Ana içeriğe geç
Sözlük

gemi ile cümle

gemi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak, hastane gemileri saldırıya uğrayanlar sadece müttefikler değildi.En revanche, ceux observés par les aviateurs alliés ne l'étaient pas.
Gemideki herkes can vermiştir.Tous à bord ont péri.
Savaşta Almanlar Scharhorst, Gneisenau, Nürnberg ve Leipzig savaş gemilerini kaybettiler.L'Allemagne perd le navire amiral Scharnhorst, le Gneisenau, le Nürnberg et le Leipzig.
Uyandığında kendini bir gemide bulur.À son réveil, il se retrouve sur une plage.
Gemi önadlarıEl Barco Barco
1204 de 4.Haçlı seferinde, Venedik gemileri zinciri koç ile kırabilecekti.En 1204, pendant la quatrième croisade, les bateaux vénitiens réussirent à casser la chaîne avec un bélier.
Savaşta kaybedilen ilk İngiliz savaş gemisidir.Il fut le dernier navire britannique perdu durant cette guerre.
Jack Sparrow Port Royal'a bir gemi çalmak için gelir.Le capitaine et pirate Jack Sparrow arrive à Port Royal avec l’intention de voler un navire.
Bu torpidolardan 1 tanesi bir gemiyi yok edebilecek güçteydi.Un seul de leurs obus est capable de détruire un vaisseau.
Ortadaki büyük gemi yelkenlerini toplamaya başlamıştır.Celle-ci commence à accueillir certains bateaux de croisière de taille moyenne.
Bir gemi yap …..Un navire!
Daha sonra gemiyi patlatıp batırırlar.Ils coulent ensuite le navire.
4.252 insanın gemiden tahliye edilmesi gerekti.352 touristes ont dû être évacués.
Gemi dibe oturur ve büyük hasar almıştır.Le bateau se tord et est endommagé.
Üç gün süren fırtına Pers Donanması'ndaki gemilerin neredeyse üçte birini yok etmiştir.La tempête dure deux jours et détruit environ un tiers des navires perses,.
1543'teki ilk temastan sonra, Protekiz gemileri Japonya'ya uğramaya başladı.Peu après les premiers contacts en 1543, les navires portugais commencent à arriver au Japon.
Ayrıca geminin tek cidarlı oluşu da tartışma konusu olmuştur.L'identité réelle du bateau a également pu poser question.
Film 2518 yılında başlar, Serenity bir kargo gemisinin kaptanının ve ekibinin hikâyesini anlatır.Le film se passe en 2517 et décrit l'histoire de l'équipage du Serenity, un vaisseau de classe Firefly.
Gemide görev dışı saatlerde, Aurora Dawn'ı yazmaya başladı.Il commence alors à écrire son roman, Aurora Dawn lorsqu'il n'est pas en service à bord du navire.
O gece; gemiden kaçırılıp, Çin'e geri getirilir.Il sera démonté et ramené par bateau en France.
Gemi otomatik olarak çalışabilir ya da bağımsız zemin kontrolü bir pilot tarafından yapılabilir.Il vole de façon autonome piloté par un contrôleur au sol.
Ardından 17 gemiden oluşan Dinyeper Filotillası da katıldı.Son escadre se composait alors de 17 vaisseaux.
Gemi, savaşın çoğunluğunda bir eğitim gemisi olarak kullanıldı.Le navire est ensuite, pendant la majeure partie du conflit, utilisé comme navire d'entraînement.
Gemi yeryüzüne sekiz dönemde (aşamada) indi.Couvrant la terre de part en part, il la dépasse encore de dix doigts.
Daha sonra kıyılarda tutunamayacaklarını görerek gemiye geri döndüler.Puis ils s'embrassent sur le quai de la gare sans savoir s'ils se reverront.
Seni tanıdığımdan beri hep bir gemi geçiyor içimden.Je connais ce navire pour l'avoir souvent vu.
Sınıftaki gemiler Nassau, Rheinland, Posen ve Westfalen'dır.La classe est composée du Nassau, du Rheinland, du Posen et du Westfalen.
Gabriel, İsrail yapımı bir gemisavar füzesidir.Gabriel est un missile mer-mer israélien.
Gemilere de ilgi duymaktadır.La présence de ces navires inquiète.
Bir düzine Güney Koreli gemi onu engellemek için kargaşa oluştu.Une douzaine de navires sud-coréens eurent l'ordre de l'intercepter.
Özellikle Mayıs-Ekim arası dönemde gemi donmaları.Les bateaux y sont au mouillage de mai à octobre.
Sağ kanadına Roma Filosu'nun en gerideki gemilerine saldırma emri verdi.Il donna l'ordre à son flanc droit d'attaquer les navires Romains situés les plus à l'arrière.
Dört gemi de 1907 ortalarında kızağa konulmuş, Mayıs-Eylül 1910 arasında tamamlanmıştır.Les quatre bâtiments sont mis sur cale au milieu de l'année 1907, et achevés entre mai et septembre 1910.
Gemideki onarım 17 Haziran'a kadar tamamlanamadı.Ces navires ne peuvent être finis avant juin 1940.
Üç isabet alan gemi karaya oturdu.Dans le choc, trois hommes tombent à la mer.
Aynı şirkete ait bu gemilerin isimleri Olympic ve Britannic.Il appartient à la classe Olympic avec ses deux sister-ships, l'Olympic et le Britannic.
İkinci olarak Algol, 1669 yılında Geminiano Montanari tarafından değişen olarak tanımlandı.Elle fut découverte en 1669 par Geminiano Montanari.
SG-1'ın sorumlu yapımcısı Brad Wright, geminin mühendisi olan Montgomery Scott olarak gözüktü.Brad Wright, le co-créateur de Stargate SG-1 y joue l'ingénieur Montgomery Scott.
Her gemiden altı kişi kayıp vermiş oldular.Plusieurs dizaines de navires sont perdus de chaque côté.
1577-1580: Francis Drake Dünya'nın etrafında gemiyle dolaştı.1577-1580 : Francis Drake réalise le deuxième tour du monde.
20 metreden fazla dip mesafesine (draft) sahip gemiler sadece Eurogeul Kanalı’ndan giriş yapabilirler.Les navires de mer avec un tirant d'eau de plus de vingt mètres doivent nécessairement utiliser l'Eurogeul.
Isuzu Gemini, Isuzu'nun 1975-2000 yılları arasında ürettiği otomobildir.La Isuzu Gemini est une automobile produite par Isuzu de 1974 à 2000.
Nampho, DPRK gemi inşa endüstrisinin merkezidir.Nampo est un centre pour l'industrie de la construction navale de la RPDC.
Bir inanışa göre, Büyük ağrı dağı Nuh'un gemisinin karaya oturduğu dağdır.Dieu-souverain, résidant dans son temple-montagne (l'É-kur) de la ville de Nippur.
Brik, iki adet kare şeklinde direk pilonu olan bir yelkenli gemidir.Un brick est un type de bateau à voile à 2 mâts.
Pek çok gemi de kötü bir şekilde zarar görmüştü.Quelques bateaux ont été légèrement endommagés.
Daha sonra eğitim gemisi olarak hizmet verdi.Il sert alors de navire d'entraînement.
Pilotlar, gemiye alınmışlardır.Un pilote monte à bord.
Gemide isyan başladı.Le désordre règne à bord.
Sonra gemiyi havaya uçurur.Le navire explose.
İnşa edildiğinde, dünyanın en büyük açık deniz gemilerinin biriydi.À sa construction, il fut l'un des plus grands navires du monde.
İlk kez kullanılan bu ticari gemiler büyük başarı sağlamıştır.Ce premier code maritime connaît un grand succès.
Bu gemilere benzer tasarımlar bulunur.Les navires disposent de ce type d'installation.
Mayın tarama gemisi, mayın temizlemek amacıyla tasarlanmış küçük bir savaş gemisidir.Un mouilleur de mines est un navire de guerre des mines spécialisé dans le minage maritime.
Geminin toplamda 744 subay ve erattan oluşan mürettebatı bulunuyordu.Son équipage comprenait 747 officiers et marins.
Gemi şu anda Oslo'daki müzede sergilenmektedir.Le navire est visible au musée d'Oslo.
Herodot'un belirttiğine göre fırtınada 300 gemi batmış, 20 bin Pers askeri kaybedilmiştir.Selon Hérodote, 300 navires et plus de 20 000 hommes sont perdus.
Sınıf Helgoland, Oldenburg, Ostfriesland ve Thüringen olmak üzere 4 gemiden oluşuyordu.Quatre navires de cette classe ont été construits : les Helgoland, Ostfriesland, Thüringen et Oldenburg.
Her geminin füzeleri ve yakıtları sınırlı sayıdadır.Le nombre de combinaisons et de navettes est limité.
Zırh, geminin farklı bölümlerinde farklı kalınlıklarda olabilir.Elle peut concerner n'importe quel segment de ce vaisseau.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod