gelişmemiş ile cümle
gelişmemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Onun bilgisayar becerileri gelişmemiş.His computer skills are undeveloped.
Klitoris aslında gelişmemiş küçük bir penistir.The clitoris is really a small undeveloped penis.
Bu çocuklar çok gelişmemiş.These guys are very immature.
Bir kadının klitorisi aslında gelişmemiş bir penistir. Bir doktora sorun.A woman's clitoris is really an undeveloped penis. Ask a doctor.
Her oyuncu, gelişmemiş bir eyaletin İmparatoru olarak oynamaya başlar.Each player starts the game as the emperor of an undeveloped Province.
Görme duyusu çok gelişmemiştir ancak koku alma duyusu insanlardan 40 kat daha güçlüdür.It has poor eyesight, but its sense of smell is 40 times more sensitive than that of humans.
Dağların üzeri çıplak olup ağaç toplulukları gelişmemiştir.He, however, did not associate the mounds of earth and debris with famed Nalanda.
Turizm açısından fazla gelişmemiştir.Tourism is not well developed.
Öte yandan diğer kıtalardaki toplumlarda bu hastalıklara karşı bir bağışıklık gelişmemişti.However, they had no immunity to the diseases they encountered there.
Ekonomik olarak gelişmemiş bir anadolu mahallesidir.It is an economically diverse neighborhood.
Tomurcuklar küçük olduğunda, gelişmemiş saplar eğilir.As in lower pitchers, the spur is unbranched.
Bu, çok bozuk yansıtır; gelişmemiş kişiler bunları yapar.This reflects a very blemished ; it is the way underdeveloped people conduct themselves.
Sanayi faaliyetleri pek gelişmemiştir.His business activities do not appear to have been successful.
Çünkü yaşadığı ortam genellikle bulanıktır ve görüş alanları bu sebeple gelişmemiştir.Because their aquatic environment is often turbid, their vision is not as well developed.
Yüzünün yarısı ve elleri tam olarak gelişmemiştir.There was also no evidence of his arms or hands being tied.
Kullanılan yazı Orhun Yazıtları'ndaki kadar gelişmemiştir.His role in the atomic bomb program remains well hidden until memoirs written by dr.
Ayakları gelişmemiştir.The feet are not nailed.
Bir gelişmemiş hâli Nidoran♀'dır.Above her is an elaborate dais.
Kulaklar ve burun ya gelişmemiştir ya da tamamen yok olabilir.The ears may be very poorly developed or absent entirely, as may the nose.
Meyvecilik çok fazla gelişmemiştir.Some pigments have not lasted well.
Bu ekip, çok güçlü olmayan ve gelişmemiş bir ekip.The team is considered a strong but unpredictable team.
Tamamen gelişmemiş ve çok heyecanlı.And I was underdeveloped and over-excitable.
Kullanılan yazı Orhun Yazıtları'ndaki kadar gelişmemiştir.The writing used was not as developed as in the Orkhon Inscriptions.
Camp Hero, 1980'ler ve 1990'lar boyunca büyük ölçüde gelişmemiş kaldı.Camp Hero remained largely undeveloped through the 1980s and 1990s.
Bölge nispeten gelişmemiştir ve tarım çoğunlukla otlayan hayvanlarla temsil edilmektedir.The area is relatively undeveloped, with agriculture mostly represented by grazing livestock.
O dönemde Sovyet erken uyarı uydu ağı da pek gelişmemişti.At the time, the Soviet early-warning satellite network was not well developed.
Teşebbüs Hırsızlık Kriminoloji Gelişmemiş suç Mağdur bilimiAttempt Burglary Criminology Inchoate crime Victimology
Bitkisel üretim iklim şartları nedeniyle gelişmemiştir.Getreideanbau war wegen des Klimas nicht möglich.
Roma İmparatorluğundaki diğer eyaletlerden farklı olarak, Likya’daki ulaşım sistemi fazla gelişmemiştir.Im Gegensatz zu anderen römischen Provinzen war das antike Straßensystem in Lykien kaum entwickelt.
Endüstri: Ülkenin endüstri sektörü iç savaşın da etkisiyle hemen hemen hiç gelişmemiş bir konumdadır.Industrie: Die Industrie des Landes ist kaum entwickelt und litt unter dem Bürgerkrieg.
Buna uygun olarak pratikte, şehrin çevresinde hiçbir bitki örtüsü gelişmemiştir.Entsprechend gibt es praktisch keine Vegetation in der Umgebung der Stadt.
Sığır besiciliği yeterince gelişmemiştir.Die Viehzucht war wenig entwickelt.
Ağır sanayi ise gelişmemiştir.Nennenswerte Industrie entwickelt sich aber nicht.
Mahallenin eğitimi çok fazla gelişmemiştir.Das Oberhaar des Jungtiers ist kaum ausgebildet.
Bu ekip, çok güçlü olmayan ve gelişmemiş bir ekip.Die neue Mannschaft ist noch sehr jung und wenig trainiert.
Bir gelişmemiş hâli Metapod'tır.Welche grausame treffende Metapher.
Her oyuncu, gelişmemiş bir eyaletin İmparatoru olarak oynamaya başlar.Chaque joueur commence comme empereur d'une province non développée.
Görme duyusu çok gelişmemiştir ancak koku alma duyusu insanlardan 40 kat daha güçlüdür.Il a une mauvaise vue, mais son odorat est 40 fois plus développé que celui des humains.
Makedonski Brod, ülkenin en küçük ve gelişmemiş yerleşim yerlerinden biridir.Makedonski Brod est à la fois l'une des municipalités macédoniennes les plus grandes et les moins peuplées.
Buna karşın, progresif metal 1980'lerin ortasına kadar ayrı bir tür olarak gelişmemiştir.Cependant, le metal progressif ne se développe comme genre musical qu'au milieu des années 1980.
Sindirim sistemleri gelişmemiştir.Les moteurs n'évoluent pas.
Sanayi faaliyetleri pek gelişmemiştir.Les activités industrielles y sont peu développées.
Korpus kallozum kısmen veya tamamen gelişmemiştir.General Paresis, or Incomplete Progressive Paralysis.
Yüzünün yarısı ve elleri tam olarak gelişmemiştir.Cependant la tête et les mains sont moins soignées.
Her oyuncu, gelişmemiş bir eyaletin İmparatoru olarak oynamaya başlar.Cada jugador comienza el juego como el emperador de una provincia no desarrollada.
Yüzünün yarısı ve elleri tam olarak gelişmemiştir.Solamente su cara, su cuello y sus manos no están tatuados.
Gelişmiş ülke, böylece sosyalizmi kuracak ve gelişmemiş ülkelerin de aynı şeyi yapmasına yardım edecektir.El país desarrollado establece el Socialismo y ayuda al subdesarrollado a hacer lo mismo.
Bu dönemde deniz topçuluğu henüz gelişmemişti.No hubo así por el momento refuerzos navales.
Mahallenin eğitimi çok fazla gelişmemiştir.El área residencial no ha sido tan estudiada.
Her oyuncu, gelişmemiş bir eyaletin İmparatoru olarak oynamaya başlar.Ogni giocatore comincia come un imperatore di una provincia non ancora sviluppata.
Roma İmparatorluğundaki diğer eyaletlerden farklı olarak, Likya’daki ulaşım sistemi fazla gelişmemiştir.Al contrario di altre province romane l'antico sistema stradale della Licia non era molto sviluppato.
Bir gelişmemiş hâli Koffing'tir.Apparirà un simpatico flipper.
Demiryolu ulaşımı fazla gelişmemiştir.La rete ferroviaria è poco sviluppata.
Olanlarında da gelişmemiştir.Il che, con loro, non avvenne.
Hayvancılık ise fazla gelişmemiştir.L'allevamento è poco sviluppato.
Ağır killi topraklardır ve profilleri iyi gelişmemiştir.I processi spinosi sono relativamente lunghi e gli epifisi non sono ben sviluppati.
Yüzünün yarısı ve elleri tam olarak gelişmemiştir.Его лицо обезображено, одной руки нет.
Hayvancılık gelişmemiştir.Животноводство — не развито.
Bir gelişmemiş hâli Metapod'tır.Это совершенно ложная метафора.
Bu ekip, çok güçlü olmayan ve gelişmemiş bir ekip.Новая команда очень молода и плохо подготовлена.