gelişmemiş ile cümle

gelişmemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Al Muharrak Spor bakımından fazla gelişmemiştir.Land Rover har aldrig været særlig aktiv inden for motorsport.
İlçede turizm çok gelişmemiş olup ekonomiye bir katkısı yoktur.Turisme yder ikke noget særligt bidrag til økonomien.
Hayvancılık ise fazla gelişmemiştir.Heller ikke kvægavlen var højt udviklet.
Bir gelişmemiş hâli Pidgey olan Pidgeotto gelişince Pidgeot olur.Den har utviklet seg fra Pidgey og skal utvikle seg til Pidgeot.
Demiryolu ulaşımı fazla gelişmemiştir.Jernbanenettet er forholdsvis dårlig utbygd.
Turizm açısından fazla gelişmemiştir.Turismen er lite utviklet.
Bir gelişmemiş hâli Sandshrew'dur.Sandslash adalah evolusi dari Sandshrew.
Karayolu ağı ve otomotiv endüstrisi fazla gelişmemiş ve büyük şehirler dışında stabilize yollar yaygındı.Jaringan jalan dan industri mobil tidak berkembang, jalan-jalan di luar kota besar pun berkualitas buruk.
Bir gelişmemiş hâli Seel'dır.Đây là một xã còn đang phát triển.
Bu, çok bozuk yansıtır; gelişmemiş kişiler bunları yapar.定型発達者(ていけいはったつしゃ)とは、発達が非定型でない者のことである。
Bir gelişmemiş hâli Seel'dır.그것은 획기적인 착상이었다.
Soğuk iklimi sebebiyle sanayisi gelişmemiştir.열차가 추운 날씨를 제대로 버티지 못했기 때문이다.
Çünkü yeni kurulan sovyet ekonomisi daha gelişmemiştir.새로운 진영 소련군이 새로 등장한다.
Toplu taşıma imkânları gelişmemiştir.מערכת התחבורה הציבורית אינה מפותחת.
Sanayi ve turizm gelişmemiştir.אך הכלכלה והתעשייה המקומית לא התפתחה במיוחד.
Sığır besiciliği yeterince gelişmemiştir.כלכלתה של סלטה אינה מפותחת במיוחד.
Görme duyuları pek gelişmemiştir.לעומתם, חוש הראייה אינו מפותח.
Her oyuncu, gelişmemiş bir eyaletin İmparatoru olarak oynamaya başlar.Всеки играч започва като император на неразвита провинция.
Ağır sanayi ise gelişmemiştir.Няма развита тежка промишленост.
Buna karşın, progresif metal 1980'lerin ortasına kadar ayrı bir tür olarak gelişmemiştir.Обаче прогресив метъла не бил се развил в жанр до средата на 1980-те години.
Pek gelişmemiştir.Силно развит.
Buna karşın, progresif metal 1980'lerin ortasına kadar ayrı bir tür olarak gelişmemiştir.Međutim, progresivni metal nije se razvio kao poseban glazbeni stil, sve do sredine osamdesetih.
Bitkisel üretim iklim şartları nedeniyle gelişmemiştir.Poljoprivreda je slabo razvijena zbog nepovoljnih klimatskih uvjeta.
Ekonomik olarak gelişmemiş bir anadolu mahallesidir.Mrčevo je gospodarski nerazvijeno prigradsko naselje.
Yüzünün yarısı ve elleri tam olarak gelişmemiştir.Nebolo mu však vidieť do tváre, len na ruky.
Sindirim sistemleri gelişmemiştir.Cievna sústava nie je vyvinutá.
Makedonski Brod, ülkenin en küçük ve gelişmemiş yerleşim yerlerinden biridir.Vojašnica Slovenski pomorščaki v Ankaranu je ena manjših in najnovejših vojašnic Slovenske vojske.
İlçede büyük çaplı ticaret erbabı bulunmadığı için ticaret hayatı pek gelişmemiştir.Res pa je tudi, da se svet od izdaje dela ni kaj dosti izboljšal.
Mahallenin eğitimi çok fazla gelişmemiştir.Sam potek naseljevanja je še malo proučen.
Çamköy Mahalleninde yaşayan nüfusun az olması sebebiyle sosyo ekonomik yapı gelişmemiştir.Zaradi majhnega števila ljudi kulinarika na otoku ni razvita.
Son yıllarda seracılık yaygınlaşmaya başlamış ise de fazla gelişmemiştir.V zadnjih letih še vedno beležimo rast, ki pa ni več tako hitra.
Son yıllarda seracılık yaygınlaşmaya başlamış ise de fazla gelişmemiştir.Nors per paskutinius dešimtmečius sveikatos sistema pagerėjo, ji tebėra neišvystyta.
Çünkü yeni kurulan sovyet ekonomisi daha gelişmemiştir.Sovietmečiu atnaujinta sodyba buvo sunaikinta.
İnce yünlerde korteks üniform olarak gelişmemiştir.Puošniosios plunksnos silpnai išsivysčiusios.
Makedonski Brod, ülkenin en küçük ve gelişmemiş yerleşim yerlerinden biridir.Makedonski Brodas yra vienas mažiausių Makedonijos miestų.
Pazar ekonomisi gelişmemiştir.Pantari majandus ei ole arenenud.
Bu dönemde deniz topçuluğu henüz gelişmemişti.Purjelaevu ei osatud tollal veel teha.
Pek gelişmemiştir.Töötab paremini.
Yüzünün yarısı ve elleri tam olarak gelişmemiştir.Nägusid ta ei näita, aga käed ja kehad on hästi välja toodud.
Köpeklerin görme mekanizmaları koku alma mekanizmaları kadar gelişmemiştir.Hülglaste tagaloivad ei paindu pöialiigeste kohalt ette.
Etkili uyum sağlama için gereken birlikte düşünme henüz yeterince gelişmemiştir ama süreç başlamaktadır.Skupno razmišljanje, ki je potrebno za učinkovito prilagajanje, ni dobro razvito, vendar se proces že začenja.
Etkili uyum sağlama için gereken birlikte düşünme henüz yeterince gelişmemiştir ama süreç başlamaktadır.Приспособяване и уязвимост, април 2007 г.)
Gelişmemiş, anlamsız bir şekilde, işimle ilgili, kendimle ilgili bazı şeylerin yolunda gitmediğini fark ettim.Aveam sentimentul, oarecum vag, că ceva nu este în regulă cu serviciul meu și cu mine.
Gelişmemiş, anlamsız bir şekilde, işimle ilgili, kendimle ilgili bazı şeylerin yolunda gitmediğini fark ettim.De alguna manera incipiente, incapaz de expresar, me di cuenta que algo andaba mal con mi trabajo, conmigo.
Gelişmemiş, anlamsız bir şekilde, işimle ilgili, kendimle ilgili bazı şeylerin yolunda gitmediğini fark ettim.De uma forma inarticulada e incipiente, percebi que havia algo de errado com o meu trabalho, comigo.
Gelişmemiş, anlamsız bir şekilde, işimle ilgili, kendimle ilgili bazı şeylerin yolunda gitmediğini fark ettim.In una forma primitiva, inarticolata, avevo capito che c'era qualcosa di sbagliato nel mio lavoro, in me.
Gelişmemiş, anlamsız bir şekilde, işimle ilgili, kendimle ilgili bazı şeylerin yolunda gitmediğini fark ettim.뭐라 말로 설명할 수는 없지만 뭔가 이건 아니다, 라는 걸 깨달았죠. 제 일과 저 스스로에 대해서 말입니다.
Gelişmemiş, anlamsız bir şekilde, işimle ilgili, kendimle ilgili bazı şeylerin yolunda gitmediğini fark ettim.Op een rudimentaire en onuitgesproken manier, realiseerde ik me dat er iets mis was met mijn werk, met mij.
Gelişmemiş, anlamsız bir şekilde, işimle ilgili, kendimle ilgili bazı şeylerin yolunda gitmediğini fark ettim.Svým způsobem jsem si nejasně uvědomoval, že je tu něco špatně, se mnou a mou prací.
Gelişmemiş, anlamsız bir şekilde, işimle ilgili, kendimle ilgili bazı şeylerin yolunda gitmediğini fark ettim.Valamiféle kezdetleges, kiforratlan módon rájöttem, hogy valami nem OK a munkámmal, és velem sem.
Gelişmemiş, anlamsız bir şekilde, işimle ilgili, kendimle ilgili bazı şeylerin yolunda gitmediğini fark ettim.Với một chút khởi đầu lộn xộn chẳng rõ ràng, tôi nhận ra rằng có gì đó không ổn với công việc, với chính tôi.
Gelişmemiş, anlamsız bir şekilde, işimle ilgili, kendimle ilgili bazı şeylerin yolunda gitmediğini fark ettim.Με κάποιο ασύνδετο, ανέκφραστο τρόπο, συνειδητοποίησα ότι κάτι πήγαινε λάθος με τη δουλειά μου, μ'εμένα.
Gelişmemiş, anlamsız bir şekilde, işimle ilgili, kendimle ilgili bazı şeylerin yolunda gitmediğini fark ettim.Каким-то непонятным, неясным образом, я стал понимать, что происходит что-то не то со мной и моей работой.
Gelişmemiş, anlamsız bir şekilde, işimle ilgili, kendimle ilgili bazı şeylerin yolunda gitmediğini fark ettim.На певному початковому, невиразному рівні я почав усвідомлювати щось не те, пов'язане з моєю роботою, зі мною.
Gelişmemiş, anlamsız bir şekilde, işimle ilgili, kendimle ilgili bazı şeylerin yolunda gitmediğini fark ettim.По някакъв дълбок и неясен начин, осъзнах, че има нещо много погрешно в моята работа, дори и в мен.
Gelişmemiş, anlamsız bir şekilde, işimle ilgili, kendimle ilgili bazı şeylerin yolunda gitmediğini fark ettim.באיזו דרך ראשונית ולא ברורה, הבנתי כי משהו לא בסדר עם עבודתי, איתי.
Gelişmemiş, anlamsız bir şekilde, işimle ilgili, kendimle ilgili bazı şeylerin yolunda gitmediğini fark ettim.بشكل غير واضح جدا اكتشفت أن هناك خطبا ما بعملي، أو حتى بي.
Gelişmemiş, anlamsız bir şekilde, işimle ilgili, kendimle ilgili bazı şeylerin yolunda gitmediğini fark ettim.仕事や自分の何かが 間違っていると感じたのです 疲れ果てていましたし
Onlar hala ayakta, gelişmemiş, burrowing erkekler bana görünüyordu savunma, kendi dönüşüm bekliyor.De tycktes mig vara rudimental, inträngning män, kvar på sina försvar, väntar på deras förvandling.
Onlar hala ayakta, gelişmemiş, burrowing erkekler bana görünüyordu savunma, kendi dönüşüm bekliyor.He tuntuivat minusta rudimental, tunkeutuminen miehet, vielä pystyssä heidän puolustusta, odottavat muutosta.

İlgili Sayfalar