gelişen ile cümle

gelişen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kuduro (ya da kuduru) 1980'lerin sonunda Angola'da gelişen bir müzik türüdür.Kuduro (eller kuduru) er en type musikk og dans som opprinnelig ble utviklet i Angola på 1980-tallet.
Etrafında gelişen kasaba da Marienburg ismini almıştır.Byen som oppsto nær borgen ble også kjent som Marienburg.
Gelişen hikâye ve Dante'nin yolculuğu sırasında Dante onu öldürür.Da spilleren har fullført Dante Must Die!
Fakat bu bir ihtimal Kretase'de zamanında gelişen ankylosaurialar da olabilir.Det er eksempelvis usannsynlig at lykerne kom fra Kreta.
Batı etkisinde gelişen modern Türk edebiyatının şekillenmesi 1896 ve 1923 arasında da sürdü.Sebagian besar akar dari sastra Turki modern terbentuk pada tahun 1896 sampai 1923.
Sonrasında gelişen olaylar onları dost yapar.Yang terjadi di sana membuat mereka depresi.
Devlet sektörü gelişen teknolojiye ayak uyduramayabilir.Masyarakat tidak bisa dipisahkan dari perkembangan teknologi.
Film bir cinayet ve bu cinayetin arkasından gelişen olayları duygusal bir biçimde anlatmaktadır.Film ini mengisahkan peristiwa sekitar serangan itu dan pergumulan hidup setelahnya.
Bu dönemde oldukça gelişen şehir en parlak dönemlerini yaşadı.Tampaknya inilah periode kemakmuran kota tersebut.
Günümüzde büyük bir hızla gelişen bu teknoloji, özellikle gelişmiş ülkelerde bir yarış halini almıştır.Pada masa ini, bioteknologi berkembang sangat pesat, terutama di negara negara maju.
En önemli ve hızlı gelişen sanayı dalı ise Savaş Sanayisi'ydi.Industri terbaru mereka dan yang tercepat perkembangannya adalah pembuatan kefir.
Savaş zamanında gelişen Alman karşıtı hassasiyetler nedeniyle Saxe-Coburg-Gotha'dan değiştirildi.Nó được đổi từ tên Saxe-Coburg-Gotha do thái độ chống Đức thời chiến tranh.
Batı etkisinde gelişen modern Türk edebiyatının şekillenmesi 1896 ve 1923 arasında da sürdü.Hầu hết căn nguyên của văn học Thổ Nhĩ Kỳ hiện đại được hình thành từ năm 1896 đến năm 1923.
Savaş sonrası dönemde gelişen modern enka, duygusal ballad müziğinin bir şeklidir.Nhạc diễn ca hiện đại, đã được phát triển trong thời sau chiến tranh, là một loại nhạc ba-lê uỷ mị.
Kapalı toplum anlayışı, gelişen Dünya’ya ayak uyduramamıştır.Thao trường tập luyện không thể lẫn lộn với đất phát triển kinh tế-xã hội được.
Yeni gelişen endüstrilere talebin fazla olması borsanın spekülatif olmasına sebep oluyordu.Vì lợi ích kinh tế đem lại nên ngành dâu tằm tơ được nhiều nước quan tâm.
Böylece bu istasyon ismi gelişen kasabanın ismi olarak anılmaya başlandı.そして駅名がそのまま町の名前となった。
Ancak yeni gelişen düzen amacından sapacaktır.今後のいっそうの繁栄を目指すことだけを考えている。
Böylece umduğundan daha hızlı gelişen ilişkisinden kaçabilir.つまり、予定していた因果経過よりも早く結果が生じてしまった場合である。
Normalde 2 senede bir düzenlenir ama gelişen olaylara göre tarihi değişir.稟たちと20年前の過去に飛ばされるが、歴史変動によってその姿が変化する。
Yeni gelişen endüstrilere talebin fazla olması borsanın spekülatif olmasına sebep oluyordu.公的資金を投入される創造産業は、これによってサービスを増加させることにより、創造産業の数の見積もりを困難にする傾向を持つ。
Günümüzde Saraybosna, bölgenin en hızlı gelişen şehirlerinden birisidir.今日的塞拉耶佛是該地區發展最快的城市之一。
Böylece umduğundan daha hızlı gelişen ilişkisinden kaçabilir.它可能比你们想象的来的更快。
Oyun boyunca gelişen olaylardan sorumlu olan kişi.是引發各項事件的核心人物。
1990 larda gelişen bilgisayar donanımıyla birlikte SAP uygulamaları ve sistemler de ABAP'da yazıldı.在20世纪90年代,随着计算机硬件的发展,越来越多的SAP的应用软件和系统都用ABAP来实现。
Konseptus, zigottan itibaren gelişen tüm embriyo içi ve dışı yapıları içerir.胚體包括所有從合子發育來的構造,即包含胚胎以及胚胎外的構造。
18. yüzyılda kentte hızla gelişen bira sanayii iktisadı canlandırdı.18世紀,隨著啤酒釀造的興盛發展,魯汶的地位愈形重要。
Bu kısıtlama, gelişen MİB paralleliğinin çeşitli metotları ile telafi edilmektedir.此限制已透过多种增加CPU并行运算的方法下被大幅的补偿了。
Gelişen uluslararası ilişkililerle beraber, insanların hukuki sorunları da artmaktadır.随着国家间交流的频繁,国际法也受到越来越多的人的重视。
Ayrıca Trance Müzik'de gittikçe gelişen teknoloji çok kullanılmaktadır.其次,传输技术也多元化起来。
Bundan sonra gelişenler hakkında çeşitli ve birbiriyle çelişkili anlatımlar vardır.이 후 다양한 출판물과 저서들이 나오고 있는 추세다.
Gelişen grafikler mevcuttur.업데이트 필요성이 없어진다.
Érd, Macaristan’da 1991 ve 2001 (%30.6 yukarı) sayımlarında en hızlı gelişen yöreydi.1991년부터 2001년까지 헝가리에서 가장 높은 인구 증가율인 30.6%를 기록했다.
Dansla beraber gelişen müzik tarzı da aynı adla anılmaktadır.줄타기의 음악은 다음과 같이 구성된다.
1889’da dul annesi ve kız kardeşiyle birlikte Birmingham, Alabama’nın gelişen bir kasabasına taşınmışlardır.בשנת 1889 היא עברה עם אמה האלמנה ואחותה לעיר הפורחת ברמינגהאם, אלבמה.
Turizm Malakka'da gelişen bir sektördür.תעשיית התיירות היא ענף מתפתח בצ'ילה.
Özellikle çocuk ve ebeveyn ilişkileri ekseninde gelişen konular üzerine gitmiştir.שאלת הפעילות המעורבת של בנים ובנות גם יחד עלתה מאז הקמתה.
Kamusal alanda gelişen diğer görüntü olgularında olduğu gibi, burada da bir ortaklık söz konusudur.כמו בכל סיפור פשע, גם כאן יש משטרה.
Önceleri başarılı bir şekilde gelişen taarruz, Alman karşı taarruzlarıyla durduruldu.תוצאות ההצלחה המוקדמת נמחקו במהירות בעקבות התקפת-נגד גרמנית.
Son zamanlarda gelişen vişnecilik ve turşuculuk oldukça ilerleme kaydetmiştir.תיירות ובנייה צוברים לאחרונה חשיבות גוברת.
Film, ilk filmden yirmi yıl sonrasında gelişen olayları konu alır.העלילה מתרחשת 20 שנה לאחר הסרט הקודם.
Bu sayede arda kalan iş gücü -örneğin bir mesleki eğitimden sonra- gelişen sektörlere yönlendirilecekti.כמו כן, ניתן דגש על הכשרה מקצועית המאפשרת פרנסה בתחום לאחר תום השירות.
Dansla beraber gelişen müzik tarzı da aynı adla anılmaktadır.זהו גם שמו של סגנון המוזיקה המלווה את הריקוד.
Érd, Macaristan’da 1991 ve 2001 (%30.6 yukarı) sayımlarında en hızlı gelişen yöreydi.בין 1991 ו-2001 צמחה אוכלוסיית ארד בשיעור הגבוה ביותר בהונגריה (כ-30%).
Gelişen ülkelerde, başlıca yöntemler, kan nakilleri ve güvenli olmayan tıbbi prosedürlerdir.В развиващите се страни основните методи са кръвопреливане и небезопасни медицински процедури.
Etrafında gelişen kasaba da Marienburg ismini almıştır.Около твърдината се развива град, който също носи името Мариенбург.
16. yüzyılda gelişen bir Fransız Sömürge İmparatorluğu kurulmuştu.Също през 16 век е поставено началото на процъфтяваща френска колониална империя.
Aşk romanı İngilizce konuşulan ülkelerde başta olmak üzere, Batı kültüründe gelişen bir edebi türdür.Любовният роман е литературен жанр, водещ началото си от западната култура, предимно англоговорещите страни.
Film, ilk filmden yirmi yıl sonrasında gelişen olayları konu alır.Действието се развива 22 години след първия филм.
Bu, etrafında dünyanın geri kalanın, birey için gelişen ve bireyi de geliştirecek bir çevredir.Това е моят начин да правя света по-добро място за мен и за другите.
Güneydoğu Asya'nın en hızlı gelişen ve ekonomik açıdan en dinamik şehirlerdendir.Сега е един от най-модерните и динамично развиващи се градове в Азия.
Bununla birlikte gelişen çevresel etmenler durumun olumsuz hale gelmesine yol açmıştı.След него наследниците му успяват да успокоят положението.
Film işçi sınıfının organize olmasıyla gelişen sosyal konuları ele almaktadır.Film se bavi socijalnim problemima u vrijeme dok nastaju radničke organizacije.
Sürekli gelişen bir doğal gaz endüstrisi vardır.Proizvodnja prirodnog plina rapidno raste.
Aşağıda belirtilen listede bölgenin yıllar içerisinde gelişen nüfus bilgilerini göstermektedir.Sljedeća tablica prikazuje razvoj broja stanovnika tijekom povijesti.
Yeni Latince (Latinitas nova) Rönesans İtalya'sında gelişen Latince.Kr. – Dolazak predaka Latina u Italiju.
Teknoloji alanında İsrail ekonomisi dünyanın en hızlı gelişen ülkesidir.Japan je jedna od tehnološki najrazvijenijih zemalja svijeta.
Fakat gelişen teknolojiyle beraber daha gelişmiş seyrüsefer sistemleri tercih edilmektedir.Zemlje s dobro razvijenom tehničkom infrastrukturom preferiraju.
Böylece umduğundan daha hızlı gelişen ilişkisinden kaçabilir.One su omogućile da se među nama razviju bolji odnosi nego što sam mogao i sanjati.
Film Nemo'nun babasını bulduğu Kaliforniya kentinden 1 yıl sonrasında gelişen olayları konu almaktadır.Dej sa odohráva v Kalifornii asi rok po predchádzajúcom filme Hľadá sa Nemo.

İlgili Sayfalar