gelişmek ile cümle

gelişmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O yıl gelişmekte olan ülkeler için (SIM-free) piyasaya sürüldü.同年中には全編成に対してOM-ATSが設置された。
Gelişmekte olan mine %30 proteinden oluşur ve bu proteinlerin % 90'ı amelogenindir.歯の発生時期において、エナメル質は30%のタンパク質を持ち、その90%がアメロゲニンである。
Tarımsal faaliyetler her geçen yıl meyvecilik yönünde gelişmektedir.そして、どこを見ても、昨年以来、産業活動が進行している。
Destan, dev bir kahraman olan Kalevipoeg (Kalev'in Oğlu) etrafında gelişmektedir.大久保忠備の嫡男であり、大久保忠教(彦左衛門)の玄孫にあたる。
Bununla ilintili, gelişmekte olan ülkeler yoksun kalmış bir şekilde dünya çapında bir eğilim izlemiştir.善良で文明的なすべてのものはこの低位の状態からゆっくりとした発展をたどって生じる。
Hem gelişmiş (333 milyon) hem de gelişmekte olan (639 milyon) ülkelerde yaygındır.该病在发达国家(330,000,000)和发展中国家(639,000,000)均相当普遍。
Ukrayna ekonomisi gelişmekte olan bir pazardır.烏克蘭是一個新興的自由市場經濟體。
Gelişmekte olan ülkelerin yoğun yerleşimli fakir mahallelerinde salgınlar meydana gelebilir.大流行可能在發展中國家的貧民窟中發生。
Destan, dev bir kahraman olan Kalevipoeg (Kalev'in Oğlu) etrafında gelişmektedir.窝阔台遂指定阔出之子失烈门为继承人。
Son yıllarda meyvecilik faaliyetleride gelişmektedir.过去几年,水果干开始盛行。
1997 yılına kadar Asya, gelişmekte olan ülkelere akan sermayenin neredeyse yarısına yakınını çekmekteydi.1989年,亞洲吸引將近一半的向發展中國家的資本淨流入。
Beş yıldır Ermenistan'da turizm her yıl biraz daha gelişmektedir ve bundan en çok yararlanan da Erivan'dır.亚美尼亚的旅游业每年都在发展,首都埃里温是旅游的主要目的地之一。
Bu durum, gelişmekte olan ülkelerde daha da belirgindir.这种现象在发展中国家更加严重。
Şehirde iç turizm gelişmektedir.该市旅游业兴盛。
Son yıllarda meyvecilik hızlı bir şekilde gelişmektedir.최근 몇년 간 빠른 성장이 이루어지고 있는 추세다.
Destan, dev bir kahraman olan Kalevipoeg (Kalev'in Oğlu) etrafında gelişmektedir.휘는 나운(羅雲)이며, 장수왕의 손자이자 고조다(高助多)의 아들이다.
Tüberkülin duyarlılığı, aşıdan 5-6 hafta sonra gelişmektedir.생후 5~6개월 이후에 성적으로 성숙해진다.
Gelişmekte olan bir mahalledir.주변 지역은 아직 개발 중에 있다.
Oyun gelişmekte olduğu için bu sayı her an değişebilir.게임의 진행에 따라 이동할 수 있는 장소가 변경된다.
İpekçilik de gelişmektedir.הקסדה התפתחה גם היא.
Ekonomik olarak, ülke, yeni gelişmekte olan trans-Atlantik ticaretinden çok yarar sağladı.מבחינה כלכלית, המדינה החלה באותה התקופה להרוויח מהעידן החדש של מסחר טרנס-אטלנטי.
Bu tür kirlilikler özellikle gelişmekte olan ülkelerde görülmektedir.תופעה זו רווחת במיוחד במדינות מתפתחות.
Yaygın olarak gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde bulunurlar.התשתיות במדינה מודרניות ומפותחות.
Cep telefonu, gelişmekte olan piyasalarda satın alınabilir.מתג טלפוניה, המיועד להתקנה במרכזיית הטלפון.
Fakat gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda kadınlar erkeklere göre iki kat fazla risk taşımaktadır.В много страни от развиващия се свят обаче, жените са с два пъти по-висок риск от мъжете.
Oyun gelişmekte olduğu için bu sayı her an değişebilir.Тази стойност може да се смени по време на играта.
Gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere oranla yaklaşık beş kat daha sık meydana gelir.Среща се около пет пъти по-често в развиващите се страни, отколкото в развитите страни.
İpekçilik de gelişmektedir.Развива се и грънчарството.
Zeytincilik yeni yeni gelişmektedir.Еукариотите са следващото голямо еволюционно нововъведение.
Ekonomik olarak, ülke, yeni gelişmekte olan trans-Atlantik ticaretinden çok yarar sağladı.Изглеждало, че индустриалните нации са ощастливени от нов икономически растеж.
Yanıkların yaklaşık %90’ı gelişmekte olan ülkelerde meydana gelmektedir.Около 90% от изгарянията се случват в развиващия се свят.
Yayla sebzeciliği gelişmektedir.Изкопаването на ровът напредва.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Гастроентеритът засяга главно децата и тези в развиващите се страни.
Siyasi kültür, zaman istemekle birlikte gelişmektedir.ГПИ еволюират с времето.
Kırklareli’nde sanayi artan bir hızla gelişmektedir.Габрово, където индустрията се развива с бурни темпове.
2006 itibarıyla GNU hâlâ etkin olarak gelişmektedir.През 2006 г. Джинепри не постига същите успехи.
Şu anda yeni yapılan inşaatlar ile gelişmektedir.След Освобождението е построен с вече нови сгради.
Kulüp işini çok ciddiye alıyor ve daha da gelişmek istiyor.Кметът се притеснява от присъствието му и още по-старателно върши работата си.
Hem gelişmiş (333 milyon) hem de gelişmekte olan (639 milyon) ülkelerde yaygındır.Jednako je učestala u razvijenim (333 milijuna) i nerazvijenim (639 milijuna) zemljama.
Bu durum, gelişmekte olan ülkelerde daha da belirgindir.Ovo je posebice važno u državama u razvoju.
İpekçilik de gelişmektedir.Razvija se i trgovina.
İlçe merkezi, planlı bir biçimde çağdaş şehircilik anlayışına uygun olarak gelişmektedir.Grad se i danas veoma brzo širi u skladu s prvobitnim urbanističkim planom.
Gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere oranla yaklaşık beş kat daha sık meydana gelir.Oko pet puta je češća u zemljama u razvoju nego u razvijenim zemljama.
Sanayisi hızla gelişmektedir ve kentte bir sanayi bölgesi bulunmaktadır.Razvija se industrija i time se oporavlja gradsko gospodarstvo.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Gastroenteritis najviše pogađa djecu i stanovništvo zemalja u razvoju.
Mahallede yayla sebzeciliği hızla gelişmektedir.Gradska se aglomerizacija ubrzano razvija.
Bu nedenle Gülbahçe'de rüzgar sörfü hızla gelişmektedir.To je zato što na višoj nadmorskoj visini vjetar struji brže.
Günümüzde ise, gelişmekte olan ülkelere doğru bir yönelme gözlenmektedir.To vidimo i u današnjim domorodačkim skupinama koji su na približnom stupnju razvoja.
Hikâye yapılan seçimlere bağlı olarak gelişmektedir.Popis je napravljena prema rezultatima glasovanja.
Safaga'da gelişmekte olan bir turizm sektörü bulunmaktadır.U Zagrebu je razvijen i turizam.
Şehirde iç turizm gelişmektedir.U regiji se razvija seoski turizam.
MPEG-4 halen gelişmekte olan bir standard olup yapı olarak bölümlerden oluşmaktadır.MPEG-4 je stále sa vyvíjajúci štandard a je rozdelený na 28 častí.
Tohum ve fidan ticareti de giderek gelişmektedir.Postupne sa rozvíjalo plátenníctvo a obchod s dobytkom.
Liderlik kültü hızla gelişmekteydi.Rýchly rozvoj prebehol od.
Bir diğer geçim kaynağı ise yeni gelişmekte olan arıcılıktır.Self-branding je novým trendom spôsobeným rozvojom internetu.
Gelişmekte olan meteoroloji ve klimatoloji bilimlerine de yakın ilgi duydu.Významné boli jeho dlhodobé klimatologické a meteorologické pozorovania a publikácie.
Kulüp işini çok ciddiye alıyor ve daha da gelişmek istiyor.Túto službu bral veľmi vážne a dosť ho vyčerpávala.
Hem gelişmiş (333 milyon) hem de gelişmekte olan (639 milyon) ülkelerde yaygındır.Bolezen je pogosta tako v razvitih (333 milijonov) kot tudi nerazvitih državah (639 milijonov).
Yanıkların yaklaşık %90’ı gelişmekte olan ülkelerde meydana gelmektedir.Približno 90% primerov se zgodi v državah v razvoju.
Bu durum, gelişmekte olan ülkelerde daha da belirgindir.Ta problem je še bolj izrazit v državah v razvoju.
İlgili Sayfalar