geçme ile cümle

geçme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Köprüden her gün yaklaşık 190-200 tren geçmektedir.Fino a 190-200 treni al giorno hanno attraversato il ponte nel 2006.
Boyle 1675 te elekrik çekim ve itmesinin vakumu geçmek gibi davranabileceğini belirtti.Boyle, nel 1675, dichiarò che l'attrazione elettrica e la repulsione possono agire nel vuoto.
İslam'da yokluk algısı çeşitli konularda geçmektedir.La lotta per l'indipendenza in Haiti si sviluppa in varie tappe.
Filmde Augustus Phillips, Charles Ogle ve Mary Fuller gibi isimleri jenerikte geçmeyen oyuncular rol almıştır.Il cast, composto da Augustus Phillips, Charles Ogle e Mary Fuller, non è accreditato.
Hikâye insan vücudu içinde geçmektedir.Viaggiamo nel corpo umano.
Bu kentin yakınlarında çok geçmeden Bibracte Muharebesi ortaya çıktı.In quella città il suo grande talento bebop emerse quasi immediatamente.
Mahallede bazı ailelerin birer taneyi geçmeksizin büyükbaş hayvanı bulunur.In casa c'è una famiglia di orsi che si annoiano.
Bu standardın genel ismi "EIAJ optical" olarak geçmektedir.Il nome generico per lo standard è EIAJ optical.
Oyun, ilk oyunun sonundan beş sene sonra geçmektedir.La storia inizia cinque anni dopo gli eventi del primo gioco.
Bu sürede Yazın yoğun olan nüfus 200 bin'i geçmektedir.Durante la sessione estiva la popolazione raggiunge un picco di 200.000 abitanti.
Almanlar hemen karşı saldırıya geçmek istedi.I tedeschi cominciarono a cercarli immediatamente.
Bağlantıya geçmek istediğiniz kişiyle aynı frekansta bulunmanız gerekmektedir.Fai sballare qualsiasi persona normale con cui vieni in contatto.
Nitekim, Kıpçaklar da zamanla farklı dinlere geçmeğe başlamışlardır.Questi Jedi, cominciai a vederli sotto una luce diversa.
2008 yılına dek, A11 otoyolu Anger'den geçmekteydi.Fino al 1988 costituiva il tratto terminale dell'intera autostrada A1.
Kilise'nin önünden bir dere geçmektedir.Una Chiesa vicino a te .
Starburst tipi galaksiler, genellikle galaksilerin birleşmesiyle ya da etkileşime geçmesiyle açıklanır.Gli starburst sono spesso associati alle galassie interagenti o in via di fusione.
Ancak bu başarısızlık King Crimson’un hayata geçmesi için bir basamak işlevi görmüştür.Questa collaborazione gli aprì la strada per entrare nei King Crimson.
Battlefield 3'ün tek oyunculu kısmı 2014 yılında geçmektedir.Gli eventi del videogioco Battlefield 4 si svolgono nel 2020.
Yüzlerce insan ateş hattını geçmeyi seçti.I nazisti spinsero a colpi di mitraglia altre centinaia di vittime verso le fiamme.
Charlie Sheenin ismi filmde Charles Sheen olarak geçmektedir.È l'unica volta che il nome di Charles van Houten appare in un film come direttore della fotografia.
21 Haziran 1919'da gemi kendi mürettebatı tarafından İngilizlere geçmemesi için batırıldı.Il 21 giugno 1919 la flotta preferì autoaffondarsi che cadere in mani britanniche.
Hemen ardından şarkı Europop temposuna geçmektedir.Il brano si tramuta quindi in un ritmo europop.
Trajedinin şokunun geçmesiyle Birleşik Devletler hükümeti süperlerin sicil kayıt yasasını tasarlar.Sull’onda del lutto, il governo rende obbligatoria la registrazione degli eroi mascherati.
Anlatılanlara göre Ptolemaios 13 Ocak MÖ 47 tarihinde Nil nehri'ni geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.13 gennaio Tolomeo XIII muore annegato, mentre attraversa il Nilo.
Hikâyenin büyük kısmı çok eski bir Süryanı Konağı`nda geçmektedir.La maggior parte di questi mecha sono diretti ad un pubblico molto giovane.
Christmann, 1578'de Hristiyanlık'a geçmeden önce Yahudi'ydi.Nato ebreo, si convertì al cristianesimo calvinista prima del 1578.
Karen’ın çocukluğu ailesinin ona karşı tutumu nedeniyle hiç de iyi geçmemişti.Nonostante tutto, Diana da bambina non fu completamente rigettata.
Büyüklerin hastalığı çocukların hastalığına göre daha hafif geçmektedir.I bambini hanno meno probabilità degli adulti di eliminare l'infezione.
Tahta geçmesi olası olan prens.Quindi un possibile pretendente al trono.
Geri kalan kısmının derinliği 20 metreyi geçmez.Nessun altro nel resto della gara riuscirà a passare i 16 metri.
Tarih kitaplarında neredeyse hiç adı geçmez.Infatti nel libro non s'incontrano praticamente mai.
Köyün ismi eski belgelerde "Kethudalı" şeklinde geçmektedir.Il paese è detto semplicemente "Furca" nei documenti più antichi.
Harekata geçme meselesi, Savaş Konseyi'nin kararına bağlıydı.La mossa aveva bisogno ancora dell'approvazione del Consiglio di sicurezza.
Alman vatandaşlığına geçmedi çünkü Türk oyuncu olarak tanınmak istiyordu.Non è richiesta la cittadinanza tedesca per diventare agente di polizia.
MAAK'ın bir parti olarak harekete geçmesi taraftarı oldu.Quindi come avrebbe fatto a partecipare già ad una festa di zuri?
Kendilerine babadan geçme bir yetenek verildiğine inanılır.Sono esseri dalle abilità eccezionali, creati dal Padre.
Oyun 2161 yılında geçmektedir.Il gioco inizia nell'anno 2200.
Assur birden tekrar kendini tekrar toplar ve. askerlerine saldırıya geçmeleri emri verir.Tuttavia riusciranno a scappare in tempo ordinando ai suoi soldati di trovarli.
Yeni Dünya’nın keşfinden sonra İspanya’ya dönen kaşiflerden Martin Alonso Pinzón çok geçmeden ölür.Poco dopo il ritorno, Martín Alonso Pinzón morì.
Bu varlık ise Firavun 90'ın geçmesi için kapı açmalıdır.Esso darà sufficiente energia per far giungere sulla Terra il loro signore, Master Pharaoh 90.
Bu kelime çoğu zaman masallarda geçmektedir.Pensiamo all'io in forma narrativa molto spesso.
Şehrin içinden Cumberland Nehri geçmektedir.La città è attraversata dal fiume Cumberland.
Ancak bu illerde Schengen Antlaşması geçmez.Lo stato non aderisce all'area Schengen.
Maryannu sözcüğü Amarna Mektupları'nda geçmektedir.Racconta a Nadia la sua versione dei fatti.
Bu iki kardesin lakabi Çekiç oglu olarak geçmekte.Entrambi i fratelli erano affermati velisti.
2002-03 sezonu Göktan açısından pek başarılı geçmedi.La stagione 2002-03 non va bene.
Ne var ki, katili hiçbir zaman ele geçmedi.L'assassino non venne mai catturato.
Bu kadar sene geçmesine rağmen suçlu veya suçlular bulunamamıştır.Dopo tre anni di indagini, non fu trovato nessun colpevole.
Bazı haritalarda bu dağın ismi Karaçal olarak da geçmektedir.Su alcune cartine la zona dove sorge la montagna è anche indicata come Punta Carbonere.
Genellikle yerde ya da yüksekliği iki metreyi geçmeyen çalılıklarda besin ararlar.Questi animali si nutrono a terra o su arbusti che non superano i due metri dal suolo.
Hikâye, 1910’ların Paris’inde geçmektedir.L'azione si svolge a Parigi verso il 1910.
1920-1930 yılları arasına ait bu eserler onun gerçek doygunluğa geçmesindeki önemli süreçlerden biridir.L’opera, che verrà eseguita tra il 1931 ed il 1932, costituirà una tappa importante nel suo percorso creativo.
Oyunun hikâyesi Tuul isimli gezegende geçmektedir.Gli incontri si disputano sul pianeta Senza Nome.
Bu aşama boyunca Segal, resimden gerçek hayata geçmeye çalışıyordu.Per tutta la vita Boccadoro ricercò tale immagine.
Çok geçmeden Prens Don Giovanni sahneye girer.Nel 1922 andò in scena la prima del Don Giovanni.
İlk turda Trend Acid'i geçmesini bildi fakat çeyrek finalde Nigel McGuinness'a kaybederek elendi.Sconfigge l'americano Trent Acid al primo round, prima di perdere contro Nigel McGuinness ai quarti di finale.
Pat Riley takımın başına tam yetki ile geçmesiyle Lakers'i dört kez üst üste NBA Finalleri'ne taşıdı.Riley guidò i Lakers a 4 Finali NBA consecutive.
Arkeoloji yazınında Karavelyan Tarlası 2 olarak da geçmektedir.Entrambi avranno poi una seconda carriera come archeologi.
Valens'in doğu seferi planları hiçbir zaman hayata geçmedi.I piani di Valente per una campagna verso est non si realizzarono mai.
Metnin içinde, “hymen” diye bir sözcük geçmektedir.Un esempio di questo suono si trova nella parola "nano" .
İlgili Sayfalar