Ana içeriğe geç
Sözlük

genelde ile cümle

genelde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Genelde oyun karakterleri ekranın solundan sağa doğru gider.Elle est toujours filmée marchant de la gauche de l'écran vers la droite.
Silahlara, genelde mancınık deniliyordu.Elles sont parfois appelées armes classiques.
Bu durum genelde simetri bakışımlılık gerektirir.C’est ce qui relève généralement de la sémantique.
Genelde orta sahanın solunda görev alırdı.Il occupe habituellement le poste d'arrière-gauche.
Ama genelde resmi kurallarla cezanın gerçekte uygulaması arasında önemli farklılıklar vardır.Il y a toujours, bien sûr, une certaine différence entre législation et application de la loi.
Bu köpekbalıkları genelde göçmen türlerdir.Ces fourmis sont généralement envahissantes.
Enfeksiyöz ajanlar genelde en az bir bulaş yollunda uzmanlaşmışlardır.Les agents infectieux sont généralement spécialisés pour un mode particulier de transmission.
Genelde bu hastalık geç teşhis edilmektedir.Le diagnostic est souvent tardif.
Köprüler genelde metalden yapılır.Un coupe-ongles est fait généralement de métal.
İki eli ve genelde neşeli bir hali vardır.Dix étamines et généralement deux styles.
Evlerde genelde tuvalet bulunmamaktadır.Les femmes n'ont parfois pas de toilettes sur leur lieu de travail.
Yetişkin bir kral penguen genelde 85 ile 95 cm boyunda, 12 ve 14 kg arasında ağırlıktadır.Le manchot royal adulte mesure entre 85 et 95 cm et pèse habituellement entre 12 et 14 kg.
Animeler, genelde mangaların televizyona ya da sinemaya uyarlanmasıdır.Les lignes originales des Lotus leur ont souvent valu d'être utilisées au cinéma ou à la télévision.
Genelde hep evde oturur.Il y séjourna le plus souvent.
İstihkam taburları genelde aşağıdaki gibi teşkillenmiştir.La diffusion se fait, comme d'habitude, en direct.
İngiltere'de oynanan maçlar genelde Wembley Stadyumu'nda oynanmaktadır.L'équipe d'Angleterre joue habituellement ses matchs au Stade de Wembley, à Londres.
Hem arızaya-dayanıklı bileşenler hem de yedek bileşenler genelde maliyeti artırırlar.Les composants insensibles aux pannes et les composants redondants ont tendance à accroître les coûts.
Şarkılar genelde geleneksel anlamdaki tempo veya ritimden yoksundur ve tipik olarak çok uzundur.Les chansons sont souvent longues et manquent de rythme dans un sens traditionnel.
Genetikte bunlara genelde baz olarak değinilir.La couleur est généralement attribuée à des organismes extérieurs.
Bu gösterilerden yüzlercesi açık hava altında, genelde sokaklarda yapılır.De nombreuses scènes se déroulent de nuit, et souvent sous la pluie.
Genelde belli bir kültün dinî gereklerini yerine getirmek onları bir araya getirirdi.Mais au fur et à mesure, une certaine relation de complicité les unit.
Çok havlayan köpekler genelde tehlikeli değildir.Los perros que ladran mucho por lo general no son peligrosos.
Bay Wang genelde toplantı odasında kestirir.El Sr. Wang normalmente toma una siesta en la sala de reuniones.
İnandığım şeyi söylüyorum ve genelde yanılmam.Yo digo lo que creo y no me suelo equivocar.
Babam genelde bira içer ama bu akşam şarap içti.Normalmente mi padre bebe cerveza, pero esta noche ha bebido vino.
Alerjiye karşı ilaçlar genelde bana uyku veriyor.Los medicamentos contra la alergia normalmente me dan sueño.
Tatlı olarak, genelde meyve yerim.Para el postre, por lo general como fruta.
Öğle yemeğinden sonra genelde uykun geliyor mu?¿Te suele entrar sueño después del almuerzo?
Genelde ne tür içki içiyorsunuz?¿Qué bebida soléis tomar?
Genelde ne kadar içki içiyorsunuz?¿Cuánto soléis beber?
Taksiler neden genelde sarı renkte?¿Por qué suelen ser amarillos los taxis?
Bu genelde işe yarıyor.Suele funcionar.
Başlangıç malzemesi genelde bir biyolojik doku veya mikrobiyal kültürdür.El material inicial es generalmente un tejido biológico o un cultivo microbiano.
Teknik danışmanlık ise genelde programlama aşamasını içerir.La consultoría técnica muchas veces implica programación.
Genelde yaz aylarında 50 ve 70 enlemleri arasında ekvatorun kuzey ve güneyinde gözlemlenirler.Normalmente se ven en los meses de verano en latitudes entre los 50° y 70° al norte y sur del ecuador.
Kitapta betimlenen nesnelerin tüm dış çizgileri basılı olur, ancak tamamı genelde siyah veya renksiz olur.La Luna desaparece en conjuno con el cielo, y todo se vuelve blanco y negro.
Bu genelde atık ısı ya da “ikincil ısı” ya da “düşük derecede ısı” olarak anılır.Ello es comúnmente denominado calor residual o "calor secundario", o "calor de baja calidad".
Genelde konuşmaz.Generalmente no hablan.
Genelde 9 veya 10 yaşlarında çıkarlar.Suele comenzar a notarse a los 9 o 10 años de edad.
İlk reformlar genelde Osmanlı İmparatorluğunun organizasyonunu ve sistemlerini değiştirerek ele alınmıştır.Las primeras reformas estaban dirigidas a cambiar la organización y sistemas del Imperio otomano en conjunto.
Genelde Disney, Warner Bros. veya Hanna-Barbera tarzları örnek alınıyordu.Usualmente, se podía seguir el estilo de Disney, Warner Brothers, o Hanna-Barbera.
Dijital kalem genelde daha büyüktür ve kalemden daha fazla özelliğe sahiptir.Un bolígrafo digital es generalmente más grande y tiene más características que un estilete digital.
Ancak bu savaşlarda genelde iki taraf da pek bir çıkar edemedi.Hay dos cosas que no suelen faltar en estos encuentros.
Genelde biyolojik sistemlerde enerji ve entropi birlikte değişir.En sistemas biológicos, generalmente la energía y la entropía cambian a la vez.
Genelde yemek pişirmek için kullanılır.No suele usarse para cocinar.
Soldaki kırmızı elbiseli kadının genelde Friedrich'in eşi Caroline olduğu düşünülür.La mujer vestida de rojo sería entonces la joven esposa de Friedrich, Caroline.
Genelde bir öğrenci olduğu düşünülen aşık, sevgilisi Lenore'u kaybetmenin yasını tutmaktadır.El amante, que a menudo se ha identificado como un estudiante,​​ llora la pérdida de su amada, Leonora.
Genelde 'Sparx' olarak çağrılır ve 'Sparky' denilmesinden nefret eder.Sprx detesta que lo llamen "Sparky".
Daha ender olarak görülen Shigella (dizanteri) genelde insan kaynaklıdır.La Shigella (causante de disentería) es menos común, y generalmente de origen humano.
Bu kesim genelde İsrail İşçi Partisini ve laik bir ülke anlayışını destekler .Son en gran parte partidarios del Partido Laborista Israelí y de un estado sionista laico​.
Nalimov genelde atıf yapma endeksi (citation index) kavramı önerisiyle değeri anılır.Nalímov es usualmente considerado como quien propuso el concepto de índice de citación.
Dizi eleştiri almasına rağmen genelde beğenildi.A pesar de ser objeto de críticas, en general fue bien recibido.
Çalışma saatleri genelde güneşin doğuşuyla başlar, öğleden sonra biterdi.El día de trabajo comenzaba normalmente a la salida del sol y finalizaba por la tarde.
Genelde 3-7 bentten oluşur.Por lo general, tiene 3-7 foliolos.
County yönetimi genelde county merkezi olarak adlandırılan bir belediyenin içinde yer alır.El gobierno del condado por lo general reside en una municipalidad llamada sede de condado.
Doktor, nadiren yalnız ve genelde bir veya daha fazla yol arkadaşıyla yolculuk yapmaktadır.El Doctor generalmente viaja con uno o más compañeros.
İspanya'da navaja sözcüğü genelde tüm katlama bıçaklar için kullanılır.Es común en toda España el uso de la palabra telefonillo para designarlo.
Bunlar da genelde okyanuslardır.Son generalmente marinas.
Oyuncular genelde kendi pozisyonunda kalır.Los actores habitualmente tienen su propio horario de trabajo.
Genelde öğrenciler tarafından kullanılmaktadır.Generalmente, es humillado por las estudiantes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod