Ana içeriğe geç
Sözlük

gelin ile cümle

gelin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gizlice evlendiler fakat evlilik gelinini akrabaları tarafından iptal edildi.Eles se casaram em segredo, no entanto o casamento foi anulado pelos parentes de Felisa.
Wallis düğünde Mainbocher marka "Wallis mavisi" bir gelinlik giydi.Wallis usou um vestido de casamento Mainbocher azul.
İkinci bölümde kendine bir gelin seçmiştir.Na Câmara, acabou escolhido 2º Secretário.
İşlerinizi bitirince kiliseye gelin.Após terminarem o trabalho, seguem para casa.
Ekim 1969'a gelince kiralığa çıkarıldı.Em outubro de 1969, o local estava aberto para locação.
Gelin, damadın elini öper.O nome da cidade homenageia a esposa do vice-rei.
1935 yılında Frankenstein'ın Gelini vizyona girer.É a sequência do filme de 1935 A Noiva de Frankenstein.
Diğer malzemeler kıvama gelinceye kadar karıştırılır.Joga-se entradas adicionais até haver um desempate.
1916'ya gelindiğinde, Giannini işlerini birkaç alana yayarak genişletti.Em 1916, Giannini expandiu e abriu várias outras filiais.
Er, çok er oğlan er güveğilerim, kız gelinlerim sizlere bir türlü doyamadım.Tem tantos filhos, netos e bisnetos e descendentes dele que não o ouso dizer a Vossa Alteza.
1150'li yıllara gelindiğinde Kilise ve baronlar artık barış ister hale gelmiştir.No início da década de 1150, os barões e a igreja queriam apenas a paz.
Düğünlerde gelin alması kendine has bir güzelliğe sahiptir.Depois de casados, eles têm uma bonita lua-de-mel.
Sona gelindi..."Confiram abaixo.».
Gelince kısa süre kalması gerek.Mas tu ficas cá mais algum tempo.
Pazar günü sabah saat 11 gibi gelin baba evinden alınır ve düğün sonlandırılır.De sábado são realizadas às 19h e a entrada é gratuita.
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.Nosso compromisso é que cada hóspede saia satisfeito.”
Sosyal sınıfı daha düşük olan gelinler de, kiliseye giderken giydikleri en güzel elbiselerini giyerlerdi.As noivas mais pobres usavam seu melhor vestido de igreja no dia do casamento.
Kasım 2011'e gelindiğinde ilk One Direction albümü Up All Night piyasaya sürüldü.Em dezembro de 2011, One Direction embarcou em sua primeira turnê pelo Reino Unido, a Up All Night Tour.
Gelinin kapısı tutulur, damadın babasından para alınır.A tradição envolve a família do noivo pagando ao pai da noiva.
Yaz gelince yemyeşil ormanlarla ve çiçeklerle bezenmektedir.No Verão, tende a alimentar-se de arbustos e flores.
Gelin araçtan inmeden önce yine dua edilir.A oração depois continua com o trecho da Visitação.
Gelin de ona küçük bir bahşiş verir.Esses alguém deram aos pôneis uma pequena lembrança.
1996 yılına gelindiğinde büyük bir hayali gerçek oldu.Em 2001, um sonho há muito esperado se concretizou.
Hıçkıdık'ın nişanlısı, Kayıtsız Zebella'nın müstakbel gelinidir.Brian: Um judeu comediante desempregado, noivo de Neusa.
Günümüze gelindiğinde Brian, psikiyatristine bu deneyiminden bahsetmektedir.De volta ao presente, o cão conta ao seu psiquiatra sobre tal experiência.
609'a gelindiğinde, Sasaniler Mezopotamya ve Ermenistan'ın fethinin çoğunluğunu tamamlandılar.Em 609, a conquista sassânida da Mesopotâmia e Armênia estava quase completa.
Taşra teşkilâtına gelince vilayetler şeh­zade ve beyler tarafından yönetilirdi.As cortes do condado eram chefiadas pelos ispanos ou por seus representantes.
3. gün öğle sıralarında gelin indirilir.Recomenda-se sair de madrugada aproximadamente às 3h.
Geline kapıdan girerken tabak kırdırırlar.Elas viram meninas quando passam pelo portal!
Kant'a gelindiğinde ise önemli bir kuramsal müdahale ile karşılaşır.Já no trabalho, Lee é obrigado a lidar com uma situação muito delicada.
Pazar öğle saatlerinde gelin alınır.Aos domingos é celebrada missa ao meio-dia.
Son sahneye gelindiğinde şarkıcı yok olur ve klip sonlandırılır.Ao ser derrotado no último episódio, acaba explodindo.
Ta ki ekibin bir kısmı yeni bir projede bir araya gelinceye kadar..Aguardem que estaremos, juntos, escrevendo um novo capítulo.
2006 yılına gelindiğinde FIVB’ye üye ülke federasyonu sayısı 219’a ulaşmıştı.Em 2001, a FIVB atinge o número de 220 federações filiadas.
Gelengi adını Gelincik adıyla karıştırmamak gerekir.Não confundir com a banda norueguesa com o mesmo nome.
Çünkü 1870’li yıllara gelindiğinde Çukuryurt’ta hiçbir Ermeni kalmamıştı.Em Braga, não havia Arcebispo desde 1827.
Gelince de konuştular...E comecei a falar ...
Düşman gelince vuruşma da başladı.Clicando em um inimigo se inicia o combate.
2011'de Halk Partisi tekrar iktidara gelince Donanım Bakanı olarak atanmıştır.Com o retorno ao poder do Partido Popular em 2011, o ministério único é reconstituído.
Daha sonra geline sofra düzdürülür ve bulaşık yıkatılır.A roupa contaminada deve ser removida imediatamente e a pele deve ser lavada.
1986 yılının sonuna gelindiğinde şarkı, o yılın otuz ikinci en başarılı şarkısı oldu.Na publicação de fim-de-ano dessa tabela musical, a canção foi 60.ª mais bem-sucedida.
Duadan sonra gelin ata biner.Suba a bordo, se você ousar.
MÖ 50'ye gelindiğinde, Galya'nın bütünü Roma'nın elinde bulunmaktaydı.Por 50 a.C., a Gália inteira caiu em mãos romanas.
Kate Middleton'ın gelinliğiTrouwjurk van Kate Middleton
İnkâr edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye kadar hep şüphe içindedirler.Deze gesteldheden zijn: Degenen die ongelovig zijn en onwetend en hardleers zijn.
Sonra o onlara beyyinelerle gelince 'bu apaçık bir sihir' dediler."Toen zei Medea tegen hem: "Hier is een magische zalf.
Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir.Als het voor hen is bestemd, zal God het wel brengen.
İlkbahara gelindiğinde Joel ve Ellie, Salt Lake City'deki Saint Mary Hastanesi'ne varır.In het voorjaar arriveren Joel en Ellie in Salt Lake City.
Hizmetliler, uşak, aşçı ve gelinin oda hizmetçisi Suzuki, bahçeye gelirler ve Pinkerton'la tanıştırılırlar.De butler, de kok en de bruidsmeid Suzuki komen de tuin in en worden voorgesteld aan Pinkerton.
1096 yılına gelindiğinde Kilise bünyesinde hiçbir İngiliz kökenli piskopos kalmamıştır.Vanaf 1096 waren er geen Engelse bisschoppen meer.
1998 ilkbaharına gelindiğinda durum daha da kötüleşti.Bij het aanbreken van de lente werd de situatie slechter.
Yedinci güne gelindiğinde Tanrı yapmakta olduğu işi bitirdi.Op de zevende dag rustte God uit.
378'e gelindiğinde Valens doğudaki üssü Antakya'dan batıya ilerleme imkânı buldu.Begin 378 was Valens zelf in staat om vanuit zijn oostelijke basis in Antiochië naar het westen te marcheren.
Gelin elini açmaz.Ik zal je de hand niet kussen.
Gelin, bütün Sırpları kesin!Daarom: sluit de gelederen!
Bu önerisi görmezden gelinmiş ve unutulmuştur.Deze theorie is echter ontkracht en in de vergetelheid geraakt.
Anya gerçekten güzel bir gelin olmuştur.Ema is een zeer knappe vrouw.
Aynı yıl, Tiberius gelini Antonia'dan Sejanus'un kendisini devirmeyi planladığını öğrendi.Maar nog in datzelfde jaar ontving hij van zijn schoonzuster Antonia bewijs dat Seianus een coup plande.
1918'e gelindiğinde Fairbanks, Hollywood'un en popüler aktörü olmuştu.In 1936 was Baxter de hoogstbetaalde acteur van Hollywood.
Gelin de ona küçük bir bahşiş verir.Zo krijgen ze een kleine voorsprong.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod