gelişme ile cümle

gelişme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak diğer modellerin gelişme aşamasında yaşanan sorun burada da ortaya çıktı.La question existentielle soulevée par le phénomène des newtype y est aussi plus développée.
Vicenza şehri XX. yüzyıl içinde gayet güçlü gelişme göstermiştir.Cluses connut au XXe siècle un développement impressionnant.
Dewgong daha fazla gelişmez.Gnunetd ne fait rien de plus.
Diğer gelişmekte olan ülkeler ise az ya da hiç gelişme gösteremediler.D’autres recherches aux États-Unis ont montré peu ou pas de variation,,.
Don Magnifico ve kızları Clorinda ve Tisbe bu gelişmeye çok kızarlar.Entrent Don Magnifico, Clorinda et Tisbe, agités par cette visite.
Bu gelişmeler Ümraniye'nin 1987'de ilçe yapılmasıyla sonuçlandı.Ce tableau est entré dans les collections nationales en 1987.
Özellikle, bölgesel ekonomik ve kültürel gelişmeye önem verilmektedir.L’accent est surtout mis sur les différences culturelles et nationales.
Ekonomik gelişmenin ülkenin çeşitli yörelerine dengeli bir şekilde dağıtılması hedeflendi.Son objectif affiché est de mesurer la liberté économique dans les différents pays du Monde.
Dominyonun kuruluş dönemini izleyen gelişme sürecine önderlik etmiştir.Il est encouragé dans ses démarches lors de la visite d'un dominicain .
Fakat bu bir haftada büyük gelişmeler kaydedildi.Cet uniforme a connu de nombreuses évolutions au cours de l'histoire.
Fakat bu iki kişi arasında bulunan gayet büyük sosyal sınıf farkı bu aşkın gelişmesini imkansız kılmaktadır.Mais toute réconciliation entre les deux peuples semble impossible.
Gramsci bu gelişmelerin içinde yer aldı.Méphisto arrive sur ces entrefaites.
Askeri strateji ve taktikler, beklenenin tersine doğrusal bir gelişme göstermiş değildir.Tactiquement et stratégiquement, ces opérations semblent n'avoir aucun sens,.
Mycale Muharebesi'nde de benzer gelişmeler yaşandı.Des questions similaires sont soulevées sur MySpace.
Ekonomik ve sosyal gelişme de dikkate değerdi.Elle vise également la croissance économique et le progrès social.
Çevre Hukuku, ulusal düzenlemeler ve uluslararası anlaşmalar sonucu gelişmektedir.Il existe une législation nationale, des accords internationaux et des directives européennes.
Tam bu sirada yeni bir beklenmedik gelişme ortaya çıktı.Il semble que ce soit précisément sur cette base qu'il faut attendre de nouvelles découvertes inattendues.
E-ticaretin gelişmesine büyük katkı sağladı.Il a inhibé le développement du commerce.
Bu sırada İtalya'da diplomatik gelişmeler hızlanıyordu.Cependant, une percée diplomatique fut réalisée en Italie.
Bakınız Du (2004)son gelişmeler ve referanslar için .First Steps (2004), une collection de mondes et d'aventures.
Fakat, herkes bu gelişmeyi aynı şekilde karşılamadı.Cependant, tout le monde n'a pas fait bon accueil à cette invention.
"Türkiye'de Anayasal Gelişmeler".Dix ans de transformation économique en Russie».
Jackson'ın daha önce piyasaya sürülen albümlerinin satışları da bu gelişmenin üzerine artış göstermişti.Les traitements que Jackson a utilisés pour son état ont encore allégé son teint.
Daha sonra bu yerleşim Hicaz Demiryolu'nun inşa edilmesiyle gelişmeye başlamıştır.La ville s'est développée avec l'avènement du chemin de fer.
Aşağıdaki gelişmeler, ^1840'lı yıllarda meydana gelen futbol ile ilgili olan olaylardır.Ci-dessous figurent les événements relatifs à la Sociologie survenus au cours des années 1840.
Bir diğer geçim kaynağı ise yeni gelişmekte olan arıcılıktır.Quelque chose d'inattendu comme une nouvelle transformation.
Bu gelişmeler toplulukların yapısında çok önemli değişikliklere yol açmıştır.Il est évident que cette période connaît de grands changements dans l'organisation politique des sociétés.
Chester 20.yüzyılda da gelişmiş ve halen gelişmekte olan bir şehirdir.Durant tout le XVIIIe siècle, Strasbourg est une ville prospère et rayonnante.
Elbette bu gelişmenin bir bedeli vardı.Mais cette efficacité a un prix.
Bu yenilikler Sheffield'in bir sanayi kenti olarak hızla büyüyüp gelişmesine yol açtı.Ces découvertes permirent à Sheffield de devenir une puissante cité industrielle en Europe.
Örgütün amacı bilimsel gelişmelere yönelik uluslararası işbirliğini geliştirmek ve teşvik etmektir.Le but de l’association est de structurer et de développer la coopération transfrontalière.
1950'de açılan Adalet kulübü hızla gelişmek ister.Le mouvement amorcé au XIXe siècle s'amplifie rapidement.
Blastoise daha fazla gelişmez.Rosberg ne fera guère mieux.
Lojistik açısından da yapılan gelişmeler Vilvoorde için oldukça iyi oldu.Des villes telles que Lowell ont prospéré par ce biais.
1920'li yıllar büyük bir gelişme dönemi oldu.Le XIXe siècle est une période de grands changements.
Bu sanayiler 1950'li ve 1960'li yıllarda büyük gelişmeler göstermiştir.Les économistes ont étudié la croissance sur le long terme d'une façon étendue dans les années 1950 et 1960.
Zeytincilik yeni yeni gelişmektedir.La géographie sociale est une notion plus récente.
Kültür ve sanat alanındaki gelişmeler de dikkat çekiciydi.Les domaines de l'éducation et de la culture connaissent un développement intéressant.
2007'den beride seracılık hızla gelişmektedir.La tendance globale en 2007 semble être une lente augmentation.
Gök ada merkezinin yoğun ışıması da karmaşık yaşamın gelişmesini engelleyebilirdi.Le rayonnement du centre galactique interférerait avec le développement de formes de vie complexes.
Yine Protestanlık mezhebinin yayılmaya başlaması da gelişmeyi arttırdı.Il fallait absolument que la propagation du protestantisme soit arrêtée.
Üretici güçlerin gelişmesinin biçimleri olan bu ilişkiler, onların engelleri haline gelirler.Hier encore formes de développement des forces productives, ces conditions se changent en de lourdes entraves.
Gelişmesi saatler ve günler alır.Cela dura des heures et des heures.
Bu gelişme İtalyan ticaret şehirlerinden başlamıştır.Les croisades permettent le développement de l'activité commerciale des cités italiennes.
Çin gelişmekte olan bir pazar.China es un mercado emergente.
Üretici güçlerin gelişmesinin biçimleri olan bu ilişkiler, onların engelleri haline gelirler.De formas de desarrollo de las fuerzas productivas, estas relaciones se convierten en trabas suyas.
Bu gelişmeler grubun geleceği için büyük işaratler taşıyor." dedi.Los objetos que hacen esto muestran signos de envejecimiento severo.
Birkaç önemli modern gelişme vardır.Existen varios importantes desarrollos modernos.
Her oyuncu, gelişmemiş bir eyaletin İmparatoru olarak oynamaya başlar.Cada jugador comienza el juego como el emperador de una provincia no desarrollada.
I. Şapur'un yoğun gelişme planları vardı.Sapor I tenía un intensivo plan de desarrollo.
Termodinamiğin gelişmesi atom teorisi tarafından sürdü ve sürdürüldü.El desarrollo de la termodinámica fue motivado y dirigido por la teoría atómica.
AIME petrol bölümü sonraki otuz yıl boyunca gelişmesine devam etmiştir.La división de petroleo de AIME continuo durante las siguientes tres décadas.
Kuantum mekaniği fonksiyonel analizin gelişmesine yol açmıştır.La mecánica cuántica llevó al desarrollo del análisis funcional.
“Amacımıza ulaşmak için, politik özgürlüklerin mutlaka diğer alanlardaki gelişmeye eşlik etmesi gerekir.«Para lograr este objetivo la libertad política debe acompañar al progreso material.
1960’larda, Technion, Afrika ve Asya gibi gelişmekte olan ülkelerden yüzlerce öğrenciye kapılarını açtı.En la década de 1960 el Technion abrió sus puertas a cientos de estudiantes de África y Asia.
Pamuk tarımının gelişmesi, Güney eyaletlerinde köle talebinde büyük artışa sebep olmaktaydı.El auge del algodón en el área incrementó significativamente la demanda de esclavos.
Tarihsel ön-deyi için temel görevi yapacak herhangi bir bilimsel tarihsel gelişme teorisi olamaz.No puede haber una teórica científica del desarrollo histórico que sirva de base para la predicción histórica.
Yazar böylelikle deneme türünün gelişmesini sağlamıştır.Impulsó así el desarrollo del género ensayístico.
Bu yoldaki ilk gelişme transistörlerin gelişiyle başladı.La primera de esas mejoras vino con el advenimiento del transistor.
Bu gelişme üzerine Chōshū, satsuma ile gizli bir işbirliğine gider.Esto, a su vez, movió a Chōshū a establecer una alianza secreta con Satsuma.

İlgili Sayfalar