gelişme ile cümle

gelişme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kuantum kimyası uluslararası gazetesi ve kuantum kimyası gelişmeler serisi kurucudur.他是量子化学国际期刊(英语:International Journal of Quantum Chemistry)和量子化学进展系列(英语:Advances in Quantum Chemistry)的创始人。
Bu sırada Galaktik Cumhuriyet gelişmeye ve yayılmaya devam etmişti.自此,理工不斷發展和擴張。
Özbek tiyatrosunun gelişmesinde büyük bir etkiye sahiptir.這一體系對戲劇藝術的演變,產生了很大的影響。
Beş yıldır Ermenistan'da turizm her yıl biraz daha gelişmektedir ve bundan en çok yararlanan da Erivan'dır.亚美尼亚的旅游业每年都在发展,首都埃里温是旅游的主要目的地之一。
Bu durum, gelişmekte olan ülkelerde daha da belirgindir.这种现象在发展中国家更加严重。
Bazı diğerlerinde ise ancak gebe olduktan sonra bir kese gelişmeye başlar.另一種可頌餅乾呈卷狀,特別的是,它們在拿去焗之前會先切成一塊塊。
Akademi, kısa sürede büyük gelişme kaydetmiştir.借此,大学很快赢得显著的成就。
Pamuk tarımının gelişmesi, Güney eyaletlerinde köle talebinde büyük artışa sebep olmaktaydı.结果是南方腹地棉花种植的爆炸性增长,极大地增加了奴隶劳工的需求。
Bu sanayiler 1950'li ve 1960'li yıllarda büyük gelişmeler göstermiştir.经济学家在二十世纪五十年代和六十年代深入的研究了长期的经济增长。
Sistemlerden yararlanma ve verimlilik gelişmeleri çoğunlukla %10-20’lik bir fayda artışı sağlar.原先利用率只有10-20%的系统利用效率增加了。
Fakat gerek teknolojinin gelişimi gerekse ekonomik gelişmeler bazı gelenekleri değiştirmiştir.除了為教會的進步發展有必要外,才能變更這些傳統。
Yeni teknolojik veya ekonomik gelişmeler, bu hedefe yaklaşabilmek açısından birçok olanak sunmaktadır.這些技術或新科技有利於進行一場襲擊。
Doğu kıyısındaki Rialto pazarının önemi ve gelişmesi yüzen köprü üzerindeki trafiği artırdı.位在東岸的里阿爾托市場後來逐漸發展,重要性的上升也讓浮橋的交通流量增加。
Şehirde iç turizm gelişmektedir.该市旅游业兴盛。
Bu gelişmeler üzerine yeniden resmi makamların kuşkusunu çekti ve polis gözetimi altında tutulmaya başladı.其中一些事件使教團開始受嫌疑,警方的監視開始強化。
Dava ABD yasalarında adil kullanım konusunda önemli gelişmelere yol açtı.该案在美国言论自由权的发展过程中具有重要意义。
Lenin'in sürgünde iken yazdığı "Rusya'da Kapitalizmin Gelişmesi" adlı eserinin yayınlanmasını sağladı.期间,还翻译列宁《俄国资本主义的发展》一书。
Türkiye yıldan yıla artan bir ekonomik gelişme göstermiştir.这意味着他们每年必须表现出一些进步。
Fakat Amerika bağımsızlığından sonra bu türlü ticaret çok gelişmeden sona ermiştir.美國的藝術發展在此之後也開始更加獨立起來。
2. Bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeleri daha yakından takip edebilmek.研究妨害:可遲滯對方之科技發展。
Bu da ekonomik yönden çok büyük gelişmeler sağlamıştır.使经济性大大的提高。
Progress (Прогресс) "ilerleme, gelişme" anlamına gelir.Progress (Прогресс)는 Progress를 의미한다.
İnternet'in tarihi, 1950'lerde bilgisayarların gelişmesi ile başlar.인터넷의 역사는 1950년대에 컴퓨터의 개발과 더불어 시작하였다.
1970'lerde başlayan bu gelişme bugünde devam etmektedir.1970년대에 시작된 이 시대는 계속되고 있다.
Gey topluluğun içerisinde herkes başkaldırıyı olumlu bir gelişme olarak nitelendirmedi.동성애자 사회의 모든 사람들이 반란을 긍정적인 발전이라고는 생각하지 않는다.
San Francisco Limanı'nın gelişmesi ile şehir bir ticaret merkezi haline geldi.또한 샌프란시스코 항구의 개발에 따라 도시는 무역의 중심지가 되었다.
Orchard Road'da, şehrin alışveriş merkezi, birçok yeni gelişmeler var.도시의 쇼핑 중심지인 오차드 로드에는 몇 가지 새로운 발전이 있다.
Bu gelişmeler, Uzay Yarışı'nın başlangıcı sayılmaktadır.이것이 우주 경쟁의 시작이다.
Erdoğan, bu gelişme üzerine de "gereği yapılır, yapıldığı zaman görürsünüz" dedi.윤사흔이 크게 취하여 언관들에게 말하기를, '너희들 마음대로 하여 보아라.
Bu alan Sovyetler'in yıkılışına kadar gelişmeye devam etti.이 지역은 소련이 붕괴될 때까지 계속해서 발전했다.
Akademi, kısa sürede büyük gelişme kaydetmiştir.짧은 기간 동안에 학문이 눈에 띄게 발전했다.
Özellikle Watson ve Crick DNA'nın yapısını önerdikten sonra yeni disiplinler hızlı bir gelişme kaydetmiştir.새로운 분야는 특히 왓슨과 크릭이 DNA 구조를 제안한 후에 급속도로 발전했다.
Bu antlaşma, o zaman için ilginç bir gelişmeydi.하지만 이 관점은 이후 선호되지 않는 이론이 되었다.
Son yıllarda meyvecilik hızlı bir şekilde gelişmektedir.최근 몇년 간 빠른 성장이 이루어지고 있는 추세다.
Yaklaşık yedi yıldır her salı günü dış politik gelişmeler üzerine köşe yazıyor.이후 매년 3월 3일 논산 연무읍에서는 서재필 추모제가 거행된다.
Ayrıca turizm yönelik gelişmeler üzerine 5 yıldızlı bir otel inşaatı düşünülmektedir.원산에 새로운 5성급 호텔 건설이 계획되어 있다.
Destan, dev bir kahraman olan Kalevipoeg (Kalev'in Oğlu) etrafında gelişmektedir.휘는 나운(羅雲)이며, 장수왕의 손자이자 고조다(高助多)의 아들이다.
1974 yazında ada üzerindeki bu gelişmeler, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde tek hakim konu oldu.1974년 여름의 이 사건은 키프로스뿐만 아니라 그리스와 터키의 외교 관계에 있어서 매우 중대한 사안이다.
1923 yılında şehri Pekin'e bağlayan bir demiryolu inşa edilmiştir ve şehirde endüstri gelişmeye başlamıştır.베이징으로부터의 철도가 1931년에 부설되었고 도시는 공업 부지로 성장하기 시작했다.
Bir gelişmemiş hâli Seel'dır.그것은 획기적인 착상이었다.
Tüberkülin duyarlılığı, aşıdan 5-6 hafta sonra gelişmektedir.생후 5~6개월 이후에 성적으로 성숙해진다.
1920'li yıllar büyük bir gelişme dönemi oldu.1920년대는 주 전체가 발전과 번영을 하는 시기였다.
Joomla adına önemli bir gelişme de 2011 in başlarında yaşandı.문피아에서 연재중이며 2011년에 초기 연재를 시작했다.
Yerli sanayi ve el sanatların gelişmesi için devlet, teşvik etti.태국의 문화 및 예술 발전을 촉진한다.
Diğer gelişmeler optik çözümler konseptini içeriyor.광고 도구 모음이 번들 옵션으로 포함되어 있다.
17. yüzyıldan itibaren, bu zihniyeti altüst edecek iki gelişme yaşandı.17세기에 들어 2가지 혁신에 의해 포도주 숙성에 대한 인식이 크게 달라졌다.
Gelişme bölümü bir paragraftan fazla olabilir.한 단락은 하나 이상의 문장들로 이루어진다.
Gelişmekte olan bir mahalledir.주변 지역은 아직 개발 중에 있다.
Böylece ekonomi ve ticaret yeniden gelişme göstermiştir.그 후 산업과 교통의 발달로 다시 발전하였다.
Soğuk iklimi sebebiyle sanayisi gelişmemiştir.열차가 추운 날씨를 제대로 버티지 못했기 때문이다.
Bu gelişmeler neticesinde daha sonra kendisinin ziyareti iptal edilmişti.그 자리에서 바로 체포된 그는 결국 투어를 취소해야 했다.
Çünkü yeni kurulan sovyet ekonomisi daha gelişmemiştir.새로운 진영 소련군이 새로 등장한다.
Fakat bunun tam aksi bir gelişme daha muhtemel görünüyor.그러한 상태는 오히려 지금보다 훨씬 발전된 상황일 수 있다.
Gelişmesi için yüksek nisbi nem ve kumlu toprak ister.물 빠짐이 좋고 유기질 함량이 높은 토양에 심는다.
Eğitim alanında gelişmeler görülür.어느 지역에서 교육의 발전.
Sonunda Bahri Memluklular bu gelişmeleri dürdurmaya karar verdiler.그 결과 개발자들은 이를 확장하기로 결정하였다.
Yukarıdaki gelişme genel dönme hareketinin özel bir durumudur.이러한 수열은 선형 계차 방정식의 특별한 경우이다.
Bu arada Fransa'da devrimi hazırlayan gelişmeler hızlanmıştı.그런데도 프랑스 혁명은 점점 진행되어 갔다.
Yerel ve uzak birimlerde dosya aramasına önemli bir gelişme .주요 기능은 로컬 및 원격 컴퓨터 간 보안 파일 전송이다.
Oyun gelişmekte olduğu için bu sayı her an değişebilir.게임의 진행에 따라 이동할 수 있는 장소가 변경된다.

İlgili Sayfalar