geçme ile cümle
geçme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Toplam öğrenci sayısı 25'yi geçmektedir.يبلغ عدد طلاب الجامعة 25,000 طالب.
Bir yıl geçmeden Gell-Mann-Zweig modeli için birtakım genişlemeler önerildi.وفي أقل من سنة، ظهرت اقتراحات جديدة أضيفت لنموذج جيلمان-سويج.
Şimdi harekete geçme zamanı, çünkü yarın çok geç olabilir...بحلول الوقت الذي وصلنا إليه كان الوقت متأخرا ...
Bu çok geçmeden bir deniz girme kürü modası haline gelmiştir.لقد أصبحت واحدا من الطرق البحرية ازدحاما في الآونة الأخيرة.
Köyden Valay çayı geçmektedir.في القرية يمر وادي الخليل .
Tarih kitaplarında neredeyse hiç adı geçmez.ذكر اسمه كثيرا في كتب التاريخ.
Yahudiler bu durumu engellemek için harekete geçmeye karar verdi.لقد حاول اليهود أن يُغطّوا على هذه الحقيقة.
Bu vadiden çekerek ırmağı geçmektedir.وعبر هذا الوادي يتدفق نهر الليطاني.
Birçok halkın yerleşik hayata geçmesi.سلسلة من حياة أهل البيت.
Kuran'da şöyle geçmektedir: ''Hani İbrahim, “Rabbim!وفي كل يوم كان إبراهيم وإسماعيل يطوفان حول البيت ويقولان: ربّنا تقبل منّا إنك أنت السميع العليم.
Son yıllarda yazları çok kurak geçmektedir.وينشط بشكل ملحوظ خلال أشهر الصيف.
Tarım giderek modern meyveciliğe geçmektedir.تحويل المنطقة من الزراعة التقليدية إلى الحديثة.
Daha sonra davula Çağrı Küçükyıldız'ın geçmesiyle ilk bestelerini yaptı.ويضيف ماذا حدث عندما أجريت أول مكالمة هاتفية عبر الجوال ؟!
1976'da ABD Kongresi ile başkanın onayından geçme koşuluyla adalara bir anayasa hazırlama hakkı tanındı.في عام 1976، يُقدم مشروع قانون ناشئ في مجلس النواب عن طريق الخطأ إلى الحاكم العام ووافق عليه.
UNMIK seyahat belgesi yerine geçmektedir. ^ "Visa Information - Serbia".اتحاد النقل الجوي الدولي (IATA). "Visa Information for FJ: Holders of Normal Passports from SZ".
Meslekler Babadan oğula geçmekteydi.ويبو أن الوظيفة كانت تتوارث ابنا عن أب .
Ancak çok geçmeden babası da hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur.وبعد عدة أشهر، رحلت حنا فجأة دون أن تترك أي أثر.
1928 yılında mahallenin adı Lezgi Başköy olarak geçmekteydi.قبل 1990 تقريبا كان اسم المقاطعة سولنك.
Burada daha önceki çağlara ait bulgular ele geçmemiştir.حيث لم يكن لديهم خيار آخر للاعتبارات الواردة آنفاً.
Pekin'deki 13:50.95'lik 5000 metre performansıyla eleme turlarını geçmeyi başaramadı.وذلك على مسافة 550 ألف كلم عند الساعة 5.33 بتوقيت غرينتش قبل أن يبتعد عنه.
Oyunun konusu Yeni Çağda Karayip'lerde geçmektedir.وتدور أحداث الفيلم في العصر الحديث.
Pir-i Galibi "Dervişlik hâldir, söz değildir, söz ile ele geçmez."عندئذ قال سون تزو: "إن الملك مُغرم فقط بالكلمات، لا يستطيع ترجمتها إلى أفعال".
Tom'un sınavı geçmesi imkansız.مستحيل ان يتجاوز توم الامتحان
Oyun, Driv3r'te yaşananların sadece birkaç ay sonrasında geçmektedir.O jogo se passa alguns meses após os acontecimentos de Driv3r.
Arapça kama (durmak) kökünden gelir ve kıyam (yerine geçmek, yürütmek) kelimesinden türemiştir.O endônimo da língua Makah É (em sua eascrita) qʷi•qʷi•diččaq.
US Route 66 şehrin ortasından geçmektedir.A U.S. Route 66 passa pelo meio da cidade.
Warcraft oyunlarının birçoğu Azeroth adı verilen gezegende geçmektedir.A maioria da ação no mundo Warcraft acontece no planeta de nome Azeroth.
Bisbal'ın ünü çok zaman geçmeden İspanya'nın dışına yayıldı.Logo, a popularidade de Bisbal se espalhou para fora da Espanha.
Oyun 2025 yılında geçmekte olup yönetilen karakter ise Alex Mason'ın oğlu David Mason'dır.A sessão do jogo que decorre em 2025 tem como protagonista David Mason, filho de Alex Mason.
Bununla birlikte, Halys Nehri'nden geçmesi engellendi ve kutsal bir yere sığınmaya çalıştı.No entanto, foi impedido de atravessar o rio Hális, e buscou refúgio num local sagrado.
2014 - Kırım, tartışmalı bir referandumla Ukrayna'dan ayrılıp Rusya'ya geçmeyi kabul etti.2014 — A Crimeia vota um referendo controverso para se separar da Ucrânia e se juntar à Rússia.
Tartışmalı bir dönemden sonra Madonna'nın kişisel yaşamı, müzikal kariyerinin önüne geçmeye başlamıştı.Após um período de bastante controvérsia, a vida pessoa de Madonna começou a dominar sua carreira musical.
Oyun gelecekte 2183 yılında geçmektedir.O jogo se passa no ano de 2183.
Eugenius'un kampı dağıldı ve Eugenius da çok geçmeden yakalanarak idam edildi.O campo de Eugénio foi tomado de assalto e Eugénio foi capturado e pouco depois executado.
Ash-Wednesday Eliot'un 1927'de Anglikanizme geçmesinden sonra yazdığı ilk uzun şiiridir.Ash-Wednesday é o primeiro grande poema escrito por Eliot depois de se ter convertido ao Anglicanismo.
Maria, evliliğinden çok uzun bir zaman geçmeden çocuksuz olarak ölmüştür.Maria morreu sem ter filhos não muito depois do casamento.
Otoyo'da kuzeye dönmekte ve Shikoku Dağlarını geçmektedir.Em Otoyo vira para norte e cruza os montes Shikoku.
Kışlar çok sert geçmez.Os invernos não são rigorosos.
38 yaşında düzenli orduya geçmek istedi fakat yaşından dolayı bu kabul edilmedi.Aos 18 anos tentou alistar-se no exército russo, mas não foi aceito por causa de seus problemas físicos.
Birleşik Krallık'ta 65 yaş üzeri tüm erkeklerin taramadan geçmesi tavsiye edilir.No Reino Unido recomenda-se o rastreio a todos os homens com mais de 65 anos.
Ne var ki, Maximus 387'de İtalya'yı işgale girişince Theodosius harekete geçmek zorunda kaldı.No entanto, quando Máximo começou a invasão de Itália em 387, Teodósio viu-se forçado a entrar em ação.
Interstate 15 yolu eyaletin güneyinden Las Vegas'tan geçmektedir.Fica localizada a sul de Las Vegas na Interstate 15.
Kitaplarındaki olaylar ıssız ve sıcak bir vadide geçmektedir.A imagem que os livros passam é de um lugar frio e sombrio.
Bu da değişik kültürlerin iç içe geçmesine sebep olmuştur.Isto fez com que o desenvolvimento de outras diversas culturas.
Çiftin en az beş oğulları ve muhtemel kızları olmuştur, hiçbirinin ismi kaynaklar da geçmemektedir.Ele teve 5 filhos e talvez filhas, embora nenhum é mencionado nas fontes.
Ronaldo'nun Real'de ki son 2 sezonu pek de iyi geçmedi.A segunda temporada de Laudrup no Real acabou não sendo tão boa.
Çok geçmeden kariyeri, Yunanistan ve Yunan diaspora sınırlarının ötesine taştı.Em pouco tempo, sua carreira estendeu-se para além dos limites políticos de Grécia à diáspora grega.
İlk anlar hareket için pek iyi geçmemişti.Os primeiros sinais não eram bons para o movimento.
Romanın konusu Kaliforniya'da geçmektedir.A história se passa na Califórnia.
Oyun Soğuk Savaş döneminde geçmektedir.A história ocorre durante a Guerra Fria.
Kitaptaki öykülerden bir kısmı, Silmarillion’da (1977) geçmektedir.A história de sua criação é contada no "Quenta Silmarillion", em O Silmarillion de 1977.
Hikâye İngiltere'de geçmektedir.A história se passa no interior da Inglaterra.
Filmin seti Sidney, Darwin, Kununurra ve Bowen'de geçmektedir.Produção ocorreu em Sydney, Darwin, Kununurra, e Bowen.
Film, Japonya'nın Shikoku Adası'nda bulunan Kōchi şehrinde geçmektedir.O filme foi ambientado na cidade de Kōchi, na ilha japonesa de Shikoku.
Yine de 1860 yılına kadar İsveç'te Luteranların başka bir dine geçmesi yasadışıydı.Mas, até 1860, a conversão dos luteranos suecos a outra religião era ilegal.
Sucre ise Maricruz’la bağlantıya geçmeye çalışmaktadır.Sucre vai a procura de Maricruz.
Smythe'e göre, Anna "kandırılmış hissetti" çükü o "miras ona geçmeliydi.”De acordo com Dion C. Smythe, Ana "se sentiu traída" pois "deveria ter herdado".
Onlar sınır ötesine görünmeden geçebilmek için yeraltı tünellerini kullanarak geçmek zorundadırlar.Eles então atravessam a fronteira usando túneis subterrâneos para evitar a detecção.
Her iki imparatorun bahşişleriyle ortam sakinleşti ama huzursuzluk geçmedi.Com ambos os imperadores presentes, a siuação acalmou, mas a dificuldade permaneceu.
Roman 1912 yılında geçmektedir.A história se passa no ano de 1912.
İlgili Sayfalar