geleneksel ile cümle

geleneksel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ayrıca daha geleneksel oyunlarda da mevcut.Esiste anche in forme di gioco più convenzionali.
Ayrıca daha geleneksel oyunlarda da mevcut.Există și în jocuri mai convenționale.
Ayrıca daha geleneksel oyunlarda da mevcut.Ez több klasszikus játék formában is létezik.
Ayrıca daha geleneksel oyunlarda da mevcut.FarmVilleはお聞きになったことがあるでしょう
Ayrıca daha geleneksel oyunlarda da mevcut.Hij bestaat ook in meer conventionele spelvormen.
Ayrıca daha geleneksel oyunlarda da mevcut.게임 역학은 일반적인 게임의 형태로 존재하기도 합니다.
Ayrıca daha geleneksel oyunlarda da mevcut.Sie existiert auch in konventionelleren Spielformen.
Ayrıca daha geleneksel oyunlarda da mevcut.También existe en formas de juego más convencionales.
Ayrıca daha geleneksel oyunlarda da mevcut.Występuje również w bardziej konwencjonalnych grach.
Ayrıca daha geleneksel oyunlarda da mevcut.Υπάρχει επίσης και σε πιο συμβατικά παιχνίδια.
Ayrıca daha geleneksel oyunlarda da mevcut.Она также существует в более традиционных формах игр.
Ayrıca daha geleneksel oyunlarda da mevcut.Тя съществува и в по-традиционни форми на игра.
Ayrıca daha geleneksel oyunlarda da mevcut.הוא נמצא גם בעוד צורות משחק יותר שיגרתיות.
Ayrıca daha geleneksel oyunlarda da mevcut.إنها تظهر في العاب مألوفة أكثر
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.Bakterije uničujemo s tradicionalnimi antibiotiki, nastanejo pa odporni mutanti.
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.Chúng ta diệt vi khuẩn bằng những thuốc kháng sinh truyền thống và điều đó chọn ra những kháng thể.
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.Hagyományos antibiotikummal irtjuk őket ami az ellenálló mutánsok kiválasztódásának kedvez.
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.Kita membunuh bakteri dengan antibiotik tradisional dan itu menyeleksi mutan-mutan yang resisten.
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.전통적인 방식의 항생제로 박테리아를 없앤 대신에 내성이 있는 변종을 만들어 낸 것입니다.
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.Matamos bacterias con antibióticos tradicionales y eso selecciona a los mutantes resistentes.
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.Nós matamos as bactérias com os antibióticos tradicionais e isso seleciona as mutações resistentes.
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.Nous tuons les bactéries avec des antibiotiques traditionnels et cela sélectionne des mutants résistants.
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.Uccidiamo i batteri con gli antibiotici tradizionali e così si selezionano le mutazioni capaci di resistere
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.Ucidem bacteriile cu antibioticele tradiționale și asta selectează mutanții rezistenți.
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.Vi dödar bakterier med traditionell antibiotika och det gynnar resistenta mutanter.
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.We doden bacteriën met traditionele antibiotica en zo selecteren we voor resistente mutanten.
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.Wir töten Bakterien mit traditionellen Antibiotika und das selektiert für resistente Mutanten.
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.Zabijając bakterie tradycyjnymi antybiotykami wyłaniamy nowe odporne mutacje.
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.Zabíjame baktérie tradičnými antibiotikami a to má za následok odolné mutácie.
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.Zabíjíme bakterie tradičními antibiotiky a to prosívá odolné mutanty.
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.Ми вбиваємо бактерії звичайними антибіотиками і це відбирає з-поміж них стійких мутантів.
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.Мы убиваем бактерии традиционными антибиотиками и это порождает стойких мутантов.
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.С традиционните антибиотици убиваме бактериите и това избира резистентните мутанти.
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.אנטיביוטיקה מסורתית הורגת חיידקים וכך נותרים המוטנטים העמידים.
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.حاليا نقضي على البكتيريا باستخدام المضاد الحيوي التقليدي وذلك ينتقي بديل مقاوم
Bakterileri geleneksel antibiyotiklerle öldürüyoruz ve bu durum dirençli mutantların seçilmesine neden oluyor.その結果、耐性菌が生き残るのです そして私たちは現在、このような世界規模の
Başta geleneksel Çin ve Japon sanatı olmak üzere, tabii ki fotoğrafçılık,Ich bin sehr stark von der traditionellen Chinesischen und Japanischen Kunst beeinflusst.
Başta geleneksel Çin ve Japon sanatı olmak üzere, tabii ki fotoğrafçılık,저는 중국과 일본 아트로부터 많은 영향을 받았다고 할 수 있습니다. 물론 포토그래피와,
Başta geleneksel Çin ve Japon sanatı olmak üzere, tabii ki fotoğrafçılık,Me ha influido mucho el arte tradicional chino y japonés, la fotografía, por supuesto,
Başta geleneksel Çin ve Japon sanatı olmak üzere, tabii ki fotoğrafçılık,もちろん、写真にも ルネッサンスの 巨匠たちの絵画にも
Batı'da sahip olduğumuz problem tam da bu aslında, bu geleneksel yaklaşım,지금 서양의 가장 큰 문제는 대부분 관습적으로
Batı'da sahip olduğumuz problem tam da bu aslında, bu geleneksel yaklaşım,Y el problema que tenemos ahora en Occidente en general es que al enfoque convencional
Batı'da sahip olduğumuz problem tam da bu aslında, bu geleneksel yaklaşım,והבעיה הגורפת שישנה כרגע במערב, היא שהגישה המסורתית
Batı'da sahip olduğumuz problem tam da bu aslında, bu geleneksel yaklaşım,والمشكلة الشائعة اليوم على نطاق واسع في المقاربة الخاصة بتلك القضية
Batı'da sahip olduğumuz problem tam da bu aslında, bu geleneksel yaklaşım,独創性のないアプローチなのです それは西側諸国のアイデアを使って
Batılı ne de geleneksel olarak Müslüman olan şeyler haline getiriyorlar.전통 이슬람도 아닌 것으로 그것들을 변화시키고 있습니다.
Batılı ne de geleneksel olarak Müslüman olan şeyler haline getiriyorlar.שאינם מערביים באופן מובהק, אך גם לא איסלמיים מסורתיים.
Batılı ne de geleneksel olarak Müslüman olan şeyler haline getiriyorlar.التي ليست تقليدية غربية ، ولا تقليدية إسلامية.
Batılı ne de geleneksel olarak Müslüman olan şeyler haline getiriyorlar.作りだすのに余念がありません 二つの例をお見せします
Bence bugün, geleneksel Hollywood ve yazarlar, muhtemelen bu çerçeveyi aynı şekilde oluşturuyorlar.오늘의 전통적인 헐리우드와 작가들은 아마 전에 이를 만들어가던 것과 같은 방식으로 가고 있다고 생각합니다.
Bence bugün, geleneksel Hollywood ve yazarlar, muhtemelen bu çerçeveyi aynı şekilde oluşturuyorlar.Я считаю, что сегодня классический Голливуд и его писатели придают этому те же формы, что и раньше.
Bence bugün, geleneksel Hollywood ve yazarlar, muhtemelen bu çerçeveyi aynı şekilde oluşturuyorlar.ואני חושב, שהיום, הוליווד המסורתית, והכותבים עושים זאת אולי באותו אופן שזה נעשה קודם לכן.
Bence bugün, geleneksel Hollywood ve yazarlar, muhtemelen bu çerçeveyi aynı şekilde oluşturuyorlar.وأعتقد اليوم أن هوليوود التقليدية ، والكتاب لازالوا يتعاملون مع الموضوع بنفس الفكر السابق.
Bence bu modernlikle geleneksel tasarım arasındaki ortak nokta.E credo che sia una delle cose in comune tra il modernismo e il design tradizionale.
Bence bu modernlikle geleneksel tasarım arasındaki ortak nokta.Et je pense que c'est l'un des points communs entre le modernisme et la conception traditionnelle.
Bence bu modernlikle geleneksel tasarım arasındaki ortak nokta.Ik denk dat dat een van de overeenkomsten is tussen modernisme en traditioneel design.
Bence bu modernlikle geleneksel tasarım arasındaki ortak nokta.I myślę, że to wspólny mianownik modernizmu i tradycyjnego designu.
Bence bu modernlikle geleneksel tasarım arasındaki ortak nokta.그리고 그것은 현대적이며 동시에 전통적인 디자인중 하나라고 생각합니다.
Bence bu modernlikle geleneksel tasarım arasındaki ortak nokta.Și eu cred că acesta este unul dintre punctele comune ale modernismului cu design-ul tradițional.
Bence bu modernlikle geleneksel tasarım arasındaki ortak nokta.Und ich denke, das ist eine der Gemeinsamkeiten zwischen der Moderne und dem traditionellen Design.
İlgili Sayfalar