1931 yılına gelince durum daha da kötüleşmişti.Od roku 1937 se situace začala zhoršovat.
Naziler Almanya'da iktidara gelince Avusturya'ya taşındı.Když se v Německu k moci dostali nacisté vrátil se do Rakouska.
Kuzey Amerika'nın bayağı gelincikleri, Avrasya'dakilerden genelde daha küçük olurlar.Osady ve státě New York nemusí být tak malé, jak tomu většinou bývá v evropských zemích.
Halifelikten indirdiği İbrahim'i öldürtmeyip O'nu Abbasiler hükümete gelinceye kadar yaşamaya bıraktı.Příkaz však nebyl vykonán a Ibrahim se stal jeho nástupcem, což fatálně ovlivnilo dění v následujících letech.
Ertesi gün sabah gelin almaya gidilir.Ráno přijdete láhev zkontrolovat.
31 mayıs gecesine gelindiğinde ise tahliye tamamlanmıştı.Po skončení jízd byla odvezena do Plzně, kam dorazila 31. května.
2000'li yıllara gelindiğinde artık yeni bir döneme girilmiştir.Až s příchodem nového tisíciletí se situace obrátila.
Diğer filler de gelince yüksek sesle çığlık atmaya ve kadının üstünü dallarla örtmeye başlarlar.Když přišli ostatní sloni, začali hlasitě volat a zaházeli ji větvemi.
378'e gelindiğinde Valens doğudaki üssü Antakya'dan batıya ilerleme imkânı buldu.Teprve na jaře roku 378 se Valens vypravil z Antiochie na západ.
1930'lara gelindiğinde çok ünlü bir kurgucu olmuştu.Teprve ve 30. letech došla širokého uznání.
Pazar günü ise kız evine gelin almaya gidilir.Každou neděli jej musel doprovázet po domech.
Pazar günü saat 09:30 sıralarında gelin alma yapılır.Bohoslužba se koná v neděli v 9.30.
Akşam ilerleme devam etti ve Tavşan Korucu köyüne kadar gelindi.Nová trať pokračovala dále po Kounicově a ulicemi Tábor a dnešní Zborovskou se dostala do Žabovřesk.
Kasım gelince yağmurlar geldi ve fena deniz şartları başladı.Zanedlouho se však nebe zatáhlo a začal padat prudký déšť.
Gelinin kapısı tutulur, damadın babasından para alınır.Svědkyně sedí zleva od nevěstina otce.
1960 yılında gelindiğinde César Fransa'nın öndegelen heykeltıraşlarından biri olarak anılmaya başlamıştır.V roce 1960 byl César považován za jednoho z nejvýznamnějších francouzských sochařů.
Ama durum işten çıkarılmaya gelince, Thea çözümü hamile olduğunu söylemekte bulur.Jednoho dne má ale Thea dostat padáka, a tak řekne, že je těhotná.
1915 sonbaharına gelindiğinde Rusya'nın kayıpları bir milyonu aşmış bulunuyordu.Rusové byli neustále odráženi při svých útocích a už roku 1915 měli ztráty 1 milion mužů.
Gelin ve damat mutludurlar.Militka svoluje a ženichové přicházejí.
1491'e gelindiğinde Granada İspanya'daki tek Müslüman şehir durumuna gelmişti.V roce 1349 putoval do Granady, aby zhlédl poslední muslimské panství v Evropě.
1919 yılına gelinir.Vzali se v roce 1919.
Martius bir Roma düşmanı bir Volski ordusunun gelmekte olduğu haberi gelince Roma'dan ayrılır.Marcius opouští Řím, když se dozví o armádě Volusků.
Nihayetinde Pazar günü sabah Saat 10.00 sularında gelin çıkarılır.Nedělní mše se koná v 10 hodin.
Bu sayede 1973 yılında gelindiğinde tüm Mozambik’de kontrol Portekiz’in eline geçer.V roce 1973 už bylo skoro celé území Mosambiku pod kontrolou Portugalců.
Üçüncü sınıfa gelince fiziğin kişiliğine uygun olmadığını fark etti.Ve třetím ročníku si uvědomil, že elektronika není nic pro něj.
Gelin, damadın elini öper.Políbí paní kněžně ruku a ona je políbí na čelo.
Akşam, ayı yine evlerine gelince sevinmişler.Zvony se však přes noc vrátily zpět domů.
Bu bölümde bir anda TARDIS'te beliren gelinin kim olduğu ortaya çıkar.V zámecké kapli vyšlo najevo, kdo je ta tetinka.
1930'lara gelindiğinde bölgede sadece 4 Osetyalı aile yaşamaktadır.Po plenění za třicetileté války zbylo v obci jen 7 obydlených domů.
Önce gelinin arkadaşlarına, sonra annesine ve daha sonra geline kına yakılır.Následně za ním přijely z původní domoviny i snoubenka a později i matka se sestrou.
Pazar günü gelin indikten sonra biter.V sobotu končí Dům knihy.
Ve Hubal'ın 3 Gelini vardı.Abrahám měl podle Bible tři manželky.
Gelin alınıp damatın evine gidildikten sonra düğün biter.Její svatbu a odchod z domova vnímá jako zradu.
Genellikle gelinin yakın arkadaşları düğünde giyer.Často je nosí matky nevěsty a ženicha na svatbách.
1920'lerin başında 80 bini bulan geyşa sayısı, 1980'lerin sonuna gelindiğinde 10 bine düşmüştür.Početnost oddílu během let kolísala, maximálního stavu deseti členů dosáhl koncem 80. let.
Akşamüzeri gelin alınarak erkek evine gelinir.Dorazí večer tak se ubytuje v hostinci.
2005 yılına gelindiğinde şirket The Movies ve Black & White 2'yi yayınladı.V roce 2015 vydal dvě alba nazvaná Y White a Y Black.
Kara ayaklı gelincikler gece ortaya çıkarlar.Plískavice tmavá je čilá ve dne v noci.
Anya gerçekten güzel bir gelin olmuştur.Je to mazaná nevěstka.
Bir yıl sonra daha kalabalık bir göçle bölgeye gelinmiş ve yerleşilmiştir.O rok později přistavoval k novému sídlu nádvorní dílnu a sklad.
Erişim tarihi: 24 Eylül 2009. Bilinmeyen parametre |coauthors= görmezden gelindi (yardım)19. září 2004 (neautorizovaná kopie) PLACÁK, Petr.
New York: Dover Publications. s. 75. Bilinmeyen parametre |coauthors= görmezden gelindi (yardım) Helyum atomuS. 25. (anglicky) Dále jen Fiala. Rescued Explorers Tell of Privations .
1508 yılına gelindiğinde Dava Kararnamelerine İlişkin Açıklamalar adlı yapıtını yayınlamıştır.Apelační soud po svém zřízení roku 1548 také vydával tyto tzv. slepé rozsudky.
1948 yılına gelindiğinde yedi Avrupa ülkesi komünist hükümetler tarafından yönetiliyordu.Până în 1948, șapte state europene aveau guverne comuniste.
1910'a gelindiğinde ise artık À la recherche du temps perdu üzerinde yoğun olarak çalışıyordu.În 1910 el lucra deja la În căutarea timpului pierdut.
Gelin, erkek evine getirilir.Este adusă fata în casă.
1930 yılına gelindiğinde Asya ve Doğu Kültürleri hakkında beş büyük çalışması yayınlanmıştı.Până în 1930 avea deja publicate cinci lucrări majore asupra civilizațiilor din Asia.
1947 yılına gelindiğinde, Romanya monarşiye sahip tek Doğu Bloku ülkesiydi.În 1947, România rămăsese singura monarhie din Blocul răsăritean.
Oğlu ve gelini de onunla birlikte kalmaktadır.Soția și copilul i s-au alăturat.
Bütün aday teoriler hala üstesinden gelinmesi gereken kavramsal ve biçimsel sorunlara sahiptir.Toate teoriile propuse au încă de depășit probleme formale și conceptuale majore.
Gelin, evlenmek üzere olan veya yeni evlenmiş kadındır.O mireasă este o femeie care urmează curând să se căsătorească sau care s-a căsătorit recent.
Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir.(Sunt Adevărul dar și Sunt Dumnezeu!) în timp ce-și bătea joc de călăii săi.
Gelin 16, damat 17 yaşındaydı.Mireasa avea 16 ani iar mirele 47.
Kasım 2011'e gelindiğinde ilk One Direction albümü Up All Night piyasaya sürüldü.În decembrie 2011 One Direction a pornit în primul său turneu oficial în Regatul Unit, Up All Night Tour.
Tüm misafirlere gelin, ekmek ve su dağıtır.Pleacă săracie, apropie-te pâine.
Gelin, damadın elini öper.Hramul Adormirea Maicii Domnului.
Basic Books. "isbn" yazısı görmezden gelindi (yardım)Roma: Libreria dello Stato. Parametru necunoscut |SBN= ignorat (ajutor) .
Koca neredeyse istisnasız olarak gelinden daha yaşlı olurdu.Ea era o bună dansatoarea, vârsta este necunoscută însă era mult mai tânără decât soțul ei.
Gelin görün, ben de ciğere bayılırım.Iubesc pomii înfloriți, ascult foșnetul frunzelor.
Bir süre sonra Gelinim şarkısına da klip çekilmiştir.Chiar mai târziu, în fața ei, cântam marea copilăriei mele.