gelişme ile cümle

gelişme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onun döneminde "hümanışzm" akımı önemli gelişmeler yaptı.Đến thời Tống, Nho giáo có sự phát triển đáng kể.
Dergi 1920'lerde gelişmeye devam etti.Việc mở rộng vẫn tiếp tục được thực hiện đến năm 1920.
Fakat devamlı gelişme hâlindedir.かならず滅度に至るはすなはちこれ常楽なり。
Ve nihayet, evren bir bütün olarak iyi olmalı ya da yetkin bir iyilik haline doğru gelişmelidir.これらの善い報いを受けるべき因としての善行を善根(ぜんごん)功徳または功徳善根などという。
Sonraları “Pacific Point Canine Academy” adlı kuruluşun kurulmasında ve gelişmesinde yer aldı.後に犬の訓練所(the Pacific Point Canine Academy)を創設。
1986'dan 2000'e, CPU hızı yıllık %55'lik bir hızla gelişirken hafıza hızı %10'luk bir gelişme göstermiştir.1986年から2000年まで、CPUの性能向上は年率平均で55%であったのに対して、メモリの性能向上は年率平均で10%ほどであった。
Bakınız Du (2004)son gelişmeler ve referanslar için .2004年 - 新しい認定プロセスと、ビジョン発表。
Komünist dönemde, endüstriyel gelişme büyük ölçüde hızlanmıştır.共産主義政権の期間には、工業の発展が非常に加速された。
Onun zamanı sanatsal gelişme çağıydı.近世は木割術の発達普及した時代であった。
Ewald toplamı bilgisayar kullanımının gelişmesinden çok önce teorik fizik aracı olarak geliştirildi.エバルト法は、計算機の出現よりずっと以前に、理論物理学における手法として開発された。
San Francisco Limanı'nın gelişmesi ile şehir bir ticaret merkezi haline geldi.サンフランシスコ港の発展により、街は交易の中心地となった。
Benzer özellikler viral evrim, özellikle de bakteriyofajlar konusunda gelişmelere yardımcı olmaktadır.同様のことはウイルス、特にバクテリオファージの進化についても言える。
Bu gelişmeler 2009'un başında tamamlanacaktır.この復元は2009年初めには終了する予定である。
Sovyetler Birliği zamanında eğitim alanında büyük gelişmeler yaşanmıştır.教育分野での欧州連合の協力は、非常に進んでいる。
20. yüzyılın başlarında da sanayi gelişmeye devam etti.20世紀初期には製造業も急成長した。
1987'de NBA En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu Ödülü'nü almıştır.1987年にはNBA最優秀守備選手賞を受賞した。
Ancak diplomatik gelişmeler beklendiği kadar hızlı olmadı.しかし、開発は予想されたほど急速には進まなかった。
Teknik gelişmelere uyum sağlamak.技術的な進歩を確認できる。
Evrimsel hesaplama, bir popülasyonda büyüme veya gelişme gibi tekrar eden ilerlemeyi kullanır.進化的計算は、人口増加のような反復的過程を用いる。
MVP koçluğu ile Thompson'un dereceleri istikrarlı bir şekilde gelişmeye başladı.MVPトラッククラブの指導を受け、トンプソンの記録は着実に伸びていった。
Üretici güçlerin gelişmesinin biçimleri olan bu ilişkiler, onların engelleri haline gelirler.これらの諸関係は、生産諸力の発展諸形態からその桎梏へと一変する。
Taşkın suların gerilemesinden sonra ürünlerin gelişme mevsimi Ekim'den Şubat'a kadarki dönemdi.叢林が浸水したために、残った作物の収穫が10月半ばまで遅れた。
Oyun gelişmekte olduğu için bu sayı her an değişebilir.これらはゲーム中何時でも変更が可能。
Pansiyonculuk gelişme yolundadır.財団は発展途上にある。
GNOME 2.22 sürümünden itibaren GNOME masaüstü ortamının resmi bir uygulaması haline gelmiştir. ^ Gelişmeバージョン 2.10 以降、GNOMEに含まれる公式なプロジェクトの一部となった。
Orta Çağ Avrupası'nda astronomi de dahil çoğu bilimsel alanda gelişme olmamıştır.中世ヨーロッパの暗黒時代において、水理学もまた他の科学と同様に大きな発展をみせることはなかった。
O tarafımız gelişmedi.大成しなかった。
Bu sürecin hızlı gelişme göstermesi dış ortamın basıncına ve yoğunluğuna bağlıdır.拡張の速さは、外部の密度や圧力の大きさに依存する。
Zihnin berraklaşıp hafızanın gelişmesi gibi.酔うと記憶が盛大にすっ飛ぶ模様。
Yakın dönemde balıkçılık da gelişmeye başlamıştır.古くから漁業も発達している。
Ardından gelen teknoloji ve patent gelişmeleri tanıtıldı.後続の特許と進んだ技術が導入された。
15. yüzyılda Slovakya hızla gelişmeye başladı.15世紀になって町は急速に発展した。
Muk daha fazla gelişmez.たてがみは発達しない。
2007'den beride seracılık hızla gelişmektedir.2007年の自主トレでは早速故障発生。
Bu dönemde ekonomik gelişme ile nüfus artışında süreklilik dikkat çeker.この期間には、強力な経済発展と人口増加があった。
Sürdürülebilir Gelişme Hedefleri (SDH) geleceğe ilişkin uluslararası gelişme ile ilgili bir dizi hedeftir.「持続可能な開発目標」(Sustainable Development Goals:SDGs)を中核とする。
Willow, "Bu çok iyi bir gelişme," der.柳橋は、「よくいらっしゃたねえ。
Bunun yanında gırtlak teorisinin gelişmesi de büyük aşamalardan biri olmuştur.心の理論の発達はこの一部であったかもしれない。
Aynı zamanda turizm ve bankacılık da gelişmeye başladı.銀行業と通信業も発達を始めている。
Kurum aynı zamanda coğrafyanın gelişmesine katkıda bulunmuş olan coğrafyacılara da pek çok ödül verir.王立地理学会は、地理学の発展に寄与した地理学者に多数の賞を贈っている。
Crobat daha fazla gelişmez.冠羽はあまり発達しない。
Baymak fiili, büyümek ve gelişmek anlamına da gelir.類義語は発展、及び発達。
Erkeklerinde çiftleşme organı gelişmememiştir.雄の触肢器官では把持器が発達しない。
Son gelişmeler bu sorunun büyük ölçüde azaltılmasına olanak sağlamıştır.近年進歩によりこの問題は大幅に軽減された。
Önemli fiziksel ve matematiksel gelişmeler Çin de ve Hindistan biliminde görüldü.古代中国やインドでも、物理学や数学上の重要な伝統が生まれていた。
O yıl gelişmekte olan ülkeler için (SIM-free) piyasaya sürüldü.同年中には全編成に対してOM-ATSが設置された。
Bu gelişmeler son yıllardaki büyük ekonomik kriz nedeniyle çok yavaşlamış; hatta durmuştur.この影響力が衰え始め、晩年には急激に落ち込んでしまった。
Gelişmekte olan mine %30 proteinden oluşur ve bu proteinlerin % 90'ı amelogenindir.歯の発生時期において、エナメル質は30%のタンパク質を持ち、その90%がアメロゲニンである。
Grafiklerin gelişmesindeki temel sebep: Her yapımcı istediği oyunu yapabilsin.「すべてのTESゲームはあなたがなりたいキャラクターであなたがしたいことができるようにあなたに作らせられなければならない。
Daire ayrıca gelişmiş ülkelere ekonomik gelişmede uzay teknolojisinin kullanımı için destekte bulunur.発展途上国に対して、経済開発の為の宇宙技術の支援。
Şehirde birçok açıdan büyük gelişmeler yaşanmıştır.市内各地で大型開発が行われている。
Yörenin gelişmesinde tekstil sanayisi önemli rol oynadı.当地方製紙業界発展に尽くした功績は大きかった。
Bunlar ülkenin ekonomisinin gelişmesine katkıda bulundu.それが国の発展に繋がった。
Ama ekonomisi gelişmedi ve hoşnutsuzluk arttı.しかし、経済は好転せず、国民の間には不満が高まっていった。
Tarımsal faaliyetler her geçen yıl meyvecilik yönünde gelişmektedir.そして、どこを見ても、昨年以来、産業活動が進行している。
Fakat bir gelişme kaydedilemedi.だが収録はされなかった。
Bu gelişmelerin sonucunda Haim 2012 yılında tam zamanlı profesyonel bir grup olarak devam etme kararı aldı.2012年オフ、新卒の橋本竜馬がプロ契約を結び、チームとしては久々のプロ選手となった。
Destan, dev bir kahraman olan Kalevipoeg (Kalev'in Oğlu) etrafında gelişmektedir.大久保忠備の嫡男であり、大久保忠教(彦左衛門)の玄孫にあたる。
Dul bir gazeteci olan Phil Green (Gregory Peck) gelişme çağındaki oğluyla birlikte yaşıyor.妻に先立たれて、幼い息子と老いた母親と暮らす人気ライター、フィル・グリーン(グレゴリー・ペック)。
Son 70 yılda bu yönde büyük gelişmeler oldu.これについては大正7年に進展があった。

İlgili Sayfalar