geçme ile cümle

geçme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Futbol dönemi pek parlak geçmemiştir.Футбольный турнир складывался непросто.
Daha sonra ise korsan radyo yayıncılığına geçmeden önce bir süre balıkçılık yaptı.Затем был рыбаком, до того как начал работать на пиратской радиостанции.
Dolayısıyla henüz tarıma geçmemiş bir topluluk olarak görülmektedir.Ныне является незарегистрированной общиной.
Bununla beraber bu kitap henüz ele geçmemiştir.Можно сказать, и поныне эта книга не устарела.
Ancak Kuran'da Havva ismi ve Âdem'in kaburga kemiğinden yaratıldığı geçmez.В Коране и сунне имя Азраил не упоминается и вместо этого употребляется Маляк аль-маут (араб.
İsa, Kur’an’da adı 25 defa geçmektedir.Его имя упоминается в Коране 25 раз.
Örneğin, herhangi bir bölümün tamamını hiçbir düşman öldürmeyerek geçmek oyuncuya kalmıştır.Например, возможно пройти целый уровень, не убив при этом ни одного врага.
Doktorlar çok geçmeden para ve kariyer uğruna Katie'yi kullanmaya başlar.Но вскоре за жестокость и цинизм Кати начинают расплачиваться её дети.
Değinmeden geçmeyelim.Не прогибаться.
Çok geçmeden halk daha iyi iş bulmak için köyden ayrılmaya başladı.С течением времени работники покидали город в поисках лучшей жизни.
1970'lerin sonuna doğru değişen moda ile birlikte lav lambaların da modası geçmeye başladı.В конце 1970-х гг. мода изменилась, и лавовые лампы устарели.
Fakat çok geçmeden onun doğru söylediğini ve etrafında gerçekten de uğursuz bir varlığın bulunduğunu keşfeder.Она поняла, что рано или поздно ей придётся раскрыть своё настоящее имя.
Yakup, Kur’an’da adı 16 defa geçmektedir.Упомянут в Коране 16 раз.
Çok geçmeden Chuck , Raina adında bir kıza aşık olur.Вскоре Владимир влюбляется в молодую девушку по имени Зденка.
Boğazlardan uçak gemisi geçmesini yasaklamaktadır.Правила запрещают трогать парус руками.
21 Haziran 1919'da gemi kendi mürettebatı tarafından İngilizlere geçmemesi için batırıldı.21 июня 1919 года там он и был затоплен собственным экипажем.
Ancak aradan çok zaman geçmeden gerçek durum ortaya çıkmıştır.Однако же, через короткое время правда вышла наружу.
Bahsi ilk olarak şiirlerde geçmektedir (Darraðarljóð).Первая победа (отрывки из поэмы).
Excubitores'ün onun yanına geçmesiyle, ciddi direnç olmadan şehre girdi.Мамука подошёл к городу, и вошёл в него без сопротивления.
Bu olay Osmanlı kaynaklarında Vaka-i Hayriye (Hayırlı olay) olarak geçmektedir.В желтые одежды Ты облачена, о как прекрасна Ты в своих изящных украшениях!
Filmin konusu 19. yüzyılın sonlarında geçmektedir.Действие фильма происходит в конце XIX века.
Yeni bir grup kurarak profesyonel hayata geçmeye karar verdiler.Для воплощения идеи в жизнь была подобрана профессиональная команда.
Ancak görünüşe göre krallık bu oğullardan birine geçmemiştir.Формально он не передал своё царствование ни одному из сыновей.
Graves ve Şah çok geçmeden yakın arkadaş ve sırdaş olurlar.Шах и Грейвз вскоре стали близкими друзьями и доверенными лицами.
Fakat çok geçmeden küçük Norman zehirlenerek öldü.Но вскоре Норико неожиданно умирает от аборта.
Bazı büyük çok uluslu şirketin bütçeleri pek çok küçük ülkeyi geçmektedir.ТНК имеют очень большие бюджеты, превышающие бюджеты некоторых стран.
Tüm direklerin boyutları eşit olmalı ve 12 cm'yi (5 in) geçmemelidir.Ширина и высота сечения обеих стоек и перекладины одинаковы и не превышают 12 см (5 дюймов).
Maximilain harekete geçmek zorunda kaldı.Максимилиан вынужден ввести чрезвычайное положение.
Oyunun konusu vahşi batıda geçmektedir.Действие происходит на Диком Западе.
Ancak bu videonun bir şekilde internete sızması Bill'le birçok kişinin dalga geçmesine sebep olur.В этот раз всё идёт наперекосяк Билл случайно убивает мужчину.
Üye ülke devlet borçlarının GSYİH’sına oranı %60’ı geçmemelidir.Государственный долг должен быть менее 60 % ВВП.
Ancak bu başarısızlık King Crimson’un hayata geçmesi için bir basamak işlevi görmüştür.В этом смысле может рассматриваться как кульминация данной фазы существования King Crimson.
Her iki imparatorun bahşişleriyle ortam sakinleşti ama huzursuzluk geçmedi.Для обоих императоров ситуация на время успокоилась, но проблемы остались.
Chūō Ana Hattı, Honshū'nun ortasındaki dağlık bölgelerden geçmektedir.Линия пролегает через горные районы центрального Хонсю.
Filmin sonundaki sahneler bir lunaparkta geçmektedir.Финальная сцена фильма происходит на автосвалке.
Burada Stalin ile tanışan Ketevan, çok geçmeden ona aşık oldu.Влюблена в Джордана Каталано, с которым вскоре начинает встречаться.
İmparator, Leontius'u bir ordu ile Illus'a yolladı fakat Illus, Leontius'u kendi tarafına geçmeye ikna etti.Тогда император послал Леонтия с армией против Илла, но тому удалось убедить Леонтия перейти на его сторону.
Ασίας)(Geleneksel Anadolu) ) olarak geçmektedir.Чумчаи урфӣ (Традиционная ложка).
İdris, Kur’an’da adı 2 defa geçmektedir.Упоминается в Коране дважды.
Kazvin ile Reşt arasındaki 49 numaralı karayolu ve Otoyol 1 şehirden geçmektedir.До Высокой Горы курсирует автобус 91 из Казани.
Filmdeki olaylar 1988'de geçmektedir.Действие фильма происходит в 1988 году.
Oyun alternatif tarihte geçmektedir.Действие происходит в альтернативной истории.
Cadı Kral, bunun üzerine Eärnur'la dalga geçmeye başladı.Король Чародей насмехался над Эарнуром.
Dalga geçmeyi sever.Любит шутить.
Romanın konusu Kaliforniya'da geçmektedir.События в романе развиваются в штате Калифорния.
Max Payne,gecenin karanlığında ve hiç bitmeyecek gibi gözüken bir kar fırtınasının ortasında geçmektedir.Макс Колфилд приходит в себя в ночном лесу во время шторма, не понимая происходящего.
Bu kâğıt insanlara gösterilmek istenen herhangi bir kartın yerine geçmektedir.Как и любую персональную карту её необходимо заказывать.
1995-96 sezonu Ferguson için pek de iyi geçmedi.Сезон 1994/95 сложился для Фергюсона непросто.
Arazisinin ortasından dere geçmektedir ve balık tutulabilir.Могут заходить в сети и похищать оттуда рыбу.
Bu ders notuna göre öğrencinin dersten geçip geçmediği belirlenmiş olur.Видно, что это не то что его учитель научил.
Genellikle, en son sürümü önceki versiyonlarının yerine geçmektedir.По сравнению с предыдущими версиями заменены крыши.
Lady Gaga'yı beğeniyorum ama asla onun çizgisine geçmeye çalışmam.Симпатизирует Ямаде, но добиться её внимания не может.
Ancak çok geçmeden Tiberius'un salatanatına paranoya ve iftira hâkim oldu.Однако, правление Тиберия вскоре стало характеризоваться паранойей и клеветой.
Çok geçmeden okuldan ayrılmak zorunda kaldı.Вскоре был исключён из школы.
Toplam öğrenci sayısı 25'yi geçmektedir.Общее количество студентов увеличилось на 25 %.
Surena bu saldırının bitmesini beklemeden katafraktların saldırıya geçmelerini emretmiştir.Днём Уоррен приказал прекратить атаки.
Bunun da çözümü çok geçmeden bulundu.И решение было найдено довольно-таки скоро.
Filmin senaristlerinden Stuart Beattie'nin ismi geçmektedir.Сценарий фильма написал Стюарт Битти.
Park içinde bulunan buzul sayısı ise 60'i geçmektedir.Ледник в некоторых местах достигал сороковой параллели.
İngilizler yalnızca tepeye tırmanmak değil bir de bataklığı geçmek zorunda kalmışlardı.Джерри придётся не только побегать по парку, но и поплавать в воде.
İlgili Sayfalar