Gelin 16, damat 17 yaşındaydı.كانت العروس في سن السادسة والعشرين بينما كان العريس في سن التاسعة العشر.
Gelinler ekseriyet çevre köy ve kasabalardan gelir.ثم يتم أخذ العروس خارج المدينة أو القرية.
Gelini Berna'nın bakımına muhtaçtır artık.كفر حور عروس البلان.
Daha sonra gelin hazırlanır ve kız tarafı ve komşu kadınları toplanır.رجل يناقشها وامرأة تناقشه والجيران يسمعون.
Kan gelince öleceğini düşündüm."وقال: إن الدم إذا سال مرة...
New York: Dodd, Mead. "Vallisneria" yazısı görmezden gelindi (yardım) ^ D. Gledhill (1994).New York: Dodd, Mead. النص "Electra" تم تجاهله (مساعدة) بوابة المرأة
Son gün gelin alma töreni başlar.Araba ile gelin getirilir.بث الموقع في يوم العرس مراسم الزفاف وجولة العروسين بالعربة.
Pazar günü gelin gelir, akşamına da kiyev (damat) kapanırdı.كان قليل السهر، ينام مبكرًا، ويستيقظ سحرًا، فيقوم من آخر الليل ما تيسَّر ثم يضطجع قليلًا بعد صلاة الصبح.
Yedinci güne gelindiğinde Tanrı yapmakta olduğu işi bitirdi.وبارك الله اليوم السابع وقدسه لانه فيه استراح من جميع عمله الذي عمل".
Gelince de konuştular...وهم بدءوا بالسؤال....
Gelinkaya, Erzurum ilinin Ilıca ilçesine bağlı bir mahalledir.شغل مكانة بارزة في بلاط ابن أخيه المنصور علي.
Kara ayaklı gelincik, nesli tehlikedeki türlerdendir.واللحن الخفي يكون في أنواع الغنة.
Hepiniz buraya gelin!والجميعُ هناك..
1980'e gelindiğinde bu oran yüzde 40'a düşmüştü.وصلت إلى 24% في فترة الثمانينات.
Pazar günü sabah saat 11 gibi gelin baba evinden alınır ve düğün sonlandırılır.البقاء في غرفة أبي بعد الساعة 6 مساءً والقبض عليك.
Eğer bu genci gelin tarafından herhangi bir erkek yakalarsa o gence istediği bütün işleri yaptırabilir.عندما يعلم الصبي أن صديقه الحوت سيقتل من قبل اصحاب الحوض، يخاطر الصبي بكل شيء لتحرير الحوت.
Cevap gelince SSL veri iletişimi başlar.وعند إعطاء الإشارة، بدأتا بطعن سكايلر.
Gelinle damadı dışarı çıkartır.وقد حملت العروسة.
Buraya gelin.إلى فيها.
Nişanlılık süresinde geline, bayramlarda ve diğer günlerde hediyeler götürmek adettir.و في هذه الفترة لا يكون من الوجوب على أهل العريس إحضار الهدايا أو ما شابه ذلك في المواسم والأعياد.
Sonra o onlara beyyinelerle gelince 'bu apaçık bir sihir' dediler."قال الحسن البصري: «كان سعد بادنًا، فلما حملوه، وجدوا له خفة.
Sen daha önce hiç canlı bir gelincik gördün mü?هل رأيت في حياتك " ابن عرس " على الحقيقة ؟ .
Siz ikiniz buraya gelin.أنتُما الإثنان تعالا إلى هنا.
(2, 249) (Tâlût’un askerleri) Câlût ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: “Ey Rabbimiz!O antigo Saba respondeu: "Rabbi, rabbi, Lâmpada Sagrada.
Sonra o onlara beyyinelerle gelince 'bu apaçık bir sihir' dediler."Depois quando viraram para mim disseram: É magnífica!
2001'e gelindiğinde, 900'den fazla aday yıldızın enkaz diskine sahip olduğu tespit edildi.Até 2001, tinham sido encontradas mais de 900 estrelas que possuíam um disco de detritos.
Sabah saat 4:00'e gelince sokaklar neredeyse boşaltılmışlardı.Às 4 da manhã, as ruas tinham sido esvaziadas.
Guevara gittikçe hastalanır ve 280. güne gelince akut astımdan artık zor nefes alabilmektedir.Guevara fica doente e, por volta do dia 280, mal pode respirar, como resultado de sua asma aguda.
MÖ 287'ye gelindiğinde, ortalama bir plebin ekonomik durumu yoksullaşmıştı.Por 287 a.C., a condição econômica do plebeu médio tornou-se miserável.
O aşamaya gelince bana kitaptan bahsedildi ve ben de editörümden okumam gerekli mi diye sordum.Então, ele foi mencionado para mim, e perguntei ao meu editor se deveria lê-lo.
Söz hikâye ve karakterlerin görünümüne gelince, iki baskı birbirine ekseriyetle benzemektedir.Os testemunhos e as provas indicavam ambos.
67. güne gelince Guevara'nın ihanete uğraması yakındır.Por volta do dia 67, é armada uma traição a Guevara.
Oğlu ve gelini de onunla birlikte kalmaktadır.A sua esposa e filha acompanham-no.
Silah sesleri duyulduktan bir süre sonra kuşatmada sona gelindi ve Kouachi kardeşler öldü.O cerco mais tarde chegou ao fim quando os irmãos Kouachi foram mortos a tiros.
1999'da Chucky, Chucky'nin Gelini filmiyle En İyi Kötü Karakter MTV Film Ödülüne aday gösterilmiştir.Em 1999, o personagem Chucky foi indicado para o Prêmio MTV Movie de Melhor Vilão do filme Bride of Chucky.
MÖ 71'e gelindiğinde, Pompeius görevini bitirmiş bir biçimde Roma'ya döndü.Por 71 a.C., Pompeu retornou para Roma após ter completado sua missão.
Ancak bu fikir daha sonra Chucky'nin Gelini filminde Tiffany'nin ölümü için kullanılmıştır.A cena foi usada mais tarde em A Noiva de Chucky.
Ardından da Livia Medullina ile nişanlamış ancak gelin düğün günü aniden ölmüştü.A segunda foi com Lívia Medulina, mas finalizou pela morte súbita da noiva no mesmo dia do casamento).
Belirteçler de (zarflar) ünlem görevi üstlenebilir: Buraya gelin!Uschia pon els (ou poni) vegnir. – Então eles podem vir.
Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler.Porém, por demorar a anunciá-lo, não pôde mais ser reconhecido como seu inventor.
1998 ilkbaharına gelindiğinda durum daha da kötüleşti.Porém, em 1988 que a situação piorou.
2002 yılına gelindiğinde, Taipei Thermaltake'in Taipei merkezi başarıyla ISO-9001'i elde etmişti.Em 2002, a sede da Thermaltake em Taipei tinha obtido com êxito uma certificação ISO 9001.
Gelin ile damat tekrar kuaföre gider ve öğlene doğru gelirler.Gina e os outros chegam, e sentam-se para o almoço.
Resmi bir açıklama elimize gelince duyurulacak." açıklamasını yapmıştır.Uma declaração oficial será emitida assim que tivermos uma".
17 yılına gelindiğindeyse yeni üssü Argentoratum (modern Strasbourg) kentiydi.Após 17 d.C., ela ficou em Argentorato (atual Estrasburgo).
1928 yılına gelindiğinde tarımsal ve sanayi üretimi 1913 seviyelerien gelmiştir.Em 1928, a produção industrial alemã voltou aos níveis de 1913.
Yemekler yendikten sonra gelin almaya gidilir.Os três vão descansar depois do jantar.
Sasha Barrese (Tracy Garner rolünde): Gelin.«Hannibal Barca» (em inglês).
Father of the Bride (Gelinin Babası) 1991 yapımlı komedi filmi.É a sequência do filme lançado em 1991, Father of the Bride.
615 yılına gelindiğinde, Persler, Bizanslıları kuzey Mezopotamya, Suriye ve Filistin'den sürmüşlerdi.Em 615, os persas já haviam expulsado os bizantinos do norte da Mesopotâmia, Síria e da Palestina.
Işılda yaşadığın sürece, hiçbir şeyi dert etme, Yaşam kısacık ve zaman, Bedelini ödetir günü gelince.De todo não te aflijas, Pois curta é a vida E o tempo cobra seu tributo.
Bu önerisi görmezden gelinmiş ve unutulmuştur.Sentia-se abandonado e esquecido.
1999 yılına gelindiğinde, çoğu ülke zaten krizden kurtulmuştu.Em aproximadamente um ano, o sul e a maior parte da economia do norte já haviam se recuperado da crise.
Ancak, Voigt’in çalışması çağdaşları tarafından tamamen görmezden gelindi.Entretanto, o trabalho de Voight foi completamente ignorado por seus contemporâneos.
944'e gelindiğinde Orta Fırat'ta Amida, Dara ve Nisibis şehirlerine baskın düzenleyip ve Edessa'yı kuşattı.Cerca de 944, atacou as cidades de Amida, Dara e Nísibis no médio Eufrates e sitiou Edessa.
1360'lara gelindiğinde, Bizans İmparatorluğu eski benliğinin gölgesiydi.Na década de 1360, o Império Bizantino era uma sombra do que já fora.
Gelin 16, damat 17 yaşındaydı.Ela tinha dezesseis anos de idade e o noivo tinha dezenove.
Evden çıkan kızın yası gelin olmanın sevincini bastırır.«"Aplaude Zona Sul que sua menina vem aí.
Gelinin arkadaşları kendi aralarında kına gecesi yaparlar.Os dois casais escondem suas relações naquela noite.
Ardından sevgilileri ve arkadaşları da gelince olanlar olur.Será por isso que marido e amante se confrontam.