Bunlar da genelde İngilizce dublajlı ve yine kesilmiş versiyonlar oluyordu.Ez is főképp angol nyelvű, tehát most sem készült már kétféle változat.
Genelde maçları dostane bir havada geçer.Az idejüket szokás szerint pókerezéssel töltik.
Doğumlar genelde yağmur mevsiminde yapılır.A párzás általában az esős időszakban történik.
Şehirlerde kuru sezonda hava genelde daha serindir.Ez utóbbi időszakban a város időjárása rendkívül száraz.
Prokaryotlardaki mRNA'nın ömrü ökaryotlardakinden genelde çok daha kısadır.A bakteriális mRNS élettartama általában jóval rövidebb, mint az eukariótáké.
Genelde pygocentruslardan fırsat bulamazlar.Gyakran Malpighi-edényeik sincsenek.
Bu hallerde genelde siyasal rejim değişir.Gyakran cserélődik a kormányzat vezetése.
Genelde canlı ve çürümüş ağaçlarda yetişir.Általában kidőlt és rothadó lomhullató fákon udvarol.
Çekimler genelde herhangi bir sürede olabilir ve yalnız bir kamera ile filmleşir.A snittet általában egyetlen kamerával veszik fel, és bármilyen időtartamú lehet.
Oysa bunan dışında özel isimler genelde kuvvetli dekline edilmektedir.A mássalhangzóval végződő főnevek (-ść-en kívül) általában hímneműek.
Beytüllahim'den vadedilen lider (5:1-14): Bu pasaj genelde sürgün dönemine denk gelir.5. A serdülőkor (11 éves kortól): Ebben a szakaszban ismételten az érzelmek dominálnak.
Bu genelde beslenme şekillerine göredir.Általában ez is a rossz táplálásnak köszönhető.
Yılda aldığı yağış miktarı 2000 - 2200 milimetre olup kışlar genelde karlı, yazlar ılık geçer.Az átlagos éves csapadékmennyiség 2000–2200 mm között van, a tél időnként havas, a nyár meleg.
Genelde protein topoloji çizimlerinde C-ucuna doğru bir ok ile gösterilirler.Hogy a zenei fokszámokat könnyen megértsük, C-dúrban mutatjuk.
Yabanî mandalar genelde insanlardan uzak durur ve insanlardan kaçarlar.Normál esetben a vaddisznó fél az embertől, messze elkerüli.
Genelde asosyaldir ve çok nadir konuşur.Csendes, ritkán és keveset beszél.
Ama bu aileler genelde yazın gelmektedir.Általában nyáron ívik.
Genelde 9 veya 10 yaşlarında çıkarlar.Általában 9-10 évig is élnek.
Bu ev genelde Baba ocağıdır.A házat többnyire kontytető fedte.
Bu bölümler genelde taksonomik sınıflar olarak değerlendirilir.Ezeket többnyire csak színváltozatként kezelik a taxonómusok.
Bu familyaya ait kuşların genelde kuyrukları gövdelerinden daha uzundur.Ennek a fajnak a nősténye általában nagyobb méretű, mint a hímje.
İki eksenin ölçekleri de eş değere sahipken genelde diğer koordinatlarınkinden farklıdır.Más kutyákkal, főként vele azonos neműekkel, már nem mindig ennyire harmonikus a viszonya.
Evin çatısı genelde dört tarafa eğimlidir.A házak alaprajza rendszerint négyzet alakú volt.
Genelde çıplak ve ormansızdır.Általában magányos és területvédő.
Genelde yeşil bir şapka takar ve arkasıyla ilgilenir.Zöld öltönyt visel, és gyakran kergeti a kalapját.
Bu hizmetler genelde hizmet bedellerini karşılayamayacak olanlar için sunulmaktadır.House általában visszautasítja az olyan eseteket, melyek nem keltik fel az érdeklődését.
Yemekler genelde üç öğün üzerine kuruluydu.Egy tipikus ebéd általában legalább három fogásból áll.
Bunun nedeni ise eski aşkı Jean Grey olmuştur genelde.Scott mellett pedig régi szerelme, a halottnak hitt Jean Grey állt.
Antihistaminler genelde epinefrine ek olarak kullanılır.Az antihisztaminokat gyakran alkalmazzák az epinefrin kiegészítéseként.
Genelde koloniler halinde bulunur.Általában nagyobb kolóniákat alkot.
Evler genelde 2 katlıdır.A kabinok általában kétszemélyesek.
Genelde Yönetmen Görüntü Yönetmeni'ne filmin nasıl gözükmesini istediğini anlatır.A firkász arról kérdezi a direktort, hogy miről szól új filmje.
Genelde çayırlık alanlarda küçük gruplar şeklinde görülür.Általában kis négyzet alakú területekre osztják a hajat.
Evler genelde güneye bakar.Az ajtók és kapuk általában délre néztek.
Genelde alaca karanlıkta aktiftirler.Általában sötétet mattolják.
Köyün ekonomisi genelde hayvancılıkla sağlanır.A falu lakossága hagyományosan gabonatermesztéssel foglalkozott.
Göç edenler genelde gecekondulu yapılaşma sağlamışlardı.Így a tulajdonnevek gyakorta vették fel az Ur.
Genelde çeneyi hedef alır.Általában szájon át veszik be.
Genelde hastalara kemoterapi ve radyoterapi veya her ikisi aynı anda uygulanır.A kezelésben általában kemoterápiát és műtéti eljárást, valamint esetenként sugárkezelést alkalmaznak.
Bununla birlikte plan genelde başarılı oldu.Ez a gesztus szinte minden esetben sikeres volt.
Ben genelde dokuzdan beşe kadar çalışırım ama bugün ona kadar çalıştım.Általában kilenctől ötig szoktam dolgozni, de ma tízig dolgoztam.
Macar askerleri genelde hem doğu cephesinde hem de İtalyan cephesinde konuşlandırılmıştı.A magyar katonákat a keleti és az olasz fronton egyaránt, nagy számban bevetették.
Bozkırlar genelde ilkbahar aylarında yeşerir, Haziran ayı sonlarında sararırlar.Poikaset kuoriutuvat yleensä kesäkuun parin ensimmäisen viikon aikana.
Genelde süt ve yağ ile servis edilir.Yleensä sitä tarjotaan sokerin ja maidon kanssa.
Genelde kar yağar.Silloin sataa yleisesti lunta.
Çok akıllıdır ve genelde kitaplar okur.Hän ei ole kovin suosittu, ja lukee yleensä kirjaansa.
Genelde hırsızlık yapar.Yleensä kyseessä olivat ryöstöretket.
Nantucketlı Arthur Gordon Pym'in Öyküsü hakkında yayımlandığı dönemde çıkan eleştiriler genelde olumsuzdu.Aikalaisarviot teoksesta Arthur Gordon Pymin selonteko olivat yleensä kaiken kaikkiaan kielteisiä.
Burns ayrıca halk şarkıları toplamıştır, genelde bunları düzeltmiş ya da adapte etmiştir.Elämänsä aikana Burns keräili kansanlauluja ympäri Skotlantia, usein muokaten ja parannellen niitä.
Ayrıca genelde patlama yaralarıyla karşılaşmayız."Myös kranaatit upposivat useasti räjähtämättä liejuun.
Kirigami genelde simetriktir; kar taneleri, yıldızlar veya orkideler gibi...Kirigami on yleensä symmetristä, kuten lumihiutaleet, pentagrammit tai orkidean kukat.
Düğünler genelde basit geçer.Häät ovat yleensä ylelliset.
Halk genelde birbirleri ile akrabadır.Miehet ovat usein veljeksiä keskenään.
Genelde 3-5 yıl sürer (İng.Tehtävä on yleensä määräaikainen (3–5 vuotta).
Salonlar genelde oldukça büyüktür.Yleensä astiat olivat varsin suuria.
Genelde silkinilerek gerçekleşir.Ne tehdään useimmiten silkistä.
Genelde vurmak amaçtır.Usein hyvin tulista.
Atı genelde damadın kardeşi veya yakın akrabası çeker silahlar atılır.Yleensä bestmaniksi valitaan sulhasen veli, miespuolinen serkku tai läheinen ystävä.
Sıcaklığın artırılması genelde reaksiyon hızında artışa yol açar.Lämpimämpi vesi yleensä pahentaa reaktiota.
Xander'ın babası bir alkoliktir ve oğluyla karısına genelde kötü davranmaktadır.Isänsä Woodson oli alkoholisti ja hakkasi usein vaimoaan ja poikaansa.