gelişme ile cümle

gelişme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yaşanan gelişmeler üzerine Mübarek depresyona girmiştir.Это способствовало развившейся депрессии.
Bitkisel üretim iklim şartları nedeniyle gelişmemiştir.Землепашество не развивалось ввиду климатических условий.
Mahallede yayla sebzeciliği hızla gelişmektedir.Слава о парикмахере быстро распространяется.
Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'nun amacı gelişmekte olan ülkelerde kırsal alanda yoksulluğu azaltmaktır.Главная цель МФСР — ликвидация сельской бедности в развивающихся странах.
GNOME 2.22 sürümünden itibaren GNOME masaüstü ortamının resmi bir uygulaması haline gelmiştir. ^ GelişmeС версии 2.22 входит в официальную часть среды GNOME.
Bu da ekonomik yönden çok büyük gelişmeler sağlamıştır.Кроме того, он добился крупных успехов в экономике.
Dünyada biyogaz üretim ve kullanımı giderek gelişmektedir.Производство и потребление металлов в мире постоянно растёт.
Progress (Прогресс) "ilerleme, gelişme" anlamına gelir.Он провозгласил, что ГА теперь означает «Рост и Развитие» (Growth and Development).
Bu gelişmeler, Uzay Yarışı'nın başlangıcı sayılmaktadır.Это событие стало толчком к космической гонке.
Nükleer silahların gelişmesi için çalışmaya devam etti.Занимался разработкой ядерных снарядов.
HAYVANCILIK GELİŞMEMİŞTİR.TARIMA BAKMAK İSTERSEK TARIMCILIK DA GELİŞMEMİŞTİR.Мы ударим там, где зверь не ждёт.
Bu gelişmelerle Afrika ve Asya'nın kontenjanı birlikte 0,5'e düşerken, Avrupa'nın ise 9,5'a yükseldi.В итоге Азия и Африка получили 0,5 места на двоих, Европа — 9,5.
Birçok ünlü internet girişiminin oluşmasında ve gelişmesinde rol almıştır.Эти факторы обусловили появление и развитие большого количества интернет сообществ.
Benzer gelişmeler Litvanya'da da gerçekleşti.Это произошло, видимо, в то же время, что и в Гане.
Soğuk iklimi sebebiyle sanayisi gelişmemiştir.Земледелие, по причине холодного климата, развито слабо.
Meyvecilik gelişmemiştir.Плоды не развиваются.
Sakarya'da sanayi son zamanlarda gelişmeye başlamıştır.Современное искусство в Марокко находится в процессе становления.
Donanım açısından 486'nın mimarisi büyük bir gelişmedir.В ходе строительства кораблей по проекту 864 шла параллельная модернизация его.
Sabanın tarımda kullanılması da devrimsel nitelikte gelişmeler sağlamıştır.Одно время даже, чтобы получить церковное вино, нужно было разрешение от революционного трибунала.
Ukrayna ekonomisi gelişmekte olan bir pazardır.Украина была признана страной с рыночной экономикой.
Ancak zehir iletim mekanizmaları fazla gelişmemiş olduğundan insanlar için fazlaca tehlike oluşturmazlar.Однако их яд, насколько известно, не опасен для людей.
Gey topluluğun içerisinde herkes başkaldırıyı olumlu bir gelişme olarak nitelendirmedi.Не все люди в гей-сообществе были настроены позитивно.
Şehir, Volga-Don Kanalı'nın inşaatı ile gelişmeye başlamıştır.Этапирован на строительство канала Волга-Дон.
Bu program Avrupa düzeyinde gençlik kesimindeki gelişmelere yanıttır.В программе освещаются молодёжные события города.
Doğu Avrupa’da Demir Çağı MÖ 1. bin başlarında gelişmeye başlamıştır.В начале 1-го тысячелетия до нашей эры в лесной части Восточной Европы начинается эпоха раннего железа.
Aslına bakılırsa bu ayrım gerçek hayattaki gelişmelerle de paraleldi.Это отчасти совпадало с их ситуацией в реальной жизни.
Kurum aynı zamanda coğrafyanın gelişmesine katkıda bulunmuş olan coğrafyacılara da pek çok ödül verir.Общество также вручает множество наград географам, внёсшим вклад в развитие географии.
Gümrük Birliği, bu gelişmelerde büyük bir faktördür.Таможенный союз считается важным фактором, приведшим к обоим этим событиям.
Konsey’deki hiç kimsenin böyle bir gelişmeden haberi yoktu ve bunu öngörememişlerdi.Никто из близко сидевших не заметил этого.
2009-2010 sezonunda NBA En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu Ödülü'nü kazanmıştır.В сезоне 2009/2010 был признан самым прогрессирующий игроком НБА.
Ancak yörede bir ekonomik gelişme gözlenmeyince yerleşim 1821'de tekrar köy konumuna düşürüldü.Но проект не удался, и деревня в 1719 вновь была обложена налогами.
Ama ekonomisi gelişmedi ve hoşnutsuzluk arttı.Однако экономические проблемы сохранялись, а безработица росла.
Kitap bu üç tema etrafında gelişmektedir.События книги разворачиваются в трёх разных местностях.
Eldarova RA, "Marksizm-Leninizmin Yaratıcı Gelişmesi", Mahaçkale: Dagknigoizdat, 1961, 25 s.Эльдарова Р. А. Творческое развитие марксизма-ленинизма. — Махачкала: Дагкнигоиздат, 1961. — 25 с. — 2000 экз.
Ülkede ragbi de gelişmekte olan bir spor türüdür.Регби в Южной Корее является одним из развивающихся видов спорта.
Bir sonraki ve en ünlü gelişme Feynman ile ilgilidir.Одна из наиболее известных и популяризованных технических работ Фейнмана.
Bu sefer sırasında Roma savaş teknolojisi en son gelişmeleri başarıyla kullanmıştır.На этот раз война для Рима пошла куда более удачно.
Teknoloji alanındaki gelişmeler insanların öğrenme yolarında da değişikliklere yol açtı.Изменения в технологическом аспекте работы СМИ также были вызваны работой Семинара в плане передачи опыта.
Girit'te turizm Yunanistan genelinden de daha hızlı gelişmektedir.Культ Гелиоса больше, чем где-либо в Греции.
Bu liste alanın çok hızlı gelişmesinden dolayı tam değildir ve sürekli güncellenmesi gerekmektedir.Это неполный список, поэтому он постоянно пополняется.
Fakat ani bir gelişme ile Hitler odadan ayrıldı ve Stauffenberg bombayı durdurmayı başardı.Но Гитлер внезапно вышел и Герсдорф сумел в туалете предотвратить взрыв.
Elbette bu gelişmenin bir bedeli vardı.Такое решение имело свою цену.
Şehirde iç turizm gelişmektedir.В городе развивается туризм.
Kitap "İsviçre Gelişme ve İş Birliği Ajansı" tarafından desteklendi.Институт был создан при финансировании Швейцарского агентства по развитию и сотрудничеству.
Gerçekte çok önceki tarihlerde başka toplumlarda benzer gelişmeler yaşanmıştı.Существовала ранее по крайней мере в некоторых догосударственных обществах.
Lenin'in sürgünde iken yazdığı "Rusya'da Kapitalizmin Gelişmesi" adlı eserinin yayınlanmasını sağladı.Когда Ленин был в ссылке, организовала издание его работы «Развитие капитализма в России».
Bu olaylar yaşanırken tüm ailenin hayatını değiştirecek bambaşka bir gelişme yaşanır.Ведь здесь есть все, чтобы можно было отдохнуть всей семьей.
Gök ada merkezinin yoğun ışıması da karmaşık yaşamın gelişmesini engelleyebilirdi.Интенсивное излучение галактического центра также могло повлиять на развитие высокоорганизованной жизни.
Azerbaycan tiyatro sanatının gelişmesinde büyük hizmeti olmuştur.Играл большую роль в развитии Азербайджанской кинематографии.
Böylece Çin ekonomisi, gelişmeye devam etti.С тех пор Канада продолжает экономически развиваться.
Son 15 yıl da sanayisi müthiş bir gelişme göstermiştir.За следующие 15 лет улица заметно развилась.
Çok kötü şartlarda çalımsı gelişme gösterir.Прорастание споры происходит в благоприятных условиях.
Arıcılıkta da artış ve gelişme gözlenmektedir.По его мнению, наблюдать за этим развитием и ростом было удивительно.
Arıcılık Karabulduk Yöresinde önemli bir gelişme göstermiştir.Это большой шаг к дальнейшему развитию хоккея в нашем регионе.
Bu gelişme üzerine ertesi yıl yeniden basılan Leyleklerin Uçuşu da çok satan oldu.В следующем году успешно прошёл лётные испытания.
Türkiye yıldan yıla artan bir ekonomik gelişme göstermiştir.Из года в год добивалась высоких технологических показателей.
Bunun yanında gırtlak teorisinin gelişmesi de büyük aşamalardan biri olmuştur.Теория отрицательных чисел всё ещё находилась в стадии становления.
Ancak bu gelişmeler konferansın kararlarını etkilemedi.Но это не повлияло на ход кампании.
Ama bu sefer olaylar farklı şekilde gelişmeye başlamıştır.Но на этот раз всё пойдёт иначе.
İlçenin turizminin gelişmesi için önemli kurul ve kuruluşların desteğiyle çeşitli seminerler düzenlenmiştir.При поддержке IACR проводятся ещё несколько других конференций и семинаров.

İlgili Sayfalar