geçme ile cümle

geçme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yerel savunma binaları onarımdan geçmemişti.El castillo de Aviados no fue reconstruido.
Köyün içinden iki ırmak geçmektedir.Hay dos ríos que pasan por la aldea.
Oyun 2161 yılında geçmektedir.El juego tiene lugar en el año 2112.
Ayrıca küçük köprüleri geçmek için çok büyük yapısı vardı.También estuvo muy involucrado en la construcción de puentes.
Rumcadan geçme isimler hâlen kullanılır.Las vías de comunicación por herradura sigue en vigencia.
Bu nedenle örneğin lunapark oyuncakları 4 g'yi geçmezler.Esto significa que las pompas de jabón como juguetes tienen al menos 400 años.
Mahalle ismi bu döneme ait bir nüfus sayımında geçmektedir.Es por ello por lo que muchas poblaciones aún llevan su nombre en esta comunidad autónoma.
Oyunun konusu "Freedy Fazbear's Pizza" adlı kurgusal bir pizza restoranında geçmektedir.El quinto juego tiene lugar en un restaurante propiedad de una compañía hermana de Freddy Fazbear's Pizza.
Mahallenin eski adı Kınalı Köprü olarak geçmektedir.En el término municipal se halla el puente del Ahorcado.
"Futbol Tenisi deyip geçmeyin".«Se despiden Los tenores del fútbol».
Fazla zaman geçmeden dana gelmiş.La misiva llegó demasiado tarde.
Her gün çok sayıda insan havaalanlarından geçmektedirler.Miles de turistas llegan todos los años a través de modernos aeropuertos.
Tüm parçalar birbirlerine geçme şekilde tasarlanmıştır.Todas ellas están unidas sin pausas entre sí.
Bakü-Tiflis demiryolu rayonun arazisinden geçmektedir.Tejen es parada del Ferrocarril Trans-Caspio.
Kurtuluş Savaşı yıllarında bölgenin ismi Avunya olarak geçmektedir.Por ello, durante esos años, la Orden adoptó el nombre de Orden de Salvatierra.
Bu kelimenin çok yerde kullanılması için onca yıl geçmesi gerekmişti.Esta frase fue utilizada en su publicidad durante muchos años.
Eğer geçirgenliği yüksek ise, iyonun zardan difüzyonla geçmesi daha kolay olacak.Si hace mucha espuma se debe cortar con más fernet.
Hayvancılık olarak büyükbaş hayvan bulunmakta ve işi yapan birkaç kişiyi geçmemektedir.Salimos como animales llevando solo unos cuanto acolchados.
O zaman hiçbir tehlike fikri aklımdan geçmedi.Allora non mi passò per la testa nessun'idea di pericolo.
Sınavı geçmek için çok çalıştı.Ha studiato molto per passare l'esame.
Süleyman, Kur’an’da adı 17 defa geçmektedir.È menzionata ben diciassette volte nel Corano.
Kur'an'da Musa'ya verilen kitap için "el-kitab" ifadesi geçmektedir.Storie riguardanti Mosè (in arabo Mūsā) e Abramo (in arabo Ibrāhīm) fanno parte delle scritture coraniche.
Eşbaşkan Sam Altman, on yıllardır sürecek olan projenin insan zekasını geçmesini beklemektedir.Il co-presidente Sam Altman si aspetta che questo progetto che dura decenni sorpasserà l'intelligenza umana.
Mahallenin eski adı Nüsük (Nûsing) olarak geçmektedir.Il suo nome originale è Nohijai Qubodijon (Ноҳияи Қубодиён).
Hayatı ait olduğu yeri arayarak geçmektedir.La vita mira a qualcosa che va oltre questa vita.
Otoyo'da kuzeye dönmekte ve Shikoku Dağlarını geçmektedir.Ad Otoyo gira a nord e attraversa le montagne di Shikoku.
Sınav geçme barajı %75'tir.La percentuale per il superamento dell'esame è 75%.
İlin 1955'ten önceki ismi "Seine-Inférieure" olarak geçmektedir.Prima del 1955 si chiamava Seine-Inférieure.
Albright Hollywood'a geçmeden önce bir model olarak çalıştı.Lola Albright lavorò come modella prima di trasferirsi a Hollywood.
Çok geçmeden onlar da ayrılarak Bizans'ı kuşatmada yalnız bıraktılar.Poi se ne andarono, lasciando i Bizantini soli.
Oyun 2025 yılında geçmekte olup yönetilen karakter ise Alex Mason'ın oğlu David Mason'dır.Nel 2025 il protagonista è David Mason, figlio di Alex Mason.
Sadece 7. kitabın sonunda adı geçmektedir.Avviene alla fine del Libro VII.
Yanından çekerek ırmağı geçmektedir.Facemmo piovere su di loro una pioggia....
1916 kışı son derece sert geçmekteydi ve mücadele yapılması neredeyse imkânsızdı.L'inverno 1916-17 fu molto duro, fatto che rese i combattimenti impossibili.
"Futbol Tenisi deyip geçmeyin".Non si può non ricordare il tennis.
93 başvuru yapılmış ve 63'ü çevrimiçi oylama aşamasına geçmek için listeye alındı.Sono state presentate 93 candidature e 63 sono state selezionate per procedere alla fase di votazione online.
Oyun 1911'in Vahşi Batı'sında, ABD ile Meksika sınırı arasındaki bölgede geçmektedir.Il gioco è ambientato nel 1911 lungo la frontiera tra gli Stati Uniti e il Messico.
Oyun 1080 ve 1530 yılları arasında geçmektedir.Il gioco è ambientato nel lasso di tempo compreso tra gli anni 1080 e 1530.
Doğu eyaletlerinden sadece Kapadokya ve Bithynia isyancıların tarafına geçmedi.Delle province orientali, solo Cappadocia e Bitinia non si schierarono a fianco dei ribelli.
1 mW 'ı geçmemektedir.Non può leggere M1.
Graves ve Şah çok geçmeden yakın arkadaş ve sırdaş olurlar.Graves e Shah divennero presto intimi amici e confidenti.
Oyunun hikâyesi kurgusal bir yakın gelecekte geçmektedir.Il gioco è ambientato in un ipotetico prossimo futuro.
Nahçıvan'da Kış; kısa, soğuk ve karlı Yaz;uzun, kuru ve çok sıcak geçmektedir.Dovğa - Questa è una zuppa che si può mangiare sia fredda (in estate), sia scaldata (in inverno).
Hikâyedeki olaylar Girit adasında geçmektedir.La storia tratta le loro vicende sull'isola.
Çok geçmeden kariyeri, Yunanistan ve Yunan diaspora sınırlarının ötesine taştı.In breve tempo, la sua carriera superò i confini politici della Grecia alla Diaspora greca.
Oktaviyos Kleopatra'ya bir haberci göndererek Antonius'u bırakıp kendi tarafına geçmesini ister.Ottaviano manda un messaggero a chiedere a Cleopatra di consegnargli Antonio, e di allearsi con lui.
Bu çok geçmeden bir silahlı çatışmaya dönüştü.Ma ben presto si giunse allo scontro armato.
Eğer yıldızlararası cisimler var ise, iç Güneş Sistemi'nden arada sırada geçmeleri gerekmektedir.Se le comete interstellari esistono, dovrebbero occasionalmente passare attraverso il sistema solare interno.
Karabisianos, İslam'ın yayılışının önüne geçmek için 7. yüzyılın ikinci yarısında bir zaman kurulmuştur.I Karabisianoi furono istituiti intorno alla seconda metà del VII secolo in risposta all'espansione islamica.
Birleşik Krallık'ta 65 yaş üzeri tüm erkeklerin taramadan geçmesi tavsiye edilir.Nel Regno Unito lo screening è consigliato a tutti gli uomini sopra i 65 anni.
En sevdiği süperkahraman Süpermen’dir ve konu ile ilgili birçok replik-konu bölümlerde geçmektedir.Il suo supereroe preferito è Superman, e nello show si fanno svariati riferimenti a ciò.
Annesi Alice, prensliğin Konstans'a geçmesini istemiyor, hükümdarlığın kendisinde devam etmesini istiyordu.Sua madre Alice non voleva che il principato fosse affidato a Costanza, preferendo governare personalmente.
Türk sözcüğü Çin kaynaklarında M.Ö. 3. yüzyılda geçmektedir.Fonti cinesi del III secolo lo confermano.
Türün ya derin suyu geçemediği ya da geçmek istemediği sanılmaktadır.La specie sembra non amare o non essere in grado di attraversare aree di acque profonde.
John ve Basil hiçbir yerli Hristiyan'ın Zengi'nin tarafına geçmemesini sağladı.Giovanni e Basilio assicurarono che nessuno dei cristiani avrebbe disertato in favore di Zangi.
Hikâye İngiltere'de geçmektedir.La storia è ambientata in Inghilterra.
Sınava girdikten sonra tekrar girebilmek için 31 günün geçmesi gerekir.Passeranno 140 giorni prima che impari a volare.
Amorlar çoğu zaman Mars'ın yörüngesinden geçerlerse de Dünya'nın yörüngesinden geçmezler.Questi oggetti incrociano spesso l'orbita di Marte, ma non quella della Terra.
Ayrıca Clint Eastwood küçük bir rol almıştır ama, adı geçmemektedir.In un breve cameo compare anche Clint Eastwood, nel ruolo di un marinaio, non venendo però accreditato.
Çok geçmeden 3. albümü Dudak Dudağa izledi.E il nuovo Watch 4 ascolta il cuore.
İlgili Sayfalar