gelişme ile cümle
gelişme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Asgardlar, Klon teknolojisine bağımlı olarak hayatta kalmaya ve gelişmeye çalışırlar.Asgardové již nejsou schopni pohlavního rozmnožování, a aby přežili, musí využívat klonovací technologii.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Gastroenteritida postihuje především děti a osoby žijící v rozvojových zemích.
Gelişim biyolojisi, organizmaların büyüyüp gelişmesini inceler.Vývojová biologie studuje růst a vývoj organismů.
Bu gelişmeler, "Arjantin - Brezilya Savaşı"na giden yolda en önemli sebeplerdi.Podrobnější informace naleznete v článku Argentinsko-brazilská válka.
Bu yenilikler Sheffield'in bir sanayi kenti olarak hızla büyüyüp gelişmesine yol açtı.Tyto inovace vedly k tomu, že se Sheffield stal důležitým průmyslovým městem.
Bunun yanı sıra, Türk dili'nin gelişmesi için büyük hizmet verdi.Výrazně přispěl k rozvoji českého jazyka.
Gorno-Altaysk'ta sanayi gelişmeye başlamıştır.V Bohosudově a Vrchoslavi se začal rozvíjet průmysl.
1990'larda şehre dinamik gelişme getirildi.Devadesátá léta znamenala dynamický vývoj do města.
1971 yılında Gelişme Partisinden Althing'e (İzlanda Parlamentosu) seçildi.V roce 1971 byl prvně zvolen do Althingu, islandského parlamentu.
Ancak durum Szass'ın planladığı gibi gelişmedi.Ovšem nic se nevyvíjelo tak, jak Zsinj očekával.
Otomobilin gelişmesi ile, trafik işaretleri daha büyük bir önem almaya başladı.V souvislosti s rozvojem automobilismu nabývala na důležitosti potřeba výstražného značení.
Şehir bu nedenle daha çok bilimsel ve teknik alanda gelişme göstermektedir.Namísto toho se město rozvíjelo v oblasti vědy a technického výzkumu.
Dünyada biyogaz üretim ve kullanımı giderek gelişmektedir.Význam a spotřeba bionafty v Evropské unii neustálé stoupá.
Haiti, Batı Yarımküre'de en fakir ülke olup, İnsani Gelişme Endeksi'ne göre 182 ülke içinde 149ncu dur.Haiti je chudá země, 149. v indexu lidského rozvoje ze 182 zemí.
Son zamanlarda ildeki turizm sektörü de gelişmektedir.V poslední době se rozvíjí turistický ruch.
Fakat gelecekteki gelişmeler, yanılmış olduğunu ortaya koyacaktı.Vývoj ukázal, že se mýlil.
Birçok ülke de bu gelişmeyi takip ederek müfredatlarını değiştirmektedir.Několik zemí, které je vlastní se proto pokoušejí o jejich modernizaci.
Arıcılıkta da artış ve gelişme gözlenmektedir.Nicméně jsou zde známky růstu a vývoje.
Diyabet, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde yaygındır.Cukrovka je běžná v rozvinutých i rozvojových zemích.
Gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere oranla yaklaşık beş kat daha sık meydana gelir.Pneumonie se v rozvojových zemích vyskytuje přibližně pětkrát častěji než v zemích rozvinutých.
Ticaretin gelişmesi sürümdeki para miktarının artmasını gerektirir.Rozšiřování obchodu vyžadovalo stále větší množství peněz v oběhu.
Doğu Avrupa’da Demir Çağı MÖ 1. bin başlarında gelişmeye başlamıştır.V ekonomice již od roku 1200 př. n. l. začala na Předním Východě doba železná.
ANSI standartlaştırma işleminden sonra C dili uzun bir süre oldukça sabit kaldı, ancak C++ gelişmeyi sürdürdü.Po standardizaci jazyka v roce 1989 se většina vývoje soustředila na jazyk C++.
Oyun gelişmekte olduğu için bu sayı her an değişebilir.Tato hra se postupem času neustále měnila.
Bu gelişme özellikle basamak sirklerde çok sık gerçekleşir.Často se to daří zejména v odborných kruzích.
Kont bu gelişmeden çok memnun olmuştur.S vývojem situace byla spokojena.
Ancak bu gelişme öncelikle ekonomik ilişkilerde sağlandı.Tento vývoj byl dán hlavně společenskou situací.
İlk başlarda yeni gelişme yavaşladı.Nová víra se zpočátku šířila pomalu.
Yeni yeni gelişmeler mevcuttur.Ale stále se dělají nové aktualizace.
Google Hot Trends (Google Sıcak Gelişmeler), Google Trends'e yapılan bir ektir.Data o vyhledávání názvu sociálních sítí čerpali ze služby Google Trends.
19. yüzyıl boyunca fotoğrafik cam levhalar ve baskı alanında birçok gelişmeler yaşanmıştır.I po zbytek 19. století byla činěna řada pokroků ve fotografických skleněných deskách a tisku.
Dergi 1920'lerde gelişmeye devam etti.Tisknout počal v roce 1920.
Gebeliğin 7-12. haftaları arasında embriyoda dış cinsiyetin gelişmesi gözlenir.Tento proces proběhne mezi 15. týdnem a 7. měsícem embryonálního vývoje.
Tüm bu gelişmeler dış basının da dikkatini çekti.Tento akt vzbudil pozornost i v zahraničních médiích.
Ayrıca bu çalışmalar Nükleer tıpın gelişmesini sağlamıştır.Jaderné testy zhoršily zdraví domorodců .
Baymak fiili, büyümek ve gelişmek anlamına da gelir.Spinozy), ale také růst, rozmnožovat se a vyvíjet.
Gelişmemiş karayolu ağı toplu taşıma için büyüyen bir talebe yol açmıştır.Nerozvinutá silniční síť vedla k rostoucí poptávce po veřejné dopravě.
Almanya bu alandaki gelişmelere öncülük etti.Německo provádí v těchto oblastech opatrnější okupační politiku.
Ama Calabria'da hiçbir gelişme olmamakta idi.V Calgary se mu však příliš nedařilo.
Almanya’da bilimsel araştırmaların gelişmesine katkıda bulundu.Aktivně se zúčastnil budování nových vědeckých institucí v Německu.
Ancak gelişmeler yeni reformların yapılmasını gerekli kıldı.Tato nezávislost byla nutná pro vykonání potřebných reforem.
Şehrin ve civarının iktisadi gelişmesi hızla devam etti.Rekonstrukce města a jeho okolí byla zahájena rychle.
Köy gittikçe gelişmektedir.Městečko se postupně rozrůstalo.
Bu gelişmeler ışığında, antlaşma Amerika Birleşik Devletleri Senatosu tarafından hiçbir zaman onaylanmadı.Po celou historii MMF tak nelze bez souhlasu Spojených států amerických rozhodnout.
Turizmin gelişmesi, ülkenin ekonomisinin de büyümesini sağlamıştır.Díky turistickému ruchu se podařilo značným způsobem rozvinout ekonomiku celého regionu.
Bu zarar genç fidanlarda gelişmeyi engeller.Choroba způsobuje netvárný růst mladých borovic.
Morrison "Afrikalı-Amerikalı" edebiyatının tanınması ve gelişmesinde önemli rol oynamış, üretken bir yazardır.Jako redaktorka hrála Morrisonová důležitou roli pro šíření afroamerické literatury mezi veřejnost.
Bu gelişmeler üzerine 31 Temmuz 2002'de erken seçim kararı alındı.31. července padlo rozhodnutí o uspořádání referenda.
Son yıllarda kiraz tarımı hızla gelişmektedir.V posledních letech firma prudce roste.
Bitinya dönemi, Beykoz’un yavaş yavaş gelişmeye başladığı bir dönemdir.Žil v době, kdy Byzanc pomalu skomírala.
Bu mevzuat teknolojideki gelişmelere bağlı olarak sürekli yenilenmektedir.Obnovování ochrany musí být časté, jelikož vývoj technologií užívaných v této oblasti je neustálý.
İki paralel yol hızlandırıcıların gelişmesinde etkili oldu.Také se podílel na vývoji urychlovačů částic.
Toskana lehçesi ile yazılan eser, bu lehçenin modern İtalyan dili olarak gelişmesine yardım etmiştir.Jazyk Snoubenců do jisté míry ovlivnil i toskánštinu, která se stala základem pro moderní italštinu.
Bu dönemde mimari fazla gelişmemiş ama astronomide gelişmeler kaydedilmiştir.Lidé tomu příliš nevěřili, ale postupem času se potvrdilo, že se astronomové nezmýlili.
Buharlı lokomotiflerde ortaya çıkan en önemli gelişme, aşırı ısıtmanın kullanılmaya başlanması oldu.S rostoucími výkony lokomotiv ale vyvstala nutnost je řešit.
Bu, küçük partilerin lehine bir gelişmeydi.To bylo to, co odválo moji malou víru stranou.
Flotasyon teknolojisindeki en önemli gelişme, şüphesiz ki kolon flotasyonudur.Hlavní složkou ozbrojených sil Federace je Hvězdná flotila.
Bu dönemde deniz topçuluğu henüz gelişmemişti.Dělostřelectvo v této době ještě nevyužívalo explozivní střely.
Arıcılık, yavaş yavaş olsa da gelişmektedir.Stárnutí je zpomaleno, ne však zcela zastaveno.
Bu kadar gelişmeye rağmen, devletin çöküşü engellenemiyordu.I přes zásah vlády Zastavuje se odlesňování naší planety?