gelişme ile cümle

gelişme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Romanya'daki direniş diğer bölgelerdeki gibi gelişmedi.だが、蜂起は他の地域ほどには成功しなかった。
1721 de ise saatin gelişmesi için güzel şeyler oluyordu.1717年になると、状況をさらに錯綜させるような問題が浮上した。
Yaklaşık yedi yıldır her salı günü dış politik gelişmeler üzerine köşe yazıyor.毎週火曜日に発行され、政治思想的には民主主義だった。
Bu, çok bozuk yansıtır; gelişmemiş kişiler bunları yapar.定型発達者(ていけいはったつしゃ)とは、発達が非定型でない者のことである。
Ancak bu gelişme öncelikle ekonomik ilişkilerde sağlandı.この紛争はおそらく主に経済上の利害から生じたものであった。
Bu arada Fransa'da devrimi hazırlayan gelişmeler hızlanmıştı.即位した際、フランス革命が進行中であった。
Bundan sonra kent bir deniz ticaret merkezi ve önemli bir balıkçılık limanı olarak gelişme gösterdi.その後、重要な海軍基地、商業港として発展してきた。
Ancak bu gelişmeler konferansın kararlarını etkilemedi.それでもこれらは議会の決議には大きな影響を与えなかった。
Bu sırada, nano-ölçek teknolojilerindeki gelişmelere dayanan ürünlerin ticarileşmesi başladı.今後、ナノテクノロジーの進歩によってさらなる発展が見込まれている。
Bu gelişmeler, Uzay Yarışı'nın başlangıcı sayılmaktadır.この出来事は地域での宇宙競争の始まりを示している。
Hızlı ürer ayrıca zararlı otların gelişmesini engeller.また、雨水の排水が容易であり、雑草の生育を防止する。
Kadınların adet döngülerinin gelişmesini sağlar.成人女性に変身するのは、それが理由である。
Gelişme ekonomisi konusundaki seçkin katkıları ünlüdür.貨幣的景気理論も有名である。
Bununla ilintili, gelişmekte olan ülkeler yoksun kalmış bir şekilde dünya çapında bir eğilim izlemiştir.善良で文明的なすべてのものはこの低位の状態からゆっくりとした発展をたどって生じる。
Johannesburg'un gelişmesine kadar Cape Town, Güney Afrika'daki en büyük şehirdi.ヨハネスブルグやダーバンが成長するまでは南アフリカ最大の都市であったのである。
Deneysel psikolojinin Almanya ve ABD'de gelişmesinin peşi sıra psikolojinin uygulamalı alanları doğmuştur.ドイツやアメリカ合衆国で営まれたような研究室での心理学がイギリスに到来するのは遅かった。
Yukarıdaki gelişme genel dönme hareketinin özel bir durumudur.上の魔方陣は完全方陣の一例である。
Onlarla çalışmayı bıraktım çünkü gelişme göstermediler."それで見なくなりました」と魅力を感じなくなった。
Olaylar hızla gelişmeye başlıyor.発生が早くなっている。
Sahnede bulunan herkes olayların böyle acayip gelişmesini eğlenceli bulmaktadırler.出演者はみんなこれは面白い作品になりそうだと大変撮影に入れ込んだ。
Bu gelişme elektrikli telgrafın yapımını mümkün kıldı.この方法は交流電化から発展が見られた。
Charles’ın konuşma gelişmesi de yavaş oldu.查尔斯的语言表达能力发育亦迟缓。
Budapeşte gibi bâzı şehirlerde böyle gelişmeler için hiç şans yoktu.而对于生活于布达佩斯等城市里的犹太群体而言,就没有这样好的机遇了。
Diğer birçok genç fizikçi gibi, Rabi de Avrupa’daki önemli gelişmeleri yakından takip ediyordu.拉比跟其他當時的年輕物理學者一樣,都在密切關注着歐洲的各項重大發現。
Chomsky’nin dilbilimsel eserleri 20. yüzyılda psikoloji alanındaki gelişmeleri de etkilemiştir.乔姆斯基的语言学著作,对于心理学在20世纪的发展方向产生了重大影响。
Yeni özellikler, daha fazla "paskalya yumurtası" cevapı, UI gelişmeler ve daha iyi ses modülasyon içerebilir.新功能可能包括更多的“复活节彩蛋”答复,改进用户界面和更好的声音调制。
1960'lı yıllardan sonra sanayi gelişmeye başlamıştır.1960年代起,工業也開始發展。
Bu yenilikler Sheffield'in bir sanayi kenti olarak hızla büyüyüp gelişmesine yol açtı.这些革新使谢菲尔德作为一个工业城市得到发展。
Tramvaylar 20. yüzyılda şehrin gelişmesinde büyük rol oynadılar.電車在20世紀城市的發展過程中有著舉足輕重的作用。
Fakat devamlı gelişme hâlindedir.但願永世昌,丕。
Daha sonraki gelişmelerde, ev yapımı vardır.日後的新建大樓將是有機建築。
Bu yeni gelişme Çin'den yeni bir göçmen dalgasını daha getirir.這第三波移民將繼續帶來更多來自中國的親屬。
Hem gelişmiş (333 milyon) hem de gelişmekte olan (639 milyon) ülkelerde yaygındır.该病在发达国家(330,000,000)和发展中国家(639,000,000)均相当普遍。
Bu gelişmeler 2009'un başında tamamlanacaktır.以上工程于2009年初完工。
Gelişmesi için Ohio Valley Wrestling (OVW) eğitim merkezine gönderildi.接著他進入了WWE旗下的訓練聯盟Ohio Valley Wrestling (OVW)繼續他的基礎摔角訓練。
Ukrayna ekonomisi gelişmekte olan bir pazardır.烏克蘭是一個新興的自由市場經濟體。
Seviye 3, şimdilik gelişme aşamasındadır.現時3号线正在建设中。
Tank zırhlarındaki çabuk gelişmelerden ötürü ZiS-2 çok kısa sürede tanksavar özelliğini yitirdi.由于坦克装甲保护的改进,ZiS-2很快失去了反坦克的价值。
1920'li yıllar büyük bir gelişme dönemi oldu.1920年代是自治领发生巨大变革的时代。
Albümün konsepti ve teması Aralık 2011'de gelişmeye başladı.专辑的概念和主题于2012年12月开始确立。
Önümüzdeki on yıl içinde bu gelişmenin sonucu ne olacağı henüz bilinmemektedir.我们不能确定50年前究竟发生了什么。
Kont bu gelişmeden çok memnun olmuştur.太子世民得知此事后甚为高兴。
Dergi 1920'lerde gelişmeye devam etti.杂志于1922年开始出版。
Bu teori kuark modelinin gelişmesine imkan sağladı.這個理論加固了板塊構造論的可信性。
Bu gelişmeler bizlerin bilgi kapasitesini geliştirdi.中展現過這項技能。
İşte bu gelişme Irak-Suudi Arabistan ilişkilerinde sorunlara yol açmıştı.這些成就後來都促成了阿拉伯式花紋的發展。
Ertesi yıl ikili restoranın gelişmesini yönetmek için Doctor's Associates Inc. şirketini kurdular.2001年增設二年制進修部工業安全衛生系。
İtalya Savaşı'ndaki gelişmeler de Svabya savaşının bitmesine yardım etti.不过,意大利战争的战事帮忙将士瓦本战争带向了尽头。
Ekonomik ve sosyal gelişme de dikkate değerdi.經濟和社會效益十分顯著。
Bu hızlı gelişmeye sosyal yaşam da ayak uydurmuştur.三:经济发展要保持一定速度。
Bu gelişmelerle Afrika ve Asya'nın kontenjanı birlikte 0,5'e düşerken, Avrupa'nın ise 9,5'a yükseldi.於是安排另一場附加賽由威爾斯與亞洲及非洲球隊對賽,因此亞洲及非洲各有0.5個資格,而歐洲有9.5個。
Ekonomide olumsuz gelişmeler görüldü.经济没有重大改善。
Bu gelişmeler de bölgedeki gerilimi iyice arttırdı.这种情形的发展也加剧了这一地区宗教局势的紧张。
Gorno-Altaysk'ta sanayi gelişmeye başlamıştır.於是阿爾漢格爾斯克州發展了起來。
Gelişmekte olan ülkelerin yoğun yerleşimli fakir mahallelerinde salgınlar meydana gelebilir.大流行可能在發展中國家的貧民窟中發生。
Beldenin Miliç mahallesi gelişmeye daha musaittir.磨坊之戰令民兵更受鼓舞。
Destan, dev bir kahraman olan Kalevipoeg (Kalev'in Oğlu) etrafında gelişmektedir.窝阔台遂指定阔出之子失烈门为继承人。
Son yıllarda meyvecilik faaliyetleride gelişmektedir.过去几年,水果干开始盛行。
1997 yılına kadar Asya, gelişmekte olan ülkelere akan sermayenin neredeyse yarısına yakınını çekmekteydi.1989年,亞洲吸引將近一半的向發展中國家的資本淨流入。
Bir ay boyunca yapılan binlerce mermi atışının ardından çok da büyük bir gelişme elde edilememişti.尽管線圈枪研发已经过很长的时间,仍有许多问题未能解决。

İlgili Sayfalar