gelişme ile cümle

gelişme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Büyük Herod, kendini şehrin güzelleşip gelişmesine adadı.Herodes Agung, sebagaimana ia dikenal, mengabdikan dirinya untuk mengembangkan dan memperindah kota ini.
Teknolojinin gelişmesiyle uzay ve nükleer silah alanında yarışlar ortaya çıkmıştır.Pada masa inilah terjadi perlombaan angkasa dan senjata nuklir.
I. Şapur'un yoğun gelişme planları vardı.Shapur I melaksanakan berbagai rencana pembangunan secara intensif.
1997 yılına kadar Asya, gelişmekte olan ülkelere akan sermayenin neredeyse yarısına yakınını çekmekteydi.Sebelum tahun 1999, Asia menarik hampir separuh arus modal ke negara berkembang.
Mysticeti takımının fosillerinde balina çubuğunun gelişmesinden önce dişleri olduğu gözlemlenmiştir.Fosil Mysticeti memiliki gigi sebelum balin berevolusi.
Mimarideki, sanattaki ve teknolojideki çarpıcı gelişmeler Eski Krallık döneminde gerçekleşti.Kemajuan dalam bidang arsitektur, seni, dan teknologi dibuat pada masa Kerajaan Lama.
Bu dönem boyunca yazı geleneği, anıt mezarlardaki özgeçmişlerde gelişme gösterdi.Selama periode ini, berkembang tradisi menulis autografi di makam.
Köyün gelişme durumu iyidir.Kemajuan desa cukup baik.
Süt üretimi de yeni yeni gelişme göstermektedir.Susu pun terus dikembangkan seiring dengan kemajuan zaman.
Bir gelişmemiş hâli Sandshrew'dur.Sandslash adalah evolusi dari Sandshrew.
Gelişmekte olan ülkelerle kurulan güçlü ilişkiler sayesinde, ülkeye çok sayıda yabancı öğrenci gelmişti.Hongaria membangun hubungan yang baik dengan negara-negara berkembang dan banyak mahasiswa asing tiba.
Fakat devamlı gelişme hâlindedir.Di mana pun ia tampil selalu memperoleh kesuksesan yang luar biasa.
Gelişmekte olan ülkelerde şizofreni prognozu gelişmiş ülkelere göre daha iyidir.Hasil pemulihan untuk skizofrenia tampaknya lebih baik di berkembang dibandingkan di negara maju.
Bütün bu gelişmeler üzerine, Amerikan Kongresi 6 Nisan 1917'de Almanya'ya savaş ilan etti.Kongres memutuskan untuk menyatakan perang melawan Jerman pada tanggal 6 April 1917.
Gelişim biyolojisi, organizmaların büyüyüp gelişmesini inceler.Biologi perkembangan mempelajari proses pertumbuhan, dan perkembangan organisme.
Çünkü; Sorun olmayan yerde gelişme de olamaz.Lebih-lebih karena dia tidak punya tempat untuk mengadu.
Bu gelişmeler ışığında, antlaşma Amerika Birleşik Devletleri Senatosu tarafından hiçbir zaman onaylanmadı.Perjanjian ini tidak pernah ditandatangani oleh Amerika Serikat.
Bu alanda gelişmeler yine de sürdürüldü.Pariwisata di wilayah ini terus dikembangkan.
Bazı diğerlerinde ise ancak gebe olduktan sonra bir kese gelişmeye başlar.Selain itu ada pula yang dikirimnya ke sejumlah koperasi yang kemudian disalurkan ke Pertamina.
Bu gelişme Güney Kore'nin dış borç seviyesini azaltmaya başlamasına imkan tanımıştır.Kemajuan ini membuat Korea Selatan dapat membayar utang kepada pihak asing.
Bu diplomasi anlayışının gelişmesini etkileyen iki ana etmenden sözedilebilir.Ada dua faktor utama yang mungkin menjelaskan pertumbuhan kegiatan penelitian ini.
Bu gelişmeler dergilerde çıkmış makalelere erişimi kolaylaştırmaktadır.Perubahan-perubahan tersebut memperburuk masalah dalam majalah.
Kitap bu üç tema etrafında gelişmektedir.Program ini menekankan pada tiga pendekatan.
Aynı zamanda dudak ve bacak koordinasyonunda gelişmeler görülür.Pada saat yang sama, koordinasi bibir dan tungkai membaik.
Son gelişmeler lityum iyon kapasitörleri de içermektedir.Pengembangan mutakhir meliputi kapasitor litium-ion.
Kulüp işini çok ciddiye alıyor ve daha da gelişmek istiyor.Hal ini menyebabkan ia menjadi jauh lebih bekerja keras dan belajar lebih serius.
Gelişme bölümü bir paragraftan fazla olabilir.Proses bisnis harus dapat melibatkan lebih dari satu bagian.
Bu arada İmparatorlukta da gelişmeler yaşanıyordu.Sejak saat itu perkembangan kekaisaran Inca terjadi.
Erzurum, Cumhuriyet döneminde de il oldu ve hızlı bir şekilde gelişmeye başladı.Sebagai kemajuan serial, usianya cepat tumbuh & mulai berbicara.
Cinsel olgunluğa, üreme organlarının tümüyle gelişmesi ve gamet üretiminin başlamasıyla ulaşılır.Kematangan seksual dicapai dengan matangnya organ reproduksi dan produksi sel gamet.
Karayolu ağı ve otomotiv endüstrisi fazla gelişmemiş ve büyük şehirler dışında stabilize yollar yaygındı.Jaringan jalan dan industri mobil tidak berkembang, jalan-jalan di luar kota besar pun berkualitas buruk.
Gelişme süreleri 30-60 gündür.Setiap siklus berlangsung sekitar 30–60 hari.
O tarafımız gelişmedi.Tetapi hal ini tidak berkembang.
Yanıkların yaklaşık %90’ı gelişmekte olan ülkelerde meydana gelmektedir.Sekitar 90% luka bakar terjadi di negara berkembang.
Ancak bu gelişme öncelikle ekonomik ilişkilerde sağlandı.Namun perkembangan politik ini dibayang-bayangi oleh masalah-masalah ekonomi.
Bu da ekonomik yönden çok büyük gelişmeler sağlamıştır.Sehingga mendukung pertumbuhan ekonomi yang cukup baik pula.
Destan, dev bir kahraman olan Kalevipoeg (Kalev'in Oğlu) etrafında gelişmektedir.Ia lalu ditugaskan oleh Uskup Agung Keuskupan Agung Semarang waktu itu yakni Mgr.
Bunun için zenginliğin gelişmesinin koşullarını araştırmak gerekmiştir.Oleh karenanya, harus mengadaptasi teknik kapitalis agar bisa berkembang.
Diğer erişkinler, civcivlerin gelişme sürecinde yardım edebilir. ^ BirdLife International (2004).Namun, merpati yang sendirian akan mencari pasangannya jika ia perlu. ^ BirdLife International (2004).
Bağımsız kimlik gelişmesini daha da hızlandırır.Ini membuat spekulasi mengenai identitasnya terus berkembang.
Birçok ülke de bu gelişmeyi takip ederek müfredatlarını değiştirmektedir.Perluasan wilayah ini juga diikuti berbagai pembaharuan.
Şu anda yeni yapılan inşaatlar ile gelişmektedir.Saat ini sedang dilakukan pembangunan infrastruktur baru.
FBN1 geni üzerinde bir mutasyon sonucu gelişmektedir.Dapat dilakukan uji genetika terhadap gen FGDY1.
Bu gelişmeler 2009'un başında tamamlanacaktır.Pembangunan dimulai pada akhir 2009.
Teknolojik gelişme bir dizi otomatik özelliklerin gelişimini sağladı (zincirleme cephane gibi).Peluruhan radioaktif sering terjadi melalui serangkaian langkah (rantai peluruhan).
Ardından osteopati sürekli gelişmeye devam etti.Sementara itu, pasokan opium terus meningkat.
Aralık 2016'ya kadar, yeniden çekim konusunda hiçbir gelişme gerçekleşmemiştir.Hingga tahun 2016, masih belum ada tanggapan.
Yaşanan bu gelişmeden birkaç gün sonra, aldığı karar doğrultusunda kulübüyle alan sözleşmesi sonlandırıldı.Seperti yang Anda ketahui, dalam beberapa tahun saat kontraknya akan berakhir.
Bu gelişmeler üzerine örgütün kuruluşu için çalışmalara başlandı.Oleh Karena itu pernah berkembang isu untuk menutup lembaga ini.
Bitki gelişme devresi oldukça uzun olan bir bitkidir.Tanaman sayuran yang dikembangkan adalah kacang panjang.
Bu nedenle, Kudüs ile ilgili tüm gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz." dedi.Kami mengawasi Suriah dengan amat hati-hati."
Bilimsel gelişmeler 17. yüzyılın sonunda 18. yüzyılın başında büyük bir hız kazandı.Keduanya memperdalam kemampuan ilmiah di akhir abad ke-18.
Bu gelişmenin sonucu olarak dünya nüfusu son 50 yılda ikiye katlandı.Dalam jangka waktu 30 tahun jumlah penduduk menjadi dua kali lipat.
1900'lerdeki çeşitli gelişmeler pnömonisi olan kişilerde görülen sonuçları düzeltmiştir.Beberapa perkembangan pada 1900an meningkatkan hasil pengobatan untuk pasien pneumonia.
Ayrıca bu çalışmalar Nükleer tıpın gelişmesini sağlamıştır.Namun senjata tipe ini meningkatkan kekhawatiran terhadap terorisme nuklir.
İnternet'in tarihi, 1950'lerde bilgisayarların gelişmesi ile başlar.Lịch sử Internet bắt đầu với việc phát triển máy tính điện tử trong những năm 1950.
Bazıları gelişme zamanlarını okyanus planktonlarıyla geçirirler.Một số trải qua thời gian phát triển chung với những phiêu sinh vật biển.
Babası 2004 yılından sonra mizah anlayışında gelişme gösterdiğini söylemiştir.Cha anh nói rằng óc hài hước của anh đã xuất hiện từ năm 2004 hoặc khoảng đó.
Birleşik Devletler ve NATO, Çekoslovakya'da gelişmekte olan olaylara büyük ölçüde göz yumdu.Hoa kỳ và NATO hầu như đã phớt lờ về tình trạng đang diễn tiến ở Tiệp Khắc.
MVP koçluğu ile Thompson'un dereceleri istikrarlı bir şekilde gelişmeye başladı.Với huấn luyện MVP, khả năng của Thompson bắt đầu cải thiện đều đặn.

İlgili Sayfalar