Ana içeriğe geç
Sözlük

gelin ile cümle

gelin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ofisime kadar gelin.Come on up to my office.
Tom buraya gelinceye kadar gidemeyiz.I can't leave until Tom gets here.
Sen buraya gelinceye kadar kesinlikle hazır olacağız.We'll definitely be ready by the time you get here.
O gelinin babasıdır.He's the father of the bride.
Lütfen ileriye doğru gelin.Please come forward.
Eğer biri size değersiz olduğunuzu söylerse, sadece onları görmezden gelin.If anyone ever tells you you're worthless, just ignore them.
Size değersiz olduğunu söyleyen herkesi görmezden gelin. Kimse değersiz değildir.Ignore anyone who tells you you're worthless. No one is worthless.
Gelincikleri severim.I like weasels.
İçeri gelin. Başlamak üzereyiz.Come on in. We're just about to get started.
Kendimi hiç gelin olarak ummuyorum.I don't ever expect to be a bride myself.
Daha sonra tekrar gelin, efendim.Come back later, Sir.
Önerileriniz kaç kez görmezden gelinir?How many times have your suggestions been ignored?
Mary'nin gelinlik elbisesi güzeldi.Mary's wedding dress was beautiful.
Mary'nin gelinliği güzeldi.Mary's wedding dress was beautiful.
Sen buraya gelinceye kadar uyuyacağım.I'll be asleep by the time you get here.
Fadıl'ın yeni gelini sıradan bir kız değildiFadil's new bride was no ordinary girl.
Sami, Kraliçe'nin gelini için çalıştı.Sami worked for the Queen's daughter-in-law.
Buraya gelin ve ateşin yanında kendinizi ısıtın.Come over here and warm yourself by the fire.
Benim bir evcil gelinciğim var.I have a pet ferret.
Lütfen sizi daha iyi görebilmem için ışığa gelin.Please come into the light so that I can see you better.
Leyla görmezden gelinmekten hoşlanmaz.Layla doesn't like to be ignored.
Bana karşı gelinmesinden hoşlanmam.I don't like being contradicted.
Tom kendisine karşı gelinmesine tahammül edemiyor.Tom can't stand being contradicted.
Orada ne olduğuna gelince sadece tahmin edebiliriz.As to what happened there, one can only speculate.
Tom, işiniz bittiğinde lütfen ofisime gelin. Sana önemli bir şey söylemeliyim.Tom, please come in my office when you are finished. I must tell you something important.
Mümkünse salı günü gelin.Come on Tuesday if you can.
Lütfen zamanında gelin.Please be on time.
Gelmek istiyorsanız, gelin.If you want to come, come.
Bizi tekrar ziyaret etmeye gelin.Come and visit us again.
Lütfen okuldan hemen sonra eve gelin.Please come home right after school.
Elinizden geldiği sürece kısa sürede buraya geri gelin.Come back here as soon as you can.
Seni eşek sudan gelinceye kadar döveceğim.I'm going to beat the hell out of you.
Kapı yoluyla içeri gelin.Come in though the gate.
İçeri gelin, lütfen.Come in, please.
Lütfen şimdi içeri gelin.Please come in now.
Lütfen bizimle Boston'a gelin.Please come with us to Boston.
Tom gelince başlayabiliriz.Once Tom arrives, we can start.
İş spora gelince Tom'u alt edemem.When it comes to sports, I can't beat Tom.
Ziyaretimize gelin.Visit us.
Nuh karısı, oğulları ve gelinleriyle birlikte gemiden çıktı.So Noah went out, he and his sons: his wife, and the wives of his sons with him.
Mümkün olduğunca çabuk buraya gelin.Get here as soon as you can.
O kendi kendine gelin güvey oluyor.She's building castles in the air.
Eve gelince onunla konuşacağım.I'm going to talk to him when he comes home.
Acil bir telefon gelince işten ayrılmak zorunda kaldı.He got an emergency call and had to leave work.
O gelince bana bildirir misin?Would you let me know when she comes?
O gelince bana haber verir misin?Would you let me know when she comes?
Tom, John'u eşek sudan gelinceye kadar dövdü.Tom beat the shit out of John.
Sadede gelin lütfen.Please get to the point.
Lütfen doğum günü partime gelin.Please come to my birthday party.
Mevzunun üstesinden çabucak gelindi.The matter was dealt with quickly.
Bu konunun üstesinden gelinmesi gerekecek.That matter will have to be dealt with.
Rabbimin tayin ettiği vakit gelince, bunu yerle bir eder.And inasmuch as my lord sent to me concerning the matter of Bet Harapid, there is no one there.
"'Tarkan ve Ajda olunca tamam, bana gelince tutum değişiyor!'"."'Tarkan ve Ajda olunca tamam, bana gelince tutum değişiyor!'".
İnkâr edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye kadar hep şüphe içindedirler.The unbelievers at the time were impelled to rebel by various evil motives.
Sözü edilen dönemin sonuna gelindiğinde, Japonya yüksek ücretli bir ekonomi haline geldi.By the end of said period, Japan had moved into being a high-wage economy.
1903 yılına gelindiğinde turistik mevsimler için daha fazla lokomotife ihtiyaç duyulduğu açıktı.By 1903, it became clear that more locomotives were needed for the tourist seasons.
Eylül 1943 tarihine gelindiğinde, Neddermeyer'in ekibi beş kişiden elli kişiye büyüdü.By September 1943, Neddermeyer's team had grown from five people to fifty.
"Gelin Azerbaycanca Konuşalım" kitabı 2008 yılında Paris'te Fransızca (Parlons Azerbaïdjanais.His book “Let’s speak Azerbaijani” was published in Paris in 2008 in French (Parlons Azerbaidjanais.
1999 yılına gelindiğinde, çoğu ülke zaten krizden kurtulmuştu.By 1999, most countries had already recovered from the crisis.
1960'a gelindiğinde, Carson yeterli araştırma materyaline sahipti ve yazısı hızla ilerliyordu.By 1960, Carson had sufficient research material and the writing was progressing rapidly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod