Ana içeriğe geç
Sözlük

gerçi ile cümle

gerçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bence, ona çok çok değer verdiğin gerçi üzerinde durabilirsin, ona hep hayran olduğunu söyleyebilirsin.네가 에밀리를 매우 아끼고, 언제나 존중한다는 걸 진실되게 말하는 거야.
Bence, ona çok çok değer verdiğin gerçi üzerinde durabilirsin, ona hep hayran olduğunu söyleyebilirsin.Że jest osobą wyjątkową w twoim życiu. mężczyzna:
Bence, ona çok çok değer verdiğin gerçi üzerinde durabilirsin, ona hep hayran olduğunu söyleyebilirsin.ركز فقط على حقيقة أنك، تُكِن لها الكثير من مشاعر التقدير، وأنها الإنسانة التي طالما كنت معجبًا بها.
Bence, ona çok çok değer verdiğin gerçi üzerinde durabilirsin, ona hep hayran olduğunu söyleyebilirsin.彼女をとても 尊重していると いつも尊敬していると 男:
Bir tür hız da barındırıyor, yani öyle olmalı -- Gerçi benim ellerimdeyken öyle değil [KAHKAHALAR]Hay un elemento de inmediatez, o debería haber-- en mis manos usualmente no está [SE RIE]
Bu, benim için kısmen sorunlu çünkü HIV üzerine çalışıyorum, gerçi, eminim hepiniz biliyorsunuz ki이 점은 저에게 살짝 문제가 되는데, 왜냐하면 저는 HIV를 연구하는 사람으로써 여러분이 아시다시피 HIV가 빈곤, 성비불균형과
Bu, benim için kısmen sorunlu çünkü HIV üzerine çalışıyorum, gerçi, eminim hepiniz biliyorsunuz kiКато работещ в сферата на ХИВ обаче, това ми представлява проблем.
Bu, benim için kısmen sorunlu çünkü HIV üzerine çalışıyorum, gerçi, eminim hepiniz biliyorsunuz kiאנשים יקבלו החלטות הגיוניות ויחיו חיים ארוכים ובריאים. נהדר.
Bu, benim için kısmen sorunlu çünkü HIV üzerine çalışıyorum, gerçi, eminim hepiniz biliyorsunuz kiولكن هذا لا ينطبق معي لانني أعمل على مرض " نقص المناعة المكتسبة " وانا متاكدة ان جميعكم يعلم
Bu, benim için kısmen sorunlu çünkü HIV üzerine çalışıyorum, gerçi, eminim hepiniz biliyorsunuz kiきっと皆さんの知るHIVは 貧困や男女不平等に関することで
Bu benim oğlum da olabilir, gerçi o 12 kg ama biz basit tutalımאולי זה הבן שלי, שמסתו 12 ק"ג, אך נשאיר את זה פשוט.
Bu büyükannemin Erişte dükkanını açtığın zaman verdiği şey. Gerçi benden daha büyükBabcia dała Ci go gdy otworzyłeś Restaurację, jest starszy niż ja
Bu büyükannemin Erişte dükkanını açtığın zaman verdiği şey. Gerçi benden daha büyükBunica ti-a dat-o cand ai deschis magazinul de taietei. <BR> E mai batrana ca mine.
Bu büyükannemin Erişte dükkanını açtığın zaman verdiği şey. Gerçi benden daha büyük할머니가 아빠 국수 처음 뽑을 때 선물 하신 거래메. 나보다 많겠지, 뭐.
Bu büyükannemin Erişte dükkanını açtığın zaman verdiği şey. Gerçi benden daha büyükNonna te lo ha dato quando hai aperto il negozio di Noodle (tipo di spaghetti Coreano) E' più vecchio di me.
Bu büyükannemin Erişte dükkanını açtığın zaman verdiği şey. Gerçi benden daha büyük.סבתא הביאה לך אותו כשפתחת את חנות הנודלס שלך. זה יותר ישן ממני
Bu büyükannemin Erişte dükkanını açtığın zaman verdiği şey. Gerçi benden daha büyükانه جدتي أعطته لك عند فتح متجر المعكرونة على الرغم من أنه أكبر مني
Bu büyükannemin Erişte dükkanını açtığın zaman verdiği şey. Gerçi benden daha büyükピンポ~ン!21歳だ!
Bu klipte... ...bilinmez bir şey vardı. Gerçi, tünelde bir yerde oldukları açıktı.En el video... había algo desconocido... se escuchaba que había algo en el túnel.
Bu klipte... ...bilinmez bir şey vardı. Gerçi, tünelde bir yerde oldukları açıktı.En el video... había algo desconocido... se escuchaba que había algo en el túnel.
Bunu da izin almadan yaptık. Gerçi kimsenin de umurunda olmadı.Dit was ook zonder toestemming, maar dat leek niemand wat uit te maken.
Buradaki ironi, gerçi, refahımızı kelimenin tam anlamıyla para ve ekonomik büyüme karşılığı sattık.Ale iróniou je, že sme vyplytvali prosperitu v podobe peňazí a ekonomického rastu.
Buradaki ironi, gerçi, refahımızı kelimenin tam anlamıyla para ve ekonomik büyüme karşılığı sattık.Ironia este, cred, ca noi ne imaginam prosperitatea literalmente, in termeni de bani si crestere economica.
Buradaki ironi, gerçi, refahımızı kelimenin tam anlamıyla para ve ekonomik büyüme karşılığı sattık.그런데 역설적인 사실은 우리가 번영이라는 말과 돈과 경제 성장이라는 말을 거의 문자 그대로 동일시하고 있다는 겁니다.
Buradaki ironi, gerçi, refahımızı kelimenin tam anlamıyla para ve ekonomik büyüme karşılığı sattık.Maar de ironie hiervan is dat we welvaart alleen maar zien in termen van geld en economische groei.
Buradaki ironi, gerçi, refahımızı kelimenin tam anlamıyla para ve ekonomik büyüme karşılığı sattık.Men, ironiskt nog, har vi nästan bokstavligen inkasserat all välstånd i form av pengar och ekonomisk tillväxt.
Buradaki ironi, gerçi, refahımızı kelimenin tam anlamıyla para ve ekonomik büyüme karşılığı sattık.בכל אופן, האירוניה היא שפדינו את השגשוג, כמעט פשוטו כמשמעו, במונחים של כסף וצמיחה כלכלית.
Buradaki ironi, gerçi, refahımızı kelimenin tam anlamıyla para ve ekonomik büyüme karşılığı sattık.私たちの繁栄は 文字通り換金されて お金と経済成長という形になりました そして経済があまりにも成長したため
Bu sefer geçenkinden farklıydı gerçi.Alhoewel, deze keer voelde het anders aan dan de vorige keer.
Bu sefer geçenkinden farklıydı gerçi.Cette fois-ci, c'est différent de l'autre fois, quand même.
Bu sefer geçenkinden farklıydı gerçi.De data asta, simt ca nu este la fel ca in trecut.
Bu sefer geçenkinden farklıydı gerçi.DEnna gång, känns det annorlunda fårån sist.
Bu sefer geçenkinden farklıydı gerçi.Dennoch fühlt es sich anders an, als letztes Mal.
Bu sefer geçenkinden farklıydı gerçi.Kali ini, bagaimana pun juga itu terasa berbeda dari sebelumnya.
Bu sefer geçenkinden farklıydı gerçi.Questa volta sembra diverso dalla scorsa volta però.
Bu sefer geçenkinden farklıydı gerçi.Tentokrát je to však iné.
Bu sefer geçenkinden farklıydı gerçi.Tym razem jest jednak jakoś inaczej niż ostatnio.
Bu sefer geçenkinden farklıydı gerçi.Αυτή τη φορά όμως, φαίνεται διαφορετικά από πριν.
Bu sefer geçenkinden farklıydı gerçi.Чувствую, этот раз отличается от предыдущего.
Bu sefer geçenkinden farklıydı gerçi..بالرغم من أن هذه المرة تبدو كأنها مختلفة عن تلك المرة السابقة
Bu sefer geçenkinden farklıydı gerçi.分からないわ・・・いったい
Bu tür şeylerin senin için bir anlam ifade etmediğini biliyorum gerçi.Comprendo que estas cosas no significan mucho para ti.
Bu tür şeylerin senin için bir anlam ifade etmediğini biliyorum gerçi.Ebből úgy látom, ezek a dolgok nem sokat jelentenek neked.
Bu tür şeylerin senin için bir anlam ifade etmediğini biliyorum gerçi.Ik begrijp dat het voor jou niet veel betekent.
Bu tür şeylerin senin için bir anlam ifade etmediğini biliyorum gerçi.Îmi dau seama că nu înseamnă prea mult chestiile astea pentru tine.
Bu tür şeylerin senin için bir anlam ifade etmediğini biliyorum gerçi.Je sais bien que c'est le genre de chose qui ne compte pas beaucoup pour toi.
Bu yüzden bu tanımı değiştiriyorum, gerçi genelde değiştiriliyor mu bilmiyorum.Então eu vou para modificar esta definição, embora Não sei se é tradicionalmente modificado.
Bu yüzden bu tanımı değiştiriyorum, gerçi genelde değiştiriliyor mu bilmiyorum.Je vais donc modifier cette définition, bien que je ne sache pas si c'est habituellement modifié.
Bu yüzden bu tanımı değiştiriyorum, gerçi genelde değiştiriliyor mu bilmiyorum.Tak já jdu na úpravu tejto definícii, hoci Já nevím, jestli je tradične modifikovaný.
Bu yüzden bu tanımı değiştiriyorum, gerçi genelde değiştiriliyor mu bilmiyorum.Tak jdu na úpravu této definice. Nevím, jestli tradičně byl změněn.
Bu yüzden bu tanımı değiştiriyorum, gerçi genelde değiştiriliyor mu bilmiyorum.Zmodyfikuję zatem nieco tę definicję, aczkolwiek nie jestem pewien, czy jest to tradycyjna modyfikacja.
Bu yüzden bu tanımı değiştiriyorum, gerçi genelde değiştiriliyor mu bilmiyorum.Затова малко ще променя определението, въпреки че не знам дали има обичай то да се променя.
Bu yüzden bu tanımı değiştiriyorum, gerçi genelde değiştiriliyor mu bilmiyorum.Поэтому я изменю это определение, хотя я не знаю, принято ли его изменять.
Bu yüzden bu tanımı değiştiriyorum, gerçi genelde değiştiriliyor mu bilmiyorum.私はこれが伝統的な修正かは知りませんが。 これはaが真になることのできる事象の集合ですが、
Çok iyi bir tane değil gerçi.Ale nie tylko o tym, co dobre.
Çok iyi bir tane değil gerçi.Ampak ne samo dobrih stvari.
Çok iyi bir tane değil gerçi.Ikke bare de gode bidder, dog.
Çok iyi bir tane değil gerçi.Il n'y a pas que les trucs sympas.
Çok iyi bir tane değil gerçi.Maar niet alleen de leuke dingen...
Çok iyi bir tane değil gerçi.Niente di ché, però.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod