geleneksel ile cümle
geleneksel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Her ikisinde de küçük geleneksel köyler ve çok sayıda eski harabe mevcuttur.Ümbruskonna orgudes on arvukalt väikeseid külasid ja iidseid budistlikke kloostreid.
Son ar chistr ("Elma şarabının şarkısı", Bretonca "Ev Chistr ’ta Laou!") geleneksel bir Breton şarkısıdır."Ev chistr 'ta Laou!" (bretooni keeles "Joo siidrit, Laou!") on traditsiooniline bretooni joomalaul.
İskandinav Kurulu Film Ödülü, İskandinav Kurulu tarafından verilen geleneksel film ödülüdür.Põhjamaade Nõukogu filmiauhind on iga-aastane Põhjamaade Nõukogu poolt väljaantav filmiauhind.
Bunlar genelde geleneksel erkek ve kadın maddelerinin bir karışımıdır.Tavaliselt on need seotud inimese, masina ja organisatsiooni vaheliste suhetega.
BAE kültürü İslam dini ve geleneksel Arap ve Bedevi kültürü etrafında biçimlenmiştir.AÜE kultuur on mõjutatud islamist, traditsioonilisest araabia ja beduiini kultuurist.
Sahti, geleneksel olarak ardıç meyveleriyle tatlandırılır.Harilikku kurgirohtu on traditsiooniliselt kasvatatud maitsetaimena.
Geleneksel dizgi ve yapıştırmaya kıyasla son dakika değişiklikleri yapmak oldukça kolaylaştı.Muutuste käigus on tunduvalt lihtsamaks muutunud nende kolju ja liigesed.
Geleneksel olarak sarımsakla kızartılmış ekmek ile servis edilir.Vedelikuna kasutatakse traditsioonilises okroškas leivakalja.
Bunu yaparken başvurduğu mizah İtalyan geleneksel tiyatro biçimi olan Commedia dell'Arte'den izler taşır.Samuti kaasas ta oma lavastustes itaalia maskiteatri commedia dell'arte traditsioonilist mängu.
Ermeni takvimi , Ermenilerin geleneksel takvimidir.Armeenia köök on Armeenia rahvuslik toidutraditsioon.
PvdA, bir refah devleti inşa etmeyi taahhüt eden, geleneksel bir sosyal demokrat parti olarak başladı.Liberaalne partei töötas mõningase eduga ka ühtse, ungaristatud riigi loomisega.
Geleneksel sanatlar için en önemli araç biz (deghotleye) denen delgi aracıdır.Naha peamiseks töötlemisviisiks on parkimine.
Geleneksel mevlevi sufi müziğinin ustası ve Ney enstrümanının bilinen icrâcılarından biridir.Ta on tõeline džässmuusik, kes tunneb oma instrumendi võimalusi ja “nippe.”
Bunlar; Fütüristik tasarımı ve Japonya'nın geleneksel güzelliğini gösterir.Pühendumise võlu jaapani traditsioonilises kunstis.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Viis korda päevas kutsutakse minarettidelt muslimeid palvele.
Transdanubia (Macarca: Dunántúl; Almanca: Transdanubien) Macaristan'ın geleneksel bölgesidir.Viin Dunántúl ehk Transdanubia (ajalooline piirkond Ungaris)
Geleneksel olarak iki sac arasında pişirilir.Kohvipõõsa marja sees on tavaliselt kaks uba.
Geleneksel atış talimi yapılıp, pilav dağıtılmaktadır.Näidatakse traditsioonilise püstkoja püstitamist ja põhjapõtrade karjatamist.
1976'da doğdum. Geleneksel bir Meksikalı ailede büyüdüm.Tôi sinh năm 1976 và lớn lên trong một gia đình đậm truyền thống Mexico.
1976'da doğdum. Geleneksel bir Meksikalı ailede büyüdüm.Я народився у 1976. я виріс у звичайній мексиканській сім"ї.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Dus jij begroet Moses, traditioneel.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?남자: 전통적으로 모세를 맞이하는 거군요.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın? [Moses kendi dilinde konuşur]Donc vous dites bonjour à Moses, de manière traditionnelle.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın? [Moses kendi dilinde konuşur]Du begrüßt Moses also traditionell.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Quindi tu saluti Moses così, diciamo, per tradizione.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Så du hälsar på Moses på traditionellt sätt.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Tak pozdrav Mosese, podle tradice.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Tehát hagyományos módon üdvözlöd Mosest.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Tervehdi Mosesta perinteisesti.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Так ты приветствуешь Мозеса?
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?الرجل: إذًا، فإنك تُحيّين موسى، هكذا، بشكل تقليدي.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?[モーゼス(母国語)]
Afrika ekonomisi üç sektöre ayrılabilir. Modern sektör, enformel sektör... ...ve geleneksel sektör.Её можно условно разбить на три сектора: новый сектор, неформальный сектор и традиционный сектор.
Afrikalıların yüzde 80'i hala geleneksel tıbba güveniyor.80% des africains ont toujours recours à la médecine traditionnelle.
Afrikalıların yüzde 80'i hala geleneksel tıbba güveniyor.80% dintre africani se mai bazează încă pe medicina tradițională.
Afrikalıların yüzde 80'i hala geleneksel tıbba güveniyor.80퍼센트에 해당하는 아프리카인들이 여전히 전통 의학에 의존합니다.
Afrikalıların yüzde 80'i hala geleneksel tıbba güveniyor.80 por ciento de los africanos todavía dependen de la medicina tradicional.
Afrikalıların yüzde 80'i hala geleneksel tıbba güveniyor.80 procent Afrykanów polega na medycynie tradycyjnej.
Afrikalıların yüzde 80'i hala geleneksel tıbba güveniyor.80 procent van de Afrikanen is nog steeds afhankelijk van de traditionele geneeskunde.
Afrikalıların yüzde 80'i hala geleneksel tıbba güveniyor.80 Prozent der Afrikaner verlassen sich immer noch auf traditionelle Medizin.
Afrikalıların yüzde 80'i hala geleneksel tıbba güveniyor.80% африканцев всё ещё полагаются на традиционную медицину.
Afrikalıların yüzde 80'i hala geleneksel tıbba güveniyor.80 процента от африканците все още разчитат на традиционната медицина.
Afrikalıların yüzde 80'i hala geleneksel tıbba güveniyor.80% מאפריקאים עדיין מתבססים על רפואה מסורתית.
Afrikalıların yüzde 80'i hala geleneksel tıbba güveniyor.80 في المائة من الأفارقة لا يزالون يعتمدون على الطب التقليدي.
Afrikalıların yüzde 80'i hala geleneksel tıbba güveniyor.Az afrikaiak 80%-a még mindig a hagyományos orvoslásra van utalva.
Afrikalıların yüzde 80'i hala geleneksel tıbba güveniyor.L'80% degli Africani ancora si affida alla medicina tradizionale.
Afrikalıların yüzde 80'i hala geleneksel tıbba güveniyor.Το 80% των Αφρικανών καταφεύγουν στην παραδοσιακή ιατρική.
Afrikalıların yüzde 80'i hala geleneksel tıbba güveniyor.近代医療部門は完全に崩壊しています
Alex'ten geleneksel efsaneleri kaydettim.어리석게도, 인간에게 이 땅에서 살아가는 방법을 가르쳐준 인물입니다.
Alex'ten geleneksel efsaneleri kaydettim.שלימד בטפשותו את בני האדם איך לחיות על האדמה.
Alex'ten geleneksel efsaneleri kaydettim.و الذي و بحمقه علم الناس كيف تعيش في هذه الأرض
Alex'ten geleneksel efsaneleri kaydettim.アレックスが96 歳で亡くなる少し前に
Altı çeşitte: Peynirli, Light, Robusto, Zengin ve Bol, Eski Dünya Geleneksel, Ekstra Topaklı Bahçe.In 6 Varianten: mit Käse, leicht, deftig, herzhaft, klassisch, extra-grob.
Altı çeşitte: Peynirli, Light, Robusto, Zengin ve Bol, Eski Dünya Geleneksel, Ekstra Topaklı Bahçe.In zes varianten: kaas, light, Robusto, oud en hartig, Oude Wereld traditioneel, en extra stukjes uit de tuin.
Altı çeşitte: Peynirli, Light, Robusto, Zengin ve Bol, Eski Dünya Geleneksel, Ekstra Topaklı Bahçe.W 6 odmianach: serowy, dietetyczny, Robusto, wzbogacony, tradycyjny, z kawałkami warzyw.
Ama adeta, ayağın geleneksel tanımından ziyade hayvan bacağının diğer parçalarıyla daha hızlı kontak kuruyor.Et en fait, elle utilise les autres parties de sa jambe plus fréquemment que le pied à proprement parler.
Ama adeta, ayağın geleneksel tanımından ziyade hayvan bacağının diğer parçalarıyla daha hızlı kontak kuruyor.Faktisk har andre dele af benet kontakt mere hyppigt end den traditionelt definerede fod.
Ama adeta, ayağın geleneksel tanımından ziyade hayvan bacağının diğer parçalarıyla daha hızlı kontak kuruyor.사실, 이 동물은 다리의 다른 부분이 표면과 접촉합니다. 고전적 의미의 발 보다 접촉빈도도 높습니다.
Ama adeta, ayağın geleneksel tanımından ziyade hayvan bacağının diğer parçalarıyla daha hızlı kontak kuruyor.W rzeczywistości, zwierzę stąpa innymi częściami nogi częściej niż tradycyjnie definiowaną stopą.
Ama adeta, ayağın geleneksel tanımından ziyade hayvan bacağının diğer parçalarıyla daha hızlı kontak kuruyor.На самом деле, животное работает другими частями ноги больше, чем тем, что традиционно считается стопой.