İşin açığını isterseniz başlar, yüz ifadeleri oldukça gerçekçi şekilde canlandırılmış.Właściwie są niesamowicie naturalistyczne, pomimo, że są namalowane w raczej swobodny sposób.
Kendisi dev foto gerçekçi tuvallerin, günlük nesne resimlerinin,Er wurde bekannt, indem er riesige fotorealistische Gemälde von Alltagsgegenständen erschuf.
Kendisi dev foto gerçekçi tuvallerin, günlük nesne resimlerinin,처음엔 대형 화폭에 극단적으로 사실적인 그림을
Kendisi dev foto gerçekçi tuvallerin, günlük nesne resimlerinin,הוא היה ידוע לראשונה כיוצר קנבסים פוטו ראליסטים ענקיים,
Kendisi dev foto gerçekçi tuvallerin, günlük nesne resimlerinin,لقد إشتهر في البدء برسم لوحات الصور الزيتية الواقعية,
Kendisi dev foto gerçekçi tuvallerin, günlük nesne resimlerinin,金属のキッチン用具や食器などの
Kitabın yazarı İranlı bir kadın, Şahrnuş Parsipur. Büyüleyecek kadar gerçekçi bir roman.A könyvet egy Shahrnush Parsipur nevű iráni nő írta, mágikus-realista regény.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.Em suma, somos mais otimistas que realistas, mas não temos consciência disso.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.En bref, nous sommes plus optimistes que réalistes, mais on ne s'en rend pas compte.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.En resumen, somos más optimistas que realistas, pero olvidamos los hechos.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.In poche parole, siamo più ottimisti che realisti, ma non siamo consapevoli di questo fatto.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.Jesteśmy bardziej optymistami niż realistami i nie zdajemy sobie z tego sprawy.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.Jsme tedy mnohem více optimističtí než realističtí, ale nechceme si to přiznat.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.요컨대 사람들은 현실적이기 보다는 더 낙관적입니다. 하지만 그런 사실을 의식하지 못합니다.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.Kortom, we zijn meer optimistisch dan realistisch, maar hebben daar geen idee van.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.Kort sagt, er vi mere optimistiske end realistiske, men vi er ikke bevidste om det faktum.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.Kort sagt, vi är snarare optimister än realister, men vi är omedvetna om det.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.Kurz gesagt, wir sind eher optimistisch als realistisch, und das ist uns völlig unklar.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.Pe scurt, suntem mai mult optimişti decât realişti, dar nu ne dăm seama de asta.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.Röviden: inkább vagyunk optimisták, mint realisták, de nem tudunk erről a tényről.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.Tóm lại, chúng ta lạc quan hơn là thực tế, nhưng chúng ta lại lãng quên đi điều đó.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.V skratke, sme skôr optimistickí ako realistickí, ale neuvedomujeme si to.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.Με λίγα λόγια, είμαστε περισσότερο αισιόδοξοι παρά ρεαλιστές, αλλά επιλέγουμε να το αγνοούμε αυτό.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.Коротше кажучи, ми більш оптимістичні, ніж реалістичні, але не звертаємо увагу на факт.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.Накратко, ние сме повече оптимисти, отколкото реалисти, но не осъзнаваме добре този факт.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.По жизни мы больше оптимисты, чем реалисты, но мы этого не осознаём.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.בקיצור, אנחנו יותר אופטימיים מריאליים, אולם אנחנו עיוורים לתופעה.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.باختصار، نحن متفائلون أكثر مما نحن واقعيون، ولكننا غافلون عن الحقيقة.
Kısacası, gerçekçi olmaktan ziyade iyimseriz, ama bu durumu pek de umursamıyoruz.このことに気付いていません 例えば 結婚を例にとりましょう
Korkularımız aynı zamanda bir romanın sayfalarında bulabileceğiniz kadar gerçekçi tasvirler içerir.우리의 두려움은 또한 소설의 어느 페이지에서 발견한 것 처럼 생생하게 다가오는 이미지를 갖는 경향이 있습니다.
Korkularımız aynı zamanda bir romanın sayfalarında bulabileceğiniz kadar gerçekçi tasvirler içerir.Unele temeri conțin imagini la fel de vii ca cele descrise în paginile unui roman.
Korkularımız aynı zamanda bir romanın sayfalarında bulabileceğiniz kadar gerçekçi tasvirler içerir.Unsere Ängste haben gewöhnlich auch eine Bildsprache, die genauso lebhaft sein kann wie in einem Roman.
Korkularımız aynı zamanda bir romanın sayfalarında bulabileceğiniz kadar gerçekçi tasvirler içerir.Образы, наполняющие наши страхи, так ярки и правдоподобны, что не уступают тем, что встречаются в романах.
Korkularımız aynı zamanda bir romanın sayfalarında bulabileceğiniz kadar gerçekçi tasvirler içerir.Страховете ни също обикновено съдържат фантазии, също толкова живи, колкото в романите.
Korkularımız aynı zamanda bir romanın sayfalarında bulabileceğiniz kadar gerçekçi tasvirler içerir.הפחדים שלנו גם נוטים לכלול תמונות שיכולות להיות עשירות בדיוק כמו אלו שאפשר למצוא בדפי הרומנים.
Korkularımız aynı zamanda bir romanın sayfalarında bulabileceğiniz kadar gerçekçi tasvirler içerir.مخاوفنا أيضا تميل إلى أنت تحتوي مجازات والتي قد تكون واضحة مثل ما قد تجده في صفحات رواية
Korkularımız aynı zamanda bir romanın sayfalarında bulabileceğiniz kadar gerçekçi tasvirler içerir.生々しいイメージがつきがちです 想像してください 食人種の歯が
Mantıksal, evrensel, gerçekçi, ve bilimseldir.논리적이고 보편적이며 사실적이고 과학적입니다.
Mantıksal, evrensel, gerçekçi, ve bilimseldir.logický, obecný, skutečný, vědecký.
Mantıksal, evrensel, gerçekçi, ve bilimseldir.lô-gic, mang tính toàn cầu, hiện thực, và khoa học.
Mantıksal, evrensel, gerçekçi, ve bilimseldir.logico, universale, fattuale, scientifico.
Mantıksal, evrensel, gerçekçi, ve bilimseldir.lógico, universal, factual, científico. "O meu mundo" é subjetivo.
Mantıksal, evrensel, gerçekçi, ve bilimseldir.logic, universal, faptic, științific.
Mantıksal, evrensel, gerçekçi, ve bilimseldir.logiczny, uniwersalny, rzeczowy, naukowy.
Mantıksal, evrensel, gerçekçi, ve bilimseldir.logikus, egyetemes, tényszerű, tudományos.
Mantıksal, evrensel, gerçekçi, ve bilimseldir.logique, universel, factuel, scientifique.
Mantıksal, evrensel, gerçekçi, ve bilimseldir.logisch, universeel, feitelijk, wetenschappelijk.
Mantıksal, evrensel, gerçekçi, ve bilimseldir.logisch, universell, sachlich, wissenschaftlich.
Mantıksal, evrensel, gerçekçi, ve bilimseldir.logis, universal, faktual, ilmiah.
Mantıksal, evrensel, gerçekçi, ve bilimseldir."Моят свят" е субективен. Той е емоционален.
Mantıksal, evrensel, gerçekçi, ve bilimseldir.הגיוני, אוניברסלי, עובדתי, מדעי.
Mantıksal, evrensel, gerçekçi, ve bilimseldir.منطقي، عالمي، واقعي علمي
Mantıksal, evrensel, gerçekçi, ve bilimseldir.科学的でもある 「私の世界」は主観的であり
Mantıksız bir seçim. Mantıksız çünkü bunun gerçekçi ya da idealistik olanı seçmekten farkı yok.Es una elección tonta, es como tratar de escoger entre ser realista e idealista.
Mantıksız çünkü bunun gerçekçi ya da idealistik olanı seçmekten farkı yok.C'est aussi stupide que d'avoir à choisir entre être réaliste ou idéaliste.
Mantıksız çünkü bunun gerçekçi ya da idealistik olanı seçmekten farkı yok.Este stupidă, la fel ca și cum ai încerca să alegi între a fi realist sau idealist.
Mantıksız çünkü bunun gerçekçi ya da idealistik olanı seçmekten farkı yok.È tanto folle quanto scegliere tra essere realisti o idealisti.
Mantıksız çünkü bunun gerçekçi ya da idealistik olanı seçmekten farkı yok.Jak pomiędzy byciem realistą i idealistą. Jak pomiędzy byciem realistą i idealistą.
Mantıksız çünkü bunun gerçekçi ya da idealistik olanı seçmekten farkı yok.마치 실제적인 존재와 이상적인 존재를 고르려고 하는 것과 같습니다
Mantıksız çünkü bunun gerçekçi ya da idealistik olanı seçmekten farkı yok.Net zoals dat het dom is om te kiezen tussen realistisch en idealistisch.