Gerçekte bir hologram oluşturmak için iki problemin üstesinden gelinmelidir.Twee daarvan zijn te vinden in het holotype.
Günümüze gelinceye kadar müteaddid defalar tâmirât görmüştür.Ook is hierop de troon voor de dag des oordeels te zien.
1970'li yıllara gelindiğinde Sovyetler Birliği artık gücünün doruklarındaydı.In 1970 stond de Sovjet-Unie op het hoogtepunt van haar macht.
Sosyal sınıfı daha düşük gelinler de, kiliseye giydikleri en güzel elbiselerini giyerlerdi.Daarvoor droeg men in elke sociale klasse bij een bruiloft de beste kleren die men had.
Genç keçiler 3 yaşına gelince çiftleşebilirler.De jonge skinken zijn na drie jaar volwassen en kunnen zich voortplanten.
Gelin ise hem kocasını hem sevgilisini kaybetmiştir.Intussen is ze wel haar man en haar beste vriendin kwijtgeraakt.
1933 yılına gelindiğinde ise, Tanganyika Valisi oldu.Van 1933 tot 1937 was hij gouverneur van Tanganyika.
Kendisi hanedan gelini olduğu için bir şey yapılmadı.Ook het feit dat ze als weduwe geen maagdelijke bruid meer was, werd haar kwalijk genomen.
Pazar öğle saatlerinde gelin alınır.Woensdagmiddag is het kindermiddag.
Gelengi adını Gelincik adıyla karıştırmamak gerekir.De naam Aurboða mag niet worden verward met de naam Angrboða.
Yezîd, gençlik çağına gelince babasının yanına döndü.Zij gingen met hem naar hun geboorteland terug toen hij jong was.
1930'ların sonuna gelindiğinde Moore dünya çapında ün kazanmıştı.Aan het eind van de jaren 30 van de 20e eeuw was Moore een wereldwijde beroemdheid.
Bir erkek manken eşliğinde çekilen klipte Yener, gelinlik giydi.Een oud mannetje in een zwart manteltje klopt aan en treedt binnen.
Pazar günü ise gelin alma günüdür.Het is de dag die op de zondag volgt.
Jack gelince yine mavi olur.Wanneer ze terugkomen doet Ross raar.
1984'e gelindiğinde, Good Humor karlılığa geri döndü.Pas in 1984 beleefde Pointer een bescheiden comeback.
Bu benim için büyük bir onur ve elimden gelini yapacağım" dedi.Ik ben zeer vereerd en ik zal mijn best doen om deze grote verantwoordelijkheid te vervullen".
Fakat müstakbel gelin olan Semele bu gelecek evliliğe pek hoşnut gözle bakmaktadır.Zij ziet verwachtingsvol uit naar haar aanstaande huwelijk.
Gelin kız ve Çocuklu kız, Ana kız gibi isimlerle de anılır.De voornaam Wies komt voor als jongensnaam of meisjesnaam.
Pazar günü sabah saat 11 gibi gelin baba evinden alınır ve düğün sonlandırılır.Om elf uur komen Koss en zijn vrienden vrij.
1213'e gelince her iki taraf da savaş ve talandan usanmıştı.In 1672 staakten beide partijen hun strijd.
1960 yılına gelindiğinde sanatçı, Brüksel'deki Ballet du XXe Siècle adlı bir başka kuruluşu kurdu.Hij stichtte in 1960 het Ballet van de XXste Eeuw in Brussel.
Sinideki unun hepsi ağdaya yedirilinceye, ağda tel tel hale gelinceye kadar bu işleme devam edilir.Aanvankelijk verloopt alles rustig totdat de telefoon rinkelt.
Gelin araçtan inmeden önce yine dua edilir.Het inleidend gebed wordt gebeden voor de eerste dienst.
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.Elke aflevering ontvangt hij een gast.
Bir epithalamium (gelin üzerine yazılan şarkı) sofist Julius Pollux tarafından yazıldı.Een ander Onomasticon is dat van Julius Pollux.
Substrat konsantrasyonunun yeterince yükseltilmesiyle bu tip bir inhibisyonun üstesinden gelinebilir.Dit type inhibitie kan overwonnen worden door een hoge concentratie van het substraat.
Yemeklere gelince burada çok yemekler yaptıkları bir gerçek.Dat komt doordat er veel te eten is op zo'n plek.
Ve Hubal'ın 3 Gelini vardı.In het boek heeft Dracula drie bruiden.
Fakat Zaida tekrar gelince iki kadın karşılaşırlar.Als Franka wakker wordt, zijn de twee dames alweer vertrokken.
16 Kasım 2010 tarihine gelindiğinde Rihanna, beşinci stüdyo albümü Loud'u çıkarttı.Op 16 november 2010 kwam het vijfde album van Rihanna uit.
1940 yıllarına gelindiğinde hava birlikleri envanterindeki uçak sayısı yaklaşık 500 civarına ulaşmıştır.In 1940 had deze klasse binnen de strijdkrachten ongeveer 500 vliegtuigen.
1997 yılına gelindiğinde Trump bu sefer aktris Marla Maples'la evlendi.In 1993 trouwde Trump met Marla Maples.
Howard Carter Buraya gelin ve görün.Dit geeft Howard Carter de kans om daar te gaan graven.
Geline bir evin ihtiyacı olan her şey verilir.Alle nieuw te bouwen huizen worden geacht van een zonneboiler gebruik te maken.
Bu tarihe gelindiğinde grubun 36 milyon albümü satılmıştı.In totaal werden er 36 miljoen albums verkocht.
Genelde akrabalardan gelin alınır.Vaak ging het om huwelijken met verwanten.
Haziran ayına gelindiğinde yaklaşık 200 bin asker sayısına ulaşan Napolyon hızla savaşa hazırlanır.Begin juni had Napoleon bijna 200.000 soldaten gereedstaan langs de grenzen van Frankrijk.
Dokularına ve terkiplerine gelince (riyodasitik) farklıdır.De Heeg en Heugem hebben hun eigen (beperkte) voorzieningen.
M.Ö. 1420'lere gelindiğinde Girit şehirlerinde büyük yangın belirtilerine rastlanmaktadır.In 1432 en 1492 vonden in Middelburg grote stadsbranden plaats.
I. Petro'nun öldüğü 1725 tarihine gelindiğinde, Rusya önemli bir Avrupa devleti olmuştu.Na de dood van Peter de Grote in 1725 nam de Russische interesse in de veroverde gebieden af.
Tekrar kendine gelince 176 kiloyu deneyen Mete bunda da başarılı olamadı.Deze keer lukte het niet en mislukte een poging met 228 kg.
Böylece birlik kurma yolunda üçüncü aşamaya gelinmiştir.Onder goede weerstomstandigheden vindt de derde etappe plaats.
Profesörü ziyarete gelince kızları görür ve bu durumdan çok hoşnut olur.Pleziert het zijn lezers, dan is dat meegenomen.
Ama klip 2010 yılında gelindiginde hala yayınlanmamıştır.Het is anno 2010 nog niet op compact disc verschenen.
1991 yılına gelindiğinde Pfahler ve Schwarzenbach birlikte bir apartman dairesine taşındılar.In 1997 besloten Hewlett en Damon Albarn samen in een appartement te gaan wonen.
1987 yılına gelindiğinde Scream Bloody Gore isimli ilk albümlerini çıkarırlar.In 1987 verschijnt dan het eerste full length album van Death, genaamd Scream Bloody Gore.
Güçlerine gelince, giderek daha fazla arttırılır.Zijn krachten muteren verder naarmate ze meer gebruikt worden.
Nihayetinde Pazar günü sabah Saat 10.00 sularında gelin çıkarılır.Op zaterdagen wordt om 15:00 uur de zondag ingeluid.
Gelini şimdi öpebilirsiniz.U mag nu de bruid kussen.
Kızım sana diyorum, gelinim sen anla.Ik zeg het tegen u, maar ik bedoel uw buurman.
Paraya gelince, bu çok zor bir mesele.Wat geld betreft, is dit een lastige kwestie.
Yedi yaşına gelince Kur'an'ı ezberledi.Grał tam przez siedem lat, po czym przeszedł do Al-Ahli.
Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir.Dla Boga prawda i tylko prawda”.
13 ve 14. yüzyıla gelindiğinde ise İtalyan tüccarlar Candelore veya Cardelloro ismini kullanmışlardır.W XIII i XIV wieku włoscy handlarze nazywali to miasto Candelore lub Cardelloro.
Günümüz yazı dilleri ve onların ağızlarına gelinceye kadar birçok dönem yaşanmıştır.Za tyle lat wiernej służby językowi!”.
1946 yılına gelindiğinde yüzlerce savaş suçlusu, binlerce Nazi ve faşist İspanya'da bulunmaktadır.W 1946 do Hiszpanii dotarły setki zbrodniarzy wojennych oraz tysiące nazistów i faszystów.
1668'e gelindiğinde Amiens'i Veba sebebiyle terk etti ve Paris'e gitti.W 1668 z powodu epidemii opuścił Amiens i pojechał do Paryża.
2005 yılına gelindiğinde şirket The Movies ve Black & White 2'yi yayınladı.W 2005 roku Lionhead wydało gry The Movies i Black & White 2.
Büyük hazineye gelince; bunun ne olduğu belli değil.Co się stało ze skarbem, tego do dziś nie wiadomo.