gelişmek ile cümle
gelişmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Köy gittikçe güzelleşmekte ve gelişmektedir.A város folyamatosan bővül és fejlődik.
Gelişmekte olan bir mahalledir.A századforduló környékén fejlődés mutatkozott.
Arıcılık, yavaş yavaş olsa da gelişmektedir.A nézettség, ha nem is túl drasztikus ütemben, de fokozatosan csökkent.
1997 yılına kadar Asya, gelişmekte olan ülkelere akan sermayenin neredeyse yarısına yakınını çekmekteydi.Vuoteen 1997 asti Aasia houkutteli lähes puolet kehitysmaihin virranneesta pääomasta.
"Gelişmekte olan ülkelerin ilaç yasaları yeterli midir?".Pitäisikö rahoitusmarkkinoita säännellä tiukemmin?”
Bununla birlikte tarıma dayalı sanayi gelişmekte olan sektörlerden biridir.Meillähän Ruikonperällä teollisuutta jonkun verran...
Ekonomik olarak, ülke, yeni gelişmekte olan trans-Atlantik ticaretinden çok yarar sağladı.Englannin talous hyötyi kehittyvästä transatlanttisesta kaupasta.
Oyun gelişmekte olduğu için bu sayı her an değişebilir.Pistemäärät voivat muuttua pelin aikana.
Son yıllarda meyvecilik faaliyetleride gelişmektedir.Talousoikeuden osa-alueet kehittyivät viime vuosikymmeninä omia teitään.
Arıcılık, yavaş yavaş olsa da gelişmektedir.Toleranssi kehittyy, mutta hyvin hitaasti.
1950'de açılan Adalet kulübü hızla gelişmek ister.Peliteoria kehittyi 1950-luvulla kiivaasti.
Kaplıca gelişmekte olan bir köydür.Kuivatuksesta kehittyväksi kyläksi.
Genel anlamda, gelişmekte olan bir bilim tamamlanmamıştır.Fysiikka tieteenä ei ollut läheskään valmis.
Günümüzde ise, gelişmekte olan ülkelere doğru bir yönelme gözlenmektedir.Vastaavasti palestiinalaiset ovat huolestuneita nykyisestä kehityksestä.
Kitap bu üç tema etrafında gelişmektedir.Kirja on kirjoitettu vuorotellen näiden kolmen näkökulmista.
Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'nun amacı gelişmekte olan ülkelerde kırsal alanda yoksulluğu azaltmaktır.Järjestö pyrkii vähentämään köyhyyttä kehitysmaiden maaseuduilla.
Hem gelişmiş (333 milyon) hem de gelişmekte olan (639 milyon) ülkelerde yaygındır.Η εμφάνισή της ήταν συχνή τόσο στις ανεπτυγμένες (333 εκατ.) και στις αναπτυσσόμενες (639 εκατ.) χώρες.
Fakat gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda kadınlar erkeklere göre iki kat fazla risk taşımaktadır.Σε πολλές χώρες στον αναπτυσσόμενο κόσμο, ωστόσο, οι γυναίκες διατρέχουν τον διπλάσιο κίνδυνο από τους άνδρες.
Belediyeden ve hükûmetten gelen yatırımlar nedeniyle Tiran'nın spor altyapısı hızlı gelişmektedir.Οι αθλητικές υποδομές των Τιράνων αναπτύσσονται γρήγορα, λόγω των επενδύσεων από το δήμο και την κυβέρνηση.
MPEG-4 halen gelişmekte olan bir standard olup yapı olarak bölümlerden oluşmaktadır.Το MPEG-4 εξακολουθεί να είναι ένα εξελισσόμενο πρότυπο και χωρίζεται σε πολλά μέρη.
Gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere oranla yaklaşık beş kat daha sık meydana gelir.Εκδηλώνεται περίπου πέντε φορές πιο συχνά στον αναπτυσσόμενο κόσμο από ότι στον ανεπτυγμένο κόσμο.
Gömeç ilçesinde deniz turizmi hızla gelişmektedir.Από τότε, το λιμάνι της Σαγκάης, αναπτύσσεται με ταχύτατους ρυθμούς.
İlçede sanayi gün geçtikçe gelişmektedir.Η καταξίωσή της στον κόσμο της τέχνης έρχεται σταδιακά.
Yaygın olarak gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde bulunurlar.Εμφανίζεται στον ανεπτυγμένο και αναπτυσσόμενο κόσμο.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Η γαστρεντερίτιδα προσβάλλει κυρίως παιδιά και πληθυσμό αναπτυσσόμενων χωρών.
Ekonomik olarak, ülke, yeni gelişmekte olan trans-Atlantik ticaretinden çok yarar sağladı.Økonomisk begyndte landet et nyde godt af den ny æra med transatlantisk handel.
Gelişmekte olan bir mahalledir.Byen var midt i sin udvikling.
Bu durum, gelişmekte olan ülkelerde daha da belirgindir.De er også bedst i tilberedt tilstand.
Baymak fiili, büyümek ve gelişmek anlamına da gelir.Det handler om at bryde ud, om at sanse og om at blive voksen.
Son yıllarda balıkçılık ta gelişmektedir.Fiskeriet er dog gået noget tilbage i de senere år.
Bu durum, gelişmekte olan ülkelerde daha da belirgindir.Dette problemet er enda mer markert i utviklingsland.
Arıcılık, yavaş yavaş olsa da gelişmektedir.Publikum forsvinner sakte, men sikkert.
Son yıllarda balıkçılık ta gelişmektedir.Fisket har derfor i de senere åra gått tilbake.
Kitap bu üç tema etrafında gelişmektedir.Denne prosessen skjer gjennom tre trinn.
UNESCO’ya göre, gelişmekte olan ülkelerde engelli çocukların %90’ı okula gitmiyor.Fødselsregistrering via SMS: halvparten av alle barn i utviklingsland registreres ikke ved fødselen.
Elektronik stetoskoplar fazla yaygınlaşmamıştır, gelişmekte olan bir teknolojidir ve pahalıdır.Teknologi for å fange CO2 i stor skala er allerede kommersielt tilgjengelig og godt utviklet.
1997 yılına kadar Asya, gelişmekte olan ülkelere akan sermayenin neredeyse yarısına yakınını çekmekteydi.Sebelum tahun 1999, Asia menarik hampir separuh arus modal ke negara berkembang.
Gelişmekte olan ülkelerle kurulan güçlü ilişkiler sayesinde, ülkeye çok sayıda yabancı öğrenci gelmişti.Hongaria membangun hubungan yang baik dengan negara-negara berkembang dan banyak mahasiswa asing tiba.
Gelişmekte olan ülkelerde şizofreni prognozu gelişmiş ülkelere göre daha iyidir.Hasil pemulihan untuk skizofrenia tampaknya lebih baik di berkembang dibandingkan di negara maju.
Kitap bu üç tema etrafında gelişmektedir.Program ini menekankan pada tiga pendekatan.
Kulüp işini çok ciddiye alıyor ve daha da gelişmek istiyor.Hal ini menyebabkan ia menjadi jauh lebih bekerja keras dan belajar lebih serius.
Yanıkların yaklaşık %90’ı gelişmekte olan ülkelerde meydana gelmektedir.Sekitar 90% luka bakar terjadi di negara berkembang.
Destan, dev bir kahraman olan Kalevipoeg (Kalev'in Oğlu) etrafında gelişmektedir.Ia lalu ditugaskan oleh Uskup Agung Keuskupan Agung Semarang waktu itu yakni Mgr.
Şu anda yeni yapılan inşaatlar ile gelişmektedir.Saat ini sedang dilakukan pembangunan infrastruktur baru.
FBN1 geni üzerinde bir mutasyon sonucu gelişmektedir.Dapat dilakukan uji genetika terhadap gen FGDY1.
Birleşik Devletler ve NATO, Çekoslovakya'da gelişmekte olan olaylara büyük ölçüde göz yumdu.Hoa kỳ và NATO hầu như đã phớt lờ về tình trạng đang diễn tiến ở Tiệp Khắc.
Gelişmekte olan ülkelerde hastalığın en yaygın görüldüğü kişiler çiftçiler ve şehirlerde yaşayan yoksullardır.Ở các nước đang phát triển, những người mắc bệnh chủ yếu là nông dân và người nghèo ở các thành phố.
Köy gittikçe gelişmektedir.Thành phố liên tục phát triển.
Ters etkilerin gelişmekte olan dokulara erişimi etkinin doğasına bağlıdır.Sự tiếp cận của các ảnh hưởng bất lợi đến việc phát triển các mô phụ thuộc vào bản chất của ảnh hưởng.
Diyabet, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde yaygındır.Bệnh tiểu đường là phổ biến ở cả các nước phát triển và đang phát triển.
Okulun sosyal hayatı geçtikçe gelişmekte, tüm imkanlarını sosyal hayat için kullanmaktadır.Hoạt động đào tạo của Nhà trường ngày càng được mở rộng, nhằm đáp ứng nhu cầu của xã hội.
Gelişmekte olan ülkelerin yoğun yerleşimli fakir mahallelerinde salgınlar meydana gelebilir.Đại dịch có thể xảy ra ở các khu ổ chuột của các nước đang phát triển.
Bu ölümlerin %90'ı gelişmekte olan ülkelerde gerçekleşti.90% số ca tử vong xảy ra tại đây.
Hayvancılık gittikçe gelişmektedir.Động vật có vú vẫn tiếp tục phát triển lớn hơn.
Mahallede yayla sebzeciliği hızla gelişmektedir.Khu vực Kinh-Tương ở quanh hồ Động Đình phát triển rất nhanh chóng.
1950'de açılan Adalet kulübü hızla gelişmek ister.Thập niên 1950 chứng kiến sự phát triển nhanh chóng của truyền hình.
Besicilik gelişmektedir.Lược mang phát triển.
Oyun gelişmekte olduğu için bu sayı her an değişebilir.これらはゲーム中何時でも変更が可能。
2007'den beride seracılık hızla gelişmektedir.2007年の自主トレでは早速故障発生。
Baymak fiili, büyümek ve gelişmek anlamına da gelir.類義語は発展、及び発達。