gelişme ile cümle

gelişme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İsrail’de sanayi yükselen bir hızla gelişmektedir.В нашей стране сейчас активно развивается мода.
2008 Yılı Makroekonomik ve Sektörel Gelişmeler (Haziran 2010 bas.). s. 285.The Travel & Tourism Competitiveness Report 2013 (2013), стр. 455.
Bundan 100 yıl önce petrol bulunduktan sonra şehir gelişmeye başlamıştır.В начале XX века, после открытия нефтяных месторождений, началось возрождение города.
Sokaklardaki yasadışı gelişmelerden haberdardır.На тротуарах улицы ведется нелегальная мелкая торговля.
Köy gittikçe güzelleşmekte ve gelişmektedir.Окружающий мир становится еще ярче и прекрасней.
Stroskobik fotoğraf projesi, görüntünün ilüzyonunu yaratma, nihayetinde sinemanın gelişmesini sağladı.Проекция стробоскопических фотографий, создавая иллюзию движения, и привела к появлению кинематографа.
Ekonomik olarak büyük gelişme kaydedildi.Значительное развитие получило ткачество.
C'nin ilk gelişme safhaları 1969 ile 1974 arasında AT&T Bell Laboratuvarları'nda gerçekleşti.Язык программирования Си разрабатывался в период с 1969 по 1973 годы в лабораториях Bell Labs.
Bu gelişmeler belirgin bir şekilde 1929 – 1933 yılındaki ekonomik kriz sırasında olmuştur.Широкое распространение они получили в период мирового экономического кризиса 1929—1930 годов.
Her kadın meme kanseri gelişme riskine sahiptir.Женщины с ожирением имеют больший риск развития рака эндометрия.
Okulun kurulması ve gelişmesi için unutulmaz çabaları ve katkıları olmuştur.Благодетельным последствием было дальнейшее поддержание и развитие училища.
İlçe, ekonomik ve altyapısal olarak hızla gelişmektedir.Хозяйство быстро крепло организационно и экономически.
Google Hot Trends (Google Sıcak Gelişmeler), Google Trends'e yapılan bir ektir.Добавился инструмент Google Trends.
Köyün gelişme durumu iyidir.Улучшилось благоустройство села.
“Karımın yanında olmak istiyorum.” diyerek ayrıldı ve bu gelişme İtalya basınında büyük yankı yaptı.Перед уходом на фронт он сказал жене: «Война предстоит тяжелая, и мое место на передовой.
Willow, "Bu çok iyi bir gelişme," der.Гай сказал: «Отлично получилось».
Son yıllarda balıkçılık ta gelişmektedir.В 2000-х укрепилось рыболовство.
Ancak yerleşmedeki daha ileri gelişmeler 1975 yılından sonra izlenmeye başlamıştır.Особенно интенсивное строительство началось с 1975 года.
2008 Yılı Makroekonomik ve Sektörel Gelişmeler (Haziran 2010 bas.). ss. 134-153.Mammals of Madagascar, A Complete Guide. — 2007. — P. 134–135.
Bu gelişmeler de bölgedeki gerilimi iyice arttırdı.Это ещё больше усилило напряжённость в регионе.
Tiyatro türünde asıl önemli gelişmeler ise 18. yüzyılda gerçekleşti.Драматический театр, был открыт в восемнадцатом веке.
Pansiyonculuk gelişme yolundadır.Развивается курортное хозяйство.
Bilimin tıp alanındaki ilk gelişmeleri Asya kıtasında gerçekleşmiştir.قد تحققت التطورات الأولى للعلم التي في مجال الطب في قارة آسيا.
Ekonomik gelişmenin ülke düzeyinde yayılmasını sağlamak ve özellikle az gelişmiş bölgelere ulaşmak.زيادة انتشار تسوية الدولة للتقدم الإقتصادي وبخاصة الوصول إلى المناطق المتقدمة إلى حد ما.
İnternet'in tarihi, 1950'lerde bilgisayarların gelişmesi ile başlar.يبدأ تاريخ شبكة الإنترنت مع تطوّر الحواسيب الرقميّة في الخمسينيات من القرن الماضي.
Gelişmekte olan ülkelerdeki kadınlar günde ortalama 20 litre suyu 6 km taşıyorlar.تنقل المرأة في الدول النامية 20 لترا من المياه يوميا لمسافة 6 كم.
Bu köklü reformlar sonucunda insan hakları konusunda ciddi gelişme kaydedildi.أسفرت هذه الإصلاحات الجذرية عن حدوث تطور جدي بشأن حقوق الإنسان.
Birleşik Devletler ve NATO, Çekoslovakya'da gelişmekte olan olaylara büyük ölçüde göz yumdu.الولايات المتحدة والناتو تحولت لحد كبير لإهمال تطور الحالة في تشيكوسلوفاكيا.
Eğer dişler yaklaşık olarak bu zamanlarda gelişmeye başlamazsa bir daha hiç gelişmeyecektir.و إذا لم يبدأ السنّ بالتطوُّر في هذه الأوقات أو قريباً منها، فإنها لن تتطوَّر على الإطلاق.
Motorlarda sağlanan gelişmeler sonucunda bazı mühendisler buhar kazanının boyunu küçültmeye çalıştı.ونتيجة للتطورات التي في المحركات فقد قام بعض المهندسين بمحاولات للحد من طول المراجل.
Ona göre pek çok kötü gelişmenin sorumlusu Yahudiler idi.ووفقا لذلك كان مسئول عن تطور العديد من اليهود الفقراء.
Arkaik dönem, Yunan siyasetinde, ekonomide, uluslararası ilişkilerde, savaşlarda ve kültürde gelişmeler gördü.الفترة اليونانية العتيقة شهدت التطور في السياسة و الاقتصاد و العلاقات الدولية والحرب والثقافة اليونانية.
NATO'nun komuta yapısı Soğuk Savaş boyunca ve bunun sonrasında gelişme gösterdi.وقد تطور هيكل الناتو طوال فترة الحرب الباردة وما تلاها.
Bundan dolayı, fırtına Kuzey Karolina ve Bermuda arasındaki alanda gelişmeye başladı.وبسبب هذا، بدأت العاصفة تطور، تقريبا في منتصف الطريق بين ولاية كارولينا الشمالية وبرمودا.
Jaeger’in deneyi modern duman dedektörleri için yeni bir yol açan önemli gelişmelerden biriydi.تجربة جايجر واحدة من التقدمات التي شقت الطريق لإجهزة كشف الدخان الحديثة.
Romanlarındaki karakterleri toplumsal ve tarihi gelişmelerle iç içe anlattı.وكانت شخصياتها متشابكة مع التطورات الإجتماعية و التاريخية في رواياتها.
Toplumsal ve sosyal gelişmeleri konu alan romanlar yazıldı.وهناك روايات تناولت موضوعات التطور الاجتماعي والسياسي.
Ulusal duyguların gelişmesine yol açmıştır.تطور معنى القومية.
2. Meşrutiyet’le birlikte Türk mizah edebiyatı büyük gelişme gösterdi.وبعد إعلان المشروطية الثانية أظهر أدب الفكاهة التركي تطوراً كبيراً.
1910'lardan itibaren otomobil pazarının hızlı gelişmesi yol ağının da gelişmesine neden olur.التطور السريع لسوق السيارات أدى إلى تطوير شبكة الطرق اعتباراً من العام 1910.
Sami’den sonra Ahmed Mithat romanlarıyla Türk romanının gelişmesine katkıda bulundu.وجاء من بعد سامي أحمد مدحت أفندي الذي ساهم في تطوير الرواية التركية برواياته.
Hem gelişmiş (333 milyon) hem de gelişmekte olan (639 milyon) ülkelerde yaygındır.وهو شائع في كل من في الدول المتقدمة (333 مليون) والدول غير المتقدمة (639 مليون).
Bakteriler vücut sıcaklığında (37 C) çok daha fazla gelişme gösterirler.حيث أن البكتريا تتكاثر بشكل أسرع بكثير ضمن حرارة الجسم (37 درجة مئوية).
Bu gelişmelerin sonucunda, İtalyan Komünist Partisi 21 Ocak 1921'de Livorno kentinde kuruldu.وقد تأسس الحزب الشيوعي الإيطالي في ليفورنو في 21 كانون الثاني / يناير 1921.
Güvenilir kaynaklardan faydalanarak gelişmesine yardımcı olabilirsiniz.يمكنك المساعدة بتوسيعها بمداخلات ذات مصادر موثوقة.
Buharlı makineler alanındaki gelişmeler sonucunda yol araçları üzerine yeniden çalışmalara başlanmıştır.وبدأت الدراسات من جديد حول آلات الطرق في نتائج التطورات التي بين الماكينات البخارية.
Gömeç ilçesinde deniz turizmi hızla gelişmektedir.وتتطور بوتيرة سريعة جدا السياحة الجبلية والمائية.
Madencilik ilin sanayisinin gelişmesinde ve yıllar içinde ihracatın artışında önemli bir yere sahiptir.وتحتل مكانة مهمة في تطوير صناعة التعدين في المدينة وزيادة في الصادرات على مدى السنوات.
Bu gelişmeler 2009'un başında tamamlanacaktır.سوف تكون جاهزة في نهاية عام 2009.
Organizeleşmiş tarih öncesi kültürler günümüz Bulgaristan topraklarında Neolitik Çağ'da gelişmeye başlamıştır.بدأت ثقافات ما قبل التاريخ الاستيطان في أراضي بلغاريا خلال فترة عصر حجري حديث.
Her zamankinden az sayıda diş gelişmesine ise hipodonti adı verilir.بينما تُدعى حالة تطوّر أسنان أقلّ عدداً من عدد الأسنان المُعتاد بنقص الأسنان (hypodontia).
Toplumun bu yeni üyelerinin birçok etkisi oldu toplumun gelişmesinde.أي أن المجتمعات البشرية عرفت العديد من الأنظمة الاجتماعية قبل أن تصل هذه المرحلة من التطور.
Tüm bu proteinler, mayoza özgü olan DMC1 hariç, memelilerde gelişme için gereklidir.جميع هذه البروتينات باستثناء DMC1 المختص بالانقسام المنصف أساسية لنمو الثدييات.
Bu yardımlar, Ekonomik Dayanışma ve Gelişme Bakanlığı (BMZ) tarafından düzene konur ve uygulanır.ويتم تمويل هذه البوابة من وزارة التنمية والتعاون الاقتصادي الألمانية المعروفة باسم (BMZ) .
Olasılıkların bilimsel incelenmesi bir modern gelişmedir.الدراسة العلمية للاحتمال هو تطور حديث في الرياضيات.
Orta Anadolu'nun ana ulaşım yolu üzerinde bulunan Ankara ili toprakları da bu gelişmelerden istifade etmiştir.وقد استفادت محافظة أنقرة التي توجد على الطريق الرئيسي لوسط الأناضول من هذا التطور.
Söz konusu kayırıcılığı demokrasinin gelişmesi olarak görüyordu.ولكن كان مقتل هذه التجربة في رأيي هو الأسلوب الذي تعامل به مع الديمقراطية.
Amacı Türkiye'de sinema sektörünün gelişmesi ve üst platformlara taşınmasıdır.يهدف المهرجان إلى تشجيع السينما في تركيا وترويج لها .
Haçlılar hiçbir gelişme sağlayamamışlardır.ولا يمكن للأبيض تحقيق أي تقدم.
Bu gelişmelerin sonucunda teknolojide büyük ilerlemeler olmuştur.واللذان حققا معاً خطوات هامة في عالم التكنولوجيا بعد ذلك.

İlgili Sayfalar