gelişme ile cümle

gelişme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1990'larda şehre dinamik gelişme getirildi.Протягом 1990-х років у місті тривала модернізація.
Savaş sonrası Amerika Birleşik Devletleri-Çin ilişkileri gelişme göstermiştir. ^Після війни серйозно погіршилися радянсько-китайські відносини.
Bu gelişmeler, Uzay Yarışı'nın başlangıcı sayılmaktadır.Нo це лише початок космічного вторгнення!
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Найчастіше гастроентерит вражає дітей та мешканців країн, що розвиваються.
Bu tarihten sonra şehir gelişmeye başlamıştır.З тих пір місто почало розвиватись.
24 saat içinde meydana gelen olaylar Macit Bey meselesi üzerinde/etrafında gelişmektedir.В останні 40 років існування Запорозької січі відбулася істотна еволюція у господарських відносинах.
Arıcılık bölgede yavaş yavaş gelişmektedir.Медичне обслуговування в країні розвивається доволі повільно.
Kırklareli’nde sanayi artan bir hızla gelişmektedir.Круїзний сектор туризму розвивається феноменальними темпами.
Bunlar ülkenin ekonomisinin gelişmesine katkıda bulundu.Цим сприяв покращенню економічного стану держави.
Giriş ve gelişmeden daha kısa olmalıdır.Найперше воно стало більш доступне і оперативне.
Bakınız Du (2004)son gelişmeler ve referanslar için .(2004) Виставка «Знаки і символи».
Akışkanlar mekaniğinde en önemli gelişmeyi Leonardo da Vinci (1452-1519) yapmıştır.Термін ввів видатний художник епохи Італійського Відродження Леонардо да Вінчі (1452-1519).
Arıcılık, yavaş yavaş olsa da gelişmektedir.Європейське законодавство постійно розвивається, але повільно.
Seviye 3, şimdilik gelişme aşamasındadır.3-й етап – розвитку.
Dilin gelişmesi için geçerli olan dilsel biçim çoğunlukla çıkış maddesidir.З різних способів приготування язика найчастіше використовується варіння.
Şarkı sözleri ise 21.yüzyılda kadınlık ve öz-gelişme temaları üzerine kuruludur.Тексти її пісень пов'язані з темами дівчини 21-го століття і її самоствердження.
Son yıllarda mobilya ve tekstil sektörlerinde, ticari ölçekli hayvancılıkta gelişmeler yaşanmıştır.Проте, в останні роки в суднобудуванні і текстильній промисловості відбувається скорочення виробництва.
Bu gelişme çok sayıda arkeologun Mısır'a ilgi göstermesine yol açtı.І це дещо спірне правило призвело до того, що деякі археологи покинули Єгипет..
Yukarıdaki gelişme genel dönme hareketinin özel bir durumudur.Виникає при спотворенні ходу регенераторного процесу.
Demiryolu ulaşımı fazla gelişmemiştir.Залізничний транспорт дуже розвинений.
GNOME 2.22 sürümünden itibaren GNOME masaüstü ortamının resmi bir uygulaması haline gelmiştir. ^ GelişmeЗ версії 2.22 входить в офіційну частину середовища GNOME.
Fakat bu bir haftada büyük gelişmeler kaydedildi.За цей період було проведено велику кількість досліджень.
Bu dönemde yerel daimyonun yurtlukları gelişmeye başlamıştır.У той же час тут починає розвиватися сільське господарство.
Hızlı ürer ayrıca zararlı otların gelişmesini engeller.Рослина також приносить користь запобігаючи подальшій руйнації еродованих малопотужних ґрунтів.
Bu zarar genç fidanlarda gelişmeyi engeller.При цьому не наносять шкоди молодим рослинам.
Bölgedeki gelişmeler üzerine Şah­ruh üçüncü defa Azerbaycan seferine çık­tı.Після перемоги над аргентинською командою на третє місце вийшли югослави.
Son yıllarda seracılığın gelişmesiyle köyde sebze üretimi önemli oranda artmıştır.Поступово з роками медичне обслуговування села ставало ефективнішим.
Gelişmeler üzerine düzenlenecek kongre için toplantı alınması kararlaştırıldı.Збирається конгрес, який повинен вирішити ситуацію, що склалася.
Denizcilikte yaşanan gelişmelerde Avrupa'yı etkiledi.Європейці вирішили жити на воді.
Temel ilgi alanı "Gelişme Sosyolojisi" idi.Поширенішим було поняття «соціальний прогрес».
Gerçekten de yıllarca fiziksel olarak bir gelişme göstermez.Протягом років проходила структурний розвиток.
Aynı zamanda turizm de gelişmektedir.Розвивається також туризм.
Gök ada merkezinin yoğun ışıması da karmaşık yaşamın gelişmesini engelleyebilirdi.Інтенсивне випромінювання галактичного центра також могло вплинути на розвиток високоорганізованого життя.
Eyaletin İnsani Gelişme Endeksi 0,782 (orta).Індекс людського розвитку на 2000 складає 0,782 (дані: Програма розвитку ООН).
Besi ve süt hayvancılığı hızlı gelişme göstermektedir.Виробництво деревостружкових і деревоволокнистих плит динамічно розвивається.
Kazaklar, Rusya ve Ukrayna'nın tarihsel ve kültürel gelişmelerinde önemli rol oynamışlardır.Авторами статей були видатні діячі науки та культури Росії і України.
Bu da ekonomik yönden çok büyük gelişmeler sağlamıştır.Це значно пожвавило економічний розвиток в області.
18 ayın sonunda hiçbir gelişme göstermedi.Аж до схилу 18 ст. не появлялись друком ніякі нові граматики.
Yanıkların yaklaşık %90’ı gelişmekte olan ülkelerde meydana gelmektedir.Понад 90 % опіків були отримані у країнах, що розвиваються.
Pansiyonculuk gelişme yolundadır.Будівництво отримало поштовх для розвитку.
Olaylar hızla gelişmeye başlıyor.Відбудова почалася швидко.
Son yıllarda köyde tarım alanında olumlu gelişmeler olmaktadır.В останні роки помітні поліпшення в селянському господарстві.
Aşağıdaki gelişmeler, ^1840'lı yıllarda meydana gelen futbol ile ilgili olan olaylardır.Нижче наведені футбольні події 1840-х років у всьому світі.
O zamanlar Ukrayna dilinde operanın gelişmesinin önündeki engel, profesyonel tiyatronun olmamasıydı.Перешкодою у розвитку опери українською мовою на той час лишалась відсутність професійного театру.
Bu yoldaki ilk gelişme transistörlerin gelişiyle başladı.První takové zlepšení přišlo s příchodem tranzistoru.
Buna karşın, progresif metal 1980'lerin ortasına kadar ayrı bir tür olarak gelişmemiştir.Nicméně progressive metal se nevyvinul do vlastního stylu až do poloviny 80. let.
Yeni katalizörlerin tasarımına, yeni ligand sınıflarının gelişmesi büyük ölçüde egemendir.Ve vývoji nových katalyzátorů výrazně převažuje vývoj nových tříd ligandů.
Knowles ve Noyori, 1968'de bağımsız olarak geliştirdikleri asimetrik hidrojenasyonun gelişmesiyle başladı.Knowles a Nojori v roce 1968 nezávisle na sobě objevili asymetrickou hydrogenaci.
Fakat gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda kadınlar erkeklere göre iki kat fazla risk taşımaktadır.V mnoha zemích rozvojového světa však ženy podléhají riziku dvojnásobně vyššímu než muži.
Karayolu ağı ve otomotiv endüstrisi fazla gelişmemiş ve büyük şehirler dışında stabilize yollar yaygındı.Silniční síť a automobilový průmysl zůstaly nerozvinuté a mimo velká města byly běžné polní cesty.
Albüm 1985'te yayınlanmıştır ve power metalin gelişmesinde büyük rol oynamıştır.Vydáno bylo roku 1985 a sehrálo zásadní vliv ve vývoji speed metalu.
Gelişmesi için Ohio Valley Wrestling (OVW) eğitim merkezine gönderildi.Byl poslán do vývojového střediska Ohio Valley Wrestling.
1920'lerden itibaren bu alanda gelişmeler gösterildi.Teprve v roce 1920 se tak vývoj v této oblasti posunul dopředu.
C'nin ilk gelişme safhaları 1969 ile 1974 arasında AT&T Bell Laboratuvarları'nda gerçekleşti.Vývoj jazyka C začal v Bellových laboratořích AT&T mezi léty 1969 a 1973.
Aynı zamanda turizm ve bankacılık da gelişmeye başladı.Rozvíjel se rovněž obchod i bankovnictví.
Mycale Muharebesi'nde de benzer gelişmeler yaşandı.Rovněž dochází ke změnám v myoglobinu.
MPEG-4 halen gelişmekte olan bir standard olup yapı olarak bölümlerden oluşmaktadır.MPEG-4 je standard, který se stále ještě vyvíjí, zvláště některé jeho části.
Sağlık ve koruma tedbirlerindeki gelişmeler bu şehirleri yaşama ve çalışma yönünden daha cazip kıldı.Zlepšení zdravotních a hygienických podmínek je pro život a práci učinilo atraktivnějšími.
Bu gelişmeler 2009'un başında tamamlanacaktır.První fáze by byla dokončena začátkem roku 2009.
Bütün bu gelişmeler üzerine, Amerikan Kongresi 6 Nisan 1917'de Almanya'ya savaş ilan etti.Německu vyhlásili Američané válku 6. dubna 1917.

İlgili Sayfalar