Ana içeriğe geç
Sözlük

genelde ile cümle

genelde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gemide genelde yaklaşık 90 kişi bulunur.Jednorazowo przebywało w nim zwykle około 90 Polaków.
Genelde köyün arazisi düzlüktür.Jak większość mieszkańców pustyni często czymś obrywa.
Bu ayakkabıların genelde moc toe (makosen gibi) tarzı yapıları vardır.Obuwie takie zapewnia również dobrą przyczepność na macie.
Köy halkı, genelde Bulgaristan'dan gelmiş göçmen, yani muhacirlerden oluşur.Wygoń więc zewsząd z Ukrainy obcych – gnębicieli.
Erişkinler genelde kur yapmak ve çiftleşmek için bir araya gelir ve kendilerine geniş bölgeler ayırırlar.Czasami plechy występują licznie obok siebie, zlewają się i tworzą duże skupiska.
Kar parsları genelde alaca karanlıkta hareketlidirler.Często dopada ofiary poruszające się pod śniegiem.
Genelde gece aktif olurlar, ancak bazı zamanlarda gündüzleri de rastlanabilirler.Aktywny jest głównie w nocy, jednak dość często można go spotkać także w dzień.
Skip atıcıya genelde bunu söyler.Najczęściej jest to tradycyjny odrzutowiec.
Karıncayiyengiller genelde Yalnız yaşar ve sırf çiftleşmek amaçlı birleşirler.Wiewióry kremowe żyją samotnie, łączą się w pary tylko w związku z rozrodem.
Genelde diğer kuş türlerinin avını çalar.Często plądruje gniazda innych ptaków.
Genelde Planları Hannibal yapar.Często pomaga jej w tym Hanibbal.
Genelde Mukesh olarak anılır.Wyglądem przypomina muskowit, czasami talk.
Genelde mantarı yiyen kişi derin bir uykuya dalar.Śpioszek – krasnal będący prawie zawsze śpiący.
Genelde koltuk altında, kasıkta veya boyunda belirir.Zwykle zwężone u nasady, ogonkowe lub siedzące.
Çok uluslu bir kolluk kuruluşu genelde ülkenin veya ülkelerin bir bölümünde görev yapar.Zarząd stan wyjątkowy na terenie całego kraju lub jego części.
"Anayolların köy sapaklarında genelde köyün adını yazan tek bir levha vardır.Zwykle na zawartość konkretnej księgi mieli wpływ sami właściciele wsi.
Öyküler ise genelde Latin kaynaklıydı.Piśmiennictwo w tym okresie było przeważnie łacińskie.
Tedavi genelde kozmetik nedenlerle yapılır.Zabiegi usuwania są jednak przeprowadzane najczęściej z powodów kosmetycznych.
Genelde evin tavanına yapışarak uyur.Przeważnie siedzi w swoim pokoju na piętrze.
Bir ışık kaynağı, genelde uzun ömürlü LED, bir lens sistemi yoluyla bir prizma yüzeyine odaklanır.Źródło światła, najczęściej dioda LED, jest skierowane na powierzchnię pryzmatu za pomocą systemu optycznego.
Şalit’in tutsaklığı, genelde adam kaçırma olarak algılanıyordu.Szyiccy rebelianci zaprzeczyli, jakoby stali za porwaniem.
Mike, uçaklar genelde böyle mi sarsılırlar?Mike, czy samoloty zwykle drżą w ten sposób?
Amerikalılar genelde çay yerine kahveyi tercih ederler.Amerikaner i allmänhet föredrar kaffe framför te.
Böyle bir yolculuk genelde üç ila dört gün sürer.En sådan resa tar normalt 3 - 4 dagar.
Bu sıkıca bağlı moleküller genelde aktif merkezde bulunur ve katalizle ilişkilidir.Dessa hårt bundna molekyler återfinns just oftast i det aktiva centrumet och deltar i katalysen.
Abhazya'da genelde Rus rublesi kullanılmaktadır.I Abchazien används istället främst den ryska rubeln.
Daha doğrusu ilgili bilgiler genelde laboratuvarda tavşanlar üzerine yapılan çalışmalardan elde edilmiştir.Det är snarare så att den relevanta kunskapen oftast härrör från laboratoriestudier på kaniner.
Üçlü bisikletlerin genelde önde bir, arkada iki tekerleği vardır.Trehjuliga lådcyklar har oftast två hjul fram och ett bak.
Genelde şehirde yaşayan halk tarafından şehrin ismi "Donny" olarak söylenir.Invånarna kallar staden ofta för bara Donny.
Bu vakalar genelde meningokok sebebiyle olur.Dessa fall orsakas oftast av meningokocker.
Semptomlar genelde iki gün içinde düzelir ama iyileşmek için yedi güne uzayabilir.Symptomen förbättras vanligtvis inom två dagar, men kan bestå i upp till sju dagar.
Bu tip bir kanser, nerde bulunduğuna bağlı olmakla beraber, genelde cerrahi ile alınabilir.Beroende på hur och var den är lokaliserad kan den oftast tas bort med kirurgi.
Genelde bu hastalık geç teşhis edilmektedir.Det är som regel viktigt att sjukdomen upptäcks tidigt.
Genelde 6 ay ile 5-6 yaşları arasındaki çocukların yaklaşık % 15'inde krup gözlenir.Omkring 15 % av barn, vanligtvis i åldrarna sex månader upp till fem till sex år, kommer att få krupp.
Bunun yanında köyde yılda 1 defa ve genelde haziran ayının ilk haftası yapılan hacet bayramı vardır.Varje år hålls även en hästfestival i staden, oftast första veckan i juni.
Genelde iyi korunmuşlardır.I allmänhet är de väl konserverade.
Genelde erkeklerde görülür (kadınlarda da görülebilir).Särskilt kan man lägga märke till bạn (vän).
Dolayısıyla bir tur genelde 72'lik bir par sayısına sahip olur.Det ger då för hela banan ett totalt par på 72.
Tek bir doz genelde yeterlidir ve genellikle bunun güvenli olduğu kabul edilmektedir.En enda dos är allt vad som krävs i vanliga fall, och anses i allmänhet vara säkert.
Bu prodüksiyonların genelde hem oyuncuları hem konuları hem de dilleri farklı oluyor.Det som skiljer dem åt är språket och skådespelarna.
Anafilakside genelde dakikalar veya saatler içerisinde birçok farklı semptom görülmektedir.Med anafylaxi uppkommer i normalfallet en rad olika symtom inom endast några minuter eller timmar.
Genelde, polinomun ismi P(X) değil, P′dir.Graden av polynomet P(x) betecknas vanligen deg P(x).
Genelde buraya dua etmek ve dilek tutmak için insanlar geliyor.Var är mitt folk? frågar han sig, och ber.
Evlerde genelde tuvalet bulunmamaktadır.Lokaltåg har ofta inga toaletter.
Bu sinyale saat sinyali denir ve genelde bir periyodik kare dalga formunda olur.Denna signal, känd som klocksignal, sker vanligen i form av en periodisk fyrkantsvåg.
Çocuklar genelde özel olmayan semptomlar sergiler: irritabilite (duyarlılık) ve drowsiness (uykulu olma) gibi.Barn uppvisar ofta endast icke-specifika symptom, såsom irritation och dåsighet.
Şarkılarımı genelde sabah yazarım.Sånger i allmänhet.
Gezegenimsi bulutsularla ilgili çalışmalarda uzun süredir sorun, genelde mesafelerinin iyi bilinememesidir.Ett vanligt problem med studier av planetariska nebulosor är att deras avstånd i allmänhet inte är känt.
Doğumlar genelde yağmur mevsiminde yapılır.Ungarna föds vanligen i samband med regntiden.
Astım hastalarının genelde kaşınma veya mide ya da barsak semptomları yoktur.Personer med astma har i normalfall ingen klåda eller mag- och tarmsymtom.
Kahvaltı genelde sadece kahve ve küçük kahvaltı ekmeği ya da tatlı bir unlu mamülden oluşur.Frukosten består traditionellt bara av kaffe och en småfranska.
Bombalar genelde dört bölümden oluşur.En flygbomb består vanligen av 4 delar i grunden.
Çiftleşme genelde Eylül ile Aralık arasında yer bulur.Parningen sker vanligen mellan september och oktober.
Çünkü genelde geceler soğuktur.Dagen är varm, natten oftast kall.
Genelde caz ve blues tarzı müziklere yatkınlığı vardır.Jazz och blues har mycket gemensamt.
Eğlence için genelde 8 veya 6 sonla oynanır.En match omfattar vanligen åtta eller tio spelomgångar.
Evler genelde eski yapıdadır.De ligger i allmänhet i gamla fängelsebyggnader.
Ekip genelde organize suç örgüt ve çetelerine sızarak faaliyet gösteren suç organizasyonlarını çökertirler.I huvudsak riktas arbetet mot individer i nätverk av kriminella och gäng.
Doğumlar genelde yaz aylarında gerçekleşir.De föder vanligen på sensommaren.
Bu dönemde yüksek kaliteli silindir mühürler genelde bulunmaz.Verken i sådana ur brukar hålla en hög kvalitet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
genelde ile cümle - Sayfa 36 - genelde kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App