Kamiya daha sonra düşmanın daha gerçekçi olmasını istediğini söyledi.Kamiya referiu que o fez porque queria os inimigos mais realistas.
Ekip, "foto-gerçekçi" bir oyun yaratmak için grafiklere ve görsel kaliteye daha fazla önem verdi.A equipa deu mais ênfase nos gráficos e na qualidade visual para criar um jogo "foto-realista".
Sosyalist gerçekçi romanlar yazmıştır.Escreveu romances realistas e naturalistas.
Daha gerçekçi çarpışmalar başlamadan önce Abdurrahman ordusundaki askerlerin hoşnutsuzluğu belli olmaktaydı.Mesmo antes da luta iniciar, desentendimentos surgiram entre algumas tropas de Abderramão.
Bu konuların gayet gerçekçi ve hatasız işlendiği gayet açıktır.Essas relações são valoráveis em verdadeiro e falso.
Sonraları daha gerçekçi konulara yöneldi.E, em seguida, dissertam algo sobre realismo.
Gerçekçi olduğu için çok büyük" diye yazdı.Você é realista demais para isso."
Adam adama savaşlar çok daha gerçekçi.Os machos são mais belicosos.
Toplumcu Gerçekçiliğin Kaynakları.A construção social da realidade.
Tamamı erkek olsaydı hiçbir anlamı olmazdı, bu yüzden onlar için daha gerçekçi bir ortam yaratmak istedim.Um ser que não carecesse de nada não desejaria nada, seria um ser perfeito, um deus.
Yine de birçok varoluşçu düşünüre göre, bu pek de gerçekçi olmayan bir var oluşu teşkil edecektir.No entanto, até hoje, há quem acredite que essa cena ainda seja real.
Böylece eser gerçekçilik akımına daha da yaklaştı.Por isso vamos usar uma representação mais próxima da realidade.
Bu noktada eleştirel realizmin ya da gerçekçiliğin en önemli ismi Roy Bhaskar'dır.O realismo crítico está atualmente ligado principalmente aos estudos de Roy Bhaskar.
Sosyalist gerçekçi romanlar yazmıştır.Hij schreef een aantal sociaal-realistische romans.
Tüfeklerin vuruş hissiyatı daha gerçekçidir.Het opperarmbeen is robuuster.
Gerçekçi düşünme-gerçekdışı düşünme-gerçeküstü düşünme.Concreet en realistisch denken in plaats van met gevoel denken.
Sonraları daha gerçekçi konulara yöneldi.Het gehele thema werd realistischer.
Onların tartışmalarının çok gerçekçi olduğunu düşünüyorum." demiştir.Ik vind dat het realistischer is dat ze ruziën en dat er problemen zijn."
Yazar insanlara daha gerçekçi bir gözle bakmaya başlar.Een auteur wil zijn personages realistischer maken.
Sosyalist gerçekçilikSocialisatie Vertrouwen
Böylece eser gerçekçilik akımına daha da yaklaştı.Deze laatste versie komt wat dichter bij de waarheid.
Ama gerçekçilik yine sağlanamadı.De werkelijkheid wordt niet meer getrouw weergegeven.
Buna rağmen film bazı açılardan bilimsel gerçekçiliği yakalayamamıştır.Toch neemt de film op bepaalde punten de werkelijkheid niet zo nauw.
Özellikle oyunun grafikleri ve gerçekçi savaş ortamı beğenilmiştir.Zo werden het acteerwerk en de realistische weergave van de oorlog geprezen.
1960 yılında, Nouveaux Realistes (Yeni Gerçekçiler) isimli grubun kuruluşunda rol oynamıştır.In oktober 1960 richtte hij tezamen met andere kunstenaars de groep Nouveaux Réalistes op.
(AEG) AEG’ler dış görünüş olarak daha gerçekçilerdir.Podobne są bardziej do skrzeczenie (określanego czasem szczekaniem) sroki.
Uzay uçuşuna dair ilk gerçekçi öneri Konstantin Tsiolkovsky ismine kadar uzanır.Pierwsze realne propozycje podróży kosmicznych przypisywane są Konstantinowi Ciołkowskiemu.
Gerçekçi biriyim ve arkamda en iyi yıllarımın kaldığını varsayıyorum.Mnie interesują skrajności, w nich odnajdują się najbardziej wyraziście tendencje naszych lat.
Üç yıl sonra, gerçekçi sanatçıların Peredvijniki (Gezginler) akımı, Akademizm'e karşı başkaldırdı.Trzy lata później pieriedwiżnicy zbuntowali się przeciwko akademizmowi.
Tamamı erkek olsaydı hiçbir anlamı olmazdı, bu yüzden onlar için daha gerçekçi bir ortam yaratmak istedim.Nie chciał się wiązać z nikim, gdyż najważniejsze było dla niego bycie oryginalnym geniuszem.
Yine de birçok varoluşçu düşünüre göre, bu pek de gerçekçi olmayan bir var oluşu teşkil edecektir.Wielu głuchych nie wie, że istnieje coś takiego.
Sahneyi "gerçekçi" ve "çarpıcı" olarak tanımlar.Rozmowy podsumowano jako „ciepłe” i „konstruktywne”.
Sosyalist gerçekçilik, toplumcu gerçekçilik ile karıştırılmamalıdır.Ej att förväxla med realsocialism eller socialrealism.
Giderek artan bir gerçekçiliğin ortaya çıktığı görülmektedir.Och att det därför är en idé som ständigt tycks återkomma.
Böylece son derece gerçekçi görüntüler elde edilebilir.Osynlighetseffekterna ser väldigt realistiska ut.
Fizik oyunları gerçekçi fizik motorları kullanır.Istället använder det en realistisk fysikmotor.
Gerçekçi Stadyumlar: Euro 2008'in 8 resmi stadyumunda mücadele edin.Authentic Stadiums: Spela på alla åtta anläggningarna.
Sosyalist gerçekçi romanlar yazmıştır.Jacobson skrev först och främst socialrealistiska romaner.
Konu tümüyle düş ürünü olabilir ya da son derece gerçekçidir.Innehållet kan vara helt fiktiv eller bygga på verkliga händelser.
Bu konuların gayet gerçekçi ve hatasız işlendiği gayet açıktır.Jag menar, det är ju bara dumt och dåligt rent ut sagt.
Uzay uçuşuna dair ilk gerçekçi öneri Konstantin Tsiolkovsky ismine kadar uzanır.Rymdraketen utvecklades mycket genom pionjärarbetet av Konstantin Tsiolkovskij.
Yazar romanda keskin bir toplumcu gerçekçi çizgi izlemiştir.Petrescu skrev romaner i realistisk stil om det rumänska samhället.
Sosyalist gerçekçilik akımının önemli örneklerinden biri olarak kabul edilir.Det är fel att uppfatta företrädare för den socialistiska realismen som verklighetsskildrare.
Bu Yeni Gerçekçiler aslında Fransız Şiirsel Gerçekçiliği'nden etkilenmişlerdi.Onsager var starkt påverkad av den nyare franska impressionismen.
Siyasal gerçekçiler ise, “Bu politika ulusun gücünü ne yönde etkileyecektir ?” diye düşünürler.А політичний реаліст запитує: «Як ця політика впливає на силу нації?».
Böylece eser gerçekçilik akımına daha da yaklaştı.Проте напевне остання дата ближче до дійсності.
4- Siyasal gerçekçilik, siyasal eylemin moral öneminin farkındadır.Четвертий принцип стверджує, що політичний реалізм визнає моральне значення політичної дії.
Realizm veya Gerçekçilik, 19. yüzyılda ortaya çıkan bir sanat akımıdır.Початок розвитку РЕАЛІЗМУ вбачається в мистецтві 19 століття.
Ancak, daha gerçekçi konuşmak gerekirse, dünyanın emisyon değeri 0.96 olarak bilinir.Ця планета має високе значення індексу подібності Землі (ESI) - 0,96.
Bilgisayar modelleme mümkün olduğunca gerçekçi olmalıdır.Формулювання відповіді Відповідь має бути якомога більш природною.
Sosyalist gerçekçilik akımının temsilcilerindendir.Один з головних представників соціалістичного реалізму.
Bilinen en gerçekçi uzay simülasyonları Microsoft Space Simulator ve Orbiter'dır.Представлені такими іграми, як Orbiter, Space Shuttle Simulator і Microsoft Space Simulator.
Modern uzmanlarca ikinci görüş daha gerçekçidir.Більшість нинішніх дослідників вважає останню версію більш вірогідною.
Gerçekçi olmayan kurgudaki bazı detayların gerçek hayatta gerçekleşmesi mümkün değildir.Насправді всі неможливі фігури можуть існувати в реальному світі.
Toplumcu Gerçekçiliğin Kaynakları.Соціальна реальність значення.
Ve bunun üzerine birlikte yapılan deneysel testler de yerel gerçekçiliği de kısıtlamaktadır.CH nerovnosti se redukují na CHSH nerovnosti, načež experimentální testy rovněž omezují lokální realismus.
Sonraları daha gerçekçi konulara yöneldi.V pozdějších dílech se jeví už jako realista.
Mart 1900'de Gerçekçi Parti'yi kurdu.V týmu Realu Madrid debutoval v roce 1913.
Meyveyi son derece gerçekçi çizdikten sonra onun bir elma olduğunu reddetti.Po odchodu z Teplic hrál za Jablonec.
Ama gerçekçilik yine sağlanamadı.Pravdu již není možno popírat.