Ana içeriğe geç
Sözlük

gelin ile cümle

gelin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu aşamaya gelindiğinde kuşatma, 5 km. yarıçapa kadar daralmıştı.À ce stade, la pyramide, si elle avait été achevée, aurait atteint cinquante-deux mètres.
Sezon sonuna gelindiğinde ABC kanalı diziyi iptal etmişti.Mais à la demande d'ABC, la chaîne a dû annuler la diffusion.
Akşam, ayı yine evlerine gelince sevinmişler.La nuit les canards étaient rentrés dans la maison.
Geline kına yakılır, eğlenceler düzenlenir.Lâche ta couette : divertissement.
Ertesi gün ise mevlid okutulur ve gelin alma merasimi yapılır.Le lendemain matin, des éclaireurs de l'Union arrivent et demandent de la nourriture.
1910 yılında iflasın eşiğine gelindi ve sonrasında kulüp, iş adamı Henry Norris tarafından satın alındı.En 2000, le club, criblé de dettes, est racheté par l'homme d'affaires Eric Watson.
Bölüm 20. Sci Fi Channel. Bilinmeyen parametre |writers= görmezden gelindi (yardım) ^ Martin Wood.Chapitre XXIV — Toujours miss Smithson. — Une représentation à bénéfice. — Hasards cruels.
Gelin araçtan inmeden önce yine dua edilir.Une bénédiction est récitée avant de revêtir le Talit.
İki yol ayrımına gelince sağ istikamete dönülerek Kiseköy Yaylasına inilir.À mesure que Dos Passos vieillit, sa vision politique s'oriente plutôt à droite.
Köye gelin gelenlere istisnasız "yenge", köye yerleşen damatlara da "enişte" denir.On suit le quotidien du village jusqu'à ce que deux « hôtes » arrivent dans le village.
Gelin de ona küçük bir bahşiş verir.Il décide d’aller lui acheter un cadeau.
Gelin, bütün Sırpları kesin!Ferme des Barchauds.
Benimle gelin.Venga conmigo.
Yeni projeye gelince, sizinle aynı fikirde değilim.En cuanto al nuevo proyecto, no soy de la misma opinión que tú.
Sen şimdiye kadar gördüğüm en güzel gelinsin.Eres la novia más bonita que he visto hasta ahora.
Dünyaya yalnızca bir kere gelinir.Se vive sólo una vez en el mundo.
Ofisime gelin.Venid a mi oficina.
Sonra o onlara beyyinelerle gelince 'bu apaçık bir sihir' dediler."Cuando le dijeron que habían ganado los beocios dijo: "Es tiempo de morir".
İnkâr edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye kadar hep şüphe içindedirler.La casa de los infieles será demolida y ellos serán totalmente arrasados.
Metin Taşlarının anlamı ve etkileri ile ilgili korkular resmi olarak görmezden gelinmiştir.Temores sobre la implicación o efectos de las Piedras Metin fueron oficialmente ignoradas.
1786 yılına gelindiğinde on değişen yıldız biliniyordu.Por 1786 se conocían diez estrellas variables.
(2, 249) (Tâlût’un askerleri) Câlût ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: “Ey Rabbimiz!Mirabeau, entonces, replicó al marqués: "¡Sí, señor mío, hemos oído lo que se ha inspirado al rey!
1881 yılına gelindiğinde, Niagara Falls şehrinin sokak lambaları, hidrolik güç tarafından çalışıyordu.En 1881, las farolas de la ciudad de Niagara Falls funcionaban mediante energía hidroeléctrica.
1948 yılına gelindiğinde yedi Avrupa ülkesi komünist hükümetler tarafından yönetiliyordu.En 1948, siete países de Europa de Este tenían gobiernos comunistas.
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.Se cobra una tasa de visita a cada visitante.
1940'a gelindiğinde, edebiyat ve profesyonel sanat gelişti, eğitim ve bilim kurumları inşa edildi.En 1940, la literatura y el arte profesional crecieron y se crearon instituciones educativas y científicas.
2005 yılına gelindiğinde şirket The Movies ve Black & White 2'yi yayınladı.En 2005, Lionhead lanzó The Movies y Black & White 2.
Reymann,Berlin'e gelincece selefi von Hauenschild'ten neredeyse hiçbir miras alamadığını gördü.Cuando entró en Berlín, Reymann encontró que había heredado casi nada de su predecesor, von Hauenschild.
1960’lı yıllara gelindiğinde Peru Komünist Partisi ideolojik ve kişisel sebeplerden bölünmüş durumdadır.En la década de 1960 el Partido Comunista Peruano (PCP) se fraccionó por disputas ideológicas y personales.
1950'lerin ortasına gelindiğinde şef araştırma pilotu oldu.A mediados de los años cincuenta, fue nombrado Piloto Jefe de Investigación.
1957 yılına gelindiğinde, Kempff, Positano'daki villasında yıllık Beethoven yorumlama kursu yapmaya başladı.En 1957, Kempff comenzó a dar interpretaciones anuales de Beethoven en su villa de Positano.
İkinci bölümde kendine bir gelin seçmiştir.Se ha confirmado que en la segunda temporada tendrá una novia.
Polis gelinceye kadar silahıyla tavana doğru ateş eder.Continúa disparando al techo hasta que llega la policía.
1888 yılına gelindiğinde, ABD'deki en büyük ve Ulusal Bisküvi Şirketinin merkeziydi.En 1888, era el más grande de los EE.UU., y la pieza central de la National Biscuit Company.
Kadınlarımızın tanımadığı bir delikanlı kınadan gelini kaçırdı.Hijo de una prostituta a la que apenas conoció.
Dördüncü haftasına gelindiğinde top 200 listesinin de dışına çıktı.En su cuarta semana quedó fuera de los mejores 200.
Ekim 1969'a gelince kiralığa çıkarıldı.En octubre de 1969 se ofreció en alquiler.
1994 yılına gelindiğinde Regulate...El debut de Warren llegó en 1994, con Regulate...
Maya Rudolph - Lillian Donovan, gelin ve Annie'nin gençliğinden beri en yakın arkadaşı.Maya Rudolph como Lillian Donovan, la novia, y la mejor amiga de Annie desde que eran jóvenes.
10. yüzyıla gelindiğinde Norveç'in kralları Olav Trygvason ve Olav Haraldsson Ringerike'de büyümüştür.Durante el siglo 10, los reyes de Noruega Olav Haraldsson y Trygvason creció en Bønsnes, en Ringerike.
Oğlu ve gelini de onunla birlikte kalmaktadır.Posteriormente, su esposa y su hija se reunieron con él.
1764 yılına gelindiğinde, Lehistan-Litvanya Birliği'nde 750.000 Yahudi yaşamaktaydı.Por el año 1764 había alrededor de 750.000 Judíos en la Mancomunidad polaco-lituana.
1793'e gelindiğinde Landes gönüllüleri 4e tabur komutanı oldu.A principios de 1793 es el cuarto batallón de voluntarios de Landes.
Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler.Aunque en aquella ocasión no los ingirió, ahora tenía conocimiento de éstos.
Pazar günleri topluca gelin almaya gidilir.Los domingos íbamos a verlas.
Ergenlik dönemi gelince melatonin üretimi düşer.Cuando llega la pubertad, la producción de melatonina se atenúa.
"Bizde dönüp dolaşıp gelinen yer müziktir".Ella respondió: "A Alá pertenecemos y a él volveremos.
MÖ 50'ye gelindiğinde, Galya'nın bütünü Roma'nın elinde bulunmaktaydı.Para 1560, lo que quedaba de esta gente habría ido a Galapa.
Kan gelince öleceğini düşündüm."«La reforma, con sangre entra».
615 yılına gelindiğinde, Persler, Bizanslıları kuzey Mezopotamya, Suriye ve Filistin'den sürmüşlerdi.Para el 615, los persas habían expulsado a los romanos de la Mesopotamia septentrional, de Siria y Palestina.
Gelin alma bir hayli eğlenceli olur.Tocar puede ser divertido.
2008 yılına gelindiğinde Kasaba adlı bir EP yayımladı ve aynı adlı şarkıyla çıkış yaptı.Publicada en 2011, integró también un EP que tomó el nombre de la canción y se lanzó ese mismo año.
2004 yılında yönettiği Eğreti Gelin filmi yönettiği son film olmuştur.El 2004 dirige Querido Enemigo, su última película hasta el momento.
Gelin, evdekilerle vedalaşır.Vinieron a casa a despedirse.
Bu önerisi görmezden gelinmiş ve unutulmuştur.¿Y ahora todo esto debe ser perdonado y olvidado?
Bazı eyaletlerde 13 yaşın gelindiğinde sona erer.En partes de África, la edad adulta se alcanza a los 13 años.
1150'li yıllara gelindiğinde Kilise ve baronlar artık barış ister hale gelmiştir.A principios de los años 1150, los barones y la Iglesia en su mayoría querían la paz a largo plazo.
Rosalinde Frank gelince durumunu açıklama şarkısı söyler.Cuando Claire llega éste le dirige la misma pregunta.
1947 yılına gelindiğinde, tüm özel mülkiyet kamulaştırıldı.Hasta su cierre en 1937, toda la propiedad fue puesta en venta.
Ve Hubal'ın 3 Gelini vardı.Ellie ha tenido tres novios.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod