Ana içeriğe geç
Sözlük

gelenek ile cümle

gelenek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sumo geleneksel birJapon sporudur.Sumo is a traditional Japanese sport.
Çiçek düzenleme Japonya'da geleneksel bir zanaattır.Flower arranging is a traditional craft in Japan.
Naginata, Japonya'nın geleneksel dövüş sanatlarından biridir.Naginata is one of Japan's traditional martial arts.
Kırmızı şarap, geleneksel olarak balıkla servis edilmez.Red wine is not traditionally served with fish.
Konferans geleneksel olarak düzenlendi.The conference was carried traditionally.
Geleneksel şarkıları söylemekten hoşlanır.He likes singing traditional songs.
Bu gelenek çoğu evde takip edilir.This custom is followed in most households.
Bu gelenek Çin'de ortaya çıkmıştır.This tradition arose in China.
Sen hiç bunun kadar tuhaf bir gelenek duydun mu?Have you ever heard of a custom as strange as this?
O bir ressam ama geleneksel Çin resimlerini yapmaz.He's a painter, but he doesn't do traditional Chinese painting.
Britanya'da üzümlü ve elmalı tart geleneksel olarak Noel zamanında yenir.In Britain, mince pies are traditionally eaten at Christmas time.
Kimçi geleneksel bir Kore yemeğidir.Kimchi is a traditional Korean dish.
Siyasi sistemimiz feodal gelenekler tarafından şekillendirilmişti.Our political system was shaped by feudal traditions.
Ben geleneksel kekler pişiririm.I bake traditional cakes.
Biz geleneksel ekmek pişiririz.We bake traditional bread.
Bazı insanlar geleneksel yeni yıl töreninden hoşlanmazlar.Some people dislike the traditional New Year's ritual.
Bu eskiden kalma bir gelenek.It's a time-honored tradition.
Geleneksel Vietnam ziyafetlerinin yaşayan müzeler olduğunu söylüyorlar.They say that traditional Vietnamese feasts are living museums.
Güz ortası günü Çin'de geleneksel bir bayramdır.Mid-Autumn Day is a traditional holiday in China.
Gelenekler evin atmosferini yeniden yaratmaya yardımcı olur.Traditions help to recreate the home's atmosphere.
Gelenekleri farklı bağlamlarda devam ettirmek zordur.It's difficult to keep traditions in different contexts.
O gelenek çok yaygınlaştı.That custom has become very widespread.
Sake geleneksel alkollü Japon içkisidir.Sake is a traditional Japanese alcoholic drink.
Geleneksel Japon tatlıları gerçekten Japon çayı ile iyi gider.Traditional Japanese sweets really do go well with Japanese tea.
Bugünkü gelenekleriniz nedir?What are your traditions on this day?
Bu gelenek günümüzde ortadan kalkıyor.This custom is dying out nowadays.
Otellerde duvardan duvara halı yerleştirmek gelenekseldir.In hotels, it's customary to install wall-to-wall carpeting.
Tom gelenekçidir.Tom is old school.
Bu gelenek babadan oğula geçer.This tradition passes from father to son.
Tom geleneksel cinsiyet rollerine inanır.Tom believes in traditional gender roles.
Bu aptalca bir gelenek.It's a stupid tradition.
O aptalca bir gelenek.It's a stupid tradition.
Geleneksel olarak erkeklerin kur yapmada öncülük etmesi bekleniyordu.Traditionally, men were expected to take the lead in courtship.
Basitleştirilmiş Çince ve geleneksel Çince arasındaki fark nedir?What is the difference between simplified Chinese and traditional Chinese?
Lebkuchen geleneksel Alman Noel kurabiyesidir.Lebkuchen are a traditional German Christmas cookie.
Alman gelenek ve görenekleri hakkında benden daha çok biliyorsun.You know more than I do about German customs and traditions.
Sözlü gelenek yüzlerce yıldır vardır.Oral tradition has existed for hundreds of years.
Haggis geleneksel bir İskoç yemeğidir.Haggis is a traditional Scottish dish.
Benim ülkemdeki gelenekler farklıdır.In my country the customs are different.
Bir geleneksel Kore saman ayakkabısı bile bir çifte aittir.Even a straw shoe belongs to a pair.
Ben ailenin geleneklerini devam ettiriyorum.I'm carrying on the family's traditions.
Tom gelenekçi, değil mi?Tom is traditional, isn't he?
Geleneksel ahşap evlerin çoğu alevler içinde.Many of the traditional wooden houses are ablaze.
Eski gelenekler kaybolmaya devam ediyor.Old customs keep disappearing.
Dan çok geleneksel bir aileden geliyor.Dan comes from a very traditional family.
Bu eski bir gelenek.It's an old custom.
Uzun yıllardır gelenek bu şekilde.This has been the custom for many, many years.
Bu Japon şefi sadece geleneksel Japon bıçakları kullanır.This Japanese chef only uses traditional Japanese knives.
Geleneksel tarifi tercih ederim.I prefer the traditional recipe.
Geleneksel bir kilise düğünümüz vardı.We had a traditional church wedding.
Biz aile geleneklerini korumalıyız.We must uphold family traditions.
Kolombiya'da Katolik gelenekleri hakimdir.In Colombia, Catholic customs prevail.
Hanuka bayramı sırasında dört taraflı dönen top ile oynamak gelenekseldir.During the feast of Hanukkah it is customary to play with a four sided dreidel.
O bir gelenekti.It was a tradition.
Bu bir gelenek.It's a tradition.
Bu gelenek nerede başladı?Where did this custom start?
Bu gelenek ne zaman başladı?When did this custom start?
Geleneksel ekmek fuarı düzenlediler.They organized a traditional bread fair.
Geleneksel Japon mobilyaları çivi ya da vida kullanılmadan yapılır.Traditional Japanese furniture is made without using any nails or screws.
Geleneksel Japon evleri ahşap eklemeler ile birbirine tutturulur.Traditional Japanese houses are held together with wooden joints.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod