gelişme ile cümle

gelişme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tüm bu Alman birlikleri, son gelişmelerden sonra Sovyet cephe hattının 100 km içinde kalmışlardı.În acel moment, aceste unități germane se aflau la cam 100 km în spatele liniile sovietice.
Kont bu gelişmeden çok memnun olmuştur.Frederick era extrem de mulțumit de succesul obținut.
Asbest maruziyeti ve tütün kullanımı sinerjist etki göstererek akciğer kanseri gelişme riskini artırır.Tabagismul și azbestul au un efect sinergetic asupra formării cancerului pulmonar.
Onun yazıları demokratik gelişmeye yol göstericidir.Modul lor de a scrie era unul democratic.
Taşkın suların gerilemesinden sonra ürünlerin gelişme mevsimi Ekim'den Şubat'a kadarki dönemdi.După ce apele potopului s-au retras, sezonul de creștere dura din octombrie până în februarie.
Ancak diplomatik gelişmeler beklendiği kadar hızlı olmadı.Aceștia nu s-au creștinat însă atât de repede cât se spera.
Türkiye’de son yıllarda veri merkezi alanında büyük gelişmeler yaşandı.În ultimii ani turismul a cunoscut o dezvoltare importantă în Rzeszów.
Bu gelişmeler üzerine 31 Temmuz 2002'de erken seçim kararı alındı.Prima decizie judiciară a fost luată pe data de 31 iulie a anului 2002.
Manila 10 milyonun üzerinde insanın yaşadığı metropol alana sahip ve gelişmekte olan bir merkezi yerdir.Manila este centrul zonei metropolitane cu o populație de peste 10 milioane locuitori.
Bilim ve teknikteki gelişmeler hızlanmıştır.Rezultatul va fi că progresul tehnico-științific va cunoaște o accelerare din ce în ce mai înaltă.
Coğrafi keşiflerin Biyocoğrafyanın gelişmesine önemli katkıları olmuştur.Hr.) a fost cel care a adus o contribuție extrem de însemnată la dezvoltarea biologiei.
Şehirde son dönemlerde diğer imalat sanayileri de gelişmeye başlamıştır.În acest timp începe să cunoască și alte persoane din mediul artistic.
Arıcılıkta da artış ve gelişme gözlenmektedir.Acestea se vor dezvolta din ce în ce mai mult datorită progresului și cererii.
Gelişme ekonomisi konusundaki seçkin katkıları ünlüdür.Critica lor față de Alianța pentru Integrare Europeană este un bun exemplu.
Tüm gelişmelere rağmen hiçbir Digimon bu şeytanı yenememiştir.Până la nașterea lui Indra, nimeni nu a putut înfrânge acest demon.
Ne var ki, ampul teknolojisinin gelişmesi bu işin sonunu getirmiştir.Îmbunătățirea tehnologiei motoarelor a dus la eliminarea acestei funcții.
"Çok tehlikeli bir gelişme".Totul a devenit prea periculos".
Modern gelişmeler bölümü).Etapa de evoluție.
Onların temellerini güçlendirdi ve yeni gelişmelere yol açtı.A construit noi drumuri si le-a menținut în stare bună.
Ortaçağ boyunca Skara önemli gelişmelere sahne oldu.Evoluția fenomenului în secolul nostru a luat proporții de mare complexitate.
Gelişme kaydediyorum.Fac progrese.
Gelişme kaydettin.Ai făcut progrese.
Türkiye gelişmekte olan bir ülkedir.Turcia este o țară în curs de dezvoltare.
O, sağlıkta gelişmektedir.Starea sa de sănătate se îmbunătățește.
Çoğu gelişmekte olan ülkeler aşırı nüfustan müzdarip.Cele mai multe țări în curs de dezvoltare suferă de suprapopulare.
ANSI standartlaştırma işleminden sonra C dili uzun bir süre oldukça sabit kaldı, ancak C++ gelişmeyi sürdürdü.Az ANSI szabványosítási folyamatot követően, a C nyelv viszonylag állandó maradt, míg a C++ fejlődött.
I. Şapur'un yoğun gelişme planları vardı.I. Sápúr intenzív fejlesztési tervvel rendelkezett.
Tank zırhlarındaki çabuk gelişmelerden ötürü ZiS-2 çok kısa sürede tanksavar özelliğini yitirdi.A harckocsik páncélzatának gyors fejlődése miatt a ZiSZ–2 hamar elveszítette jelentőségét.
Bütün bu gelişmeler uçuş ve muharebe performansında büyük artışlara yol açtı.Mindezek a változtatások megnövelték a repülőgép teljesítményét a repülésben és a harcban egyaránt.
Elbette bu gelişmenin bir bedeli vardı.A fejlődésnek nagy ára volt.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra Gent ve Anvers, kimya ve petrol endüstrisinde hızlı bir gelişme yaşadı.A második világháború után a vegyi- és olajipar indult gyors fejlődésnek Gent és Antwerpen környékén.
Üretici güçlerin gelişmesinin biçimleri olan bu ilişkiler, onların engelleri haline gelirler.Ezek a viszonyok a termelőerők fejlődési formáiból azok béklyóivá csapnak át.
Buna karşın, progresif metal 1980'lerin ortasına kadar ayrı bir tür olarak gelişmemiştir.Azonban a progresszív metal , mint önálló műfaj az 1980-as évek közepéig nem alakult ki.
Avrupa ise hiç görülmedik bir sanayi gelişmesi yaşanıyordu.A város addig soha nem látott fejlődésnek indult.
Bu küresel rapora ek olarak, bölgesel, ulusal ve bölgesel İnsani Gelişme Raporları da yayınlanır.A világjelentés mellett a UNDP készít regionális, nemzeti és helyi Human Development Report-okat is.
Böylece Çin ekonomisi, gelişmeye devam etti.Kína gazdasága fejlődésnek indult.
Gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere oranla yaklaşık beş kat daha sık meydana gelir.A fejlődő világban mintegy ötször gyakoribb az előfordulása mint a fejlett világban.
Turizmin gelişmesi, ülkenin ekonomisinin de büyümesini sağlamıştır.A turizmus növekedése hozzájárul a térség fejlődéséhez is.
Yün ticareti yapan birçok varlıklı tüccar, kasabanın gelişmesine katkıda bulundu.Számos kereskedőcsalád is megtelepedett, hozzájárulva a város gazdasági fejlődéséhez.
C'nin ilk gelişme safhaları 1969 ile 1974 arasında AT&T Bell Laboratuvarları'nda gerçekleşti.A kezdeti fejlesztések az AT&T berkein belül történtek 1969 és 1973 között.
19. yüzyılda kasabada ulaşım gelişmesi kasabanın tarımsal üretimine de tesir etti.Csak a 17. századtól mutatkozott igény a városi tömegközlekedés kialakítására.
Bu mevzuat teknolojideki gelişmelere bağlı olarak sürekli yenilenmektedir.A normatívában leírt követelményeket a műszaki fejlődésnek megfelelően rendszeresen frissítik.
Sistem biyolojisi biyomedikal ve biyolojik bilimsel araştırma uygulanan gelişmekte olan bir yaklaşımdır.A rendszerbiológia a biológiai/orvosbiológiai tudományos kutatás terjedőben lévő új megközelítése.
Bu gelişmeler toplulukların yapısında çok önemli değişikliklere yol açmıştır.Rendeletei jelentős változásokat hoztak az ország társadalmában.
Bu gelişme İtalyan ticaret şehirlerinden başlamıştır.Elsőként az itáliai kereskedő városok szembesültek ezzel.
Oyun gelişmekte olduğu için bu sayı her an değişebilir.A játék előrehaladtával ezt meg lehet változtatni.
Bu gelişmeler neticesinde Ahlen bugünkü yapısını ve ismini almıştır.Ekkor nyerte el mai formáját és nevét.
Gelişmesi için Ohio Valley Wrestling (OVW) eğitim merkezine gönderildi.2000-ben az Ohio Valley Wrestling (OVW)-hez került továbbképzésre.
Nükleer silahların gelişmesi için çalışmaya devam etti.Foglalkozott a harci fegyverek fejlesztésével.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.A gasztroenteritisz elsősorban a gyermekeket és a fejlődő országok lakosságát érinti.
Yüzünün yarısı ve elleri tam olarak gelişmemiştir.Csak az arc és a kéz jelenik meg realisztikusan.
İlçede yazlık turizmi gelişmektedir.Az utóbbi időben a nyári hegyi turizmus is fejlődött.
İlk başlarda yeni gelişme yavaşladı.Kezdetben a haladás lassú volt.
1759-1788 arasındaki III. Carlos döneminde geniş cadde ve meydanların açılmasıyla planlı bir gelişme başladı.1759-1788 között III. Károly idején óriási fejlődésen ment keresztül Madrid.
Güneydoğu Anadolu Projesi'nin tamamlanması ile kentte tarımın daha gelişmesi planlanıyor.A terület fejlesztésére jött létre a Délkelet-Anatólia projekt.
Ayrıca, performans sanatı, arazi sanatı ve süreç sanatının gelişmesinde önemli katkılarda bulunmuştur.Ez a tény a művészetek és a kézműves mesterségek alakulására is jelentős hatással volt.
1721 de ise saatin gelişmesi için güzel şeyler oluyordu.1724 újabb olyan dátum, ami fontos szerepet játszott a darab megszületésében.
Daha sonra bu yerleşim Hicaz Demiryolu'nun inşa edilmesiyle gelişmeye başlamıştır.A város a vasút megépítését követően kezdett gyarapodni.
Ekonomik olarak gelişmemiş bir anadolu mahallesidir.Gazdaságilag fejletlen elővárosi település.
Kentlerin asıl gelişmesi sanayi devriminden sonra olmuştur.A népi hímzés fejlődése az ipari forradalom után kezdődött igazán.

İlgili Sayfalar