Sonra, Paris gizlice geceleyin Helen'e gelir.Lagi-lagi Olga diam-diam keluar rumah untuk siaran malam.
Avlarını sabahın erken saatlerinde ya da geceleyin avlarlar.Khỉ vòi thường sinh con vào ban đêm hoặc sáng sớm.
Oradan bebek malzemeleri toplayıp geceleyin hapishaneye geri dönerler.Ban ngày đến Sở Ngân khố làm thư ký, ban đêm trở về buồng giam.
Geceleyin yaklaşık 20:00 sularında Japon torpido botları ve 21 muhrip Ruslara saldırır.Khoảng 8 giờ tối, 37 tàu phóng lôi của Nhật và 21 khu trục hạm được tung vào trận.
Geceleyin üç kardeş toplanır, gündüz olup bitenleri konuşurlar.また、頼朝の次女三幡とは同い年の異母兄妹(もしくは異母姉弟)である。
Geceleyin bu cinlerden hangisi kaçarsa onların bulunduğu vilâyetin hakanı da kaçar.厳しく迫れば夜逃げする者も出よう。
Gündüzleri birbirini gören hayvanlar, geceleyin de seslerle birbirinden ayrılmazlar.また、昼ドラマや深夜トークも編成されていない(試行した時期はある)。
İsra: Muhammed'in Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya geceleyin götürülmesi.町田 佳織:田中こなつ 町田 道彦の妻。
Hepsi yerde beslenir ve geceleyin ağaca tüner.屬於日行性魚類,夜間睡於沙地。
Geceleyin üç kardeş toplanır, gündüz olup bitenleri konuşurlar.棗逸美(棗 いつみ(なつめ いつみ),聲:內山夕實) 高一生,生日是1月3日。
Geceleyin de ısı kaybını engeller.晝夜不倦。
Oradan bebek malzemeleri toplayıp geceleyin hapishaneye geri dönerler.천적을 피하기 위해, 그들은 밤에 보금자리로 돌아온다.
Avlarını sabahın erken saatlerinde ya da geceleyin avlarlar.הרציחות בוצעו בשעות לילה או לפנות בוקר.
Geceleyin iki kadın cinsel ilişkiye girer.Не е ясно дали те имат сексуални отношения през втората нощ.
Lesbos Poppea'ya Claudius'un geceleyin kendine odasına geldiğini ifşa eder.Phelps spomenie, že v noci sa niekto snažil dostať do jeho spálne.
Recep evdeki işleri bitirdikten sonra geceleyin gezmeye çıkar.Asdf ]] peale tööpäeva lõppu kohe koju tulla.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.A tak vojaci, jako im bolo nariadené, pojali Pavla a odviedli cez noc do Antipatridy
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.A vitézek tehát, a mint nékik megparancsolták, Pált felvévén, elvivék azon éjszakán Antipatrisba.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Da toge Stridsmændene Paulus, som det var dem befalet, og førte ham om Natten til Antipatris.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.De soldaten deden wat hun was opgedragen en brachten Paulus die nacht naar Antipatris.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Die Kriegsknechte, wie ihnen befohlen war, nahmen Paulus und führten ihn bei der Nacht gen Antipatris.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.보병이 명을 받은 대로 밤에 바울을 데리고 안디바드리에 이르러
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Krigsfolket tok nu Paulus, som det var blitt dem pålagt, og førte ham om natten til Antipatris,
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Niin sotamiehet, saamansa käskyn mukaan, ottivat Paavalin ja veivät hänet yötä myöten Antipatrikseen.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Os soldados, pois, conforme lhes fora mandado, tomando a Paulo, o levaram de noite a Antipátride.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Ostaşii, după porunca, pe care o primiseră, au luat pe Pavel, şi l-au dus noaptea pînă la Antipatrida.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Så togo nu krigsmännen Paulus, såsom det hade blivit dem befallt, och förde honom om natten till Antipatris.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Secondo gli ordini ricevuti, i soldati presero Paolo e lo condussero di notte ad Antipàtride
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Tedaj so vojaki, kakor jim je bilo naročeno, vzeli Pavla in ga odpeljali po noči v Antipatrido.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Tedy žoldnéři, jakž jim poručeno bylo, pojavše Pavla, přivedli jej v noci do Antipatridy.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Vậy , quân_lính đem Phao-lô đi theo như mạng lịnh mình đã lãnh đương ban_đêm , điệu đến thành An-ti-ba-tri .
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Vậy, quân lính đem Phao-lô đi theo như mạng lịnh mình đã lãnh đương ban đêm, điệu đến thành An-ti-ba-tri.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Żołnierze tedy tak, jako im było rozkazano, wziąwszy Pawła, prowadzili go nocą do Antypatrydy.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.А конниците, като влязоха в Кесария и връчиха писмото на управителя, представиха му и Павла.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Воїни ж, як звелено їм, узявши Павла, повели в ночі в Антипатриду.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Итак воины, по данному им приказанию, взявПавла, повели ночью в Антипатриду.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.ויקחו אנשי הצבא את פולוס כאשר צוו ויביאהו לילה אל אנטפטריס׃
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.فالعسكر اخذوا بولس كما أمروا وذهبوا به ليلا الى انتيباتريس.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.於 是 兵 丁 照 所 吩 咐 他 們 的 、 將 保 羅 夜 裡 帶 到 安 提 帕 底
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.於是 兵丁 照 所 吩咐 他 們的 、 將保 羅夜 裡帶 到 安提 帕底
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.Bạn biết đấy, đó là vì sao bầu trời đêm, ta thấy bầu trời tối đen, nhưng nó luôn tràn đầy ánh sáng.
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.De-asta vedem cerul nopţii ca fiind întunecat, dar e plin de lumină tot timpul.
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.Deshalb sehen wir den Nachthimmel als etwas Dunkles, obwohl er mit Licht gefüllt ist, die ganze Zeit.
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.Dlatego w nocy widzimy ciemność na niebie, chociaż jest ono cały czas wypełnione światłem.
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.É por isso vemos o céu à noite com escuridão, mas está sempre cheio de luz.
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.Ezért látjuk sötétnek éjszaka az eget, pedig teli van fénnyel.
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.이것이 우리가 밤하늘이 항상 빛으로 차 있음에도 어두운 하늘로 바라보는 이유입니다.
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.Por eso en el cielo nocturno, vemos el cielo tan oscuro, pero está lleno de luz todo el tiempo.
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.Sapete, è perché il cielo di notte, lo vediamo così scuro, anche se è sempre pieno di luce.
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.Zo kan het dat de nachtelijke hemel, hoewel pikdonder, toch altijd gevuld is met licht.
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.Поэтому в ночном небе мы видим темноту, но оно всегда полно света.
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.לכן אנו רואים ששמי הלילה שחורים, אבל הם מלאים באור כל הזמן.
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.لهذا نرى السماء في الليل مظلمة, لكنها ممتلئة بالضوء طوال الوقت.
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.実際はいつも光に満ちているのです でも光が月に反射すれば見える
Biri geceleyin laboratuarda ne yaptığını nasıl açıklayabilir, her bir gece?Bagaimana ayah menjelaskan apa yang dilakukannya di dalam lab setiap malam?
Biri geceleyin laboratuarda ne yaptığını nasıl açıklayabilir, her bir gece?Come spiegarle ciò che si va a fare la notte in laboratorio, ogni notte?
Biri geceleyin laboratuarda ne yaptığını nasıl açıklayabilir, her bir gece?Comment lui expliquer ce qu'on va faire la nuit dans le laboratoire, toutes les nuits ?
Biri geceleyin laboratuarda ne yaptığını nasıl açıklayabilir, her bir gece?¿Cómo explicar lo que hacía en la noche en el laboratorio, y todas las noches?
Biri geceleyin laboratuarda ne yaptığını nasıl açıklayabilir, her bir gece?Como lhe explicar o que se vai fazer à noite no laboratório, todas as noites?
Biri geceleyin laboratuarda ne yaptığını nasıl açıklayabilir, her bir gece?Cum să îi explici ce făceai nopțile în laborator?