was niet van lange duur.
Gerçi, o tümüyle doğru değil.Alhoewel, dat is niet helemaal waar.
Gerçi 1302'de birinin karısını başka bir adama senetle devrettiği hakkında bir söylenti vardır.Istnieje jednak zapis z 1302 roku, który wskazuje, że ktoś „w akcie prawnym przyznał innemu mężczyźnie żonę”.
Gerçi asla bitirilmedi.Nigdy nie ukończony.
Gerçi, bu efsane idi.Jednak jest to tylko legenda.
Gerçi onlar dini tam olarak inkar etmemiş, sadece onun toplumdaki rolünün ve nüfuzunun azaltılmasını istedi.Uwierzyła im i poszła z nimi, ale oni ją napadli i obrabowali.
Gerçi düşmansız kimse olmaz.Ingen önskar sig väl ytterligare en fiende?
Gerçi asla bitirilmedi.Den slutfördes dock aldrig.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.При цьому гребля не постраждала, але машинний зал зазнав пошкоджень.
Gerçi, bu efsane idi.Існувала така легенда.
Gerçi bunda biraz kârlılık vardır, bir film yapımcısı internette filminin gösterme yoluyla kazanabilir.Досить важко змусити когось дати Вам грошей, аби створити схожий фільм.
Gerçi bu durumun dünyaca tanınması bir yıllık bir zamanı alacaktı.Однак, знадобився ще рік, щоб інформація досягла великого світу.
Gerçi ihanet etmedi, ama aldattı ve anlamadı."Були певні, що він нікого і нічого не зрадить.»
Gerçi, bunlar web sitesinde başvuru için kullanılabilir durumda kalmıştır.I přesto jsou stále k nalezení na webu.