Ana içeriğe geç
Sözlük

gemi ile cümle

gemi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
125.000 gross tonaja kadar olan gemiler kanalı kullanabilir.Seeschiffe bis 125.000 Tonnen können ihn befahren.
Gemi tamamıyla savunmasız kalmıştı.Das Schiff blieb bewegungslos liegen.
Genellikle ticari gemilerden tamamen farklıdırlar.Ganz anders die Navi-Nutzer.
Bu yolculuğa katılan Jules Verne Yüzen Şehir adlı romanında bu gemiyi anlattı.Trotzdem zeigt Verne in dem Roman seine Begeisterung für das Schiff.
Ben Yolcu Gemisi Şirketi, ona ünlü şirket hediyesini takdim etti: Bir altın saat.Dies brachte dem kleinen Schiff den Ehrentitel „Ihrer Majestät Linienkutter“ ein.
Gemilerin büyük çoğunluğu burada imha edildi.Das Kirchenschiff wurde dabei weitgehend zerstört.
Bir kruvazör sınıfına ve bir savaş gemisine ismi verilmiştir.Unter dem Legionsnamen ist eindeutig ein Kriegsschiff zu erkennen.
Keşif gemileri daha hızlı gider ve daha çok tayfa taşıyabilirler.Schiffe konnten nun Passagiere und Waren in größerem Umfang mitnehmen.
Gemi açık arttırma yoluyla satışa konuldu. motorları ve dümeni yoktu.Das Schiff war auf den Antrieb mit Rudern anstatt Paddeln eingerichtet und hatte kein Segel.
Geminin donatımının tamamlanmasının ardından 3 Ağustos 1906'da Eylül'e dek sürecek olan testleri başladı.Nach der Fertigstellung wurde das Schiff bis zum 30. September 1909 in der Ostsee erprobt.
Petrol tankerleri, ham petrol taşıyan gemilerdir.Öltanker sind Schiffe, die speziell für den Transport von Erdöl gebaut werden.
Gemiler ve kamp ahşap bir savunma duvarıyla güven altına alınmıştır.Schiff und Turm haben verputztes Feldsteinmauerwerk.
ABD'den gemi satın alınması ve gemilerin onarılması konusunda da çalışmalar yapıldı.Es wurde entschieden, dass das Schiff in den USA repariert werden sollte.
O sonra uzay gemisini kendi aldı.Er steuerte das Raumschiff alleine.
Açılan ateş sonucunda gemilerde bir hasar oluşmadığı gibi, can kaybı ve yaralanmada olmadı.Zum Zeitpunkt des Feuerausbruchs befand sich niemand an Bord, es gab keine Verletzten.
Amerika Birleşik Devletleri'nin 3. eyaleti olan New Jersey eyaletinin adını taşıyan ilk savaş gemisidir.Sie war das dritte Schiff, das nach dem 36. Bundesstaat benannt wurde.
Gemi küçük bir dümene sahipti.Das Flugzeug hatte einen schlanken Rumpf.
Predacon ise gemiden kaçar.Der Lotse geht von Bord.
Köprülerin üç yerinde, gemilerin geçebilmesi için açıklık vardır.Über drei Brücken ist es möglich, die Gräfte zu überqueren.
Ücretini ödeyip gemiye bindi.Seine Papiere hat er an Bord zurückgelassen.
24 Mayıs'ta Nagra nakliye gemisi durduruldu.Nur die Beschädigung eines Frachters am 14. Mai konnte verbucht werden.
'Küçük yavrular bile gemi için zift taşıyorlardı.Manche Beyliks hatten jedoch kleinere Flotten zur Seeräuberei.
Geminin koruyucusu tanrıçası Hera idi.Die Schutzgöttin der Frauen war Juno.
Şirket 125 yıl boyunca gemi ve diğer büyük makinelerin inşaatını yapmıştır.Seit 1956 stellt das Unternehmen große Schiffsmotoren her.
Gemi iyi durumda.Das Schiffchen ist stark gebogen.
Bu sebeple kanal, gemiler için büyük güçlük arz etmektedir.Dementsprechend ist die Passage durch den Kanal nur starken Schiffen zu empfehlen.
Geminin batışı iki saat ve on beş dakikada sürmüştür.Das Frachtschiff zerbrach in zwei Teile und sank innerhalb von dreizehn Minuten.
Saldırıda iki savaş gemisi ve bir refakat gemisi ağır hasar gördü.Dabei werden zwei Besatzungsmitglieder getötet und das Boot schwer beschädigt.
Bu söylediklerinin teminatı olarak gemilerde rehine olarak kalmaya razıydılar.Diese nehmen nun aber ihrerseits Telasko als Geisel.
Bu durumda da geminin kaptanı onu evlatlık edinmiştir.So kam es, dass der Kapitän des Schiffes Johnny zu sich nahm.
Weissenburg, Burdenburg sınıfında inşa edilen üçüncü gemiydi.Er war das dritte Schiff der Magdeburg-Klasse.
Bu sancak gemisine 8 gemi eşlik ediyordu.Das Unternehmen betrieb acht Schiffe.
Üzerinde insan yaşamayan Pitcairn'e ulaştıktan (1790) sonra gemiyi yaktılar.1790: Wenige Tage nach der Ankunft der Bounty-Meuterer auf Pitcairn setzen diese das Schiff in Brand.
Gemi, "E" geçici adıyla sipariş edildi.Das Schiff ist mit der Eisklasse „E“ klassifiziert.
1923'te Alman donanması yeniden yapılanma geçirdi, Braunschweig filonun yeni bayrak gemisi olarak belirlendi.1923 schuf die Reichsmarine ein Flottenkommando, und die Braunschweig wurde das Flottenflaggschiff.
Ölüm Gemisi (İngilizce: Death Ship), 1980 tarihli Kanada yapımı korku filmidir.Death Ship ist ein Horrorfilm, der 1980 in britisch-kanadischer Co-Produktion entstand.
Beldeler: Beylerli, Gemiş.In: Mäzene, Schenker, Stifter.
Tıpkı batan bir gemiyi terkeden fareler gibi.Juste comme des rats quittant un navire en perdition.
Gemi ile dünya etrafındaki yolculuğuna başladı.Il commença son voyage autour du monde en bateau.
Bir rüya gemisi, kabusa yanaştı.Un bateau de rêves a accosté un cauchemar.
Neden hâlâ geminin kenarında değilsiniz?Pourquoi n'êtes-vous pas déjà à bord du bateau ?
Gemi, savaş için hazır değildi.Le navire n'était pas en ordre de bataille.
Gemi, ne zaman bekletiliyor?Quand le navire est-il attendu ?
Gemi özenle arandı ama hiçbir uyuşturucu maddesi bulunmadı.Le navire fut soigneusement fouillé mais aucune drogue ne fut trouvée.
Kendimi bir gemide hatırlıyorum, daha beş yaşında değildim.Je me souviens avoir été sur un bateau lorsque je n'avais que cinq ans.
O bir gemi.C'est un bateau.
New York gemisi birazdan burada olacak.Le bateau de New York va arriver d'ici peu.
Gemi batarken adam, eşinin cesedinden ayrılmaktansa ölmeyi tercih eder.Comme le navire sombre, le mari préfère mourir plutôt que d’être séparé du corps de sa femme.
Bu hâlâ aynı gemi midir?Il s'agit bien donc du même vaisseau.
Vahyimize bağlı olarak gözlerimizin önünde gemiyi yap.Et construis l'embarcation (al fulk) sous Nos yeux et d'après Notre révélation.
Bu gemilerin tüm uzunluğu muhtemelen yaklaşık 32 metredir.La longueur totale de ces navires était probablement de 32 mètres.
Gemi geri döner.Le navire se retourne.
Sınıfa ait beş geminin her birine, Alman imparatorlarının isimleri verilmiştir.Chacun des cinq navires qui composent cette classe est baptisé du nom d'un empereur allemand.
28 Mayıs akşamına kadar tekil Rus gemileri Japonlar tarafından takip edilerek batırılır.Jusqu'au soir du 28 mai, les navires russes isolés furent poursuivis par les Japonais.
Aramalar, gemilerin uzun Arktik kışı için saklanmasına kadar sürmüştür.Les recherches continuent jusqu'à ce que les navires soient préparés pour le long hiver arctique.
Bölgede bir hafta geçirilmesinin ardından Şili'ye gitmek üzere gemiler yola çıktı.Après une semaine dans la région, les navires partent pour le Chili.
Kaybolmuş gemilere yönelik av iki yıl sonra baş göstermiştir.La recherche des navires disparus commence deux ans plus tard.
Saat 17:00'de Glasgow, Alman gemilerinin farkına vardı.À 17h, le Glasgow repère les Allemands.
Hitit ülkesinde, bütün gemilerimin de Likya’da olduğunu bilmiyor mu?Mon père ne sait-il pas que toutes troupes sont en Hatti et que tous mes bateaux sont en Lycie ?
Bu Dönem boyunca belirli Bizans gemileri hakkında çok az şey bilmektedir.On connaît peu de choses des navires byzantins de cette époque.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod