Ana içeriğe geç
Sözlük

gelin ile cümle

gelin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birkaç adımda mağaranın alçak girişine gelinir.Von dort gelangt man durch einen schmalen Gang in die Königsgrotte.
Kaynanadan bir hediye (altın) gelmedikçe gelin elini açmaz.Erst als sie ihre Hände ergreifen, erkennen sie den Irrtum.
King'in babası düğünü gelinin babasının evinde gerçekleştirdi.Bis zur Hochzeitsfeier lebte die Braut im Hause ihres Vaters.
2006. Bilinmeyen parametre |insan= görmezden gelindi (yardım) ^ TroublesNeverSeconds Blog NeverSeconds bei Just Giving
İkinci bölümde kendine bir gelin seçmiştir.Diese bekommen in der zweiten Staffel ein gemeinsames Kind.
2008 yılına gelindiğinde Kasaba adlı bir EP yayımladı ve aynı adlı şarkıyla çıkış yaptı.1988 brachten sie eine EP heraus, die einzige Veröffentlichung.
1992 yılına gelindiğinde ise Eyak dilini ancak tek bir kişi konuşabiliyordu.Im Jahre 2013 gab es weltweit nur noch einen einzigen Menschen, der die Sprache der Tolowa sprechen kann.
Ahmet Selçuk İlkan) Gelin mi Oluyorsun (Söz.Göttenitz) Jelenja vas, (dt.
Sıcaklık istenen dereceye gelince duman odadan temizlenir ve yıkanmak isteyenler girer.Um der Abkühlung entgegenzuwirken waren die außen an der Rauchkammer angebrachten Dampfrohre verkleidet.
Böylece birlik kurma yolunda üçüncü aşamaya gelinmiştir.Das war der dritte Aufstieg in Reihenfolge.
Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler.Sie werden mangels an Kenntnis (fast) nicht mehr gebetet.
Boğalar ise belli bir büyüklüğe gelince satılır.Die Blüten können nur durch Insekten einer bestimmten Größe bestäubt werden.
2020'ye gelindiğinde, Birleşik Devletler 75 yıl boyunca Türkiye ve Japonya ile ittifak kuracak.Etwa 2050 werden sich Japan und die Türkei gegen die USA und Polen verbünden.
Londra: Penguin. s. 338. Bilinmeyen parametre |yazar-bağ= görmezden gelindi (yardım)Dazu § 38 StVO: (3) Gelbes Blinklicht warnt vor Gefahren.
2007 yılına gelindiğinde The Conscience of a Liberal adlı kitabını yayımladı.1992 publizierte er sein Buch The Path of Social Liberalism.
Eski Muğla Milletvekili Dr. Sami Gökmen'in gelini.Der verheiratete Ministerialdirigent Dr. jur.
Sözü edilen dönemin sonuna gelindiğinde, Japonya yüksek ücretli bir ekonomi haline geldi.Während seiner ersten Amtszeit begann Japan als asiatische Großmacht zu erscheinen.
Erişim tarihi: 13 November 2009. Bilinmeyen parametre |adı2= görmezden gelindi (yardım) ^ Chang.Spiegel 3. Dezember 2001 Zerknülltes Vorbild TAZ Vor der Gründung die Spaltung
Proletaryaya gelindiğinde ise durum farklılaşmıştır bir bakıma.Das Erscheinungsbild von Triticale ist je nach Sorte sehr unterschiedlich.
1970'e gelindiğinde Şişli İlçesi'nin nüfusu çeyrek milyonu aşmıştı.1950 betrug ihr Anteil an der Bevölkerung mehr als ein Viertel.
Erişim tarihi: 2 Mayıs 2012. Bilinmeyen parametre |= görmezden gelindi (yardım) ^ Origen.Abgerufen am 2. April 2012 Ausgezeichnete Beteiligte an Unforgettable… with Love.
2003 yılına gelinceye kadar parça unutuldu.Es wurde etwa bis 2003 produziert.
Birleşik Devletler'de bu duruma ülkenin çoğu bölgesinde ender denk gelinir.Diese Rückschauperiode ist in den meisten Bundesstaaten begrenzt.
Akşam ilerleme devam etti ve Tavşan Korucu köyüne kadar gelindi.Die Kanzel wurde entfernt und der Altar von der Chorwand weg in den Raum gerückt.
Ve Hubal'ın 3 Gelini vardı.Omar hatte drei Ehefrauen.
1957´de yılda 30 milyon transistör üretilebilecek aşamaya gelindi.Bis 1955 wurden in Handfertigung 30 Millionen Schichtwiderstände pro Jahr gefertigt.
1851 yazına gelindiğinde yaklaşık 700 Hristiyan şehri terk etmişti.1871 gab es auf Rügen etwa 700 Katholiken.
Gelin, evlenmek üzere hazırlanmış, süslenmiş veya yeni evlenmiş kadın.Gebräutelt werden Jubilare, neu Zugezogene und frisch Verheiratete.
Lütfen yarın beni görmeye gelin.Venez me voir demain s'il vous plait.
Teşekkürler ve hızlıca geri gelin.Merci, et reviens vite.
Biz, sorunun çözümüne gelince farklılık gösterdik.Nous différions quant à la solution au problème.
Saat tam gece 10'da gelin.Venez à vingt-deux heures précises.
Gelini şimdi öpebilirsiniz.Vous pouvez maintenant embrasser la mariée.
Gelin çok güzeldi.La mariée était très belle.
"Gelin Azerbaycanca Konuşalım" kitabı 2008 yılında Paris'te Fransızca (Parlons Azerbaïdjanais.Son livre «Parlons Azerbaïdjanais» a été publié à Paris en 2008 (Parlons Azerbaidjanais.
Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler.Par la suite, ils n'ont divergé qu'au moment où leur vint la science.
1960'a gelindiğinde, Carson yeterli araştırma materyaline sahipti ve yazısı hızla ilerliyordu.En 1960, Carson disposait de données assez fournies, et l'écriture progressait rapidement.
1918'e gelindiğinde Fairbanks, Hollywood'un en popüler aktörü olmuştu.En 1918, Fairbanks est l'acteur le plus populaire d'Hollywood.
Sonra o onlara beyyinelerle gelince 'bu apaçık bir sihir' dediler."Et dirent ceux qui déniaient parmi eux : "Ceci n'est qu'une magie évidente !".
Gelin onu İsmailoğulları'na satalım", dedi.Amène-les nous pour que nous les connaissions. » (yada’ en hébreu).
Oğlu ve gelini de onunla birlikte kalmaktadır.Sa fille et son gendre rejoignent leurs fils.
1928 yılına gelindiğinde tarımsal ve sanayi üretimi 1913 seviyelerien gelmiştir.Ainsi, en 1928, la production agricole et industrielle a retrouvé les niveaux de 1913.
Beyaz Gelincik haftalık bir Türk dizisidir.Réalités est un hebdomadaire tunisien.
Gelinle damadı dışarı çıkartır.La jeune mariée pleure.
Gelin görün, ben de ciğere bayılırım.J'aime les seins et j'aime les bites...
1793'e gelindiğinde Landes gönüllüleri 4e tabur komutanı oldu.Au début de 1793 il est au 4e bataillon de volontaires des Landes.
Temmuz'a gelindiğinde, Darwin'in "kabataslağı" 230 sayfalık bir deneme yazısına dönüşmüştü.Vers le mois de juillet, Darwin développe une esquisse de ses vues dans un « essai » de 230 pages,.
Suzel sahneden ayrılırken David iyi bir gelin olacağı ve kocasını bulacağına dair yorum yapar.Au départ de Suzel, David remarque qu'elle ferait une bonne épouse et qu'il lui trouvera un mari.
Fransa'da 1946'da üretime başlayan Renault 4CV, 1954 yılına gelindiğinde 500.000'den fazla üretilmiştir.En France, c'est la 4CV de Renault qui, lancée en 1946, atteignait les 500 000 exemplaires en 1954.
(2, 249) (Tâlût’un askerleri) Câlût ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: “Ey Rabbimiz!Et quand leurs regards seront tournés vers les gens du Feu, ils diront : "Ô notre Seigneur!
Yaklaşık olarak 1300 yılına gelindiğinde, Avrupa'da yüzyıllarca süren refah ve büyüme durdu.Vers 1300, la croissance et la prospérité de l'Europe stagnent.
İstanbul'a gelince albüm hazırlamak için hemen bağlantılar kurmaya çalıştı ancak başarılı olamadı.À Istanbul, il a essayé de contacter des personnes pour l'aider à faire un album, mais il n'a pas réussi.
Kont zindana gelince Leonara'yı rakibinin kolları arasında ölmüş bulur.Le comte arrive et trouve Leonora morte dans les bras de Manrico.
1985 yılına gelindiğinde John Gotti artık Gambino Ailesinin en güçlü kaptanı (capo) sayılmaktaydı.En 1985, il a été promu capo quand son frère John Gotti est devenu le boss de a famille.
Hikâyenin ilk bölümünde gelinle olan tanışmalarını anlatır.D'un coup, il se souvint de sa première fiancée.
İkinci bölümde kendine bir gelin seçmiştir.La jeune femme se retrouva en deuxième position.
Pazar günleri topluca gelin almaya gidilir.Ils sont d'accord pour se réunir le dimanche même.
Gelin, evlenmek üzere olan veya yeni evlenmiş kadındır.Une mariée est une femme sur le point ou qui vient de se marier.
Sasha Barrese (Tracy Garner rolünde): Gelin.En francique lorrain : Geléngen.
14 yalına gelince evlendi ve çocuk sahibi oldu.Quand elle a 14 ans, elle s'est mariée et a un enfant.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod