Ana içeriğe geç
Sözlük

gelin ile cümle

gelin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Gelin, erkek evine getirilir.Państwo młodzi dojeżdżają do domu męża.
İşlerinizi bitirince kiliseye gelin.Po zakończeniu procesji, wracano do kościoła.
Oğlu ve gelini de onunla birlikte kalmaktadır.Mieszka wraz ze swoim mężem i córką.
Kral öldükten sonra 10 Temmuz'da gelini Leydi Jane Grey'i kraliçe ilan etti.10 lipca Jane Grey została proklamowana królową.
Gelin, bütün Sırpları kesin!Tać mi z wszytkich nagorsza!
Gelin, evlenmek üzere olan veya yeni evlenmiş kadındır.Kiedy wraca, przywozi ze sobą swoją świeżo poślubioną żonę.
Gelince kısa süre kalması gerek.Wkrótce rzeczywiście nim zostaje.
Pazar günleri topluca gelin almaya gidilir.Odwiedzam ją co niedzielę.
Bu nedenle Japonya'da 1629 yılıa gelindiğinde kadınların sahneye çıkması yasaklanmıştır.Początki onnagata sięgają 1629 roku, gdy w Japonii został wprowadzony zakaz występowania kobiet w teatrze.
2007 yılına gelindiğinde KRS-One ile birlikte Hip-Hop Lives adında bir ortak albüm yayımladı.W 2007 roku razem z raperem o psuedonimie KRS-One wydał album Hip Hop Lives.
Genç keçiler 3 yaşına gelince çiftleşebilirler.(Konie można ujeżdżać od 3. roku życia.
3. gün gelinalma günüdür.Nadchodzi trzeci dzień świąt Bożego Narodzenia.
Gelinin yanındaki yüksek arkalıklı sandalyede nikah memuru oturmaktadır.Pod nim siedziała przy stole panna młoda.
Düğünler 2 gün sürer (Kına gecesi ve ertesi gün gelin alıcı ve yemek).Ceremonia podzielona jest na dwie części: występy nocą (Efe) i za dnia (Gelede).
Gelinin arkadaşları kendi aralarında kına gecesi yaparlar.Wieczorem narzeczeni rozmawiają ze sobą.
1985 yılına gelindiğinde John Gotti artık Gambino Ailesinin en güçlü kaptanı (capo) sayılmaktaydı.Niedługo po tym John Gotti został nowym szefem rodziny Gambino.
Gelinle damadı dışarı çıkartır.Wnijdź oblubienico!...
İkinci bölümde kendine bir gelin seçmiştir.Na Drugi Stan (fr. deuxieme état) składała się szlachta.
Yüzeyi pürüzsüz hale gelinceye kadar tesviye edilir.Powinien być niewidoczny po wyschnięciu.
1998 ilkbaharına gelindiğinda durum daha da kötüleşti.W sezonie 2003 sytuacja uległa pogorszeniu.
Akşamüzeri gelin alınarak erkek evine gelinir.W nocy dostaje się do domu zamaskowany mężczyzna.
Adet üzere gelin bahşiş almadan elini açmaz.Czy moja koleżanka nie chce bym otworzył okno dla zasady?
2004’e gelindiğinde, grup üçüncü albümü “Riot on an Empty Street”i yayınladı.Ostatecznie w 2004 ukazał się nowy album duetu Riot on an Empty Street.
ISSN 0028-0836. Bilinmeyen parametre |coauthors= görmezden gelindi (yardım)ISSN 0028-0836 (ang.). Gwiazda, która nie powinna istnieć.
Gelincik çiçeğinin kırmızı petallerinden yapılan geleneksel bir içecek.Zobacz wino z dzikiej róży.
Kate Middleton'ın gelinliğiPomaga mu koleżanka, Kate Middleton.
2004'te Edinburg ofisi açıldı ve 2011 yılına gelindiğinde 100'den fazla çalışanı olan bir şirket haline geldi.W 2004 roku otworzono biuro w Edynburgu i obecnie firma zatrudnia w sumie około 150 osób.
2.↑ Türkçe: Hep bir nedimesin, hiç gelin olamadın.Osoba 2 – Czy ty nigdy nie spoważniejesz?
Sasha Barrese (Tracy Garner rolünde): Gelin.Federico Barocci (Baroccio),, właśc.
Gelinden, ailesinden, gelinlikten bahsedilir.Odwraca się od niego rodzina i narzeczona.
Kendinize gelin!" diye bağırır ve gider.Mówi „Strzeż się!” i odpowiada krzykiem.
Yüzmek veya eğlenmek için buraya gelinir.Stosowana w celu odpoczynku i rozrywki.
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.Miała zwyczaj darować jeden z nich każdemu gościowi.
Finallere gelince Lita'ya kaybetti.Ostatecznie pani Latter przegrywa.
Buraya gelin.VII w.
1973 yılına gelindiğinde ise 26 çift kelaynak kalmıştı.W 1972 było 26 głosicieli.
Ahmet Selçuk İlkan) Gelin mi Oluyorsun (Söz.Agnieszka Osiecka) Przyjdziesz, przyjdziesz (muz.
Gelinlik, gelin tarafından düğün ya da nikah esnasında giyilen bir kıyafettir.Suknia ślubna – ubiór zakładany przez pannę młodą podczas ceremonii ślubnej.
Son Dönem'e gelindiğinde (y.Rok, w którym się poznaliśmy (org.
Sosyal sınıfı daha düşük gelinler de, kiliseye giydikleri en güzel elbiselerini giyerlerdi.Najbiedniejsze panny młode nosiły podczas ślubu swoje najlepsze stroje kościelne.
Gelin arabasını iki kez dünya şampiyonu olmuş İspanyol Formula 1 pilotu Fernando Alonso kullanmıştır.Hiszpanem jest też Fernando Alonso, kierowca wyścigowy, dwukrotny mistrz świata Formuły 1.
Kontes bu sesin gelinlik elbisesini dolap içinde denemekte olan Susanna olduğu yalanını yanıt olarak verir.Hrabina opiera się, tłumaczy, że Zuzanna mierzy tam właśnie suknie jakie od niej dostała.
1931 yılına gelince durum daha da kötüleşmişti.W 1938 roku sytuacja ma się gorzej.
409 yılına gelindiğinde Constantinus’un hakimiyeti zayıflamıştır.W 1449 został gubernatorem Konstantynopola.
1213'e gelince her iki taraf da savaş ve talandan usanmıştı.Zimą 1310 obie strony rozpoczęły przygotowania do walki.
1793'e gelindiğinde Landes gönüllüleri 4e tabur komutanı oldu.Od 1793 dowodził 7 Brygadą Kawalerii Narodowej.
Sona gelindi...""Właśnie skończyłam...".
1933 yılına gelindiğinde ise, Tanganyika Valisi oldu.W latach 1933–1936 był gubernatorem Tanganiki.
Charli'nin Melekleri( Charlie's Angels ) Dizisinde yine bu 3 gelin, 3 melek olarak işlenmiştir.U stóp Madonny trzej aniołowie zdają się unosić Ją w górę.
1266 yılına gelindiğinde ise iki devlet arasında bir gerilim yaşanır.W 1263 r. dostał się na dwa lata do niewoli.
Gelin alma bir hayli eğlenceli olur.Szukanie jej okazuje się jednak świetną zabawą.
Konya-Karaman veya Kızılyaka-Pınarbaşı yolundan gelinebilir.Do Kiczni można dojechać drogą z Łącka lub Młyńczysk.
Koca neredeyse istisnasız olarak gelinden daha yaşlı olurdu.Wyglądał na starszego niż był w rzeczywistości.
1990'a gelindiğinde İstanbul'un 25 ilçesi bulunuyordu.Przed rokiem 1990 w Paragwaju odnotowano tylko pięciokrotnie pojawienie się tego ptaka.
King'in babası düğünü gelinin babasının evinde gerçekleştirdi.Ślub młodej pary odbył się na koszt króla.
Köyün gençleri, gelin alayının önünü keserek bahşiş alırlar.Wszyscy kawalerowie w izbie muszą przetańczyć przodek z Panną młodą.
Gelin 16, damat 17 yaşındaydı.Panna młoda liczyła lat 17, a pan młody 24.
Irak-Türkiye ilişkileri artık gelinen noktada daha da önem kazanmış bulunmaktadır.Coraz lepsze były natomiast relacje iracko-radzieckie.
Gelin, damadın elini öper.W tym celu porywa ją z rąk księcia Panji.
Hepiniz buraya gelin!Każdy z was!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod