gelişmemiş ile cümle

gelişmemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bitkisel üretim iklim şartları nedeniyle gelişmemiştir.Землепашество не развивалось ввиду климатических условий.
HAYVANCILIK GELİŞMEMİŞTİR.TARIMA BAKMAK İSTERSEK TARIMCILIK DA GELİŞMEMİŞTİR.Мы ударим там, где зверь не ждёт.
Soğuk iklimi sebebiyle sanayisi gelişmemiştir.Земледелие, по причине холодного климата, развито слабо.
Meyvecilik gelişmemiştir.Плоды не развиваются.
Ancak zehir iletim mekanizmaları fazla gelişmemiş olduğundan insanlar için fazlaca tehlike oluşturmazlar.Однако их яд, насколько известно, не опасен для людей.
Görme duyuları pek gelişmemiştir.لم تعمل نظرة الرائحة بالشكل المطلوب.
Sanayi faaliyetleri pek gelişmemiştir.فشل النشاط الرحمي في التقدم كفاية.
Buna karşın, progresif metal 1980'lerin ortasına kadar ayrı bir tür olarak gelişmemiştir.Mas o Metal Progressivo não desenvolveu seu próprio gênero antes da segunda metade da década de 1980.
Turizm açısından fazla gelişmemiştir.O turismo não está bem desenvolvido.
Çezice (Tsezce), yazılı geleneği zayıf bir dildir ve yazı dili olarak gelişmemiştir.O tsez não possui uma tradição literária e está pobremente representado em quanto a suas formas escritas.
Bir gelişmemiş hâli Koffing'tir.São como kobolds atualizados.
Ancak adanın her bölgesinde turizm gelişmemiştir.Dit is echter niet op elk deel van het eiland correct.
Roma İmparatorluğundaki diğer eyaletlerden farklı olarak, Likya’daki ulaşım sistemi fazla gelişmemiştir.In tegenstelling tot veel andere Romeinse provincies was in Lycië het stratennetwerk nauwelijks ontwikkeld.
Sürekli karanlıkta yaşadıklarından gözleri gelişmemiştir.Hij verschijnt nooit volledig in beeld, maar men ziet wel altijd zijn gloeidende ogen in de duisternis.
Köpeklerin görme mekanizmaları koku alma mekanizmaları kadar gelişmemiştir.De wandbeenderen lijken bij het holotype niet vergroeid te zijn.
Bir gelişmemiş hâli Metapod'tır.Het is een heel dwingende metafoor.
Kullanılan yazı Orhun Yazıtları'ndaki kadar gelişmemiştir.Het werk kwam niet verder dan manuscriptvorm.
Hayvancılık ise fazla gelişmemiştir.Het dier schijnt niet erg vruchtbaar te zijn.
Bir gelişmemiş hâli Rattata'dır.Hij is de geëvolueerde vorm van Rattata.
Demiryolu ulaşımı fazla gelişmemiştir.Veel succes heeft de spoorlijn niet gehad.
Dağların üzeri çıplak olup ağaç toplulukları gelişmemiştir.Na stokach góry nie poprowadzono żadnej trasy narciarstwa zjazdowego.
Buna karşın, progresif metal 1980'lerin ortasına kadar ayrı bir tür olarak gelişmemiştir.Jednak metal progresywny nie był niezależnym gatunkiem muzycznym aż do połowy lat 80.
Sığır besiciliği yeterince gelişmemiştir.Zatoka żylna gadów jest słabo rozwinięta.
Sindirim sistemleri gelişmemiştir.Nie funkcjonował system punktowy.
Bu ekip, çok güçlü olmayan ve gelişmemiş bir ekip.Zbyt mała i niedoświadczona załoga.
Tüylü dişi organ gelişmemiştir.Narządy Tömösváry'ego nie występują.
Bu nedenle, 1960'lı yıllara değin mahallede sosyal ilişkiler fazla gelişmemiştir.Sprawy gospodarki komunalnej aż do połowy lat trzydziestych nie przedstawiały się najlepiej.
Bundan dolayı alt yapı yeterince gelişmemiştir.Anläggningen utvecklades därför inte vidare.
Demiryolu ulaşımı fazla gelişmemiştir.Järnvägstrafiken var under tiden inte begränsad.
Türkiye'de kaykay sporu tarihi boyunca hiç gelişmemiştir.Den rashygieniska forskningen fick aldrig något genombrott i Finland.
Bu nedenle, 1960'lı yıllara değin mahallede sosyal ilişkiler fazla gelişmemiştir.Den snabba ekonomiska utvecklingen sedan mitten av 1950-talet hade inte gynnat hela samhället.
Her oyuncu, gelişmemiş bir eyaletin İmparatoru olarak oynamaya başlar.Кожен гравець починає грати як володар нерозвиненої провінції.
Meyvecilik gelişmemiştir.Плоди не розвиваються.
Demiryolu ulaşımı fazla gelişmemiştir.Залізничний транспорт дуже розвинений.
Buna karşın, progresif metal 1980'lerin ortasına kadar ayrı bir tür olarak gelişmemiştir.Nicméně progressive metal se nevyvinul do vlastního stylu až do poloviny 80. let.
Karayolu ağı ve otomotiv endüstrisi fazla gelişmemiş ve büyük şehirler dışında stabilize yollar yaygındı.Silniční síť a automobilový průmysl zůstaly nerozvinuté a mimo velká města byly běžné polní cesty.
Gelişmemiş karayolu ağı toplu taşıma için büyüyen bir talebe yol açmıştır.Nerozvinutá silniční síť vedla k rostoucí poptávce po veřejné dopravě.
Bu dönemde mimari fazla gelişmemiş ama astronomide gelişmeler kaydedilmiştir.Lidé tomu příliš nevěřili, ale postupem času se potvrdilo, že se astronomové nezmýlili.
Bu dönemde deniz topçuluğu henüz gelişmemişti.Dělostřelectvo v této době ještě nevyužívalo explozivní střely.
Bir gelişmemiş hâli Metapod'tır.Objektově orientovaný vývoj.
Olanlarında da gelişmemiştir.Dále se ovšem jeho vývoj nedostal.
Her oyuncu, gelişmemiş bir eyaletin İmparatoru olarak oynamaya başlar.Fiecare jucător pornește ca împărat al unei provincii nedezvoltate.
Buna karşın, progresif metal 1980'lerin ortasına kadar ayrı bir tür olarak gelişmemiştir.Totuși, metalul progresiv nu s-a dezvoltat într-un gen de sine stătător până la mijlocul anilor '80.
Gelişmiş ülke, böylece sosyalizmi kuracak ve gelişmemiş ülkelerin de aynı şeyi yapmasına yardım edecektir.Țara dezvoltată ar fi instaurat socialismul și ar fi ajutat țara subdezvoltată să facă la fel.
Bu açıdan turizm komşu ilçelerle kıyaslandığında fazla gelişmemiştir.În comparație cu Egipt aceasta nu este foarte dezvoltată.
Hayvancılık ise fazla gelişmemiştir.Zootehnia este slab dezvoltată.
Buna karşın, progresif metal 1980'lerin ortasına kadar ayrı bir tür olarak gelişmemiştir.Azonban a progresszív metal , mint önálló műfaj az 1980-as évek közepéig nem alakult ki.
Yüzünün yarısı ve elleri tam olarak gelişmemiştir.Csak az arc és a kéz jelenik meg realisztikusan.
Ekonomik olarak gelişmemiş bir anadolu mahallesidir.Gazdaságilag fejletlen elővárosi település.
Ancak birçok mahallede tavukçuluk gelişmemiştir.A legtöbb beoltott csirkében szarkóma alakult ki.
Hayvancılık ise fazla gelişmemiştir.Az állat nem specializálódott nagyon.
Demiryolu ulaşımı fazla gelişmemiştir.A vasúti közlekedés nagyon fejletlen.
İlçede turizm çok gelişmemiş olup ekonomiye bir katkısı yoktur.A turizmus nem jelentős, az infrastruktúra sem igazán teszi lehetővé.
Bundan dolayı alt yapı yeterince gelişmemiştir.Emiatt a város nem fejlődött.
Hayvancılık ise fazla gelişmemiştir.Karjatalous ei ollut kovin kehittynyttä.
Bir gelişmemiş hâli Seel'dır.Se on eräänlainen hyvänlaatuinen kasvain.
Bir gelişmemiş hâli Weedle'dır.Se on Weedlen seuraava muoto.
Demiryolu ulaşımı fazla gelişmemiştir.Rautatieliikennettä ei kuitenkaan juuri ole.
Ancak zehir iletim mekanizmaları fazla gelişmemiş olduğundan insanlar için fazlaca tehlike oluşturmazlar.Magneettikenttä ei silti itsessään ole vaarallinen ihmisille.
Köpeklerin görme mekanizmaları koku alma mekanizmaları kadar gelişmemiştir.Η δύναμη του Πανουργιά δεν ήταν αρκετή για να αντέξει την ορμή των Οθωμανών.

İlgili Sayfalar