gelişme ile cümle

gelişme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca 2008'de yaşanan Küresel Mali Kriz bölgenin gelişmesine ket vurmuştur.Vidare har finanskrisen från 2008 bidragit till en ökad oro inom Europeiska kommissionen.
Son 15 yıl da sanayisi müthiş bir gelişme göstermiştir.Bara under de senaste femtio åren har tekniken utvecklats snabbt.
Bu sırada konu ile ilgili bir dizi gelişme yaşandı.Därefter har det kommit ett antal vidareutvecklingar utifrån detta.
Basit meyveler bir çiçeğe ait bir tek ovaryumun gelişmesiyle meydana gelir.En äkta frukt har bildats enbart från en blommas fruktämne.
Bu gelişmeyle birlikte ülkede kısmen bir demokratikleşme sürecine girilmiş oldu.Parallellt med detta förlopp utvecklades demokratin.
Üçüncü ICP, yardım etkinliği alanındaki son gelişmeleri de dikkate almaktadır.Hittar Ippe äntligen den nya kärleken under sin motionsrunda?
Merkez 21. Yüzyılda gelişmeye devam etmektedir.2000-talets höger växer fram.
Bu gelişme elektrikli telgrafın yapımını mümkün kıldı.Han bidrog till telegraferingsteknikens utveckling.
Bu nedenle, 1960'lı yıllara değin mahallede sosyal ilişkiler fazla gelişmemiştir.Den snabba ekonomiska utvecklingen sedan mitten av 1950-talet hade inte gynnat hela samhället.
İlk kez bu sezon sonunda NBA En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu Ödülü verildi.I slutet av säsongen blev han utsedd till NBA Most Improved Player Award.
Fakat bunun tam aksi bir gelişme daha muhtemel görünüyor.Däremot innebär det ökad sannolikhet för en sådan utveckling.
Temel ilgi alanı "Gelişme Sosyolojisi" idi.Det sista temat var "Mental träning".
Son yıllarda cevizcilik ve arıcılık gelişme göstermiştir.Missväxt och nöd rådde under flera år.
Bu gelişme, oksijenlenmeyi azaltır ve enfeksiyona ortam oluşturur.Detta tillstånd inhiberar inbindning av syre och leder därför till sämre syreupptagningsförmåga.
Öncelikle gelişmekte olan ülkelere ve Doğu Asya'ya yönelik idi.Företaget handlade företrädesvis med Östasien.
Çağdaş dönemde bilim, siyaset, savaş, teknoloji ile küreselleşme alanında pek çok gelişme oldu.Under denna period skedde stora framsteg inom vetenskap, teknologi, medicin, politik och ekonomi.
Bu gelişmeler Intel 80386'nın bir saatteki hızını ikiye katlayan performansını açığa çıkarır.Detta förenklades senare med Intel 80386.
Bu durum onu uluslararası ticaret için ideal bir merkez olmak için muazzam gelişmeye odaklandırmıştır.Staden är placerad som ett idealiskt centrum för internationella affärer.
Erken gelişme, ekran görüntüleri ve prototip aksesuarları, telefonu Lumia 929 olarak nitelendirdi.Nästa generation strids och eldledningssystem är under utveckling och benämns SESUB 960.
2006 itibarıyla GNU hâlâ etkin olarak gelişmektedir.År 2014 är BNP-tillväxten nästintill oförändrad.
Teknoloji alanındaki gelişmeler insanların öğrenme yolarında da değişikliklere yol açtı.Denna rationaliseringstendens har lett till förändringar i människors sätt att leva.
Bu gelişmelerin ardından sezon sonunda Gündüz Kılıç ile yollar ayrılmış yerine ise Bülent Eken getirilmiştir.Därefter fick grupperna åka till Idolhotellet (vid Globen) och öva in en låt till dagen därpå.
1950 yılından itibaren meydana gelen endüstriyel gelişme ile yerleşimin nüfusu arttı.Därför har fastighetspriserna stigit sedan 1950-talet.
560-510) olağanüstü bir gelişme gösterdi.Målskillnaden 560-850 vittnar om mindre förtjänstfulla resultat.
Bu gelişmeler üzerine örgütün kuruluşu için çalışmalara başlandı.En stor debatt följde på denna kommittés bildande.
Bu kadar gelişmeye rağmen, devletin çöküşü engellenemiyordu.Trots förödelsen, upphörde inte tillväxten.
Tam bu sıralarda ülkenin başka bir yerinde diğer bir gelişme ortaya çıkar.Numera sker bearbetningen på annat håll.
İslam dininde, özgür düşüncenin gelişme getireceğini eserlerinde işlemiştir.Inom new age sägs aktionoliten främja kreativiteten.
Konkurhipik, uluslararası bir spor olarak son yıllarda büyük bir gelişme göstermiştir.Den lokala idrottsklubben IK Huge har haft vissa framgångar genom åren.
Taşkın suların gerilemesinden sonra ürünlerin gelişme mevsimi Ekim'den Şubat'a kadarki dönemdi.Efter att vattnet drog sig tillbaka sådde man och lät grödorna växa från oktober till februari.
2005 yılında farklı firmalar tarafından yeni gelişmeler kaydedilmiştir.2005 hade ÖIAG aktier i följande företag.
Bir çifte füg sıklıkla aynı anda gelişme gösteren iki konuya sahip olur.Observera att det ofta finns två likvärdiga lösningar till problemet.
1721 de ise saatin gelişmesi için güzel şeyler oluyordu.Storklockan göts om 1727 då även lillklockan tillkom.
Köy gittikçe güzelleşmekte ve gelişmektedir.Idag är staden välmående och växande.
Kitap bu üç tema etrafında gelişmektedir.Handlingen utspelar sig i tre akter.
Bu dönemin karakteristik özelliği bilimsel başarılar ve gelişmeyi öven katı bilim kurgu hikâyeleridir.Utforskandet av denna sfär utgör vetenskapsmännens fortsatta intresse och berättelsens handling.
Savaştan sonra havacılıkta kaydedilen teknolojik gelişmelerle yakından ilgilendi.Flyget fick under kriget en snabb teknisk utveckling.
11 Eylül ve ardından ortaya çıkan gelişmeler bunun en son ve en belirgin kanıtıdır.I efterhand har man fastställt den 19 april som det troligaste dödsdatumet.
Birkaç önemli modern gelişme vardır.Є кілька важливих сучасних розробок.
Üçüncü ICP, yardım etkinliği alanındaki son gelişmeleri de dikkate almaktadır.Третя ПМС також враховує останні події в галузі ефективності допомоги.
Sosyalizmin gelişmesi sonucu sınıf savaşının keskinleşmesi Stalinci terör sırasında ilân edilmiştir.Загострення класової боротьби при соціалізмі було проголошено під час Сталінського терору.
Fakat gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda kadınlar erkeklere göre iki kat fazla risk taşımaktadır.Тим не менш, у багатьох країнах, що розвиваються, жінки у два рази більше ризикують, ніж чоловіки.
Her oyuncu, gelişmemiş bir eyaletin İmparatoru olarak oynamaya başlar.Кожен гравець починає грати як володар нерозвиненої провінції.
1967 yılında kurulan Ulm Üniversitesi şehrin gelişmesine önemli bir katkı sağlamıştır.У 1967 році був заснований Ульмський університет, що зробив очевидний вплив на розвиток міста.
Ayrıca döneminde Tayvan ekonomisi de gelişmeye başlamıştır.Крім цього, при ньому економіка Тайваню успішно розвивалася.
19. yüzyıldaki iki tarihi olay Coğrafya biliminin gelişmesi için çok büyük etki yaratmıştır.XIX сторіччя дало два значних прориви у розвитку науки.
1721 de ise saatin gelişmesi için güzel şeyler oluyordu.Станом на 1721 рік вона відносилась до Любомльського благочиння.
1994'te NBA En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu Ödülü'nü almıştır.1994 року виграв нагороду Найбільш прогресуючого гравця НБА.
Bankanın faaliyetinin amacı, aynı zamanda banka ve ödeme sistemlerinin istikrarını ve gelişmesini sağlamaktır.Мета Центрального Банку також забезпечити стабільність і розвиток платіжних систем та банківської справи.
Üretici güçlerin gelişmesinin biçimleri olan bu ilişkiler, onların engelleri haline gelirler.В результаті з форм розвитку продуктивних сил виробничі відносини перетворюються в їх окови.
Bu gelişmeler belirgin bir şekilde 1929 – 1933 yılındaki ekonomik kriz sırasında olmuştur.Прояви економічної кризи 1929—1933.
Son 15 yıl da sanayisi müthiş bir gelişme göstermiştir.Останні 15 років компанія активно розвивається.
Üniversitedeki pozisyonu onun için çok iyi bir gelişme oldu.Навчання в університеті йшло дуже добре.
Ancak durum Szass'ın planladığı gibi gelişmedi.Далі ситуація почала розвиватися зовсім не так, як це планував дуче.
Meyvecilik gelişmemiştir.Плоди не розвиваються.
Grevin işçiler açısından başarıyla sonuçlanmasının ardından önemli gelişmeler yaşandı.Значних успіхів добилися трудівники плодорозсадника.
Japonya’nın yardımlarıyla balıkçılık gelişmekte, açık deniz balıkçılığı için çalışmalar yoğunlaşmaktadır.За підтримки Японії розвивається рибальство у великих масштабах.
Ülkesindeki Fars kültürünün gelişmesini destekledi.Сприяла розвитку культурного життя в країні.
Şehirde iç turizm gelişmektedir.У місті розвивається туризм.
Bu sırada, nano-ölçek teknolojilerindeki gelişmelere dayanan ürünlerin ticarileşmesi başladı.У той же час, з'явилася комерціалізація продуктів на основі досягнень в області нанорозмірних технологій.

İlgili Sayfalar