gelişme ile cümle
gelişme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Galileo'nun kurduğu mekanik sistem ise, dönemin bilimsel gelişmelerinin bir başka evresidir.Galileo Galilei oli aikansa tieteen eturintamassa kehittämässä mekaniikkaa.
OMI (Orta Minos 1) döneminde yani M.Ö. 2000'lerde Girit Uygarlığı'nda hızlı bir gelişme ve kalkınma yaşandı.Samarra-kaudella näyttää alkaneen hidas kehitys kohti sivilisaatiota Lähi-idässä.
Savaştan sonra havacılıkta kaydedilen teknolojik gelişmelerle yakından ilgilendi.Sodan jälkeen tukikohdassa jatkettiin teknologian kehittämistä.
Demiryolu ulaşımı fazla gelişmemiştir.Rautatieliikennettä ei kuitenkaan juuri ole.
Hipertermofil, optimum gelişme sıcaklığı 80 °C veya daha yüksek dereceler olan mikroorganizmalardır.Useimmat hypertermofiilit viihtyvät ja lisääntyvät parhaiten yli +80 °C lämpötilassa.
Bu gelişme üzerine Gazze, İsrail tarafından abluka altına alındı.Hizbollah oli valmistautunut tähän sotaan jopa huolellisemmin kuin Israel.
1851'de şehirde altın bulunması, şehrin hızla gelişmesini sağladı.Vuoden 1859 kultaryntäyksessä se alkoi vähitellen kehittyä kaupungiksi.
Nesirin gelişmesi ise daha çok politik ve sosyal gelişmeler sayesinde olmuştur.Poliittinen pysähtyneisyys ei kuitenkaan estänyt laajempaa sosioekonomista kehitystä.
Bu gelişme sonrası Nuriye, 1927'de eşinden boşandı ve öğrenci yurdu işletmeye başladı.Vuonna 1929 DeMar meni naimisiin ja alkoi työskennellä opettajana.
Akışkanlar mekaniğinde en önemli gelişmeyi Leonardo da Vinci (1452-1519) yapmıştır.Vinci tunnetaan renessanssinero Leonardo da Vincin (1452–1519) syntymäpaikkana.
Ancak zehir iletim mekanizmaları fazla gelişmemiş olduğundan insanlar için fazlaca tehlike oluşturmazlar.Magneettikenttä ei silti itsessään ole vaarallinen ihmisille.
Olasılıkların bilimsel incelenmesi bir modern gelişmedir.Η επιστημονική μελέτη της πιθανότητας είναι μια σύγχρονη εξέλιξη.
Bakınız Du (2004)son gelişmeler ve referanslar için .Βλέπε π.χ., Du (2004) για πρόσφατες εφαρμογές κι αναφορές.
Tramvaylar 20. yüzyılda şehrin gelişmesinde büyük rol oynadılar.Το τραμ διαδραμάτισε καθοριστικό ρόλο στην ανάπτυξη της πόλης τον 20ό αιώνα.
İnternet'in tarihi, 1950'lerde bilgisayarların gelişmesi ile başlar.Η ιστορία του Διαδικτύου ξεκινά με την ανάπτυξη των ηλεκτρονικών υπολογιστών στη δεκαετία του 1950.
Hem gelişmiş (333 milyon) hem de gelişmekte olan (639 milyon) ülkelerde yaygındır.Η εμφάνισή της ήταν συχνή τόσο στις ανεπτυγμένες (333 εκατ.) και στις αναπτυσσόμενες (639 εκατ.) χώρες.
Sürdürülebilir Gelişme Hedefleri (SDH) geleceğe ilişkin uluslararası gelişme ile ilgili bir dizi hedeftir.Οι στόχοι για την βιώσιμη ανάπτυξη (ΣΒΑ) είναι μία δέσμη στόχων που αφορά την μελλοντική διεθνή ανάπτυξη.
Komünist dönemde, endüstriyel gelişme büyük ölçüde hızlanmıştır.Κατά την Κομμουνιστική περίοδο η βιομηχανική ανάπτυξη επιταχύνθηκε κατά πολύ.
Fakat gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda kadınlar erkeklere göre iki kat fazla risk taşımaktadır.Σε πολλές χώρες στον αναπτυσσόμενο κόσμο, ωστόσο, οι γυναίκες διατρέχουν τον διπλάσιο κίνδυνο από τους άνδρες.
Kuantum mekaniği fonksiyonel analizin gelişmesine yol açmıştır.Η Κβαντομηχανική οδήγησε στην ανάπτυξη της λειτουργικής ανάλυσης.
Belediyeden ve hükûmetten gelen yatırımlar nedeniyle Tiran'nın spor altyapısı hızlı gelişmektedir.Οι αθλητικές υποδομές των Τιράνων αναπτύσσονται γρήγορα, λόγω των επενδύσεων από το δήμο και την κυβέρνηση.
18 ayın sonunda hiçbir gelişme göstermedi.18 μήνες αργότερα δεν είχε αποφέρει κανένα απολύτως αποτέλεσμα.
Ama bu sefer olaylar farklı şekilde gelişmeye başlamıştır.Αυτή τη φορά όμως τα πράγματα εξελίσσονται διαφορετικά.
I. Şapur'un yoğun gelişme planları vardı.Ο Σαπώρης είχε μεγαλεπήβολα πλάνα ανάπτυξης.
Bundan sonra da komik olaylar gelişmeye başlar.Από εκεί και μετά αρχίζουν να αναπτύσσονται τα θρησκευτικά θέματα..
MPEG-4 halen gelişmekte olan bir standard olup yapı olarak bölümlerden oluşmaktadır.Το MPEG-4 εξακολουθεί να είναι ένα εξελισσόμενο πρότυπο και χωρίζεται σε πολλά μέρη.
Bu gelişmeler bizlerin bilgi kapasitesini geliştirdi.Η γνώση αυτή βελτίωσε τις ζωγραφικές της ικανότητες.
Daha sonra bu yerleşim Hicaz Demiryolu'nun inşa edilmesiyle gelişmeye başlamıştır.Ωστόσο, η πόλη άρχισε και πάλι να αναπτύσσεται με την ανάπτυξη των σιδηροδρόμων.
Ayrıca seracılıkta da büyük gelişme vardır.Παρατηρείται επίσης ραγδαία ανάπτυξη στην ανακύκλωση.
Organizeleşmiş tarih öncesi kültürler günümüz Bulgaristan topraklarında Neolitik Çağ'da gelişmeye başlamıştır.Προϊστορικοί πολιτισμοί άρχισαν να αναπτύσσονται στα Βουλγαρικά εδάφη κατά τη Νεολιθική περίοδο.
Liman 16. yüzyılda hızla gelişmeye başladı.Η πόλη αναπτύχθηκε γρήγορα τον 16ο αιώνα.
Gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere oranla yaklaşık beş kat daha sık meydana gelir.Εκδηλώνεται περίπου πέντε φορές πιο συχνά στον αναπτυσσόμενο κόσμο από ότι στον ανεπτυγμένο κόσμο.
C'nin ilk gelişme safhaları 1969 ile 1974 arasında AT&T Bell Laboratuvarları'nda gerçekleşti.Σε πρώτη φάση,η C αναπτύχθηκε στα AT&T Bell Labs ανάμεσα στο 1969 και το 1973, σύμφωνα με τον D.
Dördüncü Kral Sejong'un hükümdarlığı döneminde (1418-1450) büyük bir kültür ve sanat gelişmesi yaşandı.Κάτω από την βασιλεία του Φραγκίσκου Α΄ (1514-1547) αναπτύχθηκε η τέχνη και ο πολιτισμός.
Kont bu gelişmeden çok memnun olmuştur.Ο Μπιλ δυσαρεστείται από αυτή την εξέλιξη.
Bu iyi gelişmeyi kutlamak için bir kalabalık Sant'Amriglio Kilisesi önünde toplanmıştır.Μπροστά στην εκκλησία του Αγίου Aμβροσίου μαζεύεται ένα πλήθος ανθρώπων για να πανηγυρίσει.
Perspektifle resim yapma sanatı ve geometrideki gelişmeler yoğun olarak araştırıldı.Η τέχνη της ζωγραφικής με προοπτική και οι εξελίξεις στη γεωμετρία που εμπλέκονται μελετήθηκαν εντατικά.
Fakat bunun tam aksi bir gelişme daha muhtemel görünüyor.Ωστόσο, αυτή η γρήγορη ανάπτυξη φαίνεται να είναι μάλλον απίθανη.
İki ülke arasındaki ilişkiler, ağırlıklı olarak 2010 yılından sonra gelişmeye başlamıştır.Από το 2000, το εμπόριο μεταξύ των δύο χωρών έχει αυξηθεί σημαντικά.
Antibiyotiğe direnç gelişmesi büyüyen bir sorundur.Η ανθεκτικότητα στα αντιβιοτικά αποτελεί μια αυξανόμενη ανησυχία, όπως η φυματίωση.
Bu gelişmeler belirgin bir şekilde 1929 – 1933 yılındaki ekonomik kriz sırasında olmuştur.Διαδραμάτισαν ιδιαίτερα αρνητικό ρόλο στην κρίση του 1930-1933.
Bu mevzuat teknolojideki gelişmelere bağlı olarak sürekli yenilenmektedir.Η εξάρτηση αυτή ενισχύεται από τις εξελίξεις στη σύγχρονη τεχνολογία.
Gömeç ilçesinde deniz turizmi hızla gelişmektedir.Από τότε, το λιμάνι της Σαγκάης, αναπτύσσεται με ταχύτατους ρυθμούς.
Her kadın meme kanseri gelişme riskine sahiptir.Επίσης έχουν αυξημένο κίνδυνο ανάπτυξης καρκινώματος.
İlk zamanlarda okulda gerçek bir gelişme olur ve 250'den fazla öğrencisi olur.Τα προηγούμενα χρόνια το σχολείο είχε μια πραγματική άνθηση και πάντα πάνω από 450 μαθητές.
Bu gelişme sonrasında Britanya'nın dikkati Afrika, Asya ve Büyük Okyanus'a yoğunlaştı.Παρά το γεγονός αυτό, το βρετανικό ενδιαφέρον σύντομα στράφηκε προς την Αφρική, την Ασία και τον Ειρηνικό.
Olaylar hızla gelişmeye başlıyor.Τα γεγονότα ξεκίνησαν ραγδαία.
Bu gelişmeleri takip eden yıllarda buharla çalışan makinelerdeki gelişmeler hız kazanmıştır.Με τους νέους κινητήρες που απέκτησαν στην διάρκεια της θητείας τους, το πρόβλημα βελτιώθηκε αρκετά.
Gelişmeleri yakından takip etmek içinΈχουμε παρακολουθήσει από κοντά την εξέλιξή του.
İlçede sanayi gün geçtikçe gelişmektedir.Η καταξίωσή της στον κόσμο της τέχνης έρχεται σταδιακά.
Kentlerin asıl gelişmesi sanayi devriminden sonra olmuştur.Η πόλη είναι από τις πρωτοπόρες στη βιομηχανική επανάσταση.
Bu tekstil endüstrisinde büyük gelişme sağladı.Αποτέλεσε μια σημαντική εφεύρεση στην βιομηχανική παραγωγή.
1915-1940 yılları arasında gelişme konusunda çok az ilerleme oldu.Αναπτύχθηκε ιδιαίτερα την περίοδο 1900 - 1915.
Yaygın olarak gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde bulunurlar.Εμφανίζεται στον ανεπτυγμένο και αναπτυσσόμενο κόσμο.
Tüm bu gelişmeler dış basının da dikkatini çekti.Η είδηση είχε δημοσιευτεί και στον ξένο Τύπο.
Bütün bu gelişmelere rağmen İspanya kırsalında durum iç açıcı değildir.Ωστόσο δεν ήταν όλα τελείως αρνητικά όσον αφορά την ισπανική περιπέτεια.
Ahlatşahlar, sanat ve mimaride büyük bir gelişme göstermişlerdir.Οι Μήδοι ανέπτυξαν αξιόλογο εμπόριο και τέχνες.
Atina bu gelişme için çok uygun bir ortamdı.Η Αθηνά ίσταται εμπρός του Δία.
Nitekim Montrö'den sonra Türk-İngiliz ilişkileri daha hızlı gelişmeye başladı.Κατά τη διάρκεια της προεδρίας του, οι σχέσεις Ουκρανίας-Ρωσίας άρχισαν να βελτιώνονται.
Devlet, sanayinin gelişmesini destekledi.Το κράτος θα ανέπτυσσε το κεφάλαιο.